Kehf Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Tirmizi İbni Mace

6660

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Kehf Suresi
Ravi: Ebu Hüreyre
Hadisin Arapçası:

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. ]أنَّ رسولَ اللّهِ #: قالَ في السَّدِّ يَحْفِرُونَهُ كُلَّ يَوْمٍ حَتَّى إذَا كادُوا يَخْرِقُونَهُ. قالَ الَّذِى عَلَيْهِمُ: ارْجِعُوا فَستَخْرِقُونَهُ غداً فَيُعِيدُهُ اللّهُ تعالى كَأشَدِّ ما كان، حتى إذَا بلَغَ مُدَّتُهم وأراد اللّهُ تعالى أنْ يَبْعَثُهُمْ عَلى النَّاسِ. قالَ الَّذِى عَلَيْهِمْ ارْجِعُوا فَستَخْرِقُونَهُ غداً إنْ شاَءَ اللّهُ واسْتَثنَى فيَرْجِعُونَ فَيَجِدُونَهُ كَهَيْئتِهِ حِينَ تَرَكُوهُ فَيَحْفِرُونَهُ فَيَخْرُجُونَ على النَّاسِ فَيَسْتَقُونَ الْمِيَاهَ وَتَفِرُّ النَّاسُ مِنْهُمْ فَيَرْمُونَ بِسهَامِهِمْ إلى السَّماءِ فَتَرجِعُ مُخَضَّبَةً بالدِّمَاءِ فَيَقُولُونَ قَهَرْنَا مَنْ في ا‘رْضِ وَعَلَوْنَا مَنْ في السَّماءِ فَيَبْعَثُ اللّهُ تعالَى عَلَيْهِمْ نَغَفاً في أقْفَائهمْ فَيَهْلِكُونَ، وَالَّذِى نَفسُ مُحمّدٍ بِيَدِهِ إنَّ دَوَابَّ ا‘رْضِ تَسْمَنُ وَتَبْطُرُ وَتَشْكُرُ شَكراً مِنْ لُحُومِهِمْ[. أخرجه الترمذى.»النَّغَفَ« بالغين المعجمة: دود يكون في أنف ا“بل والغنم. و»تَشْكَرُ« بسكون الشين المعجمة وفتح الكاف: أي تسمن وتمتلئ ضروعها لبنا .

Hadisin Anlamı:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (Zülkameyn’in inşa ettiği) sed hakkında buyurdular ki: “(Ye’cüc ve Me’cüc) onu hergün oyuyorlar. Tam delecekleri sırada başlarında bulunan reis: “Bırakın artık, delme işini yarın yaparsınız” der, (Onlar bırakıp gidince) Allah, seddi, daha sağlam olacak şekilde eski haline iade eder. Böylece günler geçer, kendilerine takdir edilen müddet dolar ve onların insanlara musallat olmalarını Allah’ın arzu ettiği vakit gelir. O zaman başlarındaki reis: “Haydi dönün, yarın inşaallah bunu deleceksiniz” der -ve ilk defa inşaallah tabirini kullanır-.” Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devamla der ki: “Dönüp giderler. Ertesi gün geldikleri vakit seddi ne halde bırakmışlarsa öyle bulurlar ve (o günkü çalışma sonunda) delerler. Açılan delikten insanların üzerine boşanırlar, (önlerine çıkan) suları içip kuruturlar. İnsanlar onlardan korkup kaçar. Ye’cüc ve Me’cüc göğe bir ok atar. Bu ok kana bulanmış olarak kendilerine geri döner. Şöyle derler: “Arzda olanları ezim ezim ezdik, semada olanları da alçaltıp alt ettik.” Allah onları enselerinden yakalayacak bir kurt gönderir. Bu kurt onları toptan helak edip, herbirini parçalanmış halde yere serer.” Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sözünü şöyle tamamladı: “Muhammed’in nefsini elinde tutan Zat’a kasem olsun, yeryüzündeki bütün hayvanlar, onların etinden yiyerek canlanır, sütlenir ve semirir.”

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Kehf, (3151), İbnu Mace, Fiten 33, (4080)

Önceki İçerikİbrahim Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari
Sonraki İçerikNur Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Ebu Davud