MEF‘ÛLÜN LEH


Arapça bir cümlede bulunan fiilin yapılma veya yapılmama sebebini
açıklayan mastara/isme “mef‘ûlün leh” denir. Bu ögeye mef’ûlün leh
denildiği gibi mef’ûlün lieclih ya da mef’ûlün min eclih de denilmektedir. Bu
terimlerin üçü de aynı şeyi ifâde etmektedir. Bunlardan birini herhangi bir
nahiv kitabında görenler farklı şeyler olduğunu sanmasınlar. Mef‘ûlun leh’ler
cümlede fiilin işleniş sebebini bildirdiği için “niçin?” sorusuna cevap
oluştururlar. Bir cümlede mef‘ûlün leh’i bulmanın yolu, cümlede sebebi
bildirilen fiille birlikte “neden/niçin …. Oldu?” gibi bir soru sorarız,
aldığımız cevap mef‘ûlün leh’tir. Mesela قَدِمْتُ إلَى هَذِهِ المدَِينَة طَلَبًا للعِلْمِ “Ben bu
şehre ilim talep etmek/öğrenmek için geldim” cümlesine “neden geldim?”
sorusunun cevabı طَلبًا “öğrenmek için”dir ve cümlede mef’ûlün leh’tir.
Mef‘ûlün leh genel olarak mansûbtur. Ancak fiilin oluş sebebini bildirmek
için zikredilen her söz her zaman mansub olmaz.
Mef ‘ûlün leh’ten Harf-i Cerin Hazfedilmes:
Mef‘ûlün leh’in mansûb olabilmesi başka bir deyişle harf-i cerin
hazfedilmesi için şu dört şartın bir cümlede aynı anda bulunması gerekir:
1. Mef‘ûlün leh olacak sözün mastar olması: Örnek;
ِمْ