Şehadet Ve Şehidin Fazileti ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Tirmizi

24305

Başlık: CİHAD BÖLÜMÜ

Konu: Şehadet Ve Şehidin Fazileti
Ravi: Fadale İbnu Ubeyd
Hadisin Arapçası:

وعن فَضَالَة بن عبيد قال: ]سَمِعْتُ عُمَرَ بنَ الخَطَّابِ يَقُولُ: سَمِعْتُ النَّبىَّ # يَقُولُ: الشُّهَدَاءُ أرْبَعَةٌ: رَجُلٌ مُؤمِنٌ جَيِّدُ ا“يماَنِ لَقِىَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللّهَ تَعالى حَتَّى قُتِلَ فَذلِكَ الَّذِى يَرْفَعُ النَّاسُ أعْيُنَهُمْ إلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ هكَذَا وَرَفَعَ رَأسَهُ حَتَّى سَقَطَتْ قَلَنْسُوَتُهُ، فََ أدْرِى قَلَنْسُوَةَ عُمَرَ أرَادَ أمْ قَلَنْسُوَةَ النَّبىِّ #. وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَيِّدُ ا“يمانِ لَقِىَ الْعَدُوَّ فَكَأنَّمَا ضُرِبَ جِلْدُهُ بِشَوْكِ طَلْحٍ مِنَ الجُبْنِ أتَاهُ سَهْمُ غَرْبٍ فَقَتَلَهُ فَهُوَ في الدَّرَجَةِ الثَّانِيَةِ. وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ خَلَطَ عَمًَ صَالِحاً وَآخَرَ سَيِّئاً لَقِىَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللّهَ تعالى حَتَّى قتِلَ فذلِكَ في الدَّرَجةِ الثَّالِثَةِ. وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ أسْرَفَ عَلى نَفْسِهِ لَقِىَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللّهَ تَعالى حتّى قتِلَ فذلِكَ في الدَّرَجَةِ الرَّابِعَةِ[. أخرجه الترمذى.يقال »سهْمُ غَرْبٍ« با“ضافة وغيرها إذا لم يعرف من رمى به .

Hadisin Anlamı:

Hazreti Ömer Radıyallahu Anh’i dinledim, “Hazreti Peygamberden işittim” diyerek şu hadisi rivayet etti: “Dört çeşit şehid vardır: 1- İmanı kavi mü’min kişi düşmanla karşılaşır, öldürülünceye kadar Allah’a sadık kalır, işte bu kıyamet günü, insanların gıbta ile gözlerini kaldırıp bakacakları gerçek şehiddir. -Bunu yaparken başını kaldırır ve kalansuvesi yere düşer- (Fadale der ki:) “Bu, Hazreti Ömer’in kalansuvesi mi idi, yoksa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın kalansuvesi mi idi anlayamadım.” 2- İmanı sağlam (ancak önceki kadar şecaat sahibi olmayan) bir mü’min düşmanla karşılaşır. Korkudan vücudu -talh ağacının dikeni batmış gibi- titrer. Bu sırada gelen serseri bir ok darbesiyle hayatını kaybeder. Bu, ikinci derecede bir şehiddir. 3- İyi amelle kötü ameli karıştırmış mü’min kişi, düşmanla karşılaşır. Bu karşılaşma esnasında (sabır ve şecaatte, şehidliğin mükafaatını beklemekte) Allah’a sadık kalır, öldürülünce bu üçüncü mertebede bir şehid olur. 4- Günahkar bir mü’min düşmanla karşılaşır, ölünceye kadar Allah’a sadık kalır. Bu da dördüncü derecede bir şehid olur.”

Kaynak: Tirmizi, Fedailu’l-Cihad 14, (1644)

Önceki İçerikTabir Edilmiş Rüyalar ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud Tirmizi
Sonraki İçerikŞehadet Ve Şehidin Fazileti ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Müslim Nesai Ebu Davud Tirmizi İbni Mace