Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem DersleriAöf İlahiyatNahiv

Marife Nekra Arapçada Belirli Belirsiz İsim

8.389 kez okundu

 

Arapçada isimler değişik açılardan ayırıma tabi tutularak incelenebilir. Cinsiyet bakımından yapılan müennes-müzekker ayırımı, sayı bakımından yapılan müfred-tesniye-cemi ayırımı… vb. ayırımların temel amacı isimleri daha iyi tanıyabilmektir.
İsimlerin tabi olduğu önemli ayırımlardan birisi de belirlilik bakımından yapılan marife-nekre ayırımdır. Öncelikle bu terimleri tanımlayalım.
Marife: Belirli bir nesneyi gösteren isimlere marife denir. Belirli bir şey için konulmuş isimdir şeklinde de tanımlanabilir.

المعرفة: ما وُضِعَ لِشَيْءٍ بِعَيْنِهِ

Nekre: Belirsiz bir nesneyi gösteren isimlere nekre denir. Belirsiz bir şey için konulmuş isimdir şeklinde de tanımlanabilir.

النَّكِرَةُ: ما وُضِعَ لِشَيْءٍ لا بِعَيْنِهِ

Marife ve nekre terimlerinin Türkçede doğrudan karşılıkları olmadığından Türk öğrenciler tarafından anlaşılmalarında zorluklar tabii olarak yaşanabilmektedir. Terimlerin daha iyi kavranabilmesi açısından örnekler üzerinden açıklamakta yarar vardır.

Örneğin: ( شجرةٌ ) kelimesi nekre (belirsiz) bir isimdir ve “bir ağaç” şeklinde Türkçeye çevrilebilir. Belirli, bilinen bir ağaç değil herhangi bir ağaç kastedilmektedir. Başına ( ال ) takısı ekleyerek ( الشّجَرَةُ ) dediğimizde ise bilinen, belirli bir ağacı kastetmiş oluruz. Buna göre; ( في الحديقةِ شجرةٌ ) “Bahçede bir ağaç var” dediğimizde belirli bir ağaçtan değil sadece bahçede bir adet ağaç bulunduğundan söz etmekteyiz. Konuyla ilgili ikinci bir cümle söyleyip الشجرةُ جميلةٌ) ) “Ağaç güzel” dediğimizde ise artık herhangi bir ağaçtan değil bahçedeki o tek ağaçtan bahsetmekteyiz. Yani artık söz konusu olan sıradan
bir ağaç değil bir önceki cümlemizde bahsi geçen (marife/belirli bir) ağaçtır.

Bir başka örnek de şöyle olabilir: Birbirlerine ( ف) atıf harfiyle bağlanmış iki cümleden oluşan ( رأيْتُ في الطَرِيقِ رَجُلا فسَلّمْتُ على الرّجُلِ ) “Yolda bir adam gördüm ve (gördüğüm o) adama selam verdim.” ifadesinde birinci cümle olan ( رأيْتُ في الطَرِيقِ رَجُلا ) cümlesinde geçen ( رَجُلا ) kelimesi nekredir. Zira daha öncesi itibariyle bilinmeyen herhangi bir adamdan söz edilmektedir. İkinci  cümledeki ( الرّجُلِ ) kelimesi ise marifedir. Zira artık bahsettiğimiz herhangi bir adam değil de konuşan kişinin az önce görüp de kendisine selam verdiği belirli (marife) bir adamdır. Yukarıda da temas ettiğimiz üzere marife ve nekre terimlerinin Türkçede birebir karşılıkları yoktur. Türkçede isimler yalın halde söylendiklerinde belirli sayılmaktadırlar. “Öğrenci geldi” denildiğinde “öğrenci” belirli bir isimdir. Türkçemizde Arapçadaki ( ال ) takısı veya İngilizcedeki (The) gibi isimleri belirli hale getirmek için kullanılan bir ek yoktur. “Bir öğrenci” dediğimizde ise “öğrenci” kelimesini belirsiz isim yapmış oluruz zira kastettiğimiz herhangi bir öğrencidir.

 

Marife İsimlerin Çeşitleri

 

Arapçada marife isim denilince genellikle akla ( ال ) takılı kelimeler gelmektedir. Oysa Arapçadaki marife isimler bunlardan ibaret değildir.

 

Aşağıda sayacağımız altı tür isim marife olarak kabul edilmektedir. Ayrıca sonunda tenvin bulunan bütün isimlerin nekre olduğu da doğru değildir.

 

Aşağıda yer alacağı üzere ( عَلِيٌّ ) gibi özel isimler başlarında ( ال ) takısı bulunmamasına ve sonunda tenvin olmasına rağmen marifedir. Arapçada marife olarak kabul edilen isimler şunlardır:
ال) . 1 ) Takılı Kelimeler Arapçada marife denilince ilk akla gelen ve aynı zamanda en çok örneğin yer aldığı grup ( ال ) takılı (harf-i tarifli) kelimelerdir. Aşağıdaki cümlelerde ( ال ) takısı ile marife olmuş kelimeleri inceleyiniz.الضدانِ لا يَجْتَمعانِ. “İki zıt asla bir araya gelmez.”

 

صامَ المسْلِمونَ شهْرَ رَمَضانَ. “Müslümanlar Ramazan’da oruç tuttular.”

 

البيتُ مُطِلّ على البُحَيرَةِ. “Ev göle nâzırdır.”

 

زَرَعَ الفَلاحُ الذّرَةَ. “Çiftçi mısır ekti.”

 

لا تُؤخّرْ عَمَلَ اليوْمِ إلى الغدِ. “Bugünün işini yarına bırakma.”

 

جاعَ الطِّفْلُ فبَكَى. “Çocuk acıktı ve (bu yüzden) ağladı.”

 

الرِّياضَةُ مُفِيدةٌ للعَقْلِ والجِسْمِ. “Spor vücut ve zihin için yararlıdır.”

 

Arapçada ( ال ) takısı (harf-i tarif), marife (belirli) isimlerle, bu marife (belirli) isimleri nitelendiren sıfatların başına gelir. ( ال ) takısı her zaman aynı anlamı ifade etmez. Bu tarif harfinin cins, istiğrak, ahd-i harici ve ahd-i zihniolmak üzere dört çeşit anlamı bulunmaktadır. Şimdi bu kavramları biraz açıklayalım:

 

a. Cins: ( ال ) takısı (harf-i tarif), bir şeyin cinsini ifade etmek için getirilebilir. Örneğin: ( الرجلُ قَوِيٌّ ) “Erkek güçlüdür” dediğimiz zaman ( (الرجلُ kelimesinin başındaki ( ال ) takısı belirli bir erkeği ifade etmek için değil erkek cinsi anlamını belirtmek için getirilmiştir yani teknik terim olarak “cins” manasındadır. Anlatılmak istenen erkek cinsinin özelliğinin güçlü olmak olduğudur. Bu cümlede belirli herhangi bir erkekten söz edilmediği gibi bütün erkekler de kastedilmemektedir. Yani cümle “Bütün erkekler güçlüdür” diye tercüme edilemez.

 

b. İstiğrak: ( ال ) takısı (harf-i tarif), kelimenin kapsamının tümünü ifade etmek için de getirilir. Bu durumda “bütün hepsi” manasına gelir. Teknik terimle “istiğrak” manası ifade ettiği söylenir. Örneğin: ( للناسِ رِجْلانِ ) “(Bütün)insanların iki ayağı vardır” dediğimiz zaman ( الناسِ ) kelimesinin başındaki ( (ال takısı, “bütün” anlamına gelmektedir.

 

c. Ahd-i Harici: ( ال ) takısı (harf-i tarif), daha önce bahsi geçtiğinden dolayı bilinen, belirli bir varlığı ifade etmek için de kullanılır. Harf-i tarifin ifade ettiği bu anlama teknik terim olarak “ahd-i haricî” denir.

 

Örneğin: ( جاءني رجلٌ فأكرمتُ الرجُلَ ) “Bana bir adam geldi ben de (o gelen) adama ikramda bulundum” ifadesi birbirine ( ف) atıf harfiyle bağlanmış iki cümleden oluşmaktadır. ( جاءني رجلٌ ) cümlesindeki ( رجلٌ ) kelimesi nekredir. Zira bu söz söylendiği anda söz konusu olan herhangi bir adamdır. Oysa ikinci cümledeki الرجُلَ) ) kelimesi marifedir. Zira artık belirli bir adamdan yani bu sözü
söyleyene gelmiş bulunan adamdan söz edilmektedir.

 

d. Ahd-i Zihni: ( ال ) takısı (harf-i tarif), konuşmada önceden bahsi geçmemiş olsa da sözü söyleyen ve muhatap tarafından zihinlerinde mevcut

 

Örneğin: ( ذهبْتُ إلى السوق واشتريتُ اللحمَ ) “Çarşıya gittim ve et satın aldım” ifadesinde ( اللحمَ ) kelimesi ( ال ) takılı olarak getirilmiştir. Zira et denildiğinde gerek sözü söyleyenin ve gerekse de muhatabın zihnindeki ön bilgi bunun “kırmızı et” olduğu şeklindedir. Her ne kadar tavuk ve balık etleri de et olsa da mutlak olarak et denildiği zaman akla gelen kırmızı ettir. Dolayısıyla örneğimizdeki ( اللحمَ ) kelimesi zihnimizdeki bu ön bilgiler dikkate alınarak ال) ) takılı olarak söylenmiştir. Bu lâm-ı tarife teknik terim olarak zihinlerde bulunan bilgileri yansıttığı için ahd-i zihnî lam’ı denmiştir.

 

Şemsî ve kamerî harfler: ( ال ) takısındaki lâm harfi kendisinden sonraki harfe göre okunmakta veya okunmamaktadır. Kamerî harfler dediğimiz ( ، أ، ب ج… ) harflerinden birisi ile başlayan bir kelimenin başına ( ال ) takısı gelirse اَلْ) ) “el” şeklinde okunur. Aksine şemsî harfler denilen ( … (ت، ث، د harflerinden birisi ile başlayan bir kelimenin başına ( ال ) takısı gelirse yazılışta bulunmakla birlikte telaffuzda lâm harfi okunmayıp elif harfi kelimenin ilk harfine eklenerek o ilk harf şeddeli olarak okunur. Aşağıdaki şemsî ve kamerî harfler tablosunu inceleyiniz.

 

Marife Nekra Arapçada Belirli Belirsiz İsim

 

Nekre-i maksûde olan yani şeklen nekre olarak söylenilen ancak kendileriyle muhatabın karşısındaki belirli kişi veya kişilerin kastedildiğinida üslubunda münada olan kelimeler de marife olarak kabul edilmektedir.

 

Konuşan kişi, ( يا رَجُلُ ) “Ey Adam!” dediğinde karşısındaki belirli bir adamı kastetmektedir. Öğretmenin sınıfta adlarını bilmediği bir öğrenciye) ( (يا طالِبُ “Ey öğrenci!” şeklinde seslenmesi de buna örnek teşkil eder. ( طالِبُ ) kelimesi şeklen nekre olsa da ortamda bulunanlar tarafından bilinen bir öğrenciye seslenilmiş olduğundan marife sayılmaktadır.

 

Zamirler

Bilindiği üzere zamirler, ismin yerini tutan kelimelerdir. Arapçada zamirlerin tamamı belirli (marife) kelimeler olarak kabul edilmektedir. Zamirler Arapça II kitabının ilgili ünitesinde geniş olarak ele alınacaktır. Burada ön bilgi olması açısından başlıca çeşitlerini söylemekle yetinebiliriz.

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.