Kehf Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Müslim Tirmizi

30191

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Kehf Suresi
Ravi: Zeyneb Bintu Cahş
Hadisin Arapçası:

وعن زينب بنتِ جحش رَضِىَ اللّهُ عَنْها. ]أنَّ رسولَ اللّهِ # دَخَلَ عَلَيْهَا فَزعاً يقولُ: َ إلَه إّ اللّهُ، وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍ قَدِ اقْتَرَبَ. فُتِحَ الْيَوْمَ مِنْ رَدْمِ يَأجُوجَ وَمأجُوجَ مِثْلَ هذِهِ، وَحَلَّقَ بِأصْبُعَيْهِ ا“بْهَامِ وَالَّتِى تَلِيها. فقُلْتُ يَا رسُولَ اللّهِ: أنَهْلُكُ وَفِينا الصَّالِحُونَ؟ قَالَ نَعَمْ: إذَا كثُرَ الخُبْثُ[. أخرجه الشيخان والترمذى.»الخُبْثُ« الفسق والفُجُور .

Hadisin Anlamı:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün korkulu bir vaziyette odaya girdi. Şöyle diyordu: “La ilahe illallah, yaklaşan bir beladan Arabın vay haline. Bugün, Ye’cüc ve Me’cüc’ün seddinden şöyle bir gedik açıldı.” baş parmağı ile şehadet parmağını halka yaparak gösterdi. Ben: “Ey Allah’ın Resulü, yani içimizde salih kimseler olduğu halde toptan helak mı olacağız?” dedim. “Evet, dedi, fenalıklar artarsa öyle olur.”

Kaynak: Buhari, Enbiya 7, Menakıb 20, Fiten 4, 28, Müslim, Fiten 1, (2880), Tirmizi, Fiten 23, (2188)

Önceki İçerikİbrahim Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari
Sonraki İçerikNur Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Ebu Davud