Maide Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Nesai Ebu Davud

8131

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Maide Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كَان قُرَيظَةُ والنَّضِيرُ، وَكانَ النَّضِيرُ أشْرَفَ مِنْ قُرَيْظَةَ فَكَانَ إذَا قَتَلَ رَجُلٌ مِنْ قُرَيْظَةَ رجًُ مِنَ النَّضِيرِ قُتلَ بِهِ، وَإذَا قَتَلَ رَجُلٌ مِنَ النَّضِيرِ رَجًُ مِنْ قُرَيْظَةَ فُدِى بِمَائَةِ وَسقٍ مِنْ تمر. فلمّا بُعِثَ النَّبىّ # قَتَلَ رَجلٌ مِنَ النّضِيرِ رَجًُ مِنْ قُرَيظَةَ فَقَالُوا: ادْفَعُوهُ إلَيْنَا نَقْتُلُهُ. فَقَالُوا: بَينَنَا وَبَيْنَكُمْ مُحَمّدٌ رَسُولُ اللّهِ # فأتَوْهُ. فَأنزلتْ: وَإنْ حَكَمْتَ فاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ؛ وَالْقِسْطُ: النَّفسُ بِالنَّفْسِ ثُمَّ نَزَلتْ: أفَحُكْمَ الْجَاهِليّةِ يَبْغُونَ[. أخرجه أبو داود والنسائى .

Hadisin Anlamı:

Kureyza ve en-Nadir, Medine’de yaşayan Yahudilerden iki kabile idi. Bunlardan en-Nadir kabilesi Kureyza kabilesinden daha şerefli kabul ediliyordu. Sözgelimi, Kureyza kabilesine mensup birisi, en-Nadir’den birini öldürecek olsa kısas olarak katil öldürülürdü, ama en-Nadir’den bir kimse Kureyza’dan birisini öldürecek olsa, yüz vask hurma ile fidye ödenirdi (katil öldürülmezdi). Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın peygamberliğinden sonra en-Nadir’den birisi Kureyza’dan bir adam öldürdü. Kureyzalılar: “Katili bize teslim edin, onu öldüreceğiz” dediler. Öbür taraf “Sizinle bizim aramızda Muhammed hakem olsun” dediler ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldiler. Bunun üzerine şu ayet indi: “… Eğer hükmedersen, aralarında adaletle hüküm ver, Allah adil olanları sever” (Maide 43). Adaletle hükümden maksat “cana mukabil can”dı. Daha sonra şu ayet indi: “Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah’tan daha iyi hüküm veren kim vardır?” (Maide, 50)

Kaynak: Ebu Davud, Diyat 1, (4494), Akdiye 10, (3591), Nesai, Kasame 7, (8,18)

Önceki İçerikNisa Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Müslim Ebu Davud
Sonraki İçerikEnfal Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud