Hadiste Ziyade Hadis Usulü Online Oku

42284

Hadiste Ziyade

 


Hadiste ziyade:

Ravilerden birisinin hadisten olmayan bir şeyi
hadise katması demektir.

İki kısma ayrılır:


1-

İdrâc kabilinden olması: Bu, ravilerden herhangi birisinin hadis olarak değil de
kendiliğinden eklediği bir fazlalıktır. Bunun hükmü az önce açıklandı.


2-

Bazı ravilerin bu fazlalığın bizzat hadisten olduğunu ifade ederek gelmesi.

Eğer bu ziyade sika olmayan bir ravi tarafından
zikredilmiş ise kabul edilmez. Çünkü onun münferiden yaptığı rivayet kabul
olunmazken, başkasından ayrı fazladan yaptığı rivayetin reddedilmesi öncelikle
sözkonusudur. Şayet bu ziyade sika bir raviden geliyor ise eğer kendisinden daha
çok rivayeti bulunan yahut daha sika bir kimsenin rivayeti ile uyuşmuyor ise bu
fazlalık kabul edilmez. Çünkü bu durumda bu fazlalık şâz olur.

Mesela, Malik’in Muvatta’daki rivayetine göre
İbn Ömer Radıyallahu anh namaza başladığı vakit ellerini omuzlarının
hizasına kaldırırdı. Başını rükû’dan kaldırdığı vakit de daha aşağı kaldırırdı.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bildiğim kadarıyla onları
daha aşağı kaldırdığını İmam Malik’ten başkası sözkonusu etmemiştir.

Halbuki İbn Ömer Radıyallahu anh‘dan
Peygamberimize merfû’ olarak naklettiği sahih rivayetinde belirttiğine göre;
Peygamberimiz namaza başladığı vakit ellerini omuz hizalarına kadar kaldırırdı.
Rükû’a vardığında da, rükû’dan başını kaldırdığında da -herhangi bir fark
olmadan- ellerini omuz hizasına kaldırırdı.

Eğer yaptığı fazlalık başkasının rivayetine
aykırı değil ise kabul edilir. Çünkü bu rivayette fazla bir bilgi vardır.

Örnek: Ömer Radıyallahu anh‘ın rivayet
ettiği hadise göre o Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem‘i şöyle
buyururken dinlemiştir: “Sizden herhangi bir kimse abdest alır ve azanın son
noktasına kadar ulaşır yahut abdest azalarını iyice yıkar, sonra da: Şehadet
ederim ki Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur ve Muhammed Allah’ın kulu ve
Rasûlüdür, derse mutlaka ona cennetin sekiz kapısı da açılır, hangisinden
dilerse girer.”

Muslim bu hadisi iki yoldan rivayet etmiş olup,
bunlardan birisinde “…Allah’tan başka…” sözünden sonra “o bir ve
tektir, onun ortağı yoktur”
ziyadesi vardır.