Klasik Medrese Kitapları

Medrese usulü Arapça eğitimi, sarf ve nahiv kitaplarının belirli bir sırayla okunmasına dayanır. Sarfta Emsile, Binâ, Maksûd ve İzzî; nahivde Avâmil, İzhâr ve Kâfiye okutulur.

Bu bölümde her kitabın konuları ayrı ayrı açıklanır; Arapça metinler Türkçe karşılıkları ve kısa şerhleriyle verilir. Medrese kitaplarına başlamadan önce Arapça Gramer bölümündeki temel dersleri okumanız önerilir.

  • Klasik Medrese Kitapları ders haritası →Bu kategorideki dersleri konu konu, öğrenme sırasıyla görün.
  • Sülasi Mücerred Gayrı Salim

    أَخَذَ Aldı قَرَأَ Okudu سَئَلَ Sordu وَجَدَ Buldu وَقِىَ Korudu نَوَمَ Uyudu قَالَ Sordu سَارَ Yürüdü وَعَدَ Vaad etti دَرَى…

    Devamını Oku »
  • Fiil-i Muzari Meçhul 2

    Fiil-i muzari meçhul fiiller eğer sülasi mücerred mazi fiillerin muzari fiilleri ise, fiil-i muzarinin genel meçhul kalıbı يُفْعَلُ veznidir. Bina…

    Devamını Oku »
  • Rübai Mücerred Salim

    دَرْبَحَ Boyun eğdi دَحْرَجَ Yuvarladı Rübai Mücerred Salim : İçinde illet harfi olmayan 4 harfi fiil

    Devamını Oku »
  • Rübai Mezid Bablar

    وَ أَمَّا الرُّبَاعِىُّ الْمَزِيدُ فِيهِ؛ فَأَمْثِلَتُهُ، تَفَعْلَلَ كَـتَدَحْرَجَ يَتَدَحْرَجُ تَدَحْرُجًا. وَ إِفْعَنْلَلَ، نَحْوُ؛ إِحْرَنْجَمَ يَحْرَنْجِمُ إِحْرِنْجَامًا. وَ إِفْعَلَلَّ، نَحْوُ؛ إِقْشَعَرَّ…

    Devamını Oku »
  • Mazi Fiil

    {فَصْلٌ} فِي أَمْثِلَةِ تَصْرِيفِ هَذِهِ الأَفْعَالِ. أَمَّا الْمَاضِى؛ فَهُوَ أَلَّذِى عَلَى مَعْنًى وُجِدَ فِي الزَّمَانِ الْمَاضِى {فَصْلٌ} bir fasıl, فِي…

    Devamını Oku »
  • Haber

    وَ الْخَبَرُ؛ هُوَ الْمُجَرَّدُ الْمُسْنَدُ بِهِ الْمُغَايِرُ لِلصَّفَةِ الْمَذْكُورَةِ. وَ أَصْلُ الْمُبْتَدَإِ التَّقْدِيمُ. وَ مِنْ ثَمَّه جَازَ فِي دَارِهِ زَيْدٌ…

    Devamını Oku »
  • Müteaddi ve Lazım Fiil

    {تَنْبِيهٌ} اَلْفِعْلُ؛ إِمَّا مُتُعَدٍّ وَ هُوَ أَلَّذِى يَتَعَدَّى إِلَى الْمَفْعُولِ بِهِ، كَقَوْلِكَ؛ “ضَرَبْتُ زَيْدًا” وَ يُسَمَّى أَيْضًا وَاقِعًا وَ مُتَجَاوِزًا.…

    Devamını Oku »
  • Takdim ul-Haber

    وَ إِذَا تَضَمَّنَ الْخَبَرُ الْمُفْرَدُ مَا لَهُ صَدْرُ الْكَلاَمِ، مِثْلُ؛ أَيْنَ زَيْدٌ أَوْ كَانَ مُصَحِّحًا لَهُ، مِثْلُ؛ فِي الدَّارِ رَجُلٌ…

    Devamını Oku »
  • Takdim ul-Mübteda

    وَ إِذَا كَانَ الْمُبْتَدَأُ، مُشْتَمِلاً عَلَى مَا لَهُ صَدْرُ الْكَلاَمِ، مِثْلُ؛ مَنْ أَبُوكَ. أَوْ كَانَ مَعْرِفَتَيْنِ أَوْ مُتَسَاوِيَيْنِ، مِثْلُ؛ أَفْضَلُ…

    Devamını Oku »
  • İzafet-i Lafziyye

    وَ اللَّفْظِيَّةُ؛ أَنْ يَكُونَ الْمُضَافُ صِفَةً مُضَافَةً إِلَى مَعْمُولِهَا وَ لاَ تُفِيدُ إِلاَّ تَخْفِيفًا فِي اللَّفْظِ، نَحْوُ؛ ضَارِبُ زَيْدٍ وَ…

    Devamını Oku »