Fransadaki Türkler, temsil kabiliyeti olan imam istiyor

Ayrıca bayan din görevlisi olmaması ve yeteri derecede dinî bilgi ve birikiminin bulunmaması ise önemli bir eksiklik. Uzun yıllar yurtdışında görev yapan Uludağ Üniversitesi (UÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Sağlam, Fransa’da yaşayan Türklere göre din görevlilerinin iletişim yeterliliğini araştırdı. 3 bin kişiye uygulanan anket sonrasında araştırma Batı Avrupa’da yaşayan Türklere göre ‘Din Görevlileri ve Cami Etkinliklerinin Yeterlilikleri’ (Fransa Örneği) adı altında kitaplaştırıldı.

Sağlam, iyi eğitim almış din görevlisinin başarılı olup, cemaati de memnun ettiğini belirterek, “Ancak sadece meslekî formasyona sahip olmak her zaman yeterli olmayabilir. Din görevlisinin meslekî formasyona işlerlik kazandırabilmesi, iletişim becerisiyle doğru orantılıdır.” dedi.

Batı Avrupa’daki Türkiye kökenli göçmenlerin 1960’lı yıllardan bu yana bu ülkelerde yaşadığına dikkat çeken Doç. Dr. Sağlam, yaklaşık 500 bin Türk’ün yaşadığı Fransa’da 350 civarında caminin bulunduğunu söyledi.

Fransa’da yaşayan Türklere göre din görevlilerinin yetişkin, genç ve çocuklarla iletişimleri kısmen yeterli (yüzde 35,8) bulundu. Deneklerin yüzde 52,8’i ise iletişimi yeterli buldu. ‘Hayır yetersiz’ diyenlerin oranı ise 11,4 oldu. Gençlerle iletişim konusunda cemaatin yüzde 34’ü kısmen, yüzde 21,4’ü yetersiz cevabı verdi.

EN BÜYÜK SORUN DİL BİLMEMEK

Doç. Dr. İsmail Sağlam, yurtdışında görev yapan din görevlilerinin yaşadığı en büyük sorunun dil bilmemeye dayalı iletişim eksikliği olduğunu belirterek, yurtdışında dil eğitiminin devam ettirilemediğini ifade etti. Bazı ülkelerde Türk din görevlilerinin resmî makamlarda zorluklar yaşadığına dikkat çeken Sağlam, “Özellikle Fransa’da kota konusunda sıkıntı var. Şu anda Fransa’da 500 bin Türk yaşıyor, ancak sadece 150 resmî din görevlisi gönderebiliyorsun.” dedi.

Yurtdışındaki Türklerin din görevlilerinden en başta meslekî yeterlilik beklediğini anlatan Doç. Dr. İsmail Sağlam, şunları aktardı: “Vatandaşlarımız, ‘Benim camime gelen din görevlisini çok iyi Kur’an okumalı, çok iyi vaaz etmeli, çok iyi hutbe okumalı, sorularıma dinî açıdan doyurucu cevap vermeli, bize din görevlisi olarak gelen kişi sadece camide namaz kıldırmasın, bizi dinen her kulvarda temsil edebilsin. Oturması, kalkması, konuşması ve bilgileri ile bizi temsil edebilsin. Ayrıca etkileyici bir kişilik sahibi olsun. Bilgisi kültürü, giyimi, kuşamı ve hitabeti ile bir ağırlığı olsun.’ istiyor.”

Avrupa’da bayan din görevlisi eksikliğinin çok ciddi anlamda hissedildiğini aktaran Sağlam, “Şunu kabul etmeliyiz ki artık Avrupa’da bizim göçmen işçi nüfusumuz yok. Avrupalı Müslümanlar var. Artık vatandaşlarımızın en az yüzde 50’si orada kalacak. Artık para kazanarak dönecek nesil yok. Bu insanların 4. ve 5. nesil yetişmiş. Bunlar orada doğup büyümüş ve oraya yerleşmişler. Dolayısı ile bu Müslümanlara liderlik yapacak, yönlendirici yetişmiş insanların bulunması gerekiyor.” dedi.

Zaman