2) Manevî Mütevâtir: Hadis Usulü Online Oku

41419


2) Manevî Mütevâtir:

 

Aynı lafızlarla olmadığı ve hatta farklı
hadîslerle ilgili olduğu halde aynı mâna ve hükme delâlet eden rivâyetler sayıca
çoğalır ve tevâtür derecesine ulaşırsa buna manevî mütevatir denir. Raviler
tarafından değişik lafızlarla nakledilen bir mesele veya olay manâca mütevâtir
sayılır. Bu tip rivayetlerde müşterek olan taraf mütevâtir demektir. Manevî
mütevâtir hadisler hayli çoktur. Beş vakit namaz, oruç, zekât, hac gibi
ibadetler hep manevî mütevâtir derecesindedir. Meselâ, Hz. Peygamber’in dua
ederken ellerini kaldırdığına dair yüz kadar hadis rivayet edilmiştir. Ancak
bunlarda müşterek olan taraf ellerin kaldırılmasıdır ve bu yönü mütevâtirdir.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın duasıyla
yiyeceklerin bereket kazanması hâdisesi buna misâldir. Bir çok durumlarda
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın duasıyla yemek bereketlenmiş, az yemekten
çok sayıdaki insan istifâde etmiştir. Bu hadîslerin hiçbiri tek başına mütevâtir
değildir. Ama hepsiyle ilgili bütün rivâyetler toplanacak olsa, yekûnu tevâtür
derecesine ulaşır ve “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın duası ile taamların
bereketlenmesi” hadîsesi mütevâtir derecesine çıkar.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın sünneti
içerisinde lafzî mütevatir sayıca azdır. Ancak manevî mütevâtir’le sâbit olan
sünnet çoktur. Namazların vakitleri, beş vakit oluşu, rek’at sayıları gibi dînî
evamirin tatbîkatıyla ilgili pek çok mesele için, ayrı ayrı rivayetler sayıca az
da olsa ümmetin tatbîkatına mukârin ve müşârik oldukları için hepsi mânen
mütevâtir cümlesindendir.

Kezâ haber-i vâhidle sabit olan mucizeler de bir
bakıma mânen mütevâtir’dir. Zira bunlar cemaatin huzurunda cereyân etmiş.
Rivayette bulunanlar hiçbir zaman tekzib edilmemişlerdir. Bu, bir nevi cemaat
adına bir rivayettir ve öbürlerinin sükûtu zımmî beş tasdîk yerine geçer. Ve
üstelik Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın mazhar olmakla şerefyab olduğu
mucizeler çoktur. Bu yönüyle de “mucize göstermiş olması” mânen mütevâtir bir
keyfiyettir.[1]

Muhaddislere göre, mütevâtir hadisin ravilerini
tek tek incelemeye gerek kalmaz. Ravilerin çokluğuna itibar edilir. Çünkü
onların yalan üzerine ittifak edemeyecekleri kabul edilir. Dolayısıyla hem lafzî
hem de manevî mütevâtir hadisin kesin bilgi verdiğinde bütün hadisçiler
müttefiktirler.[2]



 




[1]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/75-76.



[2]

Nureddin el-Itr, Menhecü’n-Nakd fi Ulûmi’l-Hadîs, Dımaşk 1392/1972, s. 382;
Subhi es-Sâlih, a.g.e., s. 124; Nuri Topaloğlu, Şamil İslam Ansiklopedisi:
4/404.