Üniversite kaydına sakalsız fotoğrafmış!

43128

“Özgürlük” diyoruz. Onlar da “özgürlük” diyorlar. Bizim özgürlümüzün sınır noktası onların özgürlüğünün başlangıç noktasına kadarken, onların özgürlüğünün sınır noktası özgürlüğümüzü işgal etmiş durumda.

İnsan haklarının tersine giden kuşatma durumu. İsrail’in utanç duvarının milimetrik de olsa bir minyatürü. Bakış açılarının, anlayışların köreldiği an. Devletin yani halkın üniversitesinde, hem de Müslüman halkın üniversitesinde bir sünnetin önüne barikat kurma.

Gömleğimdeki ter haksızlığın üzerimdeki mührü gibiydi

Milletime hizmet için, kendi ayaklarımın üzerinde durmak için, Müslümanca yaşamanın şartlarından biri olan çalışmak için gereken öğrenimi görmek adına kazandığım Mustafa Kemal Üniversitesi İskenderun MYO Basın ve Yayıncılık bölümüne vira Bismillah diyerek yol aldım. Sabah erkenden varıp kesin kaydımı hallederek aynı gün içinde dönmem gerekiyordu. Önüme çeşitli evraklar konuldu. Ne var ki yarısını doldurmuşken bir olay duydum. Gittiğim günün ertesinde bir kardeşin sakalından dolayı vesikalık fotoğrafları kabul edilmemiş. Benim de tam 24 adet sakallı vesikalık fotoğrafım vardı. Görevliye sordum. Evraklarımı aldı ve attı. Sakalsız vesikalık fotoğraf çektirmem gerektiğini söyledi ve gelip yeniden evrakları doldurmam gerektiğini belirtti.

Bir ihtimal öğle vaktine yetişebilirmişim. Sımsıcak güneşin altında kafatasımdan buhar yükselirken Pac meydanının yolunu tuttum. Orada, Allah onlardan razı olsun, bir fotoğrafçıya girdim ve benim için çok acele bir şekilde fotoğraf işlemini bitirdi. Fotoğrafta gömleğimdeki ter haksızlığın üzerimdeki mührü gibiydi. Çabucak okula geri döndüm. Ne kadar hızlı hareket etsem de meslek yüksek okuluna varmam öğleyi buldu. Saatlerce evrak doldurduktan sonra aslında 50. sırada alabileceğim numaramı 204. sıradan aldım.

İdareciler bu olaya el atmalı

Ve saat 12.00’den 16.00’ya kadar uzun bir bekleyiş başladı. Sıram geldi. İçeriye girdim. Görevli kadın vize verircesine beni süzüyordu. ÖSYM sonuç belgesindeki sakallı fotoğrafıma baktı. Onu da değiştiremezlerdi ya! Benimle bir güzel dalgasını geçti. Olayı anlattım. Sakalsız daha bir medeni göründüğümü(!) söyledi. Sadece bıyığım kalmıştı…

Velhasıl bu havadisten bahsetmemin nedeni, yönetime bir sesleniştir. Bir daha böyle olaylar yaşanmaması için üstünüze düşeni yapmalısınız. Böyle keyfi tasarruflara, yasaklamalara izin verilmemelidir, kılık kıyafet despotluğuna el atılmalıdır. Benden sonraki kardeşlerimin böyle bir aşağılayıcı müdahaleyle karşılaşmamasını temenni ediyorum…

Bilal Yavuz

Dünyabizim