Dikab Öğrencileri İlahiyata Geçmek İstemiyor

 

Dikab Öğrencileri Dava Açmaya Hazırlanıyor

Ancak Dikab Öğrencileri bu karara itiraz etmeye ve dava açmaya hazırlanıyorlar. Kendilerinin ilahiyat fakültesini değil Din Kültürü Öğretmenliği bölümünü seçtiklerini ve burada okumak istediklerini belirtiyorlar. Eğer ilahiyat okumak isteseydik zaten ilahiyatı seçerdik şeklinde serzenişte bulunuyorlar.. Bu serzenişlerini Başta Başbakanlık İletişim Merkezi (Bimer) olmak üzere seslendiremeye hazırlanıyorlar. Ayrıca bazı illerde eylem ve basın duyurusu gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade ediyorlar.

Daha öncesinde ilahiyat fakültelerine lisans eğitimiyle birlikte formasyon verilmesi kararlaştırılmıştı. Fakat açılan davalar sonucunda bu mesele yılan hikayesine dönmüştü. 

 

Öğrencilerin Bimer’e Başvurmak üzere hazırladıkları Örnek Başvuru Metni 

Sayın Başbakanım,
Ben bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni adayıyım. 3 yıldır öğrenimimi Eğitim Fakültesi’nde görüyorum. Yani olması gerektiği gibi… Ben üniversiteye girdiğim yıl önümde katsayı probleminden dolayı iki seçenek vardı: İlahiyat ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği. Ben Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğini seçtim; çünkü burada olmak istiyorum, tıpkı benimle aynı tercihi yapan bölüm arkadaşlarım gibi… İlahiyatta okumayı isteseydik diğer seçenek olan ilahiyatı tercih ederdik, puanımız buna fazlasıyla yetiyordu…
Bizler birer öğretmen adayıyız, tüm öğretmen adayları gibi eğitim fakültesinde eğitimimizi tamamlamamız gerekiyor. Mezun olunca öğretmenler odasında, geleneksel Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri gibi özgüveni olmayan, köşesine çekilmiş,sesi çıkmayan, kendini diğer öğretmenlerden dışlanmış olarak gören, girişimcilikten uzak, kendini ifade etmekten çekinen bir öğretmen olmamak için, biz EĞİTİM FAKÜLTESİ’nde kalmalıyız!!!! YÖK’ün almış olduğu kararı kabul etmiyor ve bu sitemimizin değerlendirilmesini istiyoruz… Umarım talebim dikkate alınır da bununla ilgili bir dönüş yapılır. İlahiyata gitmek istemiyoruz ve bunun için gereken neyse yapacağız… 
İyi çalışmalar dilerim… Saygılar…

 

 Peki Eğitim Fakültesi Dekanları Ve İlahiyat Dekanları Bu Değişiklikle ilgili Neler Söylemişlerdi ?

Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi Başkanı:Sistem Pratik Değildi


Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi Başkanı Prof. Dr. Cemil Öztürk, YÖK’ün kararına destek verdi. Bu değişiklikten sonra ihtiyacın iyi bir planlamayla karşılanabileceğine değinen Öztürk, “Bu öğretmenleri yetiştirmek için dışarıdan onlarca öğretim üyesi almak zorunda kalıyorduk.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünde, sadece bizim fakültede 600 öğrencimiz var ve eğitimleri için neredeyse küçük bir ilahiyat fakültesi kurmamız gerekiyordu. Eğer hocaları dışarıdan geliyorsa bölümün de bizde olmasının bir anlamı yok” dedi.

İlahiyat Dekanları

Değişikliği oldukça yerinde bir karar olarak değerlendiren İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şinasi Gündüz, bölümün 28 Şubat öncesinde ilahiyatlarda olduğunu hatırlattı.

YÖK’ün bir bakıma eskiden uygulanan sistemi yeniden getirmiş olduğunu anlatan Gündüz, “İlahiyat fakültesi dekanları olarak son birkaç yıldır bu konuyu sürekli dillendirdik. Çünkü mevcut haliyle eğitim fakülteleri bünyesinde olan bu bölümlerin gerek müfredatlarında gerekse eğitim öğretimlerinde ciddi sorunlar yaşanıyordu.

Bunun yanı sıra İmam Hatip Lisesi’ndeki meslek derslerini verecek öğretmenlerin yetişmesi ve ortaöğretimdeki seçimlik Kur’anı Kerim ile Peygamber Efendimiz’in hayatı derslerini okutacak öğrencilerin yine İlahiyattan yetişmesini sağlamak için bütün öğrencilerimize formasyon hakkı tanınmalı.

Çünkü ilahiyat fakültelerine formasyon hakkının kaldırılmasıyla ortada kalan ‘bu dersleri kim verecek?’ sorusu cevap bulmadı.

Sorunun cevap bulması için bütün ilahiyat fakültelerine pedagojik formasyon hakkı verilmeli” dedi.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu da, “Hayırlı ve isabetli bir karar oldu. Öncesi yanlış bir uygulamaydı” ifadesini kullandı.