Yds Arapça 2014 İlkbahar Soru ve Cevapları İndir
1-İSİMLERDE ERKEKLİK-DİŞİLİK (Müzekker-Müennes)
Arapçada, bir cinsteki varlığın erkeğine ve dişisine ayrı isimler verildiği olur:
Anaام Babaاب
Dişi deveناقة Erkek deveجمل
Tavukدجاجة Horozديك
Fakat, yaygın olarak, bir cinsteki hem erkek, hem de dişi varlıklara aynı isim verilir, yalnız, dişiliği göstermek için, isimde bir dişilik alameti bulunur.
Kız öğrenci kitabı okuyorتقرأ الطالبة الكتاب Cümlesindekiالطالبة kelimesinin sonundakiة dişilik alametlerinden biridir. Kelimenin aslıالطالب dır, yuvarlakة dişiliği göstermek için eklenmiştir.
Dişilik alametleri üçtür:
1-Yuvarlak te: Dişi (müennes) sayılan varlıklarla bunların sıfatlarının sonunda bulunur.
Müennes için Müzekker için
Yazıcı كاتب كاتبة
Öğretmen معلم معلمة
2-Uzun dişilik elifi: Bu alamet, en çok, renk ve sakatlığı gösterenافعل veznindeki kelimelerin müennesinde bulunur.
فعلاء (Müennes için) افعل(Müzekker için)
Kırmızı احمر حمراء
Yeşil اخضر خضراء
3-Kısa dişilik elifi: Bu alamet, en çok, افعل veznindeki sıfatı müşebbehe’ler فعلىvezninde müennes yapılınca, müennes kelimenin sonunda bulunur.
فعلى (Müennes için) افعل(Müzekker için)
Daha büyük اكبر كبرى
Daha küçük اصغر صغرى
Daha güzel احسن حسنى
NOT: Bazı müennes kelimelerde de te’nis alameti bulunmaz. Bu çeşit müennes, ancak işitilerek bilindiği için semai müennes adını alır.
Yerارض balta فأس güneş الشمس ateş نار nefis نفس
rüzgar ريح kulak اذن göz عين kaş حاجب cehennemجهنم
Arapça İsimlerde Dişillik
Arapça´da isimler cinsiyet bakımından eril ve dişil olarak ikiye ayrılır.
Erkek varlığı gösteren isme eril/müzekker, dişi varlığı gösteren isme dişil/müennes denir.
Dişiller/Müennesler 2 kısma ayrılır:
1.Lafz-i Müennes: Lafz-i müennes 3 gruba ayrılır:
a) Sonunda ـة ( yuvarlak te / التاء تانيث / التاء مربوطة) olan isimlerdir.
كِتَابٌ – كِتَابَةٌ
مُعَلِّمٌ – مُعَلِّمَةٌ
مَرِيضٌ – مَرِيضَةٌ
b) Sonunda اء yani elif-i memdude (<st1:personname w:st=”on” productid=”uzun elif”>uzun elif) olan isimlerdir. Bu alamet daha ziyade renk ve sakatlığı ifade eden أَفْعَلُ veznindeki kelimelerin müenneslerinde kullanılır.
أَبْيَضٌ – بَيْضَاءُ
أَحْمَرُ – حَمْرَاءُ
أَسْوَدٌ – سَوْدَاءُ
c) Sonu ىyani elif-i maksura (kısa elif) ile biten isimlerdir. Elif-i maksura daha ziyade أَفْعَلُveznindeki derecelendirilmiş sıfatların müenneslerinde kullanılır.
أَكْبَرٌ – كُبْرَى
أَصْفَرٌ – صَفْرَى
Not: فَعْلاءُ veznindeki sıfatların müennesleri de فُعْلَى vezninde kullanılır.
عَطْشَانٌ – عَطْشَى
2. Sema-i Müennes: Üzerinde müenneslik alameti olmayıp, müennes sayılan isimlerdir. Bu müennesler sözlüğe bakılarak ve/veya işitilerek öğrenilir.
اَلْحَاجَبُ
اَلْفَأْسُ
اَلأُذْنُ
2-MARİFE VE NEKRE
Marife (Belirli): Belirli bir şey için konulmuş isimdir.
Nekre (Belirsiz): Belirsiz bir şey için konulmuş isimdir.
İsim ve sıfatların belirli olduğunu göstermek için, başlarına ال takısı getirilir. Bu takıya, belirlilik takısı veya belirtme takısı denir. Bu belirlilik takısına Arapça da “harf’ut-tarif” denir.
قلم Kelimesi nekre olup herhangi bir kalem demektir. Halbuki, bu kelimenin başına ال getirirsek durum şöyle olur: القلمartık bu, bildiğimiz, bizce belli bir kalem demektir. Böyle, bilinen belirli varlıkları gösteren kelimelere marife denir.
Başında belirlilik takısı ال Bulunmayan, sonu tenvinli olup belirsiz bir varlığı gösteren بيت كتاب gibi kelimelere de nekre denir.
Nekre kelimeler, başında ال getirilerek marife yapılırken, sonlarındaki tenvin yani çift harekeden biri düşer, tek hareke kalır.
Marife 6 çeşittir:
1-Zamirler: هى هو gibi
2-Alem: yani özel isim زيد gibi
3-İşaret isimleri: هذه هذا gibi
4-İsmi mevsul: الى الذىgibi
5-Elif-Lam ile belirlenmiş isim: الرجل gibi
Nida harfi ile belirli bir isim kastedilirse, bununla da isim belirli olur يا رجل gibi. Burada رجل kelimesi her ne kadar nekre (belirsiz) ise de, çağıran kimse tarafından bilindiği için marifedir. Yani belli bir kişidir.
6-Saydığımız bu beş çeşit marifeden birine muzaf olan kelimedir:
Zeydin uşağı غلام زيد
زيد özel isim olduğu için marifedir ve cümlede muzafun ileyh’ dir.
غلام ise, nekredir. Fakat belirli bir kelime olan زيدde muzaf olduğu için belirlilik kazanmıştır. Yani marife olmuştur.
3-İSİMLERDE TEKLİK, İKİLİK, ÇOKLUK (Müfret-Tesniye-Cemi)
A-Teklik isim (Müfret): Tek bir varlığı gösterir:
Çocuk طفل adam رجل ev بيت
B-İkilik isim (Müsenna): İki varlığı gösterir. Müfret ismin sonuna ا ن eklenerek yapılır.
İki kalem قلمان ß bir kalem قلم
İki mektep مدرستان ß bir mektep مدرسة
C-Çokluk ismi (Cemi): Aynı cinsten birçok varlığı gösterir. Üç bölümde incelenir.
1-Cemi Müzekker Salim: Erkek olan veya sayılan varlıkların isimleri, sonlarına ون eklenerek çoğul yapılır.
Öğretmenler معلمون ß Öğretmenمعلم
2-Cemi Müennes Salim: Dişi olan veya sayılan bir varlığı gösteren ismin sonuna ات eklenerek çoğul yapılır.
Hanım öğretmenlerمعلمات ß Hanım öğretmen معلمة
3-Cemi Mükesser: Tekil kelimenin yapısı, biçimi değiştirilerek elde edilen çokluktur.
Kalemler قلم -> قلمان -> اقلام
Bazı cemi isimlerin kendi cinsinden müfredi yoktur. Bu çeşit isimlere “Cemi isim” denir.
Ordu جيش Kavim قوم
4-TESNİYE VE İRABI (ref=ötre , nasb=üstün ve cer=esre hali)
Tek varlığı gösteren isme müfret, iki varlığı gösteren isme de tensiye denir. isimleri tensiye yapmak için sonlarına ref halinde (ان ), nasb ve cer halinde (ين ) getirilir.
Tensiye isimlerin sonundaki ن harfi her zaman esreli, nasb ve cer halinde ى harfi de cezimli ve öncesi üstün olur. Cemi müzekker salim’le karıştırılmaması için buna dikkat etmek gerekir.
ولد -> ولدان (ولدين)
يوم -> يومان (يومين)
مدرسة -> مدرستان (مدرستين)
Bir isim tensiye yapılırken şunlara dikkat edilir:
1-Sonundaki elif harfi vav harfinden çevrilmiş olan bir isim tensiye yapılırken, elif tekrar vav harfine dönüşür.
عصا -> عصوان (عصوين)
2-Sonundaki elifin aslı ya ise, yahut ismin harfleri 3’ten fazla ise, elif ya harfine dönüşür.
فتى -> فتيان ( فتيين )
مستشفى -> مستشفيان ( مستشفيين )
3-Sonu uzun elif (Elif-i Memdude) ile biten müennes isimler tensiye yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür.
صحراء -> صحراوان ( صحراوين )
4– أب ve اخ İsimleri tensiye yapılırken mahzuf olan vav harfleri geri gelir.
أب -> ابوان ( ابوين )
اخ -> اخوان ( اخوين )
5-CEMİ: Cemiler üçe ayrılır:
1-CEM-İ MÜZEKKER SALİM VE İRABI: Müfredinin sonuna, ref halinde, bir öncesi ötreli vav-nun (ون ), nasb ve cer halinde, bir öncesi esreli ya-nun (ين ) getirilerek yapılır. Her iki durumda da sonundaki nun harfi üstündür.
مسلمين )( مسلمون ß مسلم
Öğretmenler okula gitti ذهب المعلمون الى المدرسة Ref hali
Öğretmenleri okulda gördüm راية المعلمين فى المدرسة nasb hali
Öğretmenlere selam verdim سلمت على المعلمين cer hali
İzafet durumunda bu nun harfi düşer.
Mektebin öğretmenleri معلموا المدرسة
2-CEM-İ MÜENNES SALİM VE İRABI: Müennes (dişi) isimlerin çoğuludur. Müfret müennes isimlerin sonuna ( ات) harfleri getirilerek yapılır.
Müslüman kadınlar مسلمات ß مسلمة
Müfret müennes isimlerde değişiklik yapılmadan sonuna bu ek eklenerek çoğul yapıldığı için buna da salim müennes cemi denilmiştir.
Cemi müennes salim yapılırken şunlara dikkat edilmeli:
1-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunan isimler müennes cemi yapılırken bu te harfi atılır.
Öğretmen kadınlar معلمات ß معلمة
2-Müenneslik alameti olarak sonunda elif-i maksure veya elif-i memdude bulunan isimler cemi müennes yapılırken, tesniyelerde izlenen kurallar uygulanır.
a) Sonu Elif-i Maksure ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken Sonundaki elifin aslı ya ise, elif ya harfine dönüşür. Sonundaki elifin aslı vav ise, elif vav harfine dönüşür.
Faziletli kadınlar فضليات ß فضلى
b) Sonu Elif-i Memdude ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür.
Gökler سماوات ß سماء
3-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunmayıp kadın ismi olanlar da cemi müennes şeklinde cemi yapılır.
زينبات ß زينب
4-Erkek ismi olduğu halde sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunanlar da bu şekilde cemi yapılır.
طلحات ß طلحة
5-Sonunda yuvarlak te ( ة ) olup müennes ismi olduğu halde cemi müennes salim şeklinde cemi olmayan bazı kelimelerde vardır.
Dinler ملل ß ملة Ümmetler امم ß امة Kadınlar نساء ß امراة
3-CEMİ MÜKESSER: Müfret ismin harekesinin değişmesiyle veya harflerinden birisinin hazfedilmesiyle yahut harf ilavesiyle yahut da bu üç durumun beraberce bulunmasıyla yapılan cemidir.
Ağaçlar اشجار ß شجرة Kitaplar كتب ß كتاب
İSİMLERDE CİNSİYET
Müzekker (Eril) – Müennes (Dişil)
İsimlerde Cinsiyet: Arap dilinde kelimeler dil bilgisi yönünden müennes (dişil) ve müzekker (eril) olarak iki tür cinsiyete sahiptir. Bunlar genellikle varlıkların doğal cinsiyetine uyarlar. Doğada erkek olan canlılar müzekker, dişi olan canlıklar müennes kabul edilir. Fakat bu kuralın istisnaları vardır.
İsimlerin müennes (dişi) olma kuralları:
1- Doğal dişi isimler.
Örnek:
أُمٌّ (anne)
أُخْتٌ (kız kardeş)
بِنْتٌ (kız çocuğu)
2- Kasaba, şehir, ülke ve kabile isimleri müennes (dişi) kabul edilir.
Örnek:
قُرَيْشٌ (Kureyş)
مِصْرٌ (Mısır)
مَكَّةٌ (Mekke)
3- Vücudun çift olan azaları, organları münnes (dişi) olarak kabul edilir.
Örnek:
عَيْنٌ (Göz)
أُذْنٌ (Kulak)
يَدٌ (el)
4- Son harfi ta-yı marbuta (ة – ـة) ile biten isimler çoğunlukla münnes (dişi), müfred (tekil) kabul edilir.
Örnek:
مَدِينَةٌ (şehir)
مُحَافَظَةٌ (şehir)
لَيْلَةٌ (bir gece)
سَفِينَةٌ (gemi)
كَبِيرَةٌ (büyük)
طَبِيبَةٌ (bayan doktor)
مَرِيضَةٌ (hasta)
كَاتِبَةٌ (yazıcı)
مُعَلِّمَةٌ (öğretmen)
فَقِيرَةٌ (yoksul)
نَظِيفَةٌ (temiz)
كَبِيرَةٌ (büyük)
صَغِيرَةٌ (küçük)
قِطَّةٌ (kedi)
كَلْبَةٌ (köpek)
مُهْرَةٌ (tay)
مُسْلِمَةٌ (müslüman)
مُؤْمِنَةٌ (mümin)
5- Son harfi Elif-Maksura (kısa elif – ى) olan isimler müennes (dişi) olarak kabul edilir.
Örnek:
صُغْرَى (en küçük)
حُسْنَى (en güzel)
حُبْلَى (hamile, gebe)
عَصًا (baston)
كُبْرَى (en büyük)
سُفْلَى (daha düşük)
عَطْشَى (susamış, susuz)
6- İsim kelimenin sonunda Elif-Mamdude (uzun elif – اء) ve hemze şeklinde bulunan isimler müennes (dişi) olarak kabul edilir.
Örnek:
بَيْضَاءُ (beyaz)
زَرْقَاءُ (mavi)
حَمْرَاءُ (kırmızı)
حَسْنَاءُ (güzel kız)
سَمْرَاءُ (semra)
خَضْرَاءُ (yeşil)
سَوْدَاءُ (siyah)
خَرْسَاءُ (dilsiz)
حَدْبَاءُ (kambur)
عَرْجَاءُ (topal)
عَمْيَاءُ (kör)
شَقْرَاءُ (sarışın)
سَمْرَاءُ (esmer)
7- Topluluk isimleri genellikle müennes (dişi) kabul edilir.
Örnek:
العَرَبُ (Arap)
8- Hiçbir sebep olmadığı halde müennes (dişi) kabul edilen isimlerde vardır. Bu tür kelimeler işitmeyle müennes (dişi) kabul edildiği için Semai Müennes (işitmeyle bilinen dişil) kelimeler denir.
Örnek:
نَفْسٌ (kendim)
أَرْضٌ (yeryüzü)
شَمْسٌ (güneş)
سَمَاءٌ (gökyüzü)
رِيحٌ (rüzgar)
نَارٌ (ateş)
دَارٌ (ev)
حَرْبٌ (savaş)
فَأْسٌ (balta)
جَهَنَّمٌ (cehennem)
حَاجِبٌ (kaş)
رِجْلٌ (ayak)
Püf Noktaları:
* Yukarıdaki kurallara uymayan isimler müzekker (eril) kabul edilir.
* Ayrıca Arapça’daki bütün cansız isimlerin çoğulu müennes (dişi) ve müfred (tekil) kabul edilir.
* Bazı müzekker (eril) isimler kurala aykırıdır.
Örnek:
حَمْزَةُ (Hamza)
طَلْحَةُ (Talha)
عُرْوَةُ (Urve)
* Mübalağa ifade eden فَعَّالَةٌ vezninin sonundaki ta-i marbuta ـة müenneslik (dişilik) için değildir.
Örnek:
عَلاَّمَةٌ (çok bilgili)
نَسَّابَةٌ (soy bilgini)
رَحَّالَةٌ (çok gezmiş)
* Münennes (dişi) kelimeler aşağıdaki gibi iki ana grupta sınıflandırılarak da isimlendirilebilir:
A- Hakiki Müennes (Dişi) المُؤَنَّثُ الحَقِيقِيُّ: Ta-i Marbuta/Ta-i Tenis tenis (dişilik) alameti taşısın veya taşımasın gerçekte dişi olan varlıktır.
خَدِيجَةُ (Hatice)
مَرْيَمُ (Meryem)
خَنْسَاءُ (Hansa)
لَبُؤَةٌ
B- Mecazi Müennes (Dişi)المُؤَنَّثُ المَجَازِيُّ:
a- Lafzi Münnes (Dişi):
Tenis (Dişilik) alameti olan (ة – ى – اء) isimler.
Örnek:
نَافِذَةٌ (pencere)
كُبْرَى(en büyük)
خَضْرَاءُ (yeşil)
b- Semai Müennes (Dişi):
Tenis (Dişilik) alameti olmayan (ة – ى – اء) isimler.
Örnek:
نَارٌ (ateş)
رِيحٌ (rüzgar)
أَرْضٌ (yeryüzü)
* Sıfat kelimeler isim sayılır ve sıfat kelimenin sonuna ta-yı marbuta (ة – ـة) eklenir. Müennes (Dişil) – tekil sıfat olarak değerlendirilir. Bu kural son harfi illetsiz kelimelerde geçerlidir.
Örnek:
كَبِيرٌ – كَبِيرَةٌ (büyük)
صَغِيرٌ – صَغِيرَةٌ (küçük)
بَطِيئٌ – بَطِيئَةٌ (yavaş)
* Tenis te’si/Dişilik te’si: (ة – ـة)
* Ta’i Marbuta/Kapalı te: (ة – ـة)
* Ta’i Marbuta/Kapalı te – Tenis te’si/Dişilik te (ة – ـة) sonuna bir ek bitiştiğinde açık ـتـ şeklinde yazılır.
Örnek:
مِحْفَظَةٌ – مِحْفَظَتُكَ (çanta – senin çantan)
نَظَّارَةٌ – نَظَّارَتُهُ (gözlük – onun gözlüğü)
مِظَلَّةٌ – مِظَلَّتِي (şemsiye – benim şemsiyem)
Konuyla ilgili bazı terimler:
* المُذَكَّرُ: Müzekker – Eril/Erkek
* المُؤَنَّثُ: Müennes – Dişil/Dişi
* التَّذْكِيرُ فِي الأَسْمَاءِ: İsimlerde Erillik/Erkeklik
* التَّأْنِيثُ فِي الأَسْمَاءِ: İsimlerde Dişillik/Dişilik
* المُؤَنَّثُ الحَقِيقِيُّ: Hakiki Müennes/Dişi/Dişil
* المُؤَنَّثُ المَجَازِيُّ: Mecazi Müennes/Dişi/Dişil
* عَلاَمَاتُ التَّأْنِيثِ: Müenneslik Dişilik Alametleri
* التَّاءُ المَرْبُوطَةُ: Yuvarlak te
* أَلِفُ التَّأْنِيثِ المَمْدُودَةُ: Uzun müenneslik/dişilik elifi (ا)
* أَلِفُ التَّأْنِيثِ المَقْصُورَةُ: Kısa müenneslik/dişilik elifi (ى)
1-İSİMLERDE ERKEKLİK-DİŞİLİK (Müzekker-Müennes)
Arapçada, bir cinsteki varlığın erkeğine ve dişisine ayrı isimler verildiği olur:
Anaام Babaاب
Dişi deveناقة Erkek deveجمل
Tavukدجاجة Horozديك
Fakat, yaygın olarak, bir cinsteki hem erkek, hem de dişi varlıklara aynı isim verilir, yalnız, dişiliği göstermek için, isimde bir dişilik alameti bulunur.
Kız öğrenci kitabı okuyorتقرأ الطالبة الكتاب Cümlesindekiالطالبة kelimesinin sonundakiة dişilik alametlerinden biridir. Kelimenin aslıالطالب dır, yuvarlakة dişiliği göstermek için eklenmiştir.
Dişilik alametleri üçtür:
1-Yuvarlak te: Dişi (müennes) sayılan varlıklarla bunların sıfatlarının sonunda bulunur.
Müennes için Müzekker için
Yazıcı كاتب كاتبة
Öğretmen معلم معلمة
2-Uzun dişilik elifi: Bu alamet, en çok, renk ve sakatlığı gösterenافعل veznindeki kelimelerin müennesinde bulunur.
فعلاء (Müennes için) افعل(Müzekker için)
Kırmızı احمر حمراء
Yeşil اخضر خضراء
3-Kısa dişilik elifi: Bu alamet, en çok, افعل veznindeki sıfatı müşebbehe’ler فعلىvezninde müennes yapılınca, müennes kelimenin sonunda bulunur.
فعلى (Müennes için) افعل(Müzekker için)
Daha büyük اكبر كبرى
Daha küçük اصغر صغرى
Daha güzel احسن حسنى
NOT: Bazı müennes kelimelerde de te’nis alameti bulunmaz. Bu çeşit müennes, ancak işitilerek bilindiği için semai müennes adını alır.
Yerارض balta فأس güneş الشمس ateş نار nefis نفس
rüzgar ريح kulak اذن göz عين kaş حاجب cehennemجهنم
|
Arapça İsimlerde Dişillik Arapça´da isimler cinsiyet bakımından eril ve dişil olarak ikiye ayrılır. Erkek varlığı gösteren isme eril/müzekker, dişi varlığı gösteren isme dişil/müennes denir. Dişiller/Müennesler 2 kısma ayrılır: 1.Lafz-i Müennes: Lafz-i müennes 3 gruba ayrılır: a) Sonunda ـة ( yuvarlak te / التاء تانيث / التاء مربوطة) olan isimlerdir. مُعَلِّمٌ – مُعَلِّمَةٌ مَرِيضٌ – مَرِيضَةٌ
أَحْمَرُ – حَمْرَاءُ
أَصْفَرٌ – صَفْرَى
Not: فَعْلاءُ veznindeki sıfatların müennesleri de فُعْلَى vezninde kullanılır. عَطْشَانٌ – عَطْشَى 2. Sema-i Müennes: Üzerinde müenneslik alameti olmayıp, müennes sayılan isimlerdir. Bu müennesler sözlüğe bakılarak ve/veya işitilerek öğrenilir. اَلْحَاجَبُ اَلْفَأْسُ اَلأُذْنُ |
|
|
2-MARİFE VE NEKRE
Marife (Belirli): Belirli bir şey için konulmuş isimdir.
Nekre (Belirsiz): Belirsiz bir şey için konulmuş isimdir.
İsim ve sıfatların belirli olduğunu göstermek için, başlarına ال takısı getirilir. Bu takıya, belirlilik takısı veya belirtme takısı denir. Bu belirlilik takısına Arapça da “harf’ut-tarif” denir.
قلم Kelimesi nekre olup herhangi bir kalem demektir. Halbuki, bu kelimenin başına ال getirirsek durum şöyle olur: القلمartık bu, bildiğimiz, bizce belli bir kalem demektir. Böyle, bilinen belirli varlıkları gösteren kelimelere marife denir.
Başında belirlilik takısı ال Bulunmayan, sonu tenvinli olup belirsiz bir varlığı gösteren بيت كتاب gibi kelimelere de nekre denir.
Nekre kelimeler, başında ال getirilerek marife yapılırken, sonlarındaki tenvin yani çift harekeden biri düşer, tek hareke kalır.
Marife 6 çeşittir:
1-Zamirler: هى هو gibi
2-Alem: yani özel isim زيد gibi
3-İşaret isimleri: هذه هذا gibi
4-İsmi mevsul: الى الذىgibi
5-Elif-Lam ile belirlenmiş isim: الرجل gibi
Nida harfi ile belirli bir isim kastedilirse, bununla da isim belirli olur يا رجل gibi. Burada رجل kelimesi her ne kadar nekre (belirsiz) ise de, çağıran kimse tarafından bilindiği için marifedir. Yani belli bir kişidir.
6-Saydığımız bu beş çeşit marifeden birine muzaf olan kelimedir:
Zeydin uşağı غلام زيد
زيد özel isim olduğu için marifedir ve cümlede muzafun ileyh’ dir.
غلام ise, nekredir. Fakat belirli bir kelime olan زيدde muzaf olduğu için belirlilik kazanmıştır. Yani marife olmuştur.
3-İSİMLERDE TEKLİK, İKİLİK, ÇOKLUK (Müfret-Tesniye-Cemi)
A-Teklik isim (Müfret): Tek bir varlığı gösterir:
Çocuk طفل adam رجل ev بيت
B-İkilik isim (Müsenna): İki varlığı gösterir. Müfret ismin sonuna ا ن eklenerek yapılır.
İki kalem قلمان ß bir kalem قلم
İki mektep مدرستان ß bir mektep مدرسة
C-Çokluk ismi (Cemi): Aynı cinsten birçok varlığı gösterir. Üç bölümde incelenir.
1-Cemi Müzekker Salim: Erkek olan veya sayılan varlıkların isimleri, sonlarına ون eklenerek çoğul yapılır.
Öğretmenler معلمون ß Öğretmenمعلم
2-Cemi Müennes Salim: Dişi olan veya sayılan bir varlığı gösteren ismin sonuna ات eklenerek çoğul yapılır.
Hanım öğretmenlerمعلمات ß Hanım öğretmen معلمة
3-Cemi Mükesser: Tekil kelimenin yapısı, biçimi değiştirilerek elde edilen çokluktur.
Kalemler قلم -> قلمان -> اقلام
Bazı cemi isimlerin kendi cinsinden müfredi yoktur. Bu çeşit isimlere “Cemi isim” denir.
Ordu جيش Kavim قوم
4-TESNİYE VE İRABI (ref=ötre , nasb=üstün ve cer=esre hali)
Tek varlığı gösteren isme müfret, iki varlığı gösteren isme de tensiye denir. isimleri tensiye yapmak için sonlarına ref halinde (ان ), nasb ve cer halinde (ين ) getirilir.
Tensiye isimlerin sonundaki ن harfi her zaman esreli, nasb ve cer halinde ى harfi de cezimli ve öncesi üstün olur. Cemi müzekker salim’le karıştırılmaması için buna dikkat etmek gerekir.
ولد -> ولدان (ولدين)
يوم -> يومان (يومين)
مدرسة -> مدرستان (مدرستين)
Bir isim tensiye yapılırken şunlara dikkat edilir:
1-Sonundaki elif harfi vav harfinden çevrilmiş olan bir isim tensiye yapılırken, elif tekrar vav harfine dönüşür.
عصا -> عصوان (عصوين)
2-Sonundaki elifin aslı ya ise, yahut ismin harfleri 3’ten fazla ise, elif ya harfine dönüşür.
فتى -> فتيان ( فتيين )
مستشفى -> مستشفيان ( مستشفيين )
3-Sonu uzun elif (Elif-i Memdude) ile biten müennes isimler tensiye yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür.
صحراء -> صحراوان ( صحراوين )
4– أب ve اخ İsimleri tensiye yapılırken mahzuf olan vav harfleri geri gelir.
أب -> ابوان ( ابوين )
اخ -> اخوان ( اخوين )
5-CEMİ: Cemiler üçe ayrılır:
1-CEM-İ MÜZEKKER SALİM VE İRABI: Müfredinin sonuna, ref halinde, bir öncesi ötreli vav-nun (ون ), nasb ve cer halinde, bir öncesi esreli ya-nun (ين ) getirilerek yapılır. Her iki durumda da sonundaki nun harfi üstündür.
مسلمين )( مسلمون ß مسلم
Öğretmenler okula gitti ذهب المعلمون الى المدرسة Ref hali
Öğretmenleri okulda gördüm راية المعلمين فى المدرسة nasb hali
Öğretmenlere selam verdim سلمت على المعلمين cer hali
İzafet durumunda bu nun harfi düşer.
Mektebin öğretmenleri معلموا المدرسة
2-CEM-İ MÜENNES SALİM VE İRABI: Müennes (dişi) isimlerin çoğuludur. Müfret müennes isimlerin sonuna ( ات) harfleri getirilerek yapılır.
Müslüman kadınlar مسلمات ß مسلمة
Müfret müennes isimlerde değişiklik yapılmadan sonuna bu ek eklenerek çoğul yapıldığı için buna da salim müennes cemi denilmiştir.
Cemi müennes salim yapılırken şunlara dikkat edilmeli:
1-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunan isimler müennes cemi yapılırken bu te harfi atılır.
Öğretmen kadınlar معلمات ß معلمة
2-Müenneslik alameti olarak sonunda elif-i maksure veya elif-i memdude bulunan isimler cemi müennes yapılırken, tesniyelerde izlenen kurallar uygulanır.
a) Sonu Elif-i Maksure ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken Sonundaki elifin aslı ya ise, elif ya harfine dönüşür. Sonundaki elifin aslı vav ise, elif vav harfine dönüşür.
Faziletli kadınlar فضليات ß فضلى
b) Sonu Elif-i Memdude ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür.
Gökler سماوات ß سماء
3-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunmayıp kadın ismi olanlar da cemi müennes şeklinde cemi yapılır.
زينبات ß زينب
4-Erkek ismi olduğu halde sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunanlar da bu şekilde cemi yapılır.
طلحات ß طلحة
5-Sonunda yuvarlak te ( ة ) olup müennes ismi olduğu halde cemi müennes salim şeklinde cemi olmayan bazı kelimelerde vardır.
Dinler ملل ß ملة Ümmetler امم ß امة Kadınlar نساء ß امراة
3-CEMİ MÜKESSER: Müfret ismin harekesinin değişmesiyle veya harflerinden birisinin hazfedilmesiyle yahut harf ilavesiyle yahut da bu üç durumun beraberce bulunmasıyla yapılan cemidir.
Ağaçlar اشجار ß شجرة Kitaplar كتب ß كتاب
|
İSİMLERDE CİNSİYET Müzekker (Eril) – Müennes (Dişil) İsimlerde Cinsiyet: Arap dilinde kelimeler dil bilgisi yönünden müennes (dişil) ve müzekker (eril) olarak iki tür cinsiyete sahiptir. Bunlar genellikle varlıkların doğal cinsiyetine uyarlar. Doğada erkek olan canlılar müzekker, dişi olan canlıklar müennes kabul edilir. Fakat bu kuralın istisnaları vardır. İsimlerin müennes (dişi) olma kuralları: 1- Doğal dişi isimler. Örnek: أُمٌّ (anne) أُخْتٌ (kız kardeş) بِنْتٌ (kız çocuğu) 2- Kasaba, şehir, ülke ve kabile isimleri müennes (dişi) kabul edilir. Örnek: قُرَيْشٌ (Kureyş) مِصْرٌ (Mısır) مَكَّةٌ (Mekke) 3- Vücudun çift olan azaları, organları münnes (dişi) olarak kabul edilir. Örnek: عَيْنٌ (Göz) أُذْنٌ (Kulak) يَدٌ (el) 4- Son harfi ta-yı marbuta (ة – ـة) ile biten isimler çoğunlukla münnes (dişi), müfred (tekil) kabul edilir. Örnek: مَدِينَةٌ (şehir) مُحَافَظَةٌ (şehir) لَيْلَةٌ (bir gece) سَفِينَةٌ (gemi) كَبِيرَةٌ (büyük) طَبِيبَةٌ (bayan doktor) مَرِيضَةٌ (hasta) كَاتِبَةٌ (yazıcı) مُعَلِّمَةٌ (öğretmen) فَقِيرَةٌ (yoksul) نَظِيفَةٌ (temiz) كَبِيرَةٌ (büyük) صَغِيرَةٌ (küçük) قِطَّةٌ (kedi) كَلْبَةٌ (köpek) مُهْرَةٌ (tay) مُسْلِمَةٌ (müslüman) مُؤْمِنَةٌ (mümin) 5- Son harfi Elif-Maksura (kısa elif – ى) olan isimler müennes (dişi) olarak kabul edilir. Örnek: صُغْرَى (en küçük) حُسْنَى (en güzel) حُبْلَى (hamile, gebe) عَصًا (baston) كُبْرَى (en büyük) سُفْلَى (daha düşük) عَطْشَى (susamış, susuz) 6- İsim kelimenin sonunda Elif-Mamdude (uzun elif – اء) ve hemze şeklinde bulunan isimler müennes (dişi) olarak kabul edilir. Örnek: بَيْضَاءُ (beyaz) زَرْقَاءُ (mavi) حَمْرَاءُ (kırmızı) حَسْنَاءُ (güzel kız) سَمْرَاءُ (semra) خَضْرَاءُ (yeşil) سَوْدَاءُ (siyah) خَرْسَاءُ (dilsiz) حَدْبَاءُ (kambur) عَرْجَاءُ (topal) عَمْيَاءُ (kör) شَقْرَاءُ (sarışın) سَمْرَاءُ (esmer) 7- Topluluk isimleri genellikle müennes (dişi) kabul edilir. Örnek: العَرَبُ (Arap) 8- Hiçbir sebep olmadığı halde müennes (dişi) kabul edilen isimlerde vardır. Bu tür kelimeler işitmeyle müennes (dişi) kabul edildiği için Semai Müennes (işitmeyle bilinen dişil) kelimeler denir. Örnek: نَفْسٌ (kendim) أَرْضٌ (yeryüzü) شَمْسٌ (güneş) سَمَاءٌ (gökyüzü) رِيحٌ (rüzgar) نَارٌ (ateş) دَارٌ (ev) حَرْبٌ (savaş) فَأْسٌ (balta) جَهَنَّمٌ (cehennem) حَاجِبٌ (kaş) رِجْلٌ (ayak) Püf Noktaları: * Yukarıdaki kurallara uymayan isimler müzekker (eril) kabul edilir. * Ayrıca Arapça’daki bütün cansız isimlerin çoğulu müennes (dişi) ve müfred (tekil) kabul edilir. * Bazı müzekker (eril) isimler kurala aykırıdır. Örnek: حَمْزَةُ (Hamza) طَلْحَةُ (Talha) عُرْوَةُ (Urve) * Mübalağa ifade eden فَعَّالَةٌ vezninin sonundaki ta-i marbuta ـة müenneslik (dişilik) için değildir. Örnek: عَلاَّمَةٌ (çok bilgili) نَسَّابَةٌ (soy bilgini) رَحَّالَةٌ (çok gezmiş) * Münennes (dişi) kelimeler aşağıdaki gibi iki ana grupta sınıflandırılarak da isimlendirilebilir: A- Hakiki Müennes (Dişi) المُؤَنَّثُ الحَقِيقِيُّ: Ta-i Marbuta/Ta-i Tenis tenis (dişilik) alameti taşısın veya taşımasın gerçekte dişi olan varlıktır. خَدِيجَةُ (Hatice) مَرْيَمُ (Meryem) خَنْسَاءُ (Hansa) لَبُؤَةٌ B- Mecazi Müennes (Dişi)المُؤَنَّثُ المَجَازِيُّ: a- Lafzi Münnes (Dişi): Tenis (Dişilik) alameti olan (ة – ى – اء) isimler. Örnek: نَافِذَةٌ (pencere) كُبْرَى(en büyük) خَضْرَاءُ (yeşil) b- Semai Müennes (Dişi): Tenis (Dişilik) alameti olmayan (ة – ى – اء) isimler. Örnek: نَارٌ (ateş) رِيحٌ (rüzgar) أَرْضٌ (yeryüzü) * Sıfat kelimeler isim sayılır ve sıfat kelimenin sonuna ta-yı marbuta (ة – ـة) eklenir. Müennes (Dişil) – tekil sıfat olarak değerlendirilir. Bu kural son harfi illetsiz kelimelerde geçerlidir. Örnek: كَبِيرٌ – كَبِيرَةٌ (büyük) صَغِيرٌ – صَغِيرَةٌ (küçük) بَطِيئٌ – بَطِيئَةٌ (yavaş) * Tenis te’si/Dişilik te’si: (ة – ـة) * Ta’i Marbuta/Kapalı te: (ة – ـة) * Ta’i Marbuta/Kapalı te – Tenis te’si/Dişilik te (ة – ـة) sonuna bir ek bitiştiğinde açık ـتـ şeklinde yazılır. Örnek: مِحْفَظَةٌ – مِحْفَظَتُكَ (çanta – senin çantan) نَظَّارَةٌ – نَظَّارَتُهُ (gözlük – onun gözlüğü) مِظَلَّةٌ – مِظَلَّتِي (şemsiye – benim şemsiyem) Konuyla ilgili bazı terimler: * المُذَكَّرُ: Müzekker – Eril/Erkek * المُؤَنَّثُ: Müennes – Dişil/Dişi * التَّذْكِيرُ فِي الأَسْمَاءِ: İsimlerde Erillik/Erkeklik * التَّأْنِيثُ فِي الأَسْمَاءِ: İsimlerde Dişillik/Dişilik * المُؤَنَّثُ الحَقِيقِيُّ: Hakiki Müennes/Dişi/Dişil * المُؤَنَّثُ المَجَازِيُّ: Mecazi Müennes/Dişi/Dişil * عَلاَمَاتُ التَّأْنِيثِ: Müenneslik Dişilik Alametleri * التَّاءُ المَرْبُوطَةُ: Yuvarlak te * أَلِفُ التَّأْنِيثِ المَمْدُودَةُ: Uzun müenneslik/dişilik elifi (ا) * أَلِفُ التَّأْنِيثِ المَقْصُورَةُ: Kısa müenneslik/dişilik elifi (ى) |
Türkçede, bilindiği gibi, yakındaki bir şeyi göstermek için “bu”, az ötedekini göstermek için “şu”, uzaktakini göstermek için de “o” işaret sıfatları kullanılır. İşaret edilen şey çok ise, “bunlar”, “şunlar”, “onlar” denir. İşaret sıfatına, Arapçada işaret ismi denir.
Arapçadaki İşaret İsimleri Şunlardır:
Cemiأولاء أولاء Şunlar
Tensiyeتان (تين) ذان (ذين) Şu ikisi
Müfretذه ,تى ذا Şu
Arapçadaki esas işaret isimleri bunlardır. Ancak, yakın ve uzaktaki şeyleri göstermek için, bunların ön veya sonlarına takılar getirilir.
a)Yakın için işaret isimleri: başa bir ه eklenerek yapılır.
Cemiهؤلاء هؤلاء Bunlar
Tensiyeهاتان هذان Bu ikisi
Müfretهذه هذا Bu
b)Uzak için işaret isimleri: sona ك eklenerek yapılır.
Cemiألئك ألئك Onlar
Tensiyeتانك ذانك O ikisi
Müfretتاك،تيك ذاك O
İşaret isimleri ile, işaret olunan şeyler, erlik, dişilik, teklik, ikilik ve çokluk bakımından birbirlerine uyarlar.
İşaret etmek için kullanılan kelimeye işaret ismi denir. Kendisine işaret olunan, gösterilen şeye de müşarun ileyh denir.
Muşarun ileyh = işaret ismi Muşarun ileyh = işaret ismi
Bu çocukهذا الولد Bu iki gülهاتان الوردتان
NOT: تيك ذاك kelimelerine ل Eklenerek daha uzaktaki bir şeye işaret edilir.
O kubbeتلك القبة O sarayذلك القصر
NOT: Arapçada, yer göstermek için, başlıca şu işaret isimleri kullanılır.
1-Burası, Buradaهنا 2-Şurası, Şuradaهناك 3-Orası, Oradaهنالك
İSM-İ İŞARETLER
Kendisiyle bir şeye işaret edilen ve işaret ettiği isme uygunluk gösteren mebni isimlere ( tesniyeleri
hariç ) ismi işaret denir. İsmi işaretin çekim tablosu şöyledir :
|
CEMİ |
TESNİYE |
MÜFRED |
|
|
ﻫﺅﻵﺀ |
ﻫﺫﻳﻥ / ﻫﺫﺍﻥ |
ﻫﺫﺍ |
MÜZEKKER |
|
ﻫﺅﻵﺀ |
ﻫﺎﺗﻳﻥ / ﻫﺎﺗﺎﻥ |
ﻫﺫﻩ |
MÜENNES |
Aşağıdaki örneklerde görüldüğü üzere ismi işaret , işaret ettiği isme sayı ve cinsiyet yönünden
uymuştur. Ayrıca 1b. ve 2b. maddeleri tesniyelerin ötreli olma haline, 3.madde üstünlü, 4. madde ise esreli olma haline örnektir.
1 – a Cemi müzekker b Tesniye müzekker c Müfred müzekker
ﻫﺫﺍ ﻂﺎﻠﺐ ﻫﺫﺍﻥ ﻂﺎﻠﺑﺎﻥ ﻫﺅﻵﺀ ﻂﺎﻠﺑﻮﻥ
2 – a Cemi müennes b Tesniye müennes c Müfred müennes
ﻫﺫﻩ ﻂﺎﻠﺑﺔ ﻫﺎﺘﺎﻥ ﻂﺎﻠﺑﺘﺎﻥ ﻫﺅﻵﺀ ﻂﺎﻠﺑﺎﺕ
3- Tesniyelerinin üstünlü olma hali 4 – Tesniyelerinin esreli olma hali
Müennes Müzekker Müennes Müzekker
ﻫﺫﻳﻥ ﻂﺎﻠﺑﻳﻥ ﻫﺎﺘﻳﻥ ﻂﺎﻠﺑﺘﻳﻥ ﻫﺫﻳﻥ ﻂﺎﻠﺑﻳﻥ ﻫﺎﺘﻳﻥ ﻂﺎﻠﺑﺘﻳﻥ
5 – Akılsız varlıkların cemisini işaret etmek için altı çizili olan Müfred müennes ismi işaret kullanılır .
ﻫﺫﻩ ﻜﺘﺏ ﻫﺫﻩ ﺳﻳﺎﺮﺍﺕ ﻫﺫﻩ ﺍﻗﻶ ﻢ
ARAPÇA DİLBİLGİSİ
KELİME: Arapçada, 3 çeşit kelime vardır: 1-İsim 2-Fiil 3-Harf
1-İsim: İnsan, hayvan, bitki, cansız nesneyi veya manasızamanabağlı olmayan bir işi gösterir:
2-Fiil:Belli bir zamanda olan işi, olayı gösterir:
3-Harf: Başka bir kelime bulunmadıkça tam bir mana vermeyen kelimelerdir:
1-İSİM
A-İSMİN ÇEŞİTLERİ
1-İSMUT TAFDİL: Renk ve sakatlık dışında, bir vasfın, bir niteliğin, bir varlıkta başka bir varlıktakinden daha çok olduğunu gösterir. Bu isim, üç harfli fiilden erkek için افعلvezninde, dişi için ise فعلى vezninde türer.
Müennes müzekker
Daha büyük كبرى ßdaha büyük اكبر ß büyük كبير ß büyümekكبر
Daha küçük صغرى ßdaha küçük اصغر ßküçük صغير ßküçülmekصغر
Güneş, Aydan daha büyüktür. اشمس اكبر من القمر
Ay, Güneşten daha küçüktür. القمر اصغر من الشمس
Hatice, sınıftaki en büyük kızdır خديجة هى البنت الكبرى فى الصف
Arapçada, üstünlük bildiren افعل ve فعلى veznindeki isme, ismut tafdil denir. Bu ismin belirttiği vasıf kendinde bulunan kelimeye el-Mufezzalü (üstün tutulmuş), karşılaştırılan diğer kelimeye de el-Mufazzalü aleyh (kendisine karşı başkası üstün tutulmuş) denir.
Ömer, Halid’den daha bilgilidir. عمر اعلم من خالد
Not: Hem cemide, hem de tesniyelerde kıyas yapılırken, müennes içinde (فعلى değil) افعل vezni kullanılır. Ancak, en üstünlüğü ifade etmek için müenneslerde فعلى vezni kullanılır.
En güzel isimler الاسماء الحسنى
2-İSM-İ ZAMAN ve İSM-İ MEKAN (Zaman ve Yer İsimleri)=(Zaman ve Mekan zarfları): Fiilin meydana geldiği yeri ve zamanı belirten kelimelere zarf denir. Bir adı da mefulun fih’dir.
متى(ne zaman?) ve اين(nerede?) sorularının cevabı olurlar.
Zarflar zaman zarfı ve mekan zarfı olmak üzere iki kısımdır.
Önemli Zaman Zarfları
Sabah= صباح Ay=شهر Saatساعة =
Öğle= ظهر Yıl= عام Bir an= حين
İkindi= عصر Yıl= سنة Bir an= لحظة
Akşam= مساء Sonra= بعد Sure=مدة
Yatsı= عشاء Önce= قبل Gün=يوم
Gündüz= نهار Esnasında= اثناء Hafta=اسبوع
Gece= ليل Boyunca= طوال Kuşluk=ضحى
Dün= امس Arasında= خلال
Yarın= غدا
Önemli Yer Zarfları
Doğu=شرق Ön,önünde=امام Uzağında=بعد
Batı=غرب Ön, önünde=قدام Yakınında=قرب
Sağ=يمين Arka, arkasında=وراء Yanında=عند
Sol=يسار Arka, arkasında=خلف Yanında=لدى
Orta,sı=وسط Alt, altında=تحت Arasında=بين
Altında=دون Üst, üstünde=فوق Etrafında=حول
Tarafında=نحو
NOT: Zarfların başına ب- فىcer harfleri gelir.
Kahirede dört sene kaldım. اقمت فى القاهرة (بالقاهرة) اربع سنوات
3-ZAMİRLER: Zamir, cümlede ismin yerini tutan kelimedir. Arapçada, zamir, şekil bakımından 3 çeşittir:
1-Ayrı Zamirler (Munfasıl Zamirler): Yalnız başlarına kullanılabilen zamirlerdir. Sayıları 24 olup 12 si özne (mübteda, fail), 12 si de meful içindir.
Özne Durumu İçin Ayrı Zamirler:
Cemi انتن انتم هن هم
Müfret انا انت انت هى هو
Bu zamirler, cümlede sadece özne (mübteda veya fail) olarak bulunur.
Sen çalışkansın انت مجتهد
O tacirdir هو تاجر
O (hanım) ilacı içtiهى شربت الدواء
Meful Durumu İçin Ayrı Zamirler:
Cemiاياكن اياكم اياهن اياهم
Tensiyeايانا اياكما اياكما اياهما اياهما
Müfretاياى اياك اياك اياها اياه
Bu zamirler, cümlede sadece meful (düz tümleç) olarak kullanılır.
Allah(cc) sizi ve bizi korusunحفظنا الله واياكم
(ancak) Sana ibadet ederizاياك نعبد
2-Bitişik Zamirler (Muttasıl Zamirler):
Cemiكن كم هن هم
Tensiyeنا كما كما هما هما
Müfretنى ك ك ها ه
Bitişik Zamirlerin Kullanılışı:
a)Fiil cümlesinde bir fiile eklenip meful olurlar.
Seni gördümرايتك Onu dövdünضربته Onları öldürdük قتلناهم
b)Bir isme eklenip mülkiyet zamiri işini görür.
Kitabınızكتابكم Evimizبيتنا Kalemin (dişi)قلمك
c)Bir cer harfine eklenip ismin çeşitli hallerinde bulunurlar.
Ona bir mektup yazdımكتبت اليه رسالة Onlara selam verdimسلمت عليهم
3-Örtülü Zamirler (Müstetir Zamirler): Görünmeksizin fiile bitişen, fiille birlikte bulunan zamirlerdir.
Köpek havladıالكلب نبح Mescide gitاذهب الى المسجد
4-İŞARET İSİMLERİ: Türkçede, bilindiği gibi, yakındaki bir şeyi göstermek için “bu”, az ötedekini göstermek için “şu”, uzaktakini göstermek için de “o” işaret sıfatları kullanılır. İşaret edilen şey çok ise, “bunlar”, “şunlar”, “onlar” denir. İşaret sıfatına, Arapçada işaret ismi denir.
Arapçadaki İşaret İsimleri Şunlardır:
Cemiأولاء أولاء Şunlar
Tensiyeتان (تين) ذان (ذين) Şu ikisi
Müfretذه ,تى ذا Şu
Arapçadaki esas işaret isimleri bunlardır. Ancak, yakın ve uzaktaki şeyleri göstermek için, bunların ön veya sonlarına takılar getirilir.
a)Yakın için işaret isimleri: başa bir ه eklenerek yapılır.
Cemiهؤلاء هؤلاء Bunlar
Tensiyeهاتان هذان Bu ikisi
Müfretهذه هذا Bu
b)Uzak için işaret isimleri: sona ك eklenerek yapılır.
Tensiyeتانك ذانك O ikisi
Müfretتاك،تيك ذاك O
İşaret isimleri ile, işaret olunan şeyler, erlik, dişilik, teklik, ikilik ve çokluk bakımından birbirlerine uyarlar.
İşaret etmek için kullanılan kelimeye işaret ismi denir. Kendisine işaret olunan, gösterilen şeye de müşarun ileyh denir.
Muşarun ileyh = işaret ismi Muşarun ileyh = işaret ismi
Bu çocukهذا الولد Bu iki gülهاتان الوردتان
NOT: تيك ذاك kelimelerine ل Eklenerek daha uzaktaki bir şeye işaret edilir.
O kubbeتلك القبة O sarayذلك القصر
NOT: Arapçada, yer göstermek için, başlıca şu işaret isimleri kullanılır.
1-Burası, Buradaهنا 2-Şurası, Şuradaهناك 3-Orası, Oradaهنالك
5-İSMİ MEVSULLER: İsmi mevsul, iki cümleyi birbirine bağlayan, manası ancak kendisinden sonra gelen cümleyle tamam olan kelimedir. Türkçedeki ilgi zamiri gibi iş görür. İsmi mevsul’den sonra gelen cümleye sıla denir. Sıla’da, ismi mevsulle ilgili, ona dönen bir zamir bulunur, bu zamire aid zamiri denir.
Gördüğün adam (o adam ki gördün) gitti. ذهب الرجل الذى رأيته
Cümlesindekiالذى kelimesi ismi mevsul’dür.رأيته yan cümleciği sıla’dır. Bu sıla’dakiه zamiri de aid’dir.
Aid bazen yukarıda görüldüğü gibi açık, bazen de örtülü olur.
Gökleri ve yeri yaratan Allah’a taparızنعبد الله الذى خلق السموات والارض
Cümlesindeالذى kelimesi ismi mevsul’dür.خلق السموات والارض sıla’dır. Aid müstetir (örtülü) dür.Sıla, خلق هو السموات والارض demektir. Müstetirهو aid durumundadır.
İsmi mevsuller, ayrı ve ortak olmak üzere iki ana bölümde incelenir:
a)Ayrı ismi mevsuller
Cemiاللاتى اللائى اللواتى اللذين ki o kimseler
Tensiyeاللتان (اللتين) اللذان (اللذين) ki o ikisi (ni)
Müfretالتى اللذى ki o kimse
Rabbimiz! Bizi saptıran (cin ve insan cinsinden) iki cinsi bize göster.ربنا أرنا اللذين اضلانا
b)Ortak ismi mevsuller
1- من en, O kimse ki Yalnız akıllılar için kullanılır.
2- ما o şey ki Hayvan ve cansızlar için kullanılır.
3-اى اية hangisi İnsan, hayvan ve cansızlar için kullanılır.
Öğrenci, kendisine öğreteni sayarيحترم الطالب من علمه
Çocuk yapmadığı şeyi söylerيقول الطفل مالا يفعل
Hangisinin cesur olduğunu bilirizنعلم ايهم شجاع
Not: Hayvan ve cansızlar çok olursa, onları gösteren ismi mevsul olarakالتى kullanılar.
Gördüğüm kalemler uzundurالاقلام التى رايتها طويلة
Sattığım develer çokturالجمال التى بعتها كثيرة
6-SORU İSİMLERİ: Soru sormak için kullanılan isimlere soru (istifham) isimleri denir.
1- من من ذا (kim, kime, kimi)anlamını ifade ederler ve akıllı varlıklar için kullanılırlar.
Sen kimsin? من انت؟ Kimi seçtin? من ذا اخترت؟
2-ما ماذا (ne, neye, neyi) anlamını ifade eder. Aklı olmayan varlıklar için kullanılır.
Yanınızda yiyecek ne var?ما عندكم للاكل؟
Rabbiniz ne buyurdu?ماذا قال ربكم؟
3- ايان متى(ne zaman) anlamını ifade eder.
Kıyamet saati ne zaman kopacak?متى تقوم الساعة؟
İmtihan ne zaman?ايان الامتحان؟
4-أين (nerede, nereye) anlamındadır.
Muhammed nereye gitti?اين ذهب محمد؟
5-كيف (nasıl) anlamını ifade eder. Durum, vaziyet ve hali sormak için kullanılır.
Zeyd nasıl, ne ile gitti?كيف ذهب ذيد؟
6- اى (hangi,hangisi) anlamındadır.
Hangi çocuk?اى طفل؟
7-كم (kaç, kaçtane) anlamındadır.
Haftada kaç gün vardır?كم يوما فى الاسبوع ؟
Soru için bu isimlerden başka أ هل harfleri de kullanılmaktadır.
1- أ hem isim cümlesinden, hem de fiil cümlesinden önce gelebilir, cümleler müsbet (olumlu) veya menfi (olumsuz) olabilir.
Çocuk gitti mi?أذهب الطفل؟
Siz mi itiraz ettiniz?أانتم عارضتم؟
2- هل ise, yalnız müsbet (olumlu) cümle başında gelir.
Mektubu yazdın mı?هل كتبت الرسالة؟
7-ASLİ SAYILAR VE TEMYİZİ: (0-10) (11-19) (20-1000)
Müennes için Müzekker için
1( احد ) واحد واحدة ( احدى )
2اثنان ا ثنتان
3ثلاثة ثلاث
4 اربعة ا ربع
5خمسة خمس
6ستة ست
7 سبعة سبع
8ثمانية ثمان
9تسعة تسع
10عشرة عشر
Sayılar, sayılan isimden önce gelir. Yalnız 1 sayısı, sayılan isimden sonra gelir, sayılanın sıfatı durumunda olur.
Bir kız çocuğuطفلة واحدة Bir adamرجل واحد
Arapçada, sayıya aded, sayılana ma’dud denir. Bir cinsten iki varlığı göstermek içinاثنان veاثنتان pek kullanılmaz, isim doğrudan doğruya tensiye yapılır.
İki adam رجلان <- bir adam رخل
İki kız çocuğu طفلتان <- bir kız çocuğu طفلة
1.Kaide: 3-10 arasında, aded (sayı), ma’dud’un (sayılanın) zıt cinsinden olur, sayılan cemi olarak gelir ve mecrurdur. (son harfinin harekesi esre’dir.)
Müennes için Müzekker için
1 kız çocuğu طفلة واحدة 1 çocukطفل واحد
2 طفلتان 2 طفلان
3 ثلاث طفلات 3 ثلاثة اطفال
4 اربع طفلات 4 اربعة اطفال
5 خمس طفلات 5 خمسة اطفال
6 ست طفلات 6 ستة اطفال
7 سبع طفلات 7 سبعة اطفال
8 ثمانى طفلات 8 ثمانية اطفال
9 تسع طفلات 9 تسعة اطفال
10 عشر طفلات 10 عشرة اطفال
2.Kaide: 11-19 arasındaki sayılara murekkeb (birleşik) sayılar denir. Sayılar birleşiktirler, her iki bölümünde son harfi üstün’dür.
Müennes için Müzekker için
11 kız çocuğu احدى عشرة طفلة 11 çocuk احد عشر طفلا
12 اثنتا عشرة طفلة 12 اثنا عشر طفلا
13 ثلاث عشرة طفلة 13 ثلاثة عشر طفلا
14 اربع عشرة طفلة 14 اربعة عشر طفلا
15 خمس عشرة طفلة 15 خمسة عشر طفلا
16 ست عشرة طفلة 16 ستة عشر طفلا
17 سبع عشرة طفلة 17 سبعة عشر طفلا
. 18 ثمانى عشرة طفلة 18 ثمانية عشر طفلا
19 تسع عشرة طفلة 19 تسعة عشر طفلا
3.Kaide:Mürekkeb (bitişik) sayılardan yalnız 12 mu’rab (cümledeki durumuna göre hareke alan) dır
12 çocuk geldi مرفوع جاء اثنا عشر طفلا
12 çocuk gördüm منصوب رايت اثنى عشر طفلا
12 çocuğu selamladım مجرور سلمت على اثنى عشر طفلا
Görüldüğü gibi, 12 sayısındakiاثنتان اثنان kelimelerinin sonundaki elif, merfu (ötre) durumunda elif olarak kalıyor, mensub (üstün) ve mecrur (esre) durumunda ise ya oluyor.
4.Kaide: Diğer mürekkeb (birleşik) sayılar mebni (son harekesi değişmeyen) dir. cümlede ne durumunda bulunursa bulunsunlar, hiçbir değişikliğe uğramazlar.
17 çocuk geldi مرفوع جاء سبعة عشر طفلا
17 çocuk gördüm منصوب رايت سبعة عشر طفلا
17 çocuğu selamladım مجرور سلمت على سبعة عشر طفلا
5.Kaide: 20-100 arasındaki sayılara العقود denir. Bu sayılar, hem müzekker, hem de müennes için ortak kullanılır.
20 erkek-kız çocuğu عشرون طفلا – طفلة
30 ثلاثون طفلا – طفلة
40 اربعون طفلا – طفلة
50 خمسون طفلا – طفلة
60 ستون طفلا – طفلة
70 سبعون طفلا – طفلة
80 ثمانون طفلا – طفلة
90 تسعون طفلا – طفلة
Nasb ve cer halinde, bu sayılardaki vav , ye olur.
Ref hali جاء عشرون طفلا 20 çocuk geldi
Nasb hali رايت عشرين طفلا 20 çocuk gördüm
Cer hali سلمت على عشرين طفلا 20 çocuğu selamladım
Aradaki sayılar, iki bölümden meydana gelir ve bu iki bölüm, birbirine vav ile bağlanır.
Müennes için Müzekker için
احدا وعشرون 21 واحد وعشرون
اثنتان وثلاثون 32 اثنان وثلاثون
ثلاث واربعون 43 ثلاثة واربعون
اربع وخمسون 54 اربعة وخمسون
خمس وستون 65 خمسة وستون
ست وسبعون 76 ستة وسبعون
سبع وثمانون 87 سبعة وثمانون
. ثمان وتسعون 98 ثمانية وتسعون
تسع وتسعون 99 تسعة وتسعون
İki bölümü birbirine vav ile bağlı olan bu sayılar mu’rab (cümledeki durumuna göre hareke alan) dır.
Ref hali ذهب سبعة واربعون تلميذا 47 öğrenci gitti
Nasb hali رايت سبعة واربعين تلميذا 47 öğrenci gördüm
Cer hali سلمت على سبعة واربعين تلميذا 47 öğrenciye selam verdim
6.Kaide: 100-1000 arasındaki sayılar: 100 ve 200 dışındakiler bileşiktir. İkinci bölüm muzafun ileyh sayıldığından mecrurdur. Bu sayılarda müzekker ve müennes için ortak kullanılır.
100مائة 200مائتان 300ثلاثمائة 400اربعمائة 500خمسمائة
600ستمائة 700سبعمائة 800ثمانمائة 900تسعمائة 1000الف (الاف:ج)
700 gece (müennes)سبعمائة ليلة 700 gün (müzekker)سبعمائة يوم
107 kitap مائة وسبعة كتب 514 kitap خمسمائة واربعة عشر كتابا
968 kitap تسعمائة وثمانية وستون كتابا
Bu sayılardan sonra gelen ma’dud (sayılan şey), sayının son bölümüne göre, müfret veya cemii olur ve ona göre harekelenir.
Aded (sayı) – Ma’dud (sayılan) münasebeti şöyledir:
Aded (sayı) Ma’dud (sayılan)
3-10 cemi, mecrur عشرة كتب
11-19 müfret, mensub تسعة وتسعون كتابا
99’dan sonra müfret, mecrur عشرة الاف كتاب
8-SIRA SAYILARI: (1-19) (20-1000)
Müennes için Müzekker için
1. الاول الاولى
2. الثانى الثانية
3. الثالث الثالثة
4. الرابع الرابعة
5. الخامس الخامسة
6. السادس السادسة
7. السابع السابعة
8. الثامن الثامنة
9. التاسع التاسعة
10. العاشر العاشرة
11. حادى عشر حادية عشرة
12. ثانى عشر ثانية عشرة
13. ثالث عشر ثالثة عشرة
11-19 arasında sıra sayıları, fetha üzere mebnidirler, iki tarafında harekesi asla değişmez.
Onbirinci çocuk geldi جاء الطفل الحادى عشر
Onbirinci çocuğu gördüm رايت الطفل الحادى عشر
Onbirinci çocuğa selam verdim سلمت على الطفل الحادى عشر
Bu sayılar, marife olunca, her iki bölümde “el” takısı alır.
Ref hali (merfu-ötre) الدرس الحادى والعشرون 21. ders
Nasb hali (mensub-üstün) قرأت الدرس الحادى والعشرين 21.dersi okudum
Cer hali (mecrur-esre) سلمت على الرجل الحادى والعشرين 21. adama selam verdim
Arapça’da sıfat tamlamasında sıfat vasıflandırdığı isimden önce gelir. Nasıl? sorusuna cevap verir. Sıfat Mevsufuna her bakımdan uyum sağlar. Yani müzekker müenneslikte, tekil ikil çoğullukta, marife nekrelikte, hareke bakımından uyum sağlar. ÖRNEK:
Çalışkan bir erkek öğrenci
SIFAT TAMLAMASI: SIFAT VE MEVSUF:
Arapça’da Sıfat Tamlamasında vasıflanan şeye MEVSUF (NAT) denir. Arapça’da sıfat tamlamasında sıfat vasıflandırdığı isimden önce gelir. Nasıl? sorusuna cevap verir. Sıfat Mevsufuna her bakımdan uyum sağlar. Yani müzekker müenneslikte, tekil ikil çoğullukta, marife nekrelikte, hareke bakımından uyum sağlar.
Arapça Sıfatın Detaylı Açıklaması için
Arapçada Sıfat Arapça Gramer Dersleri
SIFAT TAMLAMASINA ÖRNEK
تِلْمِيذٌ مُجْتَهِد Çalışkan bir erkek öğrenci
Yukarıdaki birinci örnekte مُجْتَهِد kelimesine SIFAT = NAT denir. تِلْمِيذ kelimesine ise MEVSUF = MENUT denir. Görüldüğü gibi örnekte mevsuf müzekker olunca sıfat da müzekker oldu.
تِلْمِيذ ة مُجْتَهِد ةٌ
مُجْتَهِدَ اَلتِّلْمِيذ
Çalışkan bir öğrenci
Öğrenci çalışkandır
Kız öğrenci çalışkandır.
(Bu cümle içinde sıfat vardır ancak bir sıfat tamlaması değildir.
مُجْتَهِدَ ةٌ اَلتِّلْمِيذ ةُ
Çalışkan öğrenci
(Belirli bir öğrenci)
اَلتِّلْمِيذ المُجْتَهِد
Çalışkan iki öğrenci
(Belirli iki öğrenci)
اَلتِّلْمِيذ انِ المُجتَهِد انِ
اَلتَّلامِيذ المُجْتَهدُونَ
Çalışkan erkek öğrenciler.
اَلتِّلْمِيذ اتُ المُجْتَهشد اتُ
Çalışkan kız öğrenciler
Mevsuf
(Menut)
Sıfat
(Nat)
تِلْمِيذٌ مُجْتَهِد
Sıfat mevsufuna her konuda uyum sağlar.
1.Müzekker müenneslik bakımından
2.Marife – Nekrelik Bakımından
3.Tekil-İkil ve Çoğulluk bakımından
4.İrap bakımından
Çalışkan bir erkek öğrenci
Mevsuf
(Menut)
Sıfat
(Nat)
تِلْمِيذٌ مُجْتَهِد
التِّلْمِيذُ الْمُجْتَهِد Çalışkan erkek öğrenci
Mevsuf
(Müzekker-Marife)
Sıfat (Müzekker-Marife)
ا لمُجْتَهِد
تِلْمِيذة مُجْتَهِدَة Çalışkan kız öğrenci
Mevsuf
(Müennes-Nekre)
Sıfat
(Müennes-Nekre)
مُجْتَهِد ة
التِّلْمِيذَة الْمُجْتَهِدَة Çalışkan kız öğrenci
Mevsuf
(Müzekker-Marife)
Sıfat
(Müzekker-Marife)
ة ة
تِلْمِيذَانِ مُجْتَهِدَانِ
Çalışkan İki erkek öğrenci
Mevsuf (Müzekker-Nekre)
Sıfat
(MüzekkerNekre)
انِ
انِ
Çalışkan iki erkek öğrenci
Mevsuf
(Müzekker-Marife)
Sıfat
(MüzekkerMarife)
التِّلْمِيذَانِ ا لمُجْتَهِدَانِ
Çalışkan iki kız öğrenci
Mevsuf
(Müzekker-Marife)
Sıfat
(MüzekkerMarife)
التِّلْمِيذَتَانِ ا لمُجْتَهِدَتَانِ
تَانِ
تَانِ
التَّلاَمِيذُ الْمُجْتَهِدُونَ
Çalışkan erkek öğrenciler
Mevsuf
(Müzekker-Marife)
Sıfat
(MüzekkerMarife)
التِّلْمِيذَاتُ الْمُجْتَهِدَاتُ
Çalışkan kız öğrenciler
Mevsuf
(Müennes-Marife)
Sıfat
(Müennes Marife)
اتُ
اتُ
Erkek öğrenci çalışkandır
Mübteda
(Müzekker-Marife)
Haber
(Müzekker-Nekre)
التِّلْمِيذُ مُجْتَهِد التِّلْمِيذ
Bazı sıfatlar
جَدِيدٌ
Yeni
قَدِي مٌ
Eski
جَمِي ل )ٌث( جٌَمِيلَة
Güzel
حَسَنٌ
قَبِي حٌ
Çirkin (kötü)
كَبِي رٌ
Büyük
صَغِي رٌ
Küçük
طَوِي لٌ
Uzun
قَصي رٌ
Kısa
وَاسِ عٌ
Geniş
ضَيّ قٌ
Dar
ثَقِي لٌ
Ağır
خَفِي فٌ
Hafif
ثَهْ لٌ
Kolay
صعْ بٌ
Zor
مُجْتَهِدٌ
Çalışkan
مُفِيدٌ
Faydalı
فَقِي رٌ
Fakir
غَنِيٌّ
Zengin
نَظِي فٌ
Temiz
وَسِ خٌ
Kirli (pis)
عَاقِ لٌ
Akıllı
مَجْنُو نٌ
Deli
نَشِيطٌ
Dinç
بَاردٌ
Soğuk
حَارٌّ
Sıcak
فَارِغ
Boş
مَمْلُو ءٌ
Dolu
مَرِي ضٌ
Hasta
صَدِي قٌ
صَاحِ بٌ
Dost( Arkadaş)
عَدُوٌّ
Düşman
غَرِي بٌ
Yabancı
مَسْرُو رٌ
Sevinçli
آسِ فٌ
Üzgün
بَشُو شٌ
Güler yüzlü
عَابِ سٌ
Asık suratlı
عَمِي قٌ
Derin
نَائِ مٌ
Uyuyan
مُتَيَقِّظٌ
Uyanık
قَرِي بٌ
Yakın
بَعِيدٌ
Uzak
غَا لٌ
Pahalı
رَخِي صٌ
Ucuz
حَامِ ضٌ
Ekşi
حُلْ وٌ
Tatlı
مُرٌّ
Acı
مالِ حٌ
Tuzlu
مُ زٌ
Mayhoş
رَطْ بٌ
Yaş
يَابِ سٌ
Kuru
ضَعِي فٌ
Zayıf
قَوِيٌّ
Kuvvetli
ضَخْ مٌ ( سٌَمِي نٌ )
Şişman
خَشِ نٌ
Sert
لَيِّ نٌ
Yumuşak
ظَري فٌ
Hoş (zarif)
رَحْمَة
Merhamet
خَوْ فٌ
Korku
سَعِيدٌ
Mutlu
شَقِيٌّ
Mutsuz (bedbaht)
حُرٌّ
Hür
كَرِي مٌ
Şerefli (cömert)
سَخِيٌّ
Cömert (eli açık)
جَسُو رٌ
Cesur
جَبَا نٌ
Korkak
قَانِ عٌ
Kanaatkâr
جَيّدٌ
İyi
رَدِ ئٌ
Kötü
عا لٌ – مُرْتَفِ عٌ
Yüksek
سَفِي لٌ – مُنْخَفِ ضٌ
Alçak
رَقِي قٌ
نَحِي فٌ
İnce
ثَخِي نٌ
Kalın
طَرِ يٌِِّ
طَازِ جٌ
Taze
مُسْتَقِي مٌ
Doğru
أعْوَجٌُ
Eğri
حَدِي ثٌ
Modern
اَلْوَا نٌ (ج) لَوْ نٌ
RENKLER
BEYAZ
بَيْضَاءُ اَبْيَضُ
SİYAH
اَسْوَدُ سَوْدَاءُ
YEŞİL
ُءا َ ر ْضَ خ اَخْضَرُ
SARI
اَصْفَرُ صَفْراءُ
KIRMIZI
حَمْرَاءُ اَحْمَرُ
MAVİ
زَرْقَاءُ اَزْرَقُ
AÇIK MAVİ
ٌحِتاَف اَزْرَقُ
KOYU MAVİ
ٌ ق ِ ماَغ اَزْرَقُ
PEMBE
وَرْدِيَّة وَرْدِيٌّ
GRİ
رَمَادِيٌّ رَمَادِيَّة
MOR
بَنَفْسَجِيٌّ بَنَفْسَجِيَّة
KAHVE RENGİ
بُنَّيٌّ بُنَّيَّة
LACİVERT
اَللاَّزَوَرْدِ ي
|
الفعل الـمَاضِي |
الفعل الـمُضَارِع |
فعل الأمْر |
|
وَقَفَ |
يَقِف |
قِف |
|
تَرَكَ |
يَتْرُك |
اُتْرُك |
|
تَذَكَّرَ |
يَتَذَكَّر |
تَذَكَّر |
|
نَصَحَ |
يَنْصَح |
اِنْصَح |
|
بَلَّغَ |
يُبَلِّغ |
بَلِّغ |
|
تَسَلَّمَ |
يَتَسَلَّم |
تَسَلَّم |
|
وَقَّعَ |
يُوَقِع |
وَقِّع |
|
نَادَى |
يُنَادِى |
نَادِ |
|
صَعِدَ |
يَصْعَد |
اِصْعَد |
|
لَحِقَ |
يَلْحَق |
اِلْحَق |
|
أَسْرَعَ |
يُسْرِع |
أَسْرِع |
|
أَغْلَقَ |
يُغْلِق |
أَغْلِق |
|
أَظْهَرَ |
يُظْهِر |
أَظْهِر |
|
حَاوَل |
يُحَاوِل |
حَاوِل |
|
سَقَطَ |
يَسْقُط |
اُسْقُط |
|
اِنْتَظَرَ |
يَنْتَظِر |
اِنْتَظِر |
|
كَشَفَ |
يَكْشِف |
اِكْشِف |
|
قَضَى |
يَقْضِى |
اِقْض |
|
قَابَلَ |
يُقَابِل |
قَابِل |
|
حَسَّنَ |
يُحَسِّن |
حَسِّن |
|
طَلَبَ |
يَطْلُب |
اُطْلُب |
|
أَنْهَى |
يُنْهِى |
أَنْهِ |
|
سَاعَدَ |
يُسَاعِد |
سَاعِد |
|
صَحَّحَ |
يُصَحِّح |
صَحِّح |
|
طَوَّرَ |
يُطَوِّر |
طَوِّر |
|
صَاحَبَ |
يُصَاحِب |
صَاحِب |
|
قَامَ |
يُقِيم |
أَقِم |
|
أَرْشَدَ |
يُرْشِد |
أَرْشِد |
|
ظَنَّ |
يَظُنُّ |
ظُنّ |
|
اِلْتَقَى |
يَلْتَقِى |
اِلْتَقِ |
|
نَاسَبَ |
يُنَاسِب |
نَاسِب |
|
اِخْتَارَ |
يَخْتَار |
اِخْتَر |
|
بَارَكَ |
يُبَارِك |
بَارِك |
|
تَسَّوقَ |
يَتَسَّوق |
تَسَوَّق |
|
قَرَّر |
يُقَرِّر |
قَرِّر |
|
كَلَّفَ |
يُكَلِّف |
كَلِّف |
|
اِشْتَاقَ |
يَشْتَاق |
اِشْتَق |
|
رَحَّبَ |
يُرَحِّب |
رَحِّب |
|
رَبَطَ |
يَرْبِط |
اِرْبِط |
|
اِتَّفَقَ |
يَتَّفِق |
اِتَّفِق |
|
تَقَابَل |
يَتَقَابَل |
تَقَابَل |
|
الفعل الماضى |
الفعل المضارع |
الفعل الأمر |
|
قَالَ |
يَقُول |
قُل |
|
رَنَّ |
يَرِنّ |
رِنّ |
|
اِتَّصَل |
يَتَّصِل |
اِتَّصِل |
|
غَاصَ |
يَغُوص |
غُص |
|
شَاهَدَ |
يُشَاهِد |
شَاهِد |
|
كَان |
يَكُون |
كُن |
|
رَأَى |
يَرَى |
رَ ( ره) |
|
عَرَفَ |
يَعْرِف |
اِعْرَف |
|
اِطْمَأنَّ |
يَطْمَئِن |
اِطْمَئِن |
|
تَخَرِّج |
يَتَخَرَّج |
تَخَرَّج |
|
صَحَا |
يَصْحُو |
اُصْح |
|
اِسْتَعَدَّ |
يَسْتَعِد |
اِسْتَعِد |
|
أَذَّنَ |
يُؤَذِّن |
أَذِّن |
|
وَصَل |
يَصِل |
صِل |
|
خَطَب |
يَخْطُب |
اُخْطُب |
|
اِشْتَرَى |
يِشْتَرِى |
اِشْتَرِ |
|
شَمَّ |
يَشُمُّ |
شُمّ |
|
زَارَ |
يَزُور |
زُر |
|
اِسْتَأذَنَ |
يَسْتَأذِن |
اِسْتَأذِن |
|
أَحَبَّ |
يُحِبُّ |
أَحْبِب |
|
اِخْتَلَفَ |
يَخْتَلِف |
اِخْتَلِف |
|
سَلَّم |
يُسَلِّم |
سَلِّم |
|
اِنْتَظِر |
يَنْتَظِر |
اِنْتَظِر |
|
ظَنَّ |
يَظُنٌّ |
ظُنّ |
|
بَحَثَ |
يَبْحَث |
اِبْحَث |
|
شَعَر |
يَشْعُر |
اُشْعُر |
|
جَلَسَ |
يَجْلِس |
اِجْلِس |
|
كَشَفَ |
يَكْشِف |
اِكْشِف |
|
لَبَس |
يَلْبَس |
اِلْبَس |
|
فَحَص |
يَفْحَص |
اِفْحَص |
|
أََتَى |
يَأْتِى |
اِئْت (اِيت) |
|
أَعْطَى |
يُعْطِى |
أَعْطِ |
|
قَضَى |
يَقْضِى |
اِقْضِ |
|
رَدَّ |
يَرُدّ |
رُدّ |
|
تَمَنَّى |
يَتَمَنَّى |
تَمَنَّ |
|
الفعل الـمَاضِي |
الفعل الـمُضَارِع |
فعل الأمْر |
|
ذَهَبَ |
يَذْهَب |
اِذْهَب |
|
صَلَّى |
يُصَلِّى |
صَلِّ |
|
عَمِلَ |
يَعْمَل |
اِعْمَل |
|
أَكَلَ |
يَأْكُل |
كُل |
|
عَلَّمَ |
يُعَلِّم |
عَلِّم |
|
قَلَّبَ |
يُقَلِّب |
قَلِّب |
|
أَرَادَ |
يُرِيد |
أَرِد |
|
وَضَعَ |
يَضَع |
ضَع |
|
رَأَى |
يَرَى |
رَ ( ره) |
|
تَمَنَّى |
يَتَمَنَّى |
تَمَنَّ |
|
أَفْطَر |
يُفْطِر |
أَفْطِر |
|
تَغَدَّى |
يَتَغَدَّى |
تَغَدَّ |
|
تَعَشَّى |
يَتَعَشَّى |
تَعَشَّ |
|
أَحَبَّ |
يُحِب |
أَحِبب |
|
طَبَخَ |
يَطْبُخ |
اُطْبُخ |
|
دَفَعَ |
يَدْفَع |
اِدْفَع |
|
قَبِلَ |
يَقْبَل |
اِقْبَل |
|
أَخَذَ |
يَأْخُذ |
خُذ |
|
مَلَأَ |
يَمْلَأ |
اِمْلَأ |
|
بَحَثَ |
يَبْحَث |
اِبْحَث |
|
سَكَنَ |
يَسْكُن |
اُسْكُن |
|
ظَنَّ |
يَظُنٌّ |
ظُنّ |
|
قَالَ |
يَقُول |
قُل |
|
اِنْتَهَى |
يَنْتَهِى |
اِنْتَهِ |
|
بَدَأَ |
يَبْدَأ |
اِبْدَأ |
|
عَرَفَ |
يَعْرِف |
اِعْرَف |
|
وَجَدَ |
يَجِد |
جِد |
|
عَدَّ |
يَعُدّ |
عُد |
|
فَتَحَ |
يَفْتَح |
اِفْتَح |
|
رَجَعَ |
يَرْجِع |
اِرْجِع |
|
صَرَفَ |
يَصْرِف |
اِصْرِف |
|
سَمَعَ |
يَسْمَع |
اِسْمَع |
|
سَمَحَ |
يَسْمَح |
اِسْمَح |
|
جَلَسَ |
يَجْلِس |
اِجْلِس |
|
شَاهَدَ |
يُشَاهِد |
شَاهِد |
|
وَقَفَ |
يَقِف |
قِف |
|
سَافَرَ |
يُسَافِر |
سَافِر |
|
نَزَلَ |
يَنْزِل |
اِنْزِل |
|
أَتَى |
يَأْتِى |
اِئْت (اِيت) |
|
اِقْتَرَح |
يَقْتَرِح |
اِقْتَرِح |
|
حَمَلَ |
يَحْمِل |
اِحْمِل |
|
شَملَ |
يَشْمَل |
اِشْمَل
|
|
الفعل الـمَاضِي |
الفعل الـمُضَارِع |
فعل الأمْر |
|
قَرَأَ |
يَقْرَأ |
اِقْرَأ |
|
كَتَبَ |
يَكْتُب |
اُكْتُب |
|
شَرِبَ |
يَشْرَب |
اِشْرَب |
|
دَخَلَ |
يَدْخُل |
اُدْخُل |
|
خَرَجَ |
يَخْرُج |
اُخْرُج |
|
رَكِبَ |
يَرْكَب |
اِرْكَب |
|
أَكَلَ |
يَأْكُل |
كُلْ |
|
صَلَّى |
يُصَلِّى |
صَلّ |
|
ضَحِكَ |
يَضْحَك |
اِضْحَك |
|
فَكِّر |
يُفَكِّر |
فَكِّر |