Yaz Geldi Tesettürlüler Kayboldu!

43856

 

 

 

Tesettür, kullarını en iyi tanıyan ve gözeten Allah’ın emridir. Bundan razı ve memnun bir şekilde Allah’a boyun eğilmelidir. Bunu sorgulama cür’eti -hâşâ- Allah’ı sorgulamak olur.

Yoğun, uzun soluklu bir kış yaşadık bu sene. Kalın pardesüler, kazaklar, şallar, çizmeler, botlar… Kat kat çoraplar, kalın eşarplar… Üşünmesin, hastalanılmasın, aman nezle grip olunmasın, korunulsun diye.

Şimdi ise havalar ısındı, yaz geliyor. Bütün bu kalın giysilerden, ağırlıklardan kurtulmak gerekiyor öyle değil mi? Pardesüler kısalmalı; atkılar, şallar atılmalı; daha ince kıyafetler giyilmeli değil mi? Hatta dış kıyafete ne gerek var canım! Öyle ev kıyafeti ile çıkılabilir sokağa. Başına bir şal doladın mı tamam, öyle iğnelemeye felan ne gerek var? Zaten sıcak bunaltıcı.(!)

 

Peki, bir soru: Müslüman kadınlar üzerine farz kılınan tesettür mevsimsel mi? Kışın daha örtülü, yazın istenildiği şekilde olur mu?

 

Ben tesettürle ilgili iki ayet biliyorum. Açın Kur’ân’ı bakın Nur 31 ile Ahzab 59’a. Okuyun, tersten okuyun, düzden okuyun, bakın, inceleyin, tahlil edin. Mevsimsel olduğuna dair hiçbir karine var mı? Kışın böyle giyinin, yazın şöyle şöyle giyinebilirsiniz diye bir şey var mı?

 

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur suresi/31)

 

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”(Ahzab suresi/59)

 

Bu ayetleri dikkatle okumak gerekirse şu maddeleri elde ederiz:

 

  • – Öncelikle ayetler mutlaktır. Hiçbir zamana, zemine, kişiye, duruma göre değişmez. Buluğ çağına ermiş, akıl sağlığı yerinde her Müslüman kadına tesettür farzdır.

 

  • – Tesettürün ölçüleri Hz.Peygamber tarafından belirlenmiş; giysi vücut hatlarını belli edecek şekilde dar, şeffaf, cezb edecek şekilde dikkat çekici olmamalıdır.

 

  • – Müslüman kadınlar -Müslüman erkeklere de emredildiği gibi- gözlerini haramdan korumalı; iffetlerini esirgemeli; Müslüman kadına yakışmayacak şekildeki yürüyüşlerden, hareketlerden,  konuşmalardan uzak durmalı; vakarlı olmalıdır.

 

  • – Başörtülerini yakalarının üzerine örtmeli;  boynu, kulakları görünmemelidir. Aksesuar olan değil, örtücü nitelikte olan başörtülerini tercih etmelidir.

 

  • – Ayette sayılan kimseler dışında diğer erkekler yanında tesettürlü bulunmalı, zinetlerini göstermemelidir. Zinetten kasıt küpe, bilezik, yüzük ve gerdanlık gibi süs takıları ile sürme, kına, makyaj gibi şeylerdir. Kına ve sürme sünnettir ancak örfe dayalı bir sünnettir. Hz. Peygamber zamanında herkesçe yaygın olarak kullanıldığından bir problem yoktu. Fakat günümüzde örfen yaygın değildir ve bu sayılan kimseler müstesna diğerlerinin yanında kullanılamaz.

 

  • – Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmamalıdır. Bu ister halhal olsun, ister topuklu ayakkabı fark etmez. Bir kadın “Ben geliyorum” manasında tüm bakışları üzerinde toplamamalıdır.

 

  • – Ayette bir de dış örtüsü vurgusu yapılmaktadır. Bu, ev kıyafeti manasında değildir. Artı bir dış kıyafettir. Peygamber eşleri ve Müslüman kadınlar tesettür ayeti gelmezden önce -hâşâ- çıplak değillerdi ki dış kıyafet emri gelsin. Bu ekstra bir kıyafettir.

 

  • – Dış kıyafetin gerekçesi “onların tanınması ve incitilmemesi için elverişli olan budur.” şeklinde ifade edilmiştir. Müslüman kadın herhangi bir kadın değildir; o, tesettürü ile tanınır ve ona göre muamele görür. Örtüsü onun zırhıdır, kalkanıdır.

 

Tesettür, kullarını en iyi tanıyan ve gözeten Allah’ın emridir. Bundan razı ve memnun bir şekilde Allah’a boyun eğilmelidir. Bunu sorgulama cür’eti -hâşâ- Allah’ı sorgulamak olur. Müslüman’a ise böyle bir tavır yakışmaz. Niyetimiz ibadet maksatlı olup, geleneksel örtünme ya da çevre baskısı ile örtünme olmamalıdır. Unutmamalıyız ki, âdet ile ibadet arasını ayıran şey niyettir.

 

Sözü Allah Rasûlü’nün (a.s.) şu müjdesine bırakarak noktalayalım:

 

“Eğer cennet ehlinden bir kadın, yerdekilere baksa;  yer ve gök arasını parlatıp aydınlatır, güzel koku ile doldurur. Onun başındaki örtüsü, dünya ve içerisindeki tüm şeylerden daha hayırlıdır.” (Buhari)

 

MEHTAP ER

 

İzdüşünce