Arapçada Masdar

 

Masdar: Bir iş ve oluşu, zamana bağlı olmadan anlatan isim cinsinden kelimelerdir. Gitmek, konuşmak, okumak, gelmek gibi kelimeler masdar grubuna giren kelimelerdir. Masdar Türkçede fiillerin sonuna  “-mek, -mak” takısı getirilerek yapılır. Arapçada ise her fiilin ayrı bir masdar şekli vardır. Üç harfli fiillerin masdarları semâidir. Ancak sözlüğe bakarak veya bir bilenden duyarak öğrenilir. Mesela:

نَزَلَ (İndi) fiilinin masdarı  نُزُولٌ  (İnmek) şeklindedir.

سَبَحَ (Yüzdü) fiilinin masdarı  سِبَاحَةً  (Yüzmek) şeklindedir.

كَتَبَ (Yazdı) fiilinin masdarı  كِتَابَةً  ve  كَتْبٌ (Yazmak) şeklindedir. Bazı fiillerin birden fazla masdarı olabilir.

Sülasi fiillerin masdarları semâi iken, rubâi mücerred ve mezid babların masdarı belirli vezinlerde gelir. Masdarlar isim cinsinden oldukları için ismin bütün özelliklerini taşırlar. Örneğin harf-i tarif olan “el” takısı alabilir ya da tenvin alabilir.

Şu noktaya da dikkat çekmek istiyoruz: Masdarlar hem malum fiilin masdarıdır, hem de meçhul fiilin masdarıdır. Meçhul fiillerin ayrı bir masdarı yoktur. Mesela:

شَرِبَ (İçti) fiilinin masdarı  شُرْبٌ  (İçmek) şeklindedir. شَرِبَ fiilinin meçhulü olan  شُرِبَ (içildi) fiilinin masdarı yine شُرْبٌ  (içilmek) şeklindedir. Malum ve meçhul fiillerin masdarları aynı şekilde gelir.

أَكْرَمَ (İkram etti) fiilinin masdarı  إِكْرَامٌ   (İkram etmek) şeklindedir. أَكْرَمَ  fiilinin meçhulü olan  أُكْرِمَ (İkram edildi) fiilinin masdarı yine  إِكْرَامٌ  (ikram edilmek) şeklindedir.

Masdarlar müennes kabul edilirler. Bu yüzden cemileri “cem’i müennes-i salim” kalıbında gelir. Mesela:

جَلَسَ (Oturdu) fiilinin masdarı  جُلُوسٌ  (Oturmak) şeklindedir. جُلُوسٌ  masdarının cem’i ise جُلُوسَاتٌ şeklindedir. Gördüğünüz gibi, masdarın cem’i, “cem’i müennes-i salim” kalıbında gelmiştir. Masdarların en çok müfredleri kullanılır.

Şimdi de masdarların alt gruplarını öğrenelim. Üç türlü masdar vardır:

1- Masdar-ı binâ-i merre: Bir olayın bir kere yapıldığını gösteren masdardır. Sülasi fiilden ( فَعْلَةٌ ) vezninde gelir. Sülasi fiilin dışındaki bablarda ise masdarın sonuna yuvarlak “te” ( ة ) getirilerek masdar-ı binâ-i merre elde edilir. Bu masdar çeşidi, genellikle mef’ulü mutlak olarak kullanılır. Mesela:

“Oturdu” manasındaki  جَلَسَ fiilinin masdar-ı binâ-i merresi  جَلْسَةٌ şeklindedir ve “bir kere oturmak” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı binâ-i merre ( فَعْلَةٌ ) vezninde gelmiştir.

“Temizledi” manasındaki  نَظَّفَ  fiilinin masdar-ı binâ-i merresi  تَنْظِيفَةٌ şeklindedir.  “Bir kere temizlemek” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı binâ-i merre için fiilin masdarının sonuna yuvarlak “te” eklenmiştir.

2- Masdar-ı binâ-i nev’i: Durum bildiren masdarlara denir. Sülasi fiilden ( فِعْلَةٌ ) vezninde gelir. Diğer bablarda ise masdarın sonuna yuvarlak “te” ( ة ) getirilir. Mesela:

جَلَسَ fiilinin masdar-ı binâ-i nev’i  جِلْسَةٌ  şeklindedir ve “oturma şekli” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı binâ-i nev’i ( فِعْلَةٌ ) vezninde gelmiştir.

شَرِبَ  fiilinin masdar-ı binâ-i nev’i  شِرْبَةٌ şeklindedir ve “içme şekli” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı binâ-i nev’i ( فِعْلَةٌ ) vezninde gelmiştir.

أَكْرَمَ  fiilinin masdar-ı binâ-i nev’iإِكْرَامَةٌ  şeklindedir ve  “ikram etme şekli” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı binâ-i nev’i için, fiilin masdarının sonuna yuvarlak “te” eklenmiştir.

3- Masdar-ı câli: “Yapma masdarı” anlamına gelir. Bazı isimlerin sonuna şeddeli bir “ye” (  ىّ ) ve yuvarlak “te” ( ة ) ilavesiyle yapılır. Sıfat anlamı veren masdardır. Mesela:

إِنْسَانٌ kelimesinin masdar-ı câlisi  إِنْسَانِيَّةٌ  şeklindedir ve “insanlık” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı câli, ismin sonuna şeddeli bir “ye” ve yuvarlak “te” ( ة ) ilavesiyle yapılmıştır.

حُرٌّ kelimesinin masdar-ı câlisi حُرِّيَّةٌ  şeklindedir ve “özgürlük” manasına gelir. Gördüğünüz gibi, masdar-ı câli, ismin sonuna şeddeli bir “ye” ve yuvarlak “te” ( ة ) ilavesiyle yapılmıştır.