Yıl: 2014

  • Diyanet MBSTS’e Katılacaklara Yolluk ve Konaklama Ücreti

    MAĞDUR DİYANET PERSONELİNE KİM SES VERECEK…

     

    Bilindiği gibi bizler, Diyanet Çalışanları, hem 657 sayılı DMK, hem de 633 sayılı DİB kanunu ile idare edilmekte, görev ve sorumluluklarımızı bu kanunlara göre yapmaktayız. 

    Diyanet İşleri Başkanlığımızca 2014 yılı MBSTS (Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı) sınavı 24 Mayıs 2014 tarihinde 21 İlde gerçekleştirilecektir. 

    81 ilden sınav yapılacak illere Din Görevlileri gidecekler ve sınava girmeye çalışacaklar. Sınava girmek için en ücra köylerden gelecek din görevlileri yaklaşık 300-400 km yol gidecekler ve arkadaşlarımız bu sınava katılmak için maddi anlamda yol ve konaklama için harcama yapacaklardır.

    Eğer bizler Devlet Memuru isek ve devlet memurları da görev mahallinden başka yerlere gittiklerinde yolluk ve harcırah alıyorlar ise ve bu taleplerini de 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre alıyorlarsa ki kanunun 18. Madde (a) fıkrasına göre;

     

    “Ehliyet tespiti, imtihan ve hava değişimi için başka yere gönderilenler: (1)

    Madde 18 – (Değişik: 11/12/1981 – 2562/8 md.)

    (Değişik: 17/4/2008-5754/78 md.) Memurlar, yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlardan, memuriyet mahalli dışına; 

    a. Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir” ifadeleri yer almaktadır. 

    Bu itibarla, MBSTS sınavına katılacak olan görevlilerimizin Valilik ve Kaymakamlık oluru ile idari izinli sayılmalarını ve yolluk ve konaklama giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanmasını talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

     

     

  • CHP’li milletvekili hayatını kaybetti

     

    CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Avcılar’da bulunan özel bir hastaneye getirildi. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Aslanoğlu’nun hayatını kaybettiği belirlendi.

     

    Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak, hastanede yaptığı basın açıklamasında, Aslanoğlu’nun kalp krizi geçirdiği esnada ailesinin de evde bulunduğunu belirterek, “Milletvekilimizin ailesi gece evinde rahatsızlandığını fark ederek sağlık ekiplerine haber veriyorlar. Gelen sağlık ekipleri hayatını kaybettiğini yani hayati fonksiyonlarının sürmediğini fark ederek işleme başlıyorlar. Yolda gelinceye kadar da müdahale ediyorlar. Hastaneye geldiğinde yeniden canlandırma yapılıyor; ancak buna cevap vermediği görülüyor. Uzun süre yeniden yapılan canlandırma işlemine cevap vermedikten sonra, hayatını kaybettiği için morga alınıyor” dedi.

     

    CHP Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu hayatını kaybetti

     

    ”SOMA’YA ÇOK ÜZÜLÜYORDU”

     

    Başkan Toprak, Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun çok çalışan bir milletvekili olduğuna değinerek, “Her türlü sosyal faaliyete destek verirdi. Bugün de dolu bir gün geçirdi. Soma’da yaşanan maden faciasına çok üzüldü. Sürekli oradan haber alıyordu. Üzüntüsü de, ailesi ve çevresi tarafından çok bariz görülecek şekildeydi. Hem üzüntü yaşayıp, hem de çalışması ve koşturmacası olmuş” diye konuştu. 

     

    “ÇOK ÇALIŞKANDI”

     

    Avcılar Belediye Başkanı Toprak, Aslanoğlu’nun sürekli yanlarında olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin başı sağ olsun. Çok çalışkan bir milletvekilimizi kaybettik. Bir ağabeyimizi kaybettik. Gerek vatandaşımızın, gerekse de bizlerin işine koşturan, son derece verimli çalışmalar yapan bir büyüğümüzü, bir vekilimizi kaybettik. Çok üzgünüz. Hepimizin başı sağ olsun” şeklinde konuştu. 

     

    ÇELEBİ VE SEVİGEN TAZİYE ZİYARETİNDE BULUNDU

     

    CHP’li Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun ailesi Avcılar’da taziyeleri kabul etti. CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ile CHP Eski Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen Aslanoğlu’nun ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

     

    CHP’Lİ VEKİLLER ÜZÜNTÜLERİNİ TWİTTER’DEN PAYLAŞTI

     

    CHP İstanbul Milletvekilleri Süleyman Çelebi ve Aykut Erdoğdu üzüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı.

     

    Çelebi yayınladığı mesajda, “Canım kardeşim, dostum, arkadaşım, CHP’nin emektarı, İstanbul Milletvekilimiz Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nu kaybettik. Acımız büyük. İstanbul’da sokakları adım adım arşınladığımız Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun ailesine, hemşerilerine ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır dilerim. Mevlüt Aslanoğlu’nu kaybettik. Yol Arkadaşım’ı Cumartesi günü Ataköy 5 Kısım Camii’nden Öğle namazında uğurlayacağız. Başımız sağolsun” dedi. 

     

    Erdoğdu ise tweetinde, “İstanbul Milletvekilimiz Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nu kaybettik… Başımız sağolsun…” dedi. 

     

    ASLANOĞLU KİMDİR?

     

    Aslanoğlu 1952’de Malatya Arapgir’de doğdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi’ni bitirdi. 22. ve 23.  dönem Malatya’dan milletvekili seçilen Aslanoğlu evli ve iki çocuk babasıydı.

     

  • ARAPÇA UYARI – TAHZİR VE MANSUP MUNFASIL ZAMİR TABLOSU

    Arapça’da tahzir: olumsuz bir duruma karşı birisini ikaz etmek, uyarmak anlamındadır.
    (حَذَّرَhazzera: uyardı) fiilinin mastarıdır. (تَحْذِير tahzîr: uyarmak) Tefil kalıbındadır. 
    Türkçe’de (sakın … yapma) gibi cümlelerle ifade ettiğimiz bu durum, Arapça’da birkaç farklı kalıpla yapılabilir.
    Birinci türünde:
    (Mansup munfasıl zamir) denilen (  إِيَّاiyyâ) ile başlayan zamirler kullanılır. Kişilere göre sonuna ek getirilir.
    MANSUP MUNFASIL ZAMİR TABLOSU
    إِيَّاهُمْ
    (İyyâhum)
    Onlar (erkek)
    إِيَّاهُمَا
    (İyyâhumâ)
    O ikisi (erkek)
    إِيَّاهُ
    (İyyâhu)
    O (erkek)
    إِيَّاهُنَّ
    (İyyâhunne)
    Onlar (bayan)
    إِيَّاهُمَا
    (İyyâhumâ)
    O ikisi (bayan)
    إِيَّاهَا
    (İyyâhâ)
    O (bayan)
    إِيَّاكُمْ
    (İyyâkum)
    Siz (erkek)
    إِيَّاكُمَا
    (İyyâkumâ)
    İkiniz (erkek)
    إِيَّاكَ
    (İyyâke)
    Sen (erkek)
    إِيَّاكُنَّ
    (İyyâkunne)
    Siz (bayan)
    إِيَّاكُمَا
    (İyyâkumâ)
    İkiniz (bayan)
    إِيَّاكِ
    (İyyâki)
    Sen (bayan)
    إِيَّانَا
    (İyyânâ)
    Biz
    إِيَّانَا
    (İyyânâ)
    İkimiz
    إِيَّايَ
    (İyyâye)
    Ben
    ÖRNEK
    إِيَّاكَ  أَنْ  تَخْرُجَ
    İyyâke en tahruce
    Çıkmaktan kaçın !
    Çıkmaktan sakın !
    Sakın çıkma !   (Bu cümle, bir erkeğe söyleniyor)
    إِيَّاكِ  أَنْ  تَخْرُجِي
    İyyâki en tahrucî
    Çıkmaktan kaçın !
    Çıkmaktan sakın !
    Sakın çıkma !   (Bu cümle, bir kadına söyleniyor)
      ((أَنْ’den sonra mansup muzari bir fiil getirilir.
    Bu kalıbın kullanıldığı cümle ve video
    إِيَّاكَ  أَنْ تُفْسِدَ الْخُطَّةَ
    İyyâke en tufside’l-hutta
    Planı bozmaktan kaçın !
    Planı bozmaktan sakın !
    Sakın planı bozma !   (Bu cümle, bir erkeğe söyleniyor)
    Bozdu (Eril)
    Efsede
    أَفْسَدَ
    Bozuyor (Eril)
    Yufsidu
    يُفْسِدُ
    Sen bozuyorsun (Eril)
    Tufsidu
    تُفْسِدُ
    Plan
    El-hutta
    اَلْخُطَّة
  • İmamlara düşünülen rotasyon!

     

    “Yönetmeliğin çıkış tarihide göz önünde bılundurularsk 25 yılını dolduran görevliler 2014 yılında,

    20 yılını dolduran görevliler 2015 yılında

    15 yılını dolduranlar 2016 yılında,

    En az 8 yıl görev yapanlar ise 2017 yılında rotasyona tabi olacak.”

     

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kenan AK’ın diğer iddiaları  ise;

     

    “Eşi sigortalı çalışan Kuran Kursu öğreticileri artık eş durumundan nakil yaptırabilecek. (2 yıl)

     

    Aday imam- Müezzin-Kur-an Kursu öğreticisi ve diğer adaylığı kalkmamış memur mazerete binaen hiç bir şekilde nakil olamayacak” türünden oldu.

  • Diyanet nakil atamalara puan sistemi mi getiriyor?

     

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kenan AK’ın ikinci iddiası ise, Diyanet nakil atamalara puan sistemi getirecek olması yönünde oldu.

     Kenan AK yaptığı açıklamada: “Nakil aramalarda artık puanlama sistemine geçiliyor.

     

    “Buna göre köy cami kadrolarında görev yapanlar bundan böyle her yıl için 2 puan, şehir merkezindeki cami kadrolarında görev yapanlar ise 1 puan alacak.

     

    Öğrenim durumu, Aşere-i Takrip,Tashih-i Huruf ve Hafızlık gibi özel yeteneği olan personeller de ayrıca pauanlamaya dahil edilecek..

    Puanlamada MBSTS’den alınan puanın sadece %40’ı dahil edilecektir.”

     

     

  • IĞDIR ÜNİVERSİTESİ 21. İLAHİYAT FAKÜLTELERİ DEKANLAR TOPLANTISI EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

     

    – IĞDIR ÜNİVERSİTESİ 21. İLAHİYAT FAKÜLTELERİ DEKANLAR TOPLANTISI EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR (FOTOĞRAFLI) BÜLENT MAVZER IĞDIR (İHA) – Türkiye’deki 80 üniversiteden yaklaşık 100 akademisyenin katıldığı “21. İlahiyat Fakülteleri Dekanlar Toplantısı”na Iğdır Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Iğdır Üniversitesi Karağaç kampüsünde başlayan toplantıya, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hatipoğlu, Iğdır Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz ve İl Müftüsü Cüneyt Kulaz’ın yanı sıra çok sayıda akademisyenin katıldı. Toplantıda açılış konuşmasını Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Eren yaptı. Böyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için çok mutlu olduklarını belirten Prof. Dr. Eren, bu gibi toplantılarla ilahiyat fakültelerinin öneminin biraz daha arttığını vurgulayarak Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hakkında bilgi verdi. Iğdır Üniversitesi Rektör Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz da, ‘21.İlahiyat Fakülteleri Dekanlar toplantısına ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek Iğdır Üniversitesi’nin gelişim süreci ile ilgili bilgi verdi. Rektör Yılmaz’dan sonra konuşan Iğdır Vali Yardımcısı Özmen de, Iğdır’ın ilk defa bu kadar bilim insanını ağırladığını hatırlatarak, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Vali Yardımcısı Özmen’den sonra konuşan YÖK Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Hatipoğlu da ilahiyat fakülteleri dekanlar toplantısının önemine değinerek, çok sıkıntılı süreçlerde başlatılan ve bu süreçlerin rahat atlatılmasını sağlayan ilahiyat fakültelerinin çok önemli bir rol üstlendiğini, eskiden 8 ilahiyat fakültesi olduğunu fakat şuanda bu sayının 91 fakülteye ulaştığını söyledi. Prof. Dr. Hatipoğlu’nun konuşmasından sonra Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yunus Çengel, “Bir termodinamikçinin gözüyle ilahiyat sahası ve yeni milenyumda ilahiyat eğitimi” konusunda konferans verdi. Konferanstan sonra Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulunun hazırladığı el sanatları sergisi de misafirler tarafından büyük beğeni topladı. (BM-ŞAK-Y 10:56:42 10/05/2014

  • İlahiyat Fakültesi Özavşar’ı ağırladı

    ERZURUM (İHA) – Diyanet İşleri Başkan yardımcısı Prof. Dr. M. Emin Özafşar, Diyanet Tv’de yayınlanmakta olan “Genç İlahiyat” programının çekimlerine katılmak ve çeşitli ziyaretlerde bulunmak amacıyla Erzurum’a geldi.

    Havaalanında İl Müftüsü Hasan Çınar ve İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Nihat Yatkın tarafından karşılanan Başkan yardımcısı Özafşar ilk olarak İlahiyat fakültesini ziyaret etti. Fakülte dekanı Prof.Dr. Davut Yaylalı ile makamında bir süre sohbet eden Özafşar daha sonra İl Müftülüğüne geçti. Burada İl Müftüsü Hasan Çınar’dan Erzurum’da yürütülmekte olan din hizmetleri hakkında bilgi alan Özafşar daha sonra diyanet Tv tarafından çekimleri yapılmakta olan “Genç İlahiyat” programına katıldı. Programda İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile bir söyleşi yapan Diyanet İşleri Başkan yardımcısı Özafşar daha sonra Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ı makamında ziyaret etti.

    DİN GÖREVLİLERİ PERSONEL BULUŞMASI

    Erzurum’un tarihi mekânlarını da gezen Özafşar, İl Müftülüğü konferans salonunda düzenlenen “Din Görevlileri Personel buluşması” toplantısına da katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Özafşar: “ Diyanet İşleri Başkanlığımız ülkemizin en köklü kurumlarından biridir. Bu güzide kurumda görev yapmakta olan bizlerin en önemli görevi halkımıza manevi rehberlik ahlaki önderlik yapmaktır”. dedi.

    Camiye gelen insanların yanında gelmeyen insanlara da din hizmeti götürülmesi gerektiğini söyleyen Özafşar, “ Din görevlisi devamlı surette kendini yenilemelidir. Bu günün insanına dünün söylemleri ile din hizmeti sunma yerine yeni bir dini söylem geliştirerek bu günün insanına bu günün söylemleri ile hitap etmemiz gerekir. Bunun içinde din görevlisi çok okumalı, araştırmalı ve kendini yenilemelidir.” dedi.

  • Diyanet nakil atamalarını değiştiriyor mu?

     

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kenan AK’ın yaptığı açıklamalara göre Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde bazı değişikliklere gidiyor.

    AK, “sık sık değişikliklerin yapıldığı  Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin yeni versiyonu yakın zamanda yürürlüğe girecek” dedi.

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kenan AK’ın iddialarına göre,“Nakil atamalarında esas alınan görev süreleri il dışı nakillerde 3 yıl iken tekrar sendikamızın istediği şekilde yeniden 2 yıla indiriliyor. İl içi nakillerde ise görev yapma süresi 1 yıldan 6 aya indiriliyor” dedi.

  • Memur eşlerine müjde

     

    5 Meslek grubunda bulunanların memur olan eşlerine yargıdan iyi haber geldi. Tayini çıkan öğretmen, polis, asker, hakim-savcı, vali-kaymakamların memur olan eşlerinin yer değişimi talepleri reddedilemeyecek, boş kadro olup olmadığına bakılmaksızın gerçekleşmesi gerekecek.Ankara’da görevli bir astsubayın tayini Tekirdağ’a çıkınca, Kredi Yurtlar Kurumu’nda müdür yardımcılığı yapan eşi de tayin istedi. Ancak boş kadro olmadığı gerekçesiyle bu talep reddedildi. Aile mahkemeye başvurdu. Tekirdağ İdare Mahkemesi; öğretmen, vali, polis, subay ile hakimsavcıların eşlerinin tayin taleplerinin’nakil istenen yerde boş kadro yok’ gerekçesiyle reddedilemeyeceğini belirterek, idarenin kararını iptal etti. Mahkeme kararında, 2000′de alınan Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmelik yükümlerini gerekçe gösterdi.

     

    ÖĞRETMEN RAHATLADI 

    Mahkeme, evlilik birliğinin bozulacağı, onarılamayacak yara alacağını belirterek, norm kadro fazlalığı ile ilgili idarenin planlamasını ayrıca yapması gerektiğini kaydetti. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nda kadrolu 600 bin öğretmenin yarısından çoğunun, bu 5 meslek grubu içinden evli olması her yıl eş durumu ataması krizine neden oluyor. (takvim)

     

  • Diyanet: Kader sorumluluğu ortadan kaldırmaz

    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve yarın bütün camilerde okunması istenen Cuma Hutbesi, Soma’daki maden faciasına ayrıldı. 

    “Allah’ın inananları korku, açlık, mal, can ve ürünlerden eksilterek imtihan ettiği” belirtilen hutbede, “Allah sabredenlerle beraberdir” denilirken, kader ve ecel insanoğlunun ihmal ve sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı vurgulandı. 

    Bütün il müftülüklerine gönderilen ‘Müminler Tek Vücut Gibidir’ konulu Cuma hutbesinde, yüreklerin Soma’daki maden faciasında yaşamlarını yitirenler için yandığı belirtilirken “Yüzlerce insanımız, çocuklarına ekmek getirmek için girdiği kara toprağın bağrında can verdi. Bu defa ateş, düştüğü yeri de yaktı, düşmediği yeri de. Çünkü ateş, bütün memleketin bağrına düştü” denildi. 

    Cuma hutbesinde, maden faciasında yaşamlarını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına, millete sabır, metanet ve dayanma gücü, yaralılara şifa vermesi istenirken şöyle devam edildi:

     

    ‘ONLAR ŞİMDİ RABBİMİZİN MİSAFİRLERİDİR’ 

    “Dünya ölümlü. Ölüm bir şekilde geliyor ve insanı buluyor. Ölümün yaşı yok. Rabbimiz, Kur’an-ı Azimüşşan’da ölüm veya benzeri zor durumlar karşısında sabredenler için ‘Allah sabredenlerle beraberdir’ buyuruyor. Sabır; müminin gönlünü teskin eden Rabbani bir sırdır. Böyle zamanlarda sabra ve duaya sığınmalıyız. Rabbimize ‘Üzerimize sabır yağdır Rabbim!’ diyerek el açmalıyız. Müminler, bir musibetle karşı karşıya kaldıklarında ‘İnna lillah ve inna ileyhi raciun/Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz’ derler. Bunu da Rabbimiz öğretiyor bize. Dönüşümüz Allah’adır. İnsanın ebediyet yurdu orasıdır. Oraya çoluk çocuğunun rızkını ararken gidenler, toza toprağa bulansalar bile yüzleri ak giderler. 

    Soma’da, Zonguldak’ta ya da başka bir yerde yerin yüzlerce metre altına inerek rızkını arayan madenci kardeşlerimizi, oralarda sahur ve iftar yaparken görmüşüzdür. Onlar ne mübarek kardeşlerimizdir. Onlar bize emeğin, alın terinin ve helal rızık peşinde koşmanın ne mübarek bir şey olduğunu öğretirler. Onlar şimdi Rabbimizin misafiridirler. Onlar şimdi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’e Onlar için yüreklerimiz yanıyor elbette. Nasıl yanmasın ki? Anne yüreği nasıl teselli edilebilir ki? Gene de Rabbimize sığınarak teselli bulmalıyız.” 

    ‘İMTİHAN GÜNLERİ’ 

    Hutbede, Müslümanların bu tür facialarda Allah’a sığınmayı sağlayan iman gibi bir hazinesi bulduğu, ölümü, yok olmak değil, sonsuzluk olarak öğreten bir inancına sahip olduğu vurgulanırken, böyle zamanlarda mümin kardeşliğinin acıları paylaşmayı gerektirdiği ifade edildi. 

    Soma’da yaşamlarını yitirenler için Yasin, Tebareke, Fatiha, İhlas, okunarak hatimler gönderilmesi istenen hutbenin son bölümünde şöyle denildi: 

    ‘KADER VE ECEL SORUMLULUKLARI ORTADAN KALDIRMAZ’ 

    “Bugünler, millet olarak acıları paylaşma, yaraları sarma günleridir. Gönüllere kor düşmüştür. Seher vakitlerinde ellerimizi Rabbimize açıp ‘Gönüllere, peygamberlerin gönlüne lütfettiğin sekineti ver Rabbimiz!’ diye yalvarmalıyız. Bugünler, mümin kardeşliğinin sevgide, diğerkamlıkta, fedakarlık, yardımlaşmada, dayanışmada imtihan günleridir. Bugünler, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ‘Müminler, tek vücut gibidirler’ fermanı gereğince millet olarak 76 milyonun bütünleşmesi gereken günlerdir. Müminler, bu tür acı hadiselerden ders ve ibret alırlar. Görev ve mesuliyetlerinin tam manasıyla idrakine ererler. Bilhassa insan sağlığı ve hayatı açısından risk oluşturacak işlerde, hiçbir şekilde tedbirsizlik zaafı içine düşmezler. 

    Zira kader ve ecel, insanoğlunun ihmal ve sorumluluklarını asla ortadan kaldırmaz. Takdir, insanoğlunun tedbir sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ifadesiyle müminler, yaptıkları her türlü işi ‘en güzel ve en sağlam’ şekilde yaparlar. Sonra da Allah’a tevekkül ederler. Geliniz, mübarek üç ayları idrak ettiğimiz şu günlerde, şu bereketli Cuma vaktinde, her türlü bela ve musibete karşı Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in bizlere öğrettiği şu dualarla Rabbimize yalvaralım: “Allah’ım! Bizleri önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan ve üstümüzden (gelebilecek her türlü bela ve musibete karşı) muhafaza eyle!”