Muttasıl Zamirler
Muttasıl Zamirler


Muttasıl (Birleşik) Zamirler
Kelimeye bitişik zamire muttasıl zamir denir. Muttasıl zamir fiile birleştiği gibi isimlerin ve (harf-i cer gibi) harflerin de sonuna birleşir.
Fiillerin sonuna birleşen şahıs zamirleri o cümlenin fâili olur. Şimdiye kadar gördüğümüz mâzî fiillere birleşen zamirler hep fâil muttasıl şahıs zamirleridir. Örneğin;
كَتَبْناَ (Biz yazdık) ve كَتَبْتُ (Ben yazdım) fiilindeki تُ ve ناَ zamirleri fâildir. Halbuki fâilin harekesi merfû (zamme) hükmündedir. Ancak zamirler mebnî olduklarından mahallen merfûdurlar (son harflerinin harekesi mahalleri itibariyle ötre konumundadır).
|
كَتَبْناَ الدَّرْسَ |
Dersi yazdık. |
|
Mef’ûl Fiil+Fâil |
|
Fiillere birleşen fâil muttasıl zamirler hatırlanacağı gibi toplu olarak şöyledir:
|
|
Cem |
Tesniye |
Müfred |
||
|
Müzekker |
ـُوا |
اَ |
|
Gâib |
|
|
|
(Onlar) |
(O ikisi) |
(O) |
|
|
|
Müennes |
ْنَ |
تاَ |
|
Gâibe |
|
|
Müzekker |
تُمْ |
تُماَ |
تَ |
Muhâtab |
|
|
(Sizler) |
(Siz ikiniz) |
(Sen) |
|
|
Müennes |
تُنَّ |
تُماَ |
تِ |
Muhâtaba |
|
Müz + Müe |
ناَ |
ناَ |
تُ |
Mütekellim |
|
|
(Bizler) |
(İkimiz) |
(Ben) |
|
Fiillere birleşen bu fâil zamirler isimlere birleşmez. Aşağıda söz konusu edeceğimiz zamirler ise hem isimlerin sonuna hem de mef’ûl zamirler olarak fiillerin sonuna birleşirler:
a) İsimlerin sonuna birleşen muttasıl zamirler:
İsimlerin sonuna birleşen zamirler, isim tamlaması [muzâf (tamlanan)-muzâfun ileyh (tamlayan)] şeklinde o ismin kime ait olduğunu bildirir. Sonuna zamir alan kelime ise artık harf-i tarif almaz. Çünkü zaten belirli hale gelmiştir. Örnek:
|
(Senin kalemin) قَلَمُكَ |
| M. ileyh Muzâf |
İsimlerin sonuna eklenen birleşik zamirlerin tablo halinde gösterimi şu şekildedir:
|
Çekim Tablosu |
|||||||||||
|
|
Cem |
Tesniye |
Müfred |
|
|||||||
| Müzekker |
قَلَمُهُمْ |
قَلَمُهُماَ |
قَلَمُهُ |
Gâib | |||||||
|
Onların kalemi |
O ikisinin kalemi |
Onun kalemi |
|||||||||
| Müennes |
قَلَمُهُنَّ |
قَلَمُهُمَا |
قَلَمُهَا |
Gâibe | |||||||
| Müzekker |
قَلَمُكُمْ |
قَلَمُكُمَا |
قَلَمُكَ |
Muhâtab | |||||||
|
Sizin kaleminiz |
İkinizin kalemi |
Senin kalemin |
|||||||||
| Müennes |
قَلَمُكُنَّ |
قَلَمُكُمَا |
قَلَمُكِ |
Muhâtaba | |||||||
| Müz+ Müe |
قَلَمُناَ |
قَلَمُناَ |
قَلَمِي |
Mütekellim | ||||
|
Bizim kalemimiz |
İkimizin kalemi |
Benim kalemim |
||||||
Not: Zamirlerin harekesi değişmez fakat zamirden önceki ismin harekesi fâil mef’ûl vs. oluşuna yani cümledeki yerine göre hareke alır. Ancak mütekellim yâ’sı (ي) birleşen ismin son harfinin harekesi her durumda esre olarak harekelenir. (مَدْرَسَتِي) okulum, (صَدِيقِي) arkadaşım gibi.

Cümle Örnekleri
|
حَضَرَ وَلَدُكَ مِنَ الْمَدْرَسَةِ. |
Çocuğun okuldan geldi (fâil). | |||
|
وَجَدَ أحْمَدُ قَلَمَهُ. |
Ahmed kalemini buldu (meful). | |||
|
كَتَبَ أَحْمَدُ دَرْسَهُ بِقَلَمِكَ. |
Ahmed dersini senin kaleminle yazdı (mefulün bih gayr-i sarih). | |||
|
وَضَعَ كِتاَبَهُ عَلَى الطاَّوِلَةِ. |
(O) kitabını masaya koydu. | |||
|
فَتَحْناَ باَبَهُ. |
(Onun) kapısını açtık. | |||
|
وَهَبَ خاَلِدٌ حَياَتَهُ لِلدِّينِ. |
Halit hayatını din için bağışladı. | |||
|
أَخَذْنَ كُتُبَهُنَّ. |
Kitaplarını aldılar. | |||
|
شَرِبْتُ الشاَّىَ مَعَ صَديِقيِ. |
Arkadaşımla çay içtim. | |||
|
فَتَحْناَ أَبْواَبَهُمْ. |
Kapılarını açtık. | |||
|
قَرَأْتُ كُتُبِي فِي الْبَيْتِ. |
Evde kitaplarımı okudum. | |||
|
رَكِبْتُ سَياَّرَتِي. |
Arabama bindim. | |||
Zamirle birleşen isimlerin harf-i cerden sonra geldikleri takdirde, isimler esre olsa da zamirlerin harekesinin değişmeyeceği unutulmamalıdır. Sadece gâiblerdeki (he ه ) li zamirlerin (ه) harflerinin harekesi ses uyumundan dolayı esre olur. Diğeriyle karıştırılmaması için gâibe müennes olduğu gibi kalır:
|
|
Çekim Tablosu |
|
|||
|
Cem |
Tesniye |
Müfred |
|||
| Müzekker |
إِلَى بَيْتِهِمْ |
إِلَى بَيْتِهِماَ |
إِلَى بَيْتِهِ |
Gâib | |
|
Onların evine |
İkisinin evine |
Onun evine |
|||
| Müennes |
إِلَى بَيْتِهِنَّ |
إِلَى بَيْتِهِماَ |
إِلَى بَيْتِهاَ |
Gâibe | |
| Müzekker |
إِلَى بَيْتِكُمْ |
إِلَى بَيْتِكُماَ |
إِلَى بَيْتِكَ |
Muhâtab | |
|
Sizin evinize |
İkinizin evine |
Senin evine |
|||
| Müennes |
إِلَى بَيْتِكُنَّ |
إِلَى بَيْتِكُمَا |
إِلَى بَيْتِكِ |
Muhâtaba | |
| Müz + Müe |
إِلَى بَيْتِنَا |
إِلَى بَيْتِنَا |
إِلَى بَيْتىِ |
Mütekellim | |||
|
|
Bizim evimize |
İkimizin evine |
Benim evime |
||||

Karşılaştırmalı Cümle Örnekleri
|
ذَهَبَ الْجاَرُ إِلَى بَيْتِكَ. |
Komşu senin evine gitti. | ||
|
ذَهَبَ الْجاَرُ إِلَى بَيْتِهِ. |
Komşu (kendi) evine gitti. | ||
|
مَتَى ذَهَبَ عَمُّكَ إِلَى بَيْتِهِ؟ |
Amcan ne zaman evine gitti? | ||
|
ذَهَبَ عَمِّي إِلَى بَيْتِهِ صَبَاحاً. |
Amcam evine sabahleyin gitti. | ||
|
مِنْ أَيْنَ حَضَرْتَ إِلَى أَيْنَ ذَهَبْتَ ؟ |
Nereden geldin nereye gittin? | ||
|
حَضَرْتُ مِنَ الْمَدْرَسَةِ وَذَهَبْتُ إِلَى خَالَتِي. |
Okuldan geldim ve teyzeme gittim. | ||
|
طَلَبَ أَحْمَدُ مِنْ واَلِدِهِ الدَّراَّجَةَ. |
Ahmet babasından bisiklet istedi. | ||
|
طَلَبَ الْأَوْلاَدُ مِنْ واَلِدِهِمُ الْفُلُوسَ. |
Çocuklar babalarından para istediler. | ||
|
كَتَبوُا دُرُوسَهُمْ فِي صَفِّهِمْ. |
(Onlar) derslerini sınıflarında yazdılar. | ||
|
جَلَساَ فِي سَياَّرَتِهِماَ. |
(O ikisi) arabalarında oturdular. | ||
|
وَضَعَ كُتُبَهُ عَلَى الطاَّوِلَةِ. |
Kitaplarını masanın üzerine koydu. | ||
|
وَضَعَ كُتُبَهُ فِي حَقِيبَتِهِ. |
Kitaplarını çantasına koydu. | ||
|
نَزَلْنَ مِنْ سَياَّرَتِهاَ. |
(O bayanlar) o (bayan)ın arabasından indiler. | ||
|
فَكَّرْناَ فِي حاَلِكُمْ. |
Haliniz hakkında düşündük[3]. | ||
|
ماَ هِواَيَتُكَ ؟ هِواَيَتيِ الرَّسْمُ وَ الصِّحاَفَةُ. Hobin nedir? Hobim resim ve gazeteciliktir. |
|||
|
اَلتَّلاَمِيذُ ذَهَبُوا إِلَى مَداَرِسِهِمْ فِي سَعاَدَةٍ. Öğrenciler okullarına saadet (mutluluk) içinde gittiler. |
|||
|
طَلَبَ أَحْمَدُ وَ عاَدِلٌ مِنْ واَلِدِهِماَ الدَّراَّجَةَ. Ahmet ve Adil babalarından bisiklet istediler. |
|||