HATALARI BAĞIŞLAYIP BİLGİSİZLERE UYMAMAK ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

43077

 

263- وعن أَنس رضي اللَّه عنه قال : كُنتُ أَمْشِي مَعَ رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وعليه بُردٌ نَجْرَانيٌّ غلِيظُ الحَاشِيةِ ، فأَدركَهُ أَعْرَابيٌّ ، فَجبذهُ بِرِدَائِهِ جَبْذَة شَديدَةً ، فَنظرتُ إلى صفحة عاتِقِ النَّبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، وقَد أَثَّرَت بِها حَاشِيةُ الرِّداءِ مِنْ شِدَّةِ جَبذَتِهِ ، ثُمَّ قال : يَا مُحَمَّدُ مُرْ لي مِن مالِ اللَّهِ الذي عِندَكَ . فالتَفَتَ إِلَيْه ، فضحِكَ ، ثُمَّ أَمر لَهُ بعَطَاءٍ . متفقٌ عليه .                                        

645-263 Enes (r.a)şöyle demiştir. Günün birinde Rasûlullah (s.a.v.)ile beraber gidiyordum. Üzerinde necran kumaşından yapılmış sert kenarlı bir cübbesi vardı. Bu esnada bir bedevi arkasından yetişerek cübbesini sertçe çekti. Bedevinin sert çekişinden dolayı cübbenin kenarı boynunda iz bırakmıştı. Sonra bedevi “Ey Muhammed elinde bulunan Allah’a aid mallardan bana da verilmesini emret dedi.

Rasûlullah (s.a.v) bedeviye dönüp güldü. Sonra ona bir şeyler verilmesini emretti. (Buhari, Humus 19, Müslim, Zekat 128)          

264- وعن ابن مسعود رضي اللَّه عنه قال : كأَنِّي أَنظُرُ إلى رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يحْكِي نَبِيّاً مِن الأَنبياءِ ، صلوَاتُ اللَّهِ وَسلامُه عَلَيهم ، ضَرَبَهُ قَومُهُ فَأَدموهُ ، وَهُوَ يَمسَحُ الدَّمَ عَنْ وَجهِهِ ، ويقول : « اللَّهُمَّ اغفِرِ لِقَومي فَإِنَّهُم لا يَعْلَمُونَ » متفقٌ عليه .                                                                      

646-264 Abdullah ibni Mesud (r.a) şöyle demiştir. Rasûlüllah (s.a.v.) peygamberlerden birinin halini anlatışı hala gözümün önündedir. O peygamberi kendi kavmi dövüp kan içinde bırakmışlardır. O bu haldeyken yüzünden kanları silerken şöyle diyordu. “Allahım kavmimi bağışla çünkü onlar doğruyu bilmiyorlar” (Buhari, Enbiya 54, Müslim, Cihad 105)