Mastar 2- İlahiyat Arapça DersleriDevamını Oku »
arapça
-
Mastar 2- İlahiyat Arapça Dersleri
-
Arapça لَعَلَّ UMULUR Kİ Edatına Kur’an’dan Örnekler Nihal Değer
Kuran’dan لَعَلَّ ile ilgili bazı Örnekler
لَعَلَّ UMULUR Kİ / BELKİ /HERALDE Nihal Değer
إِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ Zuhruf/3
Muhakkak Biz onu bir Arapça Kur’an kıldık, umulur ki, siz akıl erdirirsiniz.
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى (3) أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرَى Abese/3
Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
اللَّهُ الَّذِي أَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْمِيزَانَ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَرِيبٌ Şura/17
Allah, hak olarak Kitab’ı ve mizanı[481] indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
يَا هَامَانُ ابْنِ لِي صَرْحًا لَعَلِّي أَبْلُغُ الْأَسْبَابَ Gafir/36
Firavun: “Haman! benim için bir kule inşa et, dedi, Umarım ki böylece yükselebilir, göklere yol bulur da Mûsâ’nın Tanrısına ulaşırım
اذْهَبَا إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى (43) فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىTaha/ 44
Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar, yahut [böylece, en azından kendisine] gözdağı verilmiş olur.
وَقَالَتْ طَائِفَةٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمِنُوا بِالَّذِي أُنْزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُوا آخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَAli-İmran /72
Ehli kitaptan bir taife de şöyle dedi: «Varın o Müminlere indirilene güpegündüz iman edin, sonunda da dönüp küfredin belki onlar da dönerler
حَتَّى إِذَا جَاءَ أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ (99) لَعَلِّي أَعْمَلُ صَالِحًا Muminun /100
Nihayet onlardan (o müşriklerden) birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim! Beni geri gönder! Umulur ki ben, terk ettiğim (dünya)da iyi yararlı bir amel işlerim” der.
لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ Şuara /40
(Firavun’un adamları:) Eğer üstün gelirlerse, herhalde sihirbazlara uyarız, dediler.
فَاجْعَلْ لِي صَرْحًا لَعَلِّي أَطَّلِعُ إِلَى إِلَهِ مُوسَى وَإِنِّي لَأَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِبِينَ Kasas/38
. Ey Haman! Benim için, toprak üzerine bir ateş yak, tuğla hazırlayıp bana bir kule yap; çıkar belki Musa’nın tanrısını görürüm. Doğrusu onu yalancılardan sanıyorum” dedi.
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Bakara/183
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki fenalıklardan korunursunuz
وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ 26Enfal /
ve şükredersiniz ümidiyle sizi tertemiz nimetlerle rızıklandırdı.
وَيُرِيكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ Bakara/73
ve size ayetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız
فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِي وَلِأُتِمَّ نِعْمَتِي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ 150 Bakara/
Artık onlardan korkmayınız. Ve benden korkunuz. Hem üzerinizdeki nimetimi itmam edeyim, hem de hidayete ermeyi ümit edebilesiniz.
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهَذَا الْقُرْآنِ وَالْغَوْا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَFussilet/26
İnkâr edenler: “Bu Kur’ânı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz” dediler.
لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَBakara/186
Umulur ki kemale erişirler.
يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ Bakara/219
İşte böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor.Umulur ki siz düşünürsünüz.
يُبَيِّنُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَBakara/221
insanlara umulur da hatırda tutarlar diye ayetlerini açıklar.
يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَBakara/242
Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَAli-İmran/132
Allah’a ve Peygamber’e itaat edin; umulur ki rahmete erdirilesiniz.
فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحَى إِلَيْكَ وَضَائِقٌ بِهِ صَدْرُكَ أَنْ يَقُولُوا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ جَاءَ مَعَهُ مَلَكٌ إِنَّمَا أَنْتَ نَذِيرٌ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ Hud /12
Şimdi ihtimal ki sen «ona bir hazine indirilse ya veya beraberindeki bir Melek gelse ya» diyorlar diye göğüsün daralarak sana vahyolunanın bazısını bu sebeple terk edecek olursun, fakat sen sırf bir nezirsin’ Allah ise, her şey’e karşı vekil
يُوسُفُ أَيُّهَا الصِّدِّيقُ أَفْتِنَا فِي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَأُخَرَ يَابِسَاتٍ لَعَلِّي أَرْجِعُ إِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ Yusuf/46
(Zindana varınca), “Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler” dedi.
إِذْ رَأَى نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ امْكُثُوا إِنِّي آنَسْتُ نَارًا لَعَلِّي آتِيكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى Taha/10
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.
-
Emsile 24 Siga Arapça
EMSİLE TERCÜMESİ GÖRSELLERLE
EMSİLE-İ MUHTELİFE çekimleriyle ilgili başlıklara tıklayarak derslere ulaşabilirsiniz.
Not:Winrar Şifre: fasiharabic.com
-
SIFAT TAMLAMALARI ÖRNEKLERİ
ARAPÇA SIFAT TAMLAMALARI ÖRNEKLERİ
-
UMDETUL-HUFFAZ Fİ TEFSİR-İ EŞREFİL-ELFAZ PDF İNDİR KUR’AN-I KERİM KELİMELERİ SÖZLÜĞÜ
UMDETUL-HUFFAZ Fİ TEFSİR-İ EŞREFİL-ELFAZ PDF İNDİR KUR’AN-I KERİM KELİMELERİ SÖZLÜĞÜ
-
Cahdı Mutlak Cahdı Mustagrak Nefyi Hal Nefyi İstikbal Arapça Öğreniyorum 2. Ders Video
Emsile 2 Devamını Oku »
-
ÇAĞRI FİLMİ ARAPÇA İZLE – RİSALE
ÇAĞRI FİLMİ ARAPÇA İZLE – RİSALE
-
Harfi Cerler – Arapça Görsel Tablo – Enes Balı
-
Arapça 1. Bab Sülasi Fiillere Örnekler – Nihal Değer
Arapça 1. Bab Sülasi Fiillere Örnekler – Nihal Değer
WORD DOSYASI OLARAK İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLANABİLİRSİNİZ
Arapça SÜLASİ 1.BABA FİİL ÖRNEKLERİ
I.BAB (SÜLASİ) Hazırlayan; Nihal Değer
MASDAR İ.MEFUL İ.FAİL NEHİY EMİR MUZARİ MAZİ
طَلَبَ يَطْلُبُ اُطْلُبْ لاَ تَطْلُبْ طاَلِبٌ مَطْلُوبٌ طَلَبٌ
İstemek istenen isteyen isteme iste ister istiyor istedi
قَتَلَ يَقْتُلُ اُقْتُلْ لاَ تَقْتُلْ قاتِل مَقْتُول قَتْل
Öldürmek öldürülen öldüren öldürme öldür öldürür öldürdü
كَنَسَ يَكْنُسُ اُكْنُسْ لاَ تَكْنُسْ كانِس مُكْنُوس كَنَس
Süpürdü süpürülen süpüren süpürme süpür süpürür süpürdü
عَبَرَ يَعْبُرُ اُعْبُرْ لا تَعْبُرْ عابِر مَعْبُور عُبُور
Geçmek geçilen geçen geçme geç geçer geçti
خَرَجَ يَخْرُجُ اُخْرُجْ لا تَخْرُجْ خارِج خُرُوج
Çıkmak çıkan çıkma çık çıkıyor çıktı
دَخَلَ يَدْخُلُ اُدْخُلْ لا تَدْخُلْ داخِل دُخُول
Girmek giren girme gir girer girdi
سَكَتَ يَسْكُتُ اُسْكُتْ لا تَسْكُتْ ساكِت سُكُوت
Susmak susan susma sus susuyor sustu
سَقَطَ يَسْقُطُ اُسْقُطْ لا تَسْقُطْ ساقِط سُقُوط
Düşmek düşen düşme düş düşer düştü
نَظَرَ يَنْظُرُ اُنْظُرْ لا تَنْظُرْ ناظِر مَنْظُور نَظَرٌ
Baktı bakılan bakan bakma bak bakıyor baktı
شَعَرَ يَشْعُرُ اُشْعُرْ لا تَشْعُرْ شاعِر شُعُور
Hissetmek hisseden hissetme hisset hissediyor hissetti
تَرَكَ يَتْرُكُ اُتْرُكْ لا تَتْرُكْ تارِك مَتْرُوك تَرْك
Terk etmek terk edilen terk eden terk etme terk et terk eder terk etti
أَخَذَ يَأْخُذُ خُذْ لا تَأْخُذْ آخِذ مَأْخُوذ أَخْذ
Almak alınan alan alma al alıyor aldı
I.BAB
MASDAR İ.MEFUL İ.FAİL NEHİY EMİR MUZARİ MAZİ
أكَلَ يَأْكُلُ كُلْ لا تَأْكُلْ آكِل مَأْكُول أَكْل
Yemek Yenilen yenen yeme ye yiyor yedi
I.BAB diğer önemli FİİLLER
حدث ( حدوث ) حرس( حَرْس-حِراسة) حسد (حَسَد)
Kıskandı bekledi ( bekçi) oldu
حصد (حَصَد) حضر (حضور) حلج – لِ (حَلْج-حليج)
Pamuğu attı geldi biçti
خلد (خُلود) خلق ( خَلْق) ذكر (ذِكْر ) رجم (رَجْم)
Taşladı hatırladı zikretti yarattı ebedi yaşadı
رزق(رِزْق) رسم (رَسْم) رفض-فِ (رَفْض) رقد (رَقْد-رُقود)
uzandı yattı Ret etti çizdi resmetti rızık verdi رقص (رَقْص) ركد (ركود) ركض (رَكْض) ركن (رُكون) köşeye yaslandı koştu topukladı durgunlaştı (su-hava-piyasa) dans etti
زعم (زَعْم) سكب (سَكْب) سجد (سجود) سجن (سَجْن)
Hapsetti secde etti döktü ( yere iddia etti
شكر(شُكْر) سكن(سَكَن) سلك (سلوك ) صدر(صدور) sadır oldu kaynaklandı Yol izledi oturdu yaşadı teşekkür etti
صدق (صِدْق-صَدْق) طرد(طرْد) طرق (طَرْق) عبد (عبادة) ibadet etti Çaldı (kapı) çekiçledi kovdu doğru söyledi فسق (فِسْق فسوق ) قعد (قُعود) كفر (كُفْر) كمن (كُمُون)
Nefsinde gizled gizledi küfretti oturdu yoldan çıktı fasık oldu
I.BAB
مكث ( مَكْث-مُكُوث) مكر (مَكْر) نقص (نَقْص-نُقْصان)
Eksildi kurnazlık yaptı oturdu ikamet etti
نصر(نَصْر) نشر (نَشْر) نفخ (نَفْخ) نقب ( نَقْب) نقد ( نَقْد)
Eleştirdi deldi üfledi yaydı yayınladı yardım etti (zafer)
نقش (نَقْش) نقل ( نَقْل) نكث ( نَكْث) نكح (نِكاح)
Nikahladı evlendi anlaşmayı bozdu aktardı nakletti nakşetti
هجم (هُجوم) هرب (هروب-هَرْب) ثقب ( ثَقْب) عثر(عثور)
buldu deldi Kaçtı hücum etti
بلغ (بُلُوغ) حشر (حَشْر) حكم (حُكْم) طلع (طلوع)
(Ay ) doğdu Hüküm verdi (insanları) bir araya getirdi ulaştı baliğ oldu
فسد (فساد) لدغ (لَدْغ) فرش (فَرْش فِراش) سلب (سَلْب)
Zorla aldı talan etti serdi yaydı soktu (yılan) bozuldu(yemek, ahlak)
أمل (أَمَلٌ) حصل (حُصُول) سجن(سَجْن) شرد (شُرُود)
Kafası daldı sürüldü hapsetti oldu elde etti ümit etti
شطب (شَطْب) حضن (حَضْن) جَمد(جُمُود) رَكَلَ (رَكْل)
Tekmeledi dondu kucakladı üstünü çizdi
I.BAB
شرط يشرُط يشرِط (شَرْط) حصر يحصِر يحصُر (حَصْر)
Kuşattı şart koştu
NİHAL DEĞER
-
Arapça Levla – Olmaz Mıydı – Gerekmez miydi Kalıbı – Nihal Değer
Arapça Levla – Olmaz Mıydı – Gerekmez miydi Kalıbı – Nihal DeğerDevamını Oku »


