Ya-sin Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Rezin

8101

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Ya-sin Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

وعنه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ في قوله تعالى: ]وَجَاءَ مِنْ أقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَى إلى قولهِ: وَجَعَلَنِى مِنَ الْمُكْرَمِينَ. قَالَ: نَصحَ قَوْمَهُ حَيّاً وَمَيِّتاً[. أخرجه رزين .

Hadisin Anlamı:

O şehrin en uç, (kenar)ından koşarak bir adam geldi: Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara, uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş (zatlar)dır. Ben beni yaratana neden kulluk etmiyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak ona döndürülüp götürüleceksiniz. Ben O’ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer O çok esirgeyici (Allah), bana bir zarar (yapmak) isterse onların (iddia ettiğiniz) şefaati bana hiçbir faide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar. Şüphesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek)dir. Gerçek, ben Rabbinize iman ettim. İşte bunu benden duyun. (Ona): Gir cennete, denildi. (O da): N’olurdu dedi, kavmim bilselerdi, Rabbimin beni bağışladığını, beni (cennetle ikram) edilenlerden kıldığını. Ya-Sin, 20-27) mealindeki ayetler hakkında şu açıklamada bulundu: “Bu zat hayatında da, ölümünde de kavmine nasihatta bulundu.” (Rezin ilavesidir, kaynağı bulunamamıştır.)

Kaynak: Rezin