Osmanlı Türkçesi

Arapça İsimlerde Çokluk – Tesniye Cemi

Arapça İsimlerde Çokluk

Arapça kelimelerde sayı kategorisi teklik, ikilik (tesniye) ve çokluk (cem’)
şekillerinde yapılır.
İkilik (Tesniye)
Türkçeden farklı olarak Arapça kelime yapımında ve fiil çekiminde nesnenin
iki adet oluşunu, fiilde belirtilen öznenin iki kişi oluşunu ifade eden ekler
vardır. Bu yapıya tesniye adı verilir. Arapçada kelime yapımında tesniye +eyn
ين ) ) ve + ân ( ان ) ekiyle yapılır. Osmanlı Türkçesinde daha çok +eyn ekli
şekiller kullanılmıştır.

Örnekler:
taraf طرف tarafeyn طرفين “iki taraf”
devlet دولت devleteyn دولتين “iki devlet”
leyle ليله leyleteyn ليلتين “iki gece”
vâlid والد vâlideyn والدين “anne ve baba”
Harem حرم Haremeyn حرمين “Mekke ve Medine”
Tesniye yapımında kullanılan +ân eki, Osmanlı Türkçesinde pek az kullanılmıştır:
zâviye “açı” زاويه zâviyetân زاويتان “iki açı”
harf “harf” حرف harfân حرفان “iki harf”
Çokluk (cem’)
Arapçada çokluk, iki gruptur: Eklemeli ve bükünlü.
Eklemeli çokluklar sâlim çokluk (cem’-i sâlim) adını alır. +în ( ين ), +ûn
ون ) ) ekleri müzekker (eril), +ât ( ات ) eki ise müennes (dişil) çokluklar yapar.
Bunlar kurallı, düzenli çokluklar sayılır: مأمورين me’mûrîn, معلومات ma’lûmât vs.
Bükünlü çokluklar mükesser çokluk (cem’-i mükesser) adını alır. İsmin aslî
harflerine çeşitli zâid harflerin ilâve edilip belli vezinlere konulmasıyla elde
edilir. Meselâ:
felek “gök” فلك  eflâk افلاك “gökler”: vezni ef’âl افعال
kasr “köşk” قصر  kusûr قصور “köşkler”: vezni fu’ûl فعول
kitâb “kitap” كتاب  kütüb كتب “kitaplar”: vezni fu’ul فعل

Sâlim Çokluklar
Sâlim çokluğu teşkil eden eklerden +în ve +ûn ekleri eril (müzekker) çokluk
yapar:
مسلم müslim = مسلمين müslim+în ~ مسلمون müslim+ûn “Müslümanlar”
مؤمن mü’min = مؤمنين mü’min+în ~ مؤمنون mü’min+ûn “müminler”;
مأمور me’mûr = مأمورين me’mûrîn ~ مأمورون me’mûrûn
حاضر hâzır = حاضرون hâzirûn “huzurda bulunanlar, bir yerde o anda
bulunanlar”
سامع sâmi’ = سامعين sâmi’în “dinleyiciler”
قارئ kāri’ = قارئين kāri’în “okuyucular”

Kelimeye +în veya +ûn eklerinden hangisinin getirileceği Arapçada birtakım
sözdizimi uyumlarına bağlı olarak belirlenir. Osmanlıcada daha çok +în eki
kullanılmıştır.
Salim çokluğu teşkil eden eklerden +ât eki ise dişil (müennes) çokluk
yapar. Bu eki alan kelimenin sonunda ٥ ve ت harfleri varsa bu harfler
yazılmaz.
Tekili dişil olan kelimelerin çoğulu da bu ekle yapılır:
معلمه muallime “hanım öğretmen” – معلمات muallimât “hanım öğretmenler”
Ayrıca fiillerin masdar şekillerinin pek çoğu ile ism-i fâ’il ve ism-i mef’ül
kategorisinden kelimelerinin bazıları +ât ekiyle çokluk haline getirilir.
وقوع vukû’ ج وقوعات vukuât
اخراج ihrâc ج اخراجات ihrâcât
تسليم teslîm ج تسليمات teslîmât
تشكيل teşkîl ج تشكيلات teşkîlât
تظاهر tezâhür ج تظاهرات tezâhürât
استحصال istihsâl ج استحصالات istihsâlât
مخابره muhâbere ج مخابرات muhâberât
محاسبه muhâsebe ج محاسبات muhâsebât
روايت rivâyet ج روايات rivâyât
شكايت şikâyet ج شكايات şikâyât
معلوم ma’lûm ج معلومات ma’lûmât
مكتوب mektûb ج مكتوبات mektûbât
مشكل müşkil ج مشكلات müşkilât

Mükesser Çokluklar

Mükesser çokluklar esas olarak semâîdir, yani hangi kelimenin hangi kalıba
göre çokluk yapılacağını Arapça konuşan halkların asırlar öncesinde oluşmuş
uzlaşmaları belirlemiştir. Biz bunları sözlüklerden öğreniriz.
Cem’-i mükesserler (=bükünlü çokluk), cinsiyet kategorisinde dişil
(müennes) sayılırlar. Böylece, Farsça yapılı sıfat tamlamasında cem’-i
mükesser kalıbında olan bir isimden sonra gelen sıfat da müennes yapılır.

Başlıca cem’-i mükesser kalıpları şunlardır:

Ef’âl افعال vezni:
keder كدر “keder” ج ekdâr اكدار “kederler”, sebeb سبب “sebep” ج esbâb
اسباب “sebepler”, şahs شخص “şahs” ج eşhâs اشخاص “şahıslar”, nehr نهر
“nehir” ج enhâr انهار “nehirler”, şekl شكل “şekil” ج eşkâl اشكال “şekiller”
vs.

Fu’ûl فعول vezni:
emr امر “iş, emir” ج umûr امور “işler, emirler”, ilm علم “ilm” ج ulûm علوم
“ilimler”, deyn دين “borç” ج düyûn ديون “borçlar”, melik ملك “hükümdar” ج
mülûk ملوك “hükümdarlar”, fenn فن “bilim, bilgi” ج fünûn فنون “fenler,
bilimler”, akl عقل “akl” ج ukūl عقول “akıllar” vs.

Fu’ul فعل vezni:
كتاب kitâb “kitap” ج كتب kütüb “kitaplar”, رسول resûl “elçi” ج رسل rusül
“elçiler”, طريق tarîk “yol” ج طرق turuk “yollar”, سفينه sefîne “gemi” ج
سفن süfün “gemiler” vs.
Bu vezni, okuyuşta fu’ûl فعول vezniyle karıştırmayınız.

Fu’al فعل vezni:
امت ümmet ج امم ümem “ümmetler”, دولت devlet ج دول düvel “devletler”,
صورت sûret ج صور suver “resimler, suretler” vs.

Fi’al فعل vezni:
نعمت ni’met ج نعم ni’am “nimetler”, محنت mihnet ج محن mihen “mihnetler”,
ملت millet ج ملل milel “milletler”, حكمت hikmet ج حكم hikem
“hikmetler” vs.
Fu’ul, fu’al ve fi’al vezinlerinin Osmanlı alfabesinde aynı şekilde yazıldığına
dikkat ediniz. Metinleri doğru okumak ve anlamlandırmak için bu yapıların
arasındaki fark da bilinmelidir.

Fi’âl فعال vezni:
جبل cebel “dağ” ج جبال cibâl “dağlar”, رجل racül “adam” ج رجال ricâl
“adamlar”, بلده belde ج بلاد bilâd “beldeler”, عبد abd “kul” ج عباد ibâd”kullar”, كبير kebîr “büyük” ج كبار kibâr “büyükler”, عظيم azîm “büyük,
ulu” ج عظام izâm “büyükler, ulular” vs.

Fu”âl فعال vezni:
Fâ’il فاعل veznindeki bazı kelimelerin çokluğu bu vezinde olur:
حاكم hâkim ج حكام hükkâm “hâkimler”, كاتب kâtib ج كتاب küttâb
“kâtipler”, تاجر tâcir ج تجار tüccâr “tâcirler”, طالب tâlib ج طلاب tullâb
“tâlipler, öğrenciler”, كافر kâfir ج كفار küffâr “kâfirler” vs.

Fa’ale فعلة vezni:
فاعل fâ’il veznindeki birçok kelimenin çokluğu bu vezinde olur:
طالب tâlib “öğrenci” ج طلبه talebe “öğrenciler” ; عاجز âciz “güçsüz” ج عجزه
aceze “güçsüzler”; جاهل câhil ج جهله cehele “câhiller”; ظالم zâlim ج ظلمه
zaleme “zâlimler”; تابع tâbi’ “bağlı” ج تبعه tebe’a “bağlılar, uyruklar” vs.
Fu’alâ فعلاء vezni:

Fâ’il فاعل ve fa’îl فعيل veznindeki bazı kelimelerin çokluğu bu vezinde gelir.
Veznin sonundaki hemze genellikle yazılmaz:
عالم âlim ج علما ulemâ “âlimler” , شاعر şâir ج شعرا şu’arâ “şairler”, فاضل fâzıl
ج فضلا fuzalâ “fazıllar, erdemliler”, جاهل câhil ج جهلا cühelâ “câhiller”, سفير
sefîr “elçi” ج سفرا süferâ “elçiler”, فقير fakîr ج فقرا fukarâ “fakirler”, وزير
vezîr ج وزرا vüzerâ “vezirler”, شهيد şehîd ج شهدا şühedâ “şehitler” vs.

Fe’â’il فعائل vezni:
صحيفه sahîfe “sayfa” ج صحائف sahâ’if “sayfalar”, رساله risâle ج رسائل resâ’il
“risâleler”, حقيقت hakîkat ج حقائق hakā’ik “hakikatler”, فضيلت fazîlet ج
فضائل fazâ’il “faziletler, erdemler”, عقيده akîde “inanç” ج عقائد akā’id
“inançlar”, لطيفه “latîfe” ج لطائف letâ’if “latifeler, şakalar”, وظيفه vazîfe ج
وظائف vazâ’if “vazifeler, ödevler”, نتيجه netîce ج نتائج netâ’ic “neticeler,
sonuçlar” vs.

Fevâ’il فواعل vezni:
جامع câmi’ ج جوامع cevâmi’ “câmiler”, حادثه hâdise ج حوادث havâdis
“hadiseler”, قاعده kā’ide ج قواعد kavâ’id “kaideler”, عالم âlem ج عوالم avâlim
“âlemler”, شاهد şâhid ج شواهد şevâhid “şahitler”, ساحل sâhil ج سواحل sevâhil
“sâhiller”, تابع tâbi’ ج توابع tevâbi’ “tâbi olanlar, uyruklar” vs.

Fevâ’îl فواعيل vezni:
قانون kānûn ج قوانين kavânîn “kanunlar”, تاريخ târîh ج تواريخ tevârîh “tarihler”,
خاقان hâkān ج خواقين havâkîn “hakanlar” vs.

Efâ’il افاعل vezni:
Daha çok ef’al افعل veznindeki kelimelerin çokluğunu yapmak için kullanılır:
اكبر ekber “en büyük” ج اكابر ekâbir “büyükler, ulular”, اعظم a’zam “en yüce”
ج اعاظم e’āzım “yüceler, ulular”, ارذل erzel “pek rezil” ج اراذل erâzil
“reziller, alçaklar”, اقرب akreb “en yakın” ج اقارب ekārib “en yakınlar” vs.

Efâ’îl افاعيل vezni:
اقليم iklîm “ülke, diyar” ج اقاليم ekālîm “ülkeler”, حديث hadîs ج احاديث
ehâdîs “hadisler”, استاذ üstâz “üstâd” ج اساتيذ esâtîz “ustalar” vs.

Ef’ilâ افعلاء vezni:
Fa’îl فعيل vezninin nâkısı fa’î şeklini alır. Bu tür kelimelerin çokluğu ef’ilâ
افعلاء veznindedir (Osmanlı Türkçesinde sondaki hemzeler düşürülür): نبى
nebî “peygamber” ج انبيا enbiyâ “peygamberler”, ولى velî ج اوليا evliyâ
“velîler”, ذكى zekî ج اذكيا ezkiyâ “zekiler” vs.

Ef’ile افعلة vezni:
جواب cevâb ج اجوبه ecvibe “cevaplar”, زمان zamân ج ازمنه ezmine “zamanlar”,
سلاح silâh ج اسلحه esliha “silahlar”, لسان lisân ج السنه elsine “lisanlar,
diller”, متاع metâ’ ج امتعه emti’a “metalar, mallar” vs.

Mefâ’il مفاعل vezni:
مفعل mef’al, مفعلة mef’alet, مفعل mef’il, مفعلة mef’ilet veznindeki kelimelerin
çokluğu bu vezinde yapılır:
مكتب mekteb ج مكاتب mekâtib “mektepler, okullar”, مذهب mezheb ج
مذاهب mezâhib “mezhepler, görüşler”, مقصد maksad ج مقاصد mekāsıd
“maksatlar”, مصرف masraf ج مصارف mesârif “masraflar”, مجلس meclis ج
مجالس mecâlis “meclisler”, منْزل menzil ج منازل menâzil “menziller”, مدرسه
medrese ج مدارس medâris “medreseler”, معرفت ma’rifet ج معارف me’ârif,
منفعت menfa’at ج منافع menâfi’ “menfaatler” vs.

Mefâ’îl مفاعيل vezni:
مفعول mef’ûl , مفعل mef’al ve مفعال mif’âl veznindeki kimi kelimelerin çokluğu
bu vezinde yapılır:
مجنون mecnûn ج مجانين mecânîn “mecnunlar, deliler”, مكتوب mektûb ج مكاتيب
mekâtîb “mektuplar”, مفتاح miftâh “anahtar” ج مفاتيح mefâtîh “anahtarlar” vs.

Tefâ’îl تفاعيل vezni:
Bilhassa tef’îl تفعيل veznindeki pek çok kelimenin çokluğu bu vezinde gelir:
تصوير tasvîr ج تصاوير tesâvîr “tasvirler, resimler”, تركيب terkîb ج تراكيب
terâkîb “terkibler”, تكليف teklîf ج تكاليف tekâlîf “yükümlülükler” vs.

Ef’ul افعل vezni:
نجم necm “yıldız” ج انجم encüm “yıldızlar”, نفس nefs ج انفس enfüs “nefsler,
ruhlar” vs.
Bazı kelimelerin birden fazla vezinde çokluk yapıldıkları görülür. Vezinler
kimi zaman anlam farklılığına sebep olurken kimi zaman anlamda bir değişme
olmaz.
طالب tâlib “isteyen, öğrenci” ج طلبه talebe ~ طلاب tullâb “öğrenciler” ; كافر
kâfir ج كفره kefere ~ كفار küffâr “kâfirler” örnekleri birbiri yerine kullanılabilirken
نفس nefs “ruh, can” ج انفس enfüs ~ نفوس nüfûs “ruhlar, canlar”
her zaman birbirinin yerine kullanılamaz.

Osmanlı Türkçesi öğrenimimiz süresince kelimelerin hangi vezinlerde
olduğunu bilmekten anlamlarını bilmek daha önemlidir. Çokluk kelimelerde de
kelimenin veznini bilmesek de onun çokluk olduğunu, hangi kelimenin
çokluğu olduğunu ve anlamını bilmek daha önemlidir.

İlgili Makaleler