Fussilet Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari

24319

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Fussilet Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما في قوله تعالى: ]ادْفَعْ بِالَّتِى هِىَ أحْسَنُ. قالَ: الصّبْرُ عِنْدَ الْغَضَبِ، وَالْعَفْوُ عِنْدَ ا“سَاءَةِ. فَإذَا فَعَلُوهُ عَصَمَهُمُ اللّهُ تعالى وَخَضَعَ لَهُمْ عَدُوُّهُمْ[. أخرجه البخارى معلقاً .

Hadisin Anlamı:

Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel yol ne ise onunla önle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki yakın dost(un olmuş)tur. Bu (en güzel haslete), sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna büyük bir hisseye malik olandan gayrisi eriştirilmez (Fussilet, 34-35) ayetiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “(Ayette kastedilen en iyi yol) öfke anındaki sabır, kötülüğe maruz kalındığı andaki aftır. İnsanlar bunları yaptıkları takdirde, Allah onları korur, düşmanları da kendilerine eğilir. Sanki samimi dost olur.”

Kaynak: Buhari, Tefsir, Ha-mim, es-Secde (Fussilet) 1