Tahrim Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Müslim Nesai Ebu Davud

2302

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Tahrim Suresi
Ravi: Aişe
Hadisin Arapçası:

عن عائشة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كانَ رسولُ اللّه # يُحِبُّ الْعَسَلَ وَالْحُلْوَ، وَكانَ إذَا انْصَرَفَ مِنْ صََةِ الْعَصْرِ دَخَلَ عَلَى نِسَائِِهِ فَيَدْنُو مِنْ إحْدَاهُنَّ فَدَخلَ على حَفْصَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْها فَاحْتَبَسَ أكْثَرَ مِمَّا كانَ يَحْتَبِسُ. فَغِرْتُ فَسَألْتُ عَنْ ذَلِكَ، فقِيلَ لِى أهْدَتْ لَهَا امْرَأةٌ مِنْ قَوْمِهَا عُكَّةً مِنْ عَسَلٍ، فَسَقَتِ النَّبىَّ # مِنْهُ شَرْبَةً. فقُلْتُ: أمَا وَاللّهِ لَنَحْتَالَنَّ لَهُ. فقُلتُ لِسَوْدَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْها إنَّهُ سَيَدْنُو مِنْكِ فإذَا دَنَا مِنْك فقُولِى لَهُ يَا رسُولَ اللّهِ؟ أكَلْتَ مَغَافِيرَ! فَإنَّهُ سَيَقُولُ لَكِ َ. فقُولِى لَهُ مَا هذِهِ الرِّيحُ الَّتِى أجِدُ مِنْكَ؟ وكَانَ يَشْتَدُّ عَلَيْهِ أنْ يُوجَدَ مِنْهُ الرِّيحُ. فإنَّهُ سَيَقُولُ سَقْتِنى حَفْصَةُ شَرْبَةَ عَسَلٍ: فقُولِى لَهُ جَرَسَتْ نَحْلُهُ الْعُرْفُطَ، وَسَأقُولُ ذلِكَ. وَقولِى أنْتِ يَا صَفيَّةُ ذلِكِ. قالت: تقُولُ سوْدَةُ. فَواللّهِ الَّذِى َ إلهَ إَّ هُوَ مَا هُوَ إَّ أنْ قَامَ عَلى البَابِ، فَأرَدْتُ أنْ أبَادِيَهُ بِمَا أمَرْتِنِى فَرَقاً مِنْكِ، فَلَمَّا دَنَا مِنْهَا قَالَتْ لَهُ سَوْدَةُ: يَارَسُولَ اللّهِ أكَلْتَ مَغَافِيرَ؟ قَالَ َ. قَالَتْ: فَمَا هذِهِ الرِّيحُ الَّتِى أجِدُ مِنْكَ؟ قَالَ سَقَتْنِى حَفْصَةُ شَرْبَةَ عَسَلٍ. قَالَتْ: لَعَلَّ نَحْلَهُ جرَسَتِ الْعُرْفُطَ. قَالَتْ عائشةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهَا: فَلَمَّا دَارَ إلىَّ قُلْتُ لَهُ مِثْلَ ذلِكَ. فَلَمَّا دَارَ إلى صَفِيَّةَ قَالَتْ لَهُ مثْلَ ذلِكَ. فَلَمَّا دَارَ إلى حَفْصَةَ قَالَتْ يَارَسُولَ اللّهِ: أَ أسْقِيكََ مِنْهُ؟ قَالَ َ حَاجَةَ لِى فِيهِ، قَالَتْ سَوْدَةُ رَضِىَ اللّهُ عَنْها: وَاللّهِ لَقَدْ حَرَّمْنَاهُ. فَقُلْتُ لَهَا: اسْكُتِى[. أخرجه الخسمة إّ الترمذى .

Hadisin Anlamı:

Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) kadınlarını teker teker ziyaret eder, herbirine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hazreti Hafsa Radıyallahu Anh’nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten fazla kaldı. Ben bunu kıskanarak sebebini (Resulullah’ın diğer hanımlarından) sordum. Bana: “Yakınlarından bir kadın Hafsa’ya bir okka (Taif) balı hediye etti, Resulullah Radıyallahu Anh’a ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)” dediler. Ben: “Öyleyse, kasem olsun biz de ona mutlaka bir hile kurmalıyız!” dedim. Şevde Radıyallahu Anh’e: “(Hafsa’dan sonra sıra senin) O girince sana yaklaşacak. Sana yaklaşınca O’na: “Ey Allah’ın Resulü! Sen megafih mi yedin?” diyeceksin. (Ben biliyorum ki, o sana:) “Hayır! “diyecek. O zaman sen de: “Öyleyse senden bumuma gelen bu koku da ne?” diyeceksin.” Bir rivayette Hazreti Aişe şu açıklamayı yapar: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisinde kötü bir koku hissedilmesine tahammül edemez, buna çok üzülürdü (Bu sebeple gerçeği itiraf ederek) muhakkak “Hafsa bana bal şerbeti ikram etti” diyecek. O zaman sen kendisine “Demek ki arı, balını urfut ağacından almış” diyeceksin. (Senden sonra bana uğradığı zaman) ben de böyle hareket edip aynı şeyleri söyleyeceğim. Ey Safiyye, sana uğradığı zaman sen de aynı şeyleri söyle! dedim.” Hazreti Aişe anlatmaya devam etti: “Sevde (bilahere bana) dedi ki: “Kendinden başka ilah bulunmayan Allah’a kasem olsun, bana tenbih ettiğin şeyleri, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapıdan görünür görünmez, senden korktuğum için (unutmadan) hemen söylemek istedim.” Ne ise, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine yaklaşınca Sevde: “Ey Allah’ın Resulü meğafir mi yediniz?” der: “Hayır!” cevabını alır. Bunun üzerine aralarında şu konuşma geçer: “Öyleyse bu koku da ne?” “Hafsa bana bal şerbeti ikram etti.” “Demek ki arı urfut yemiş.” Hazreti Aişe Radıyallahu Anh anlatmaya devam ediyor: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana uğrayınca ben de aynı şeyleri söyledim. Keza, Safiyye Radıyallahu Anh’ye uğrayınca o da aynı şeyleri söyledi. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hafsa Radıyallahu Anh’nın yanına girince: “Ey Allah’ın Resulü sana o şerbetten ikram edeyim mi?” diye sorar. Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Hayır, ihtiyacım yok!” cevabını verir. (Bu durumu işittiği zaman) Sevde Radıyallahu Anh: “Allah’a kasem olsun balı ona haram ettik!” dedi. Ben kendisine: “Sus, (sesini çıkarma)” dedim.”

Kaynak: Buhari, Talak 8, Nikah 103, Edirne 32, Eşribe 10, 15, Tıb 4, Hiyel 5, Müslim, Talak 20, (1474), Ebu Davud, Eşribe 11, (3715), Nesai, Talak 16, (6, 151, 152)

Önceki İçerikMücadele Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Rezin
Sonraki İçerikKadr Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Tirmizi