Nisa Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS

    6481

    Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

    Konu: Nisa Suresi
    Ravi: Cabir
    Hadisin Arapçası:

    وقال في أخرى: ]اشْتكَيْتُ وَعِنْدِى سَبْعُ أخَوَاتٍ فَدَخَلَ عَلَىَّ رسولُ اللّهِ # فَنَفَخَ في وجْهِِى فأفقْتُ فقُلتُ يَا رسولَ اللّهِ؛ أ أوصِى ‘خَوَاتِى بِالثُّلُثيْنِ؟ قالَ أحْسِن. قُلتُ فبِالشَّطْرِ؟ قالَ أحْسِن. ثمَّ خَرَجَ وَتَرَكَنِِى وقالَ: يَا جَابرُ َ أرَاكَ مَيِّتاً مِنْ وَجَعِكَ هَذَا، وَإنَّ اللّهَ تعالى قَدْ أنزَلَ فَبَيَّنَ الَّذِى ‘خَوَاتِكَ فَجَعَلَ لَهُنَّ الثُّلُثَيْنِ فكَانَ جابرٌ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ يقُولُ: أنزِلت فيَّ هذِهِ اŒيةُ: يَسْتفْتُونَكَ قُلِ اللّهُ يُفْتِيكُمْ في الْكََلَةِ[ .

    Hadisin Anlamı:

    Yukarıdaki hadis, bir rivayette şöyle gelmiştir: Rahatsızlanmıştım. Tam o sırada yedi kızkardeşim vardı, benim yanımda idiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdiler. Girince ilk iş yüzüme (okuyup) üfledi. Hemen ayıldım. Ayılır ayılmaz: “Ey Allah’ın Resulü, kızkardeşlerim için malımın üçte ikisini vasiyet edeyim mi?” dedim. Bana: “İhsanda bulun!” dedi. Ben: “Öyleyse yarısını?” dedim. Resulullah: “İhsanda bulun” dedi. Sonra beni bıraktı ve çıkarken şöyle dedi: “Bu ağrıdan ölmeyeceksin. Allah Teala kızkardeşlerine vermen gereken miktar hususunda açıklayıcı ayet indirdi. Onları hissesini üçte iki kıldık.” Cabir Radıyallahu Anh şu ayet benim hakkımda indi derdi: “Senden fetva isterler, de ki Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakında fetva veriyor…” (Nisa 176)

    Kaynak: