Enfal Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud

30217

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Enfal Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما ]في قوله تعالى: وَالَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا، وَقوله: وَالَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا. قالَ: كانَ ا‘عْرَابِىُّ َ يَرِثُ الْمُهَاجِرَ وََ يَرِثهُ الْمُهَاجِرُ فنُسِخَتْ فقالَ: وَأولُوا ا‘رْحَامِ بَعْضُهُمْ أوْلَى بِبَعْضِ[. أخرجه أبو داود .

Hadisin Anlamı:

Şu iki ayet hakkında aşağıdaki açıklamayı yapmıştır: “Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve Muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostudurlar” ve “İnanıp hicret etmeyenlerle, -hicret edene kadar- sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür. İnkar edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar, inanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve Muhacirleri barındırıp, onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır. Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir.” Bedeviler muhacire varis olmazdı, muhacir de ona varis olmazdı. Bu durum nesh edildi. Ayet şöyle buyurdu: “Birbirinin mirascısı olan akraba Allah’ın kitabına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir.” (Enfal, 22-25)

Kaynak: Ebu Davud, Feraiz 16, (2924)