Dikkat! Bu Yazı Hayat Tecrübesi İçerir

41350

 

Evin hanımı kahvaltı için mutfaktaki küçük masaya her oturuşlarında illâ ki karşı komşunun balkonunda asılı çamaşırlara bir bakar ve onun griye çalan çamaşırlarını kendisine dert edinirmiş ve “Şu kadın bir türlü çamaşırı yıkamasını öğrenemedi gitti, şunların haline bak. Sanki özel olarak grileştiriyormuş intibaı veriyor…!” diye söylenir ve kendi çamaşırlarının beyazlığı ile öğünürmüş.

Bir kahvaltı sabahı “Aaa bu da ne!” demiş kadın. “Galiba bizim komşu sonunda çamaşırın nasıl yıkanacağını öğrenmiş. Şunlara bak, bembeyaz!” demiş, büyük bir şaşkınlıkla ve hayreti mucib bakışlarla. Adam çok etkilenmiş görünmemiş, onun bu sözlerine. Sadece duyabileceği şekilde ve sakince:

“Bugün sabah biraz erken kalktım da hazır elim de değmiş iken bizim pencerenin camlarını şöyle bir güzelce sildim.” demiş.

Kadın mahçup ve tabii anlamış çamaşırdaki griliğin kendi gözlerinde olduğunu. “Bir daha mı” demiş, “asla ayıbı başkalarının kirli çamaşırlarında değil, kendi bakışımda arayacağım”.

Değerli dostlar, durduğumuz yerde her şeyi görmemiz mümkün değil. O zaman açı değiştirelim. O da olmadı kendimize yeni pencereler açalım. O da olmadı kendi konumumuzu yükseltmeye çalışalım, ayağımızın altına bir yükselti koyalım. Olmadı bir daha bir daha. Yükseklere daha yükseklere tırmanalım. Çamlıca’nın tepesine çıkalım, İstanbul’u ihata edebilmek için.

Gözlüğümüzün camını silelim.

Bütün bunlar baş gözü ile kusursuz görebilmek için. Gönül ayinemezi saflaştıralım, gerçekliğin özümüze şavkı düşsün, her şey ayan beyan olsun, safiyetimize hiçbir şey gölge düşürmesin.

Ve bugün Cuma. Bir kandil sabahı.

Cumamız mübarek, özümüz aydın olsun!
 
Dua ile!
GARİBCE