A- Ferd-i Mutlak: Hadis Usulü Online Oku

41262


a- Ferd-i Mutlak:

 

Eğer garâbet, senedin aslında yani Sahâbî’ye
bakan cihetinde, daha açık tâbiriyle Tâbiîde ise tek râvisi var, ikinci bir
râvisi yok demektir. Tâbiî’nden sonra râvi sayısı artar veya artmayıp tek
kalabilir. Her iki halde de hadîs, ferd-i mutlak vasfını korur.

Mesela vela’yı[1]
başkasına hibe etmeyi veya satmayı yasaklayan hadîs ferd-i mutlaktır. Çünkü bu
hadisi Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh)’den sadece Abdullah İbnu Dinâr
rivâyet etmiştir. İbnu Dinâr’dan ise pek çok kimse rivâyet etmiştir.

Keza, “İman altmış küsur şûbedir, haya da
imandan bir şubedir”
hadîsi de ikinci bir örnektir. Bunu Ebu Hüreyre (radıyallahu
anh)’den sadece Ebu Sâlih, Ebu Sâlih’ten de sâdece Abdullah İbnu Dinâr rivâyet
etmiştir.[2]



 




[1]

Bir köle azad edilince, köle ile eski efendisi arasında hukuki bir bağ devam
eder. Kölenin ölümü halinde eski efendisi köleye vâris olabilir. İşte
azadlıktan gelen bu şer’i bağa velâ-yı ıtak denir. Bir de velâ-yı muvâlât
vardır, bu bir yabancı ile yapılan akid sonu teessüs eden karâbet, hükmî
akrabalıktır. (İbrahim Canan)



[2]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/79-80.