Yıl: 2014

  • D Harfi – Türkçeden Arapçaya Sözlük

     

     

    Dağ gibi كَالطَّوْدِ
    Dağ جَبَلٍ
    Dağ طَوْدَ
    Dağ طُورَ
    Dağ, bağlantı, gelip çatma مُرْسَا
    Dağa لِلْجَبَلِ
    Dağıldı اِنْفَضَّ
    Dağıldı مُزِّقَ
    Dağıldınız مُزِّقْتُمْ
    Dağılın, yayılın اِنتَشِرُوا
    Dağılır يَنفَضُّ
    Dağılırlardı لَانْفَضُّوا
    Dağılmaları يَنْفَضُّواْ
    Dağılmıs مُنْبَثّاً
    Dağınık شَتَّى
    Dağıt شَرِّدْ
    Dağıt, ver اُمْنُنْ
    Dağıttı شَرِّدَ
    Dağıttı مَزَّقَ
    Dağıttık مَزَّقْنَا
    Dağlanır تُكْوَا
    Dağlanır تُكْوَى
    Dağlar gibi كَالاَعْلاَمِ
    Dağlar gibi كَالْجِبَالِ
    Dağlar اَعْلاَمِ
    Dağlar جِبَالٌ
    Dağlar رَوَاسِيَ
    Daha az اَقَلَّ 4 اَقَلُّ
    Daha azgın اَطْغَى
    Daha aziz, daha kıymetli اَعَزُّ
    Daha büyük اَعْظَمُ
    Daha büyük, en büyük اَكْبَرُ
    Daha çok مَزِيدٍ 4 مَزِيدٌ
    Daha çok, daha fazla اَرْبَى
    Daha doğru yolda اَهْدَى
    Daha doğru اَصْدَقُ
    Daha doğru, en doğru اَقْوَمَ 4 اَقْوَمُ
    Daha fasih, güzel konusan اَفْصَحُ
    Daha fazla hak eden, daha layık اَحَقَّ 4 اَحَقُّ
    Daha gizli اَخْفَى
    Daha güzel, en güzel  اَحْسَنُ
    Daha iyi bilen, en iyi bilen اَعْلَمُ
    Daha kalıcı, baki اَبْقَى
    Daha kolay اَهْوَنُ
    Daha kötü  سُواَى
    Daha küçük اَصْغَرُ
    Daha layık, daha yakın iki kisi اَوْلَيَانِ
    Daha müthis اَدْهَى
    Daha sapık اَضَلُّ
    Daha serefli, daha güçlü اَعِزَّةَ 4 اَعِزَّةٍ
    Daha sevimli, daha sevgili اَحَبَّ 4 اَحَبُّ
    Daha siddetli, en siddetli اَشَدِّ 4 اَشَدَّ 4 اَشَدُّ
    Daha temiz اَزْكَى
    Daha temiz اَطْهَرُ
    Daha yakın اَقْرَبَ 4 اَقْرَبُ
    Daha yakın, daha alçak, az  اَدْنَى
    Daha yakın, daha üstün, layık اَوْلَى
    Daha yakına لِاَقْرَبَ
    Daha yatkın اَجْدَرُ
    Daha yüksek, üstün  اَعْلَى
    Daha zalim اَظْلَمُ
    Daha zayıf اَضْعَفُ
    Daha zor, daha çetin اَشَقُّ
    Daha, en düsük, alçak اَرْذَلِ
    Dalanlar خَائِضِينَ
    Daldılar خَاضُوا
    Daldınız خُضْتُمْ
    Dalga مَوْجٌ
    Dalgalanır يَمُوجُ
    Dalgıç, dalan غَوَّاصٍ
    Dalgıçlık yaparlar يَغُوصُونَ
    Dallar اَفْنَانٍ
    Dallar جُذُوعِ
    Dallı, benzer صِنْوَانٍ 4 صِنْوَانٌ
    Damgalayacağız, isaretleyeceğiz سَنَسِمُ
    Damla, meni, sperm نُطْفَةٌ
    -dan dolayı, için اَجْلِ
    Danısma, istisare تَشَاوُرٍ
    Danıstı, istisare etti تَشَاوَرَ
    Daralan ضَائِقٌ
    Daraldı ضَاقَ
    Daraldı ضَاقَتْ
    Daralır يَضِيقُ
    Daralttı, azalttı قَدَرَ
    Darlık veren, sıkıntılı ضَيِّقاً
    Darlık, fakirlik مُزْجَاةٍ
    Darlık, sıkıntı ضَيْقٍ
    Darmadağın مُمَزَّقٍ
    Davet, çağrı دَعْوَةٌ
    Davetçi, çağıran, davet eden دَاعِيَدَاعِياً
    Davud (AS) دَاوُودَ 4 دَاوُدُ
    Davud’a (AS) لِدَاوُدَ
    Dayanırım, yaslanırım اَتَوَكَّا
    Dayılarınız اَخْوَالِكُمْ
    Dayın خَالِكَ
    De (ds) قُولِي
    De, söyle قُلْ
    Dedi (ds) قَالَتْ
    Dedi, söyledi قَالَ
    Dedik قُلْنَا
    Dediler (ds, çğ) قُلْنَ
    Dediler (ikil, ds) قَالَتَا
    Dediler (o ikisi) قَالاَ
    Dediler قَالُوا
    Dedim قُلْتُ
    Dedin قُلْتَ
    Dediniz  قُلْتُم
    Def etme, savma دَفْعُ
    Değer ver, ikram et (ds) اَكْرِمِي
    Değerli, serefli olanlar  كِرَامًا 4 كِرَامٍ
    Değil mi  اَلَيْسَ
    Değil mi اَفَلا
    Değil mi اَوَلاَ
    Değil misin اَلَسْتَ
    Değil miyim اَلَسْتُ
    Değil لَيْسَ
    Değil لَيْسَتْ
    Değil, baska غَيْرِ 4 غَيْرَ 4 غَيْرُ
    Değil, olmadı (geçmis zaman) لَمْ
    Değil, yok, olumsuzluk edatı لاَ
    Değilim لَسْتُ
    Değilim لَسْتُ
    Değiller لَيْسُوا
    Değilsin لَسْتَ
    Değilsin لَسْتَ
    Değilsiniz (ds, çğ) لَسْتُنَّ
    Değilsiniz (siz kadınlar) لَسْتُنَّ
    Değilsiniz لَسْتُمْ
    Değilsiniz لَسْتُمْ
    Değisiklik, dönüsme تَحْوِيلاً 4 تَحْوِيل
    Değisir, satar يَشْتَرِي
    Değisiriz نَشْتَرِي
    Değisirler, satarlar يَشْتَرُونَ
    Değismek istersiniz تَسْتَبْدِلُونَ
    Değismeleri يَشْتَرُواْ
    Değismeniz için لِيَشْتَرُوا
    Değismeniz تَشْتَرُوا
    Değismesi, değistirmesi يَتَبَدَّلِ
    Değismesi, satması يَشْتَرُ
    Değismis مَسْنُونٍ
    Değistirdi  اَبْدَلَ
    Değistirdi بَدَّلَ
    Değistirdi غَيَّرَ
    Değistirdik بَدَّلْنَا
    Değistirdiler بَدَّلُوا
    Değistiren مُغَيِّراً
    Değistiren, değistirecek olan مُبَدِّلَ
    Değistirilir يُبَدَّلُ
    Değistirir يُبَدِّلُ
    Değistirir يُغَيِّرُ
    Değistirir, yerine baskasını getirir يَسْتَبْدِلُ
    Değistirme اِسْتِبْدَالَ
    Değistirmek istedi اِسْتَبْدَلَ
    Değistirmek ister misiniz اَتَسْتَبْدِلُونَ
    Değistirmeleri يُبَدِّلُواْ
    Değistirmeleri يُغَيِّرُوا
    Değistirmemiz نُبَدِّلَ
    Değistirmeniz تَتَبَدَّلُوا
    Değistirmesi تَبَدَّلَ
    Değistirmesi يُبَدِّلَ
    Değistirmesi يُبْدِلَ
    Değistirmesi يَسْتَبْدِل
    Değistirsinler فَلَيُغَيِّرُنَّ
    Değnek vurun اجْلِدُوا
    Değnek جَلْدَةً
    Delici ثَاقِبٌ
    Delikanlı فَتَا
    Delil بُرْهَانٌ
    Delil دَلِيلاً 4 دَلِيلٌ
    Delil, yemin حِجْرٌ
    Deliliniz بُرْهَانَكُمْ
    Delme نَقْباً
    Demeleri için لِيَقُولُوا
    Demeleri يَقُولُوا
    Dememiz نَقُولَ
    Demen تَقُل
    Demen تَقُولَ
    Demeniz تَقُولُوا
    Demesi için لِيَقُولَ
    Demesi يَقُلْ
    Demesi يَقُولَ
    Demet ضِغْثاً
    Demir حَدِيدٌ
    -den baska دُونِ 4 دُونَ
    -den baska, hariç اِلاَّ
    -den, -dan, hiç, bazıları مِنْ
    -den, hakkında عَنْ
    Denedi, imtihan etti اَبْلَي
    Denedi, sınadı اِبْتَلَا 4 ابْتَلَى
    Denemek için لِيَبْتَلِيَ
    Denemek için لِيُبْلِيَ
    Denemesi için لِيَبْلُوَا
    Denenir, sınanır تُبْلَى
    Dener, sınar (ds) تَبْلُوا
    Deneyin, imtihan edin اِبْتَلُواْ
    Denildi قِيلَ
    Denir, söylenir يُقَالُ
    Deniz, büyük nehir بَحْرِ 4 بَحْرُ 4 بَحْرَ
    Denizler اَبْحُرٍ
    Denizler بِحَارُ
    Denk قَوَاماً
    Denk, benzer كُفُواً
    Denk, orta سُوًى
    Denklestirmen تَعْدِلْ
    Der misiniz اَتَقُولُونَ
    Der, söyler يَقُولُ
    Derdi, söylerdi لَقَالَ
    Derdik, söylerdik لَقُلْنَا
    Derece derece yaklastırdı اِسْتَدْرَجَ
    Derece دَرَجَةٌ
    Dereceler دَرَجَاتٌ
    Deriler جُلُوْدٌ
    Derileriniz جُلُودُكُمْ
    Derim, söylerim اَقُولُ
    Derin düsündü تَدَبَّرَ
    Derin su لُجَّةً
    Derin عَمِيقٍ
    Derin لُجِّيٍّ
    Deriz, söyleriz نَقُولُ
    Derledik, seçtik اِجْتَبَيْنَا
    Derledin, seçtin اِجْتَبَيْتَ
    Derlendi, toplandı, dolunay oldu اتَّسَقَ
    Derler (ikil) يَقُولاَ
    Derler يَقُولُونَ
    Derlerdi, söylerlerdi لَقَالُوا
    Ders aldılar, okudular دَرَسُوا
    Ders aldın دَرَسْتَ
    Ders alırlar, öğrenirler يَدْرُسُونَ
    Ders görürsünüz تَدْرُسُونَ
    Dersin, söylersin تَقُولُ
    Dersiniz, söylersiniz تَقُولُونَ
    Dert غُمَّةً
    Dert, sıkıntı ضُرٌّ
    Desinler وَلْيَقُولُوا
    Destek رُكْنٍ
    Destek مَرْفُودُ
    Destekçi  ظَهِيرًا 4 ظَهِيرٌ
    Destekledi اَيَّدَ
    Destekledi, tahkim etti اَحْكَمَ
    Destekledik اَيَّدْنَا
    Destekledim اَيَّدتُّ
    Desteklemeniz تُعَزِّرُو
    Desteklenirler, sahip çıkılırlar يُصْحَبُونَ
    Destekler يُؤَيِّدُ
    Destekli, iyi giyimli مُسَنَّدَةٌ
    Devam eden, süregelen مُسْتَمِرٌّ
    Devam ederiz نَظَلُّ
    Devam ederlerdi لَظَلُّوا
    Devam ettiler, olakaldılar ظَلُّوا
    Devamlı indirilir يُنَزَّلُ
    Devamlı indirilmesi يُنَزَّلَ
    Devamlı indirilmesi يُنَزِّلْ
    Devamlı indirir يُنَزِّلُ
    Devamlı olanlar دَائِمُونَ
    Devamlı, sürekli  وَاصِبًا 4 وَاصِبٌ
    Devamlı, sürekli حُسُوْمًا
    Devamlı, sürekli دَائِمٌ
    Deve yavrusu جِمَالَتٌ
    Deve بَعِيرٍ
    Deve جَمَلٌ
    Deve, binek رِكَابٌ
    Deve, bulut اِبِلٌ
    Deve, seyahat aracı ضَامِرٍ
    Devir, dönem فَتْرَةٍ
    Devirir يُزْلِقُ
    Devsirdi, hasat etti صَرَمَ
    Devsirdi, topladı جَنَى
    Devsirenler, kesenler صَارِمِينَ
    Devsirirler يَصْرِمُنَّ
    Deyin (ikil) قُولاَ
    Deyin قُولُوا
    Deyisçe, söyleyisçe قِيلاً
    Dısarı çıkardı اَخْرَجَتْ
    Didinen كَادِحٌ
    Didinme, didinerek كَدْحاً
    Diğer (ds) اُخْرَا
    Diğer (ds) اُخْرَى
    Diğer iki اٰخَرَانِ
    Diğer اٰخَرِ 4 اٰخَرُ 4 اٰخَرَ
    Diğer, baska اُخَرُ 4 اُخَرَ
    Diğerleri اٰخَرُونَ
    Diğerleri اٰخَرِينَ
    Dikensiz مَخْضُوْدٍ
    Dikerek مُقْنِعِى
    Dikildi نُصِبَتْ
    Dikili taslar اَنصَابُ
    Dikili taslar نُصُبٍ
    Dikkat edin اَلاَ
    Dikkatli olsun, inceliklere baksın وَلْيَتَلَطَّفْ
    Dil, lisan لِسَانًا 4 لِسَانٌ
    diler
    Dilerim اَشَاءُ
    Dili dısarıda solur يَلْهَثْ
    Dilim dilim قِدَداً
    Diller, lisanlar اَلْسِنَةٍ
    Dilleriniz اَلْسِنَتُكُمُ 4 اَلْسِنَتِكُمْ
    Dilsiz اَبْكَمُ
    Dilsiz بُكْمًا 4 بُكْمٌ 4 بُكْمُ
    Din edinirler يَدِينُونَ
    Din için لِلدِّينِ
    Din olarak kabul ettiler شَرَعُوا
    Din دِينًا 4 دِينٌ
    Dinar دِينَارٍ
    Dindi (ds) خَبَتْ
    Dini بِالدِّيْنِ
    Dininiz دِينِكُم 4 دِينُكُم 4 دِينَكُمْ
    Dinle اِسْتَمِعْ
    Dinle فَاسْتَمِع
    Dinledi اِسْتَمَعَ
    Dinlediler اِسْتَمَعُو
    Dinlemek için لِلسَّمْعِ
    Dinlemesi يَسْتَمِعِ
    Dinlenirsin, sakinlesirsin تَسْكُنُ
    Dinlenirsiniz, sakinlesirsiniz تَسْكُنُونَ
    Dinlenme yeri مَقِيلاً
    Dinlenme yeri/zamanı سَكَناً
    Dinlenmeniz, sakinlesmeniz تَسْكُنُوا
    Dinler يَسْتَمِعُ
    Dinlerler يَسْتَمِعُونَ
    Dinlersin تَسْتَمِعُ
    Dinlersiniz تَسْتَمِعُونَ
    Dinleyenler سَمَّاعُونَ
    Dinleyin اِسْتَمِعُوا
    Dinleyin فَاسْتَمِعُوا
    Dip غَيَابَت
    Direk عَمَدٍ
    Direkler عِمَادِ
    Direkler, kazıklar اَوْتَاداً
    Direnip durdular لَجُّوا
    Dirhemler دَرَاهِمَ
    Diri diri gömülen kız مَوْؤُدَةُ
    Diri olan için لِلْحَيِّ
    Diri, canlı (çğ) اَحْيَاءٍ 4 اَحْيَاءً 4 اَحْيَاءٌ
    Dirilten, yasatan مُحْىِ
    Diriltilenler مُنشَرِينَ
    Diriltilenler, diriltilecek olanlar مَبْثُوثِ
    Diriltilenler, diriltilecek olanlar مَبْعُوثُونَ
    Diriltilenler, diriltilecek olanlar مَبْعُوثِينَ
    Diriltilir, gönderilir يُبْعَثُ
    Diriltilirim اُبْعَثُ
    Diriltilirler, gönderilirler يُبْعَثُونَ
    Diriltilirsiniz تُبْعَثُونَ
    Diriltilmeleri, gönderilmeleri يُبْعَثُواْ
    Diriltilmeniz بَعْثُكُمْ
    Diriltir, gönderir يَبْعَثُ
    Diriltirim اُحْيِ
    Diriltiriz, hayat veririz  نُحْيِ 4 نُحْيِي
    Diriltme, kabirden çıkarma نُشُوراً 4 نُشُورُ
    Diriltmemiz için لِنُحْيِىَ
    Diriltmesi, göndermesi يَبْعَثَ
    Diriltti, kaldırdı اَنْشَرَ
    Diriltti, yasattı, hayat verdi اَحْيَا
    Dirilttik اَنشَرْنَا
    Dirsekler مَرَافِقِ
    Dis سِنِّ
    Disi deve نَاقَةٌ
    Disi gibi كَالأُنْثَىٰ
    Disi اُنْثَى
    Disi, disiler اِنَاثًا 4 اِنَاثٌ
    Diyeceğiz سَنَقُولُ
    Diyecek  سَيَقُولُ
    Diyecekler  سَيَقُولُونَ
    Diyet, kan parası دِيَةٌ
    Diz çökmüs جَاثِيَةً
    Diz çökmüs جِثِيًّا
    Diz üstü olanlar جَاثِمِينَ
    Dizilmis مَصْفُوفَةٌ
    Doğan, doğarken بَازِغًا
    Doğan, doğarken بَازِغَةً
    Doğar, yükselir, çıkar تَطْلُعُ
    Doğdu طَلَعَتْ
    Doğdum وُلِدتُّ
    Doğru erkekler صَادِقُونَ
    Doğru erkekler صَادِقِينَ
    Doğru erkekler صِدِّيقُونَ
    Doğru erkekler صِدِّيقِينَ
    Doğru hareket eder يَصْلَحُ
    Doğru kadın صِدِّيقَةٌ
    Doğru kadınlar صَادِقَاتٌ
    Doğru oldu, doğru gitti اِسْتَقَامَ
    Doğru oldu, doğru söyledi صَدَقَ
    Doğru oldular, doğru gittiler اِسْتَقَامُواْ
    Doğru olur يَرْشُدُ
    Doğru olur, doğru gider يَسْتَقِيمُ
    Doğru olur, doğru söyler يَصْدُقُ
    Doğru olurlar يَرْشُدُونَ
    Doğru söyledi (ds) صَدَقَتْ
    Doğru söylediler صَدَقُوا
    Doğru söyledin mi اَصَدَقْتَ
    Doğru söyledin صَدَقْتَ
    Doğru yola ermis  مُهْتَدِي
    Doğru yola ermis olanlar مُهْتَدُونَ
    Doğru yola ermis olanlar مُهْتَدِينَ
    Doğru yola ermis مُهْتَدِ 4 مُهْتَدٍ
    Doğru yola götürürler يَهْدُونَ
    Doğru yolda olanlar رَاشِدُونَ
    Doğru yolu buldu اِهْتَدَى
    Doğru yolu bulur يَهْتَدِي
    Doğru yolu bulur يَهِدِّيَ 4 يَهِدِّي
    Doğru رَشِيدٌ
    Doğru سَدِيْدًا
    Doğru, doğru olarak صَوَاباً
    Doğru, dosdoğru مُسْتَقِيمًا 4 مُسْتَقِيْمٌ
    Doğrul, giris, uğras, ise koyul اِنصَبْ
    Doğruladı صَدَّقَ
    Doğruladı, tasdik etti (ds) صَدَّقَتْ
    Doğruladın, tasdik ettin صَدَّقْتَ
    Doğrular, tasdik eder يُصَدِّقُ
    Doğrulayan, tasdik eden  مُصَدِّقًا 4 مُصَدِّقٌ
    Doğrulayanlar, tasdik edenler مُصَدِّقِينَ
    Doğruldu, dikildi فَاسْتَوَى
    Doğruluğu ُ3 رُشْدَ
    Doğruluk رَشَادٌ
    Doğruluk رُشْدًا 4 رُشْد
    Doğrulukla رَشَداً
    Doğrulukla صِدِّيقاً
    Doğruya iletirdi لَهَدَى
    Doğruyu yanlısı ayırt eden فُرْقَانًا 4 فُرْقَانٌ
    Doğu مَشْرِقُ
    Doğular مَشَارِقَ
    Doğulu, doğuda شَرْقِيًّا
    Doğulu, doğuda شَرْقِيَّةٍ
    Doğum sancısı مَخَاضُ
    Doğurdu وَلَدَ
    Doğurdular (ds, çğ) وَلَدْنَ
    Doğurmaları يَلِدُوا
    Doğurması يَلِدْ
    Doğurması, koyması تَضَعَ
    Doğurulan مَوْلُودٌ
    Doğuruldu وُلِدَ
    Doğurulması يُولَدْ
    Doğurulur يُوْلَدُ
    Doğurur muyum ءَاَلِدُ
    Doğurur يَلِدُ
    Doğurur, koyar (ds) تَضَعُ
    Doğururlar (ds, çğ) يَضَعْنَ
    doğururum اَٰلِدُ
    Doğus طُلُوعِ
    Doğus, doğus yeri, doğus zamanı مَطْلِعَ
    Doğustan kör اَكْمَهَ
    Doksan تِسْعُونَ
    Dokundu لَمَسَ
    Dokundu مَسَّ
    Dokunduk لَمَسْنَا
    Dokundunuz لَمَسْتُمُ
    Dokundunuz, temas ettiniz لاَمَسْتُمُ
    Dokundunuz, temas ettiniz لٰمَسْتُمُ
    Dokunma مَسِّ
    Dokunma مِسَاسَ
    Dokunması يَمْسَسْ
    Dokunulmaz حِجْرٌ
    Dokunur تَمَسَّ
    Dokunur يَمَسُّ
    Dokunur, temas eder يَطْمِثُ
    Dokuz  تِسْعًا 4 تِسْعٌ
    Dokuz تِسْعَةُ
    Dolanır, tavaf eder يَطُوفُ
    Dolanırlar, tavaf ederler يَطُوفُونَ
    Dolar, tasar, akar تَفِيضُ
    Dolardı لَمُلِئْتَ
    Dolasan sey دُولَةً
    Dolasanlar طَوَّافُونَ
    Dolasılır, dolastırılır يُطَافُ
    Dolasın, seyahat edin سِيحُوا
    Dolasır, gezinir تَقَلُّبُ
    Dolasmaları, gezmeleri يَسِيروُاْ
    Dolasman, gezmen تَقَلُّبَكَ
    Dolastı اِلْتَفَّ
    Dolastığınız yer مُتَقَلَّبَكُمْ
    Dolastırır, gezdirir يُسَيِّرُ
    Doldun (ds) اِمْتَلَأْتِ
    Doldun مُلِئْتَ
    Dolduranlar مَالِؤُونَ
    Dolduranlar, dolduracaklar فَمَالِئُونَ
    Dolduruldu مُلِئَتْ
    Doldururum اَمْلأنَّ
    Dolu (yağıs cinsi) بَرَدٍ
    Dolu مِلْئُ
    Domuz خِنْزِيْرٌ
    Domuzlar خَنَازِيرَ
    Donakalmıs شَاخِصَةٌ
    Donmus, sabit جَامِدَةً
    Donup kalır, belerir تَشْخَصُ
    Dopdolu, temiz دِهَاقاً
    Dosdoğru kılarlar, ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ
    Dosdoğru kılın, ayağa kaldırın اَقِيمُوا
    Dosdoğru ol اِسْتَقِمْ
    Dosdoğru olun (ikil) اِسْتَقِيمَا
    Dosdoğru olun اِسْتَقِيمُوا
    Dosdoğru قَيِّمًا 4 قَيِّمٌ
    Dosdoğru قَيِّمَةٌ
    Dost edinir يَتَوَلَّى
    Dost خَلِيلاً 4 خَلِيلٌ
    Dost صَدِيقٍ
    Dost مَوْلَى 4 مَوْلًى
    Dost, koruyucu  وَلِيًّا 4 وَلِيٌّ
    Dostlar اَخِلاَّءُ
    Dostlar مَوَالِيَ
    Dostlar, veliler اَوْلِيَاءَ 4 اَوْلِيَاءُ
    Dostlarınız اَوْلِيَائِكُم 4 اَوْلِيَاٰؤُكُمْ
    Dostlarınız مَوَالِيكُمْ
    Dostluk خِلاَلٌ
    Dostluk خُلَّةٌ
    Dostumuz مَوْلاَنَا
    Dostumuz, velimiz وَلِيُّنَا
    Dostunuz صَدِيقِكُمْ
    Dostunuz مَوْلاَكُمْ
    Dostunuz, veliniz وَلِيُّكُمُ
    Doyurdu, besledi اَطْعَمَ
    Doyurma, yiyecek verme اِطْعَامٌ
    Doyurulması فَإِطْعَامُ
    Doyurun اَطْعِمُوا
    Dökersiniz تَسْفِكُونَ
    Dökersiniz تُمْنُونَ
    Dökme صَبّاً
    Döktü صَبَّ
    Döktü, yağdırdı, bosalttı اَفْرَغَ
    Döktük صَبَبْنَا
    Döküldü, atıldı تُمْنَى
    Döküldü, hızla gitti اَفَضَ
    Dökülen, akan مَسْفُوحاً
    Dökülen, bosalan مُنْهَمِرٍ
    Dökülmesi تُسَاقِطْ
    Dökülür يُصَبُّ
    Dökün صُبُّوا
    Dön (ds) اِرْجِعِي
    Dön تَوَلَّ
    Dön وَلِّ
    Dön, geri dön اِرْجِعْ
    Döndü (ds) فَاءَتْ
    Döndü وَلَّىَ
    Döndü, ayrıldı, gitti اِنْصَرَفَ
    Döndü, geri döndü اِنْقَلَبَ
    Döndük رَجَعْنَا
    Döndük عُدْنَا
    Döndüler اِنْقَلَبُوا
    Döndüler رَجَعُوا
    Döndüler نُكِسُوا
    Döndüler وَلَّوُا 4 وَلَّوْا
    Döndüler, dinden çıktılar ارْتَدُّوا
    Döndün وَلَّيْتَ
    Döndünüz اِنْقَلَبْتُمْ
    Döndünüz رَجَعْتُمْ
    Döndünüz عُدتُّمْ
    Döndünüz وَلَّيْتُم
    Döndür فَارْجِعِ
    Döndürdü صَدَفَ
    Döndürdü, sevk etti صَرَفَ
    Döndüreceğim سَاَصْرِفُ
    Döndüreceğiz, iade edeceğiz سَنُعِيدُ
    Döndürme, çevirme صَرْفاً
    Döndürmeniz تَرْجِعُو
    Döndürmeniz تُوَلَّوا
    Döndürüldü صُرِفَتْ
    Döndürüldü, sarhos edildi سُكِّرَتْ
    Döndürüldüm رُجِعْتُ
    Döndürüldüm, çevrildim رُدِدْتُ
    Döndürüleceksiniz سَتُرَدُّونَ
    Döndürülen, geri çevrilen مَرْدُودٍ
    Döndürülenler لَمَرْدُودُونَ
    Döndürülenler مَرْدُودُونَ
    Döndürülme تَصْرِيْفٌ
    Döndürülmesi تَصْرِيفِ
    Döndürülür, çevrilir تُقَلَّبُ
    Döndürülürsün, döndürülür (ds) تُرْجَعُ
    Döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ
    Döndürülürsünüz تُرَدُّونَ
    Döndürülürsünüz, çevrilirsiniz تُقْلَبُونَ
    Döndürülürüz نُرَدُّ
    Döndürür يَلْفِتَ
    Döndürür, dolastırır يُقَلِّبُ
    Döndürürsünüz تَرْجِعُونَ
    Döndürürüz نُوَلِّي
    Döndürürüz, devrederiz نُدَاوِلُ
    Dönecek yer مَصْرِفاً
    Dönen مُوَلِّي
    Dönenler لَمُنقَلِبُونَ
    Dönenler مُنقَلِبُونَ
    Dönenler, dönecekler رَاجِعُونَ
    Döner يَحُورُ
    Döner يُوَلِّي
    Döner, geri döner يَنْقَلِبُ
    Döner, yüz çevirir يَصْدِفُ
    Dönerdin لَوَلَّيْتَ
    Dönerim اَرْجِعُ
    Dönerler تَدُورُ
    Dönerler يَعُودُونَ
    Dönerler يُوَلُّونَ
    Dönerler, dönüp giderler, yüz çevirirler يَتَوَلَّوْا 4 يَتَوَلَّوا
    Dönerler, geri dönerler يَنقَلِبُونَ
    Dönerlerdi لَعَادُوا
    Dönerlerdi لَوَلَّوُا
    Dönerlerdi لَوَلَّوْا
    Dönersin تَنقَلِبُ
    Dönersiniz تَعُودُونَ
    Dönersiniz تَنكِصُونَ
    Dönersiniz تُوَلُّونَ
    Dönme صَدٌّ
    Dönmeleri يَتَفَيَّأُ 4 يَتَفَيَّؤُا
    Dönmeleri يَعُودُواْ
    Dönmeleri يَنقَلِبُواْ
    Dönmemiz نَعُدْ
    Dönmemiz نَعُودَ
    Dönmeniz تَتَوَلَّوْا
    Dönmeniz تَعُودُوا
    Dönmeniz تَنْقَلِبُوا
    Dönmesi تَفِيءَ
    Dönün اِرْجِعُوا
    Dönün وَلُّواْ
    Dönün, yönelin اَنِيبُوا
    Dönüp bakar, döndürür يَلْوُ
    Dönüp bakarsınız تَلْوُنَ 4 تَلْوُونَ
    Dönüp bakmanız تَلْوُواْ
    Dönüs yeri مَرَدٍّ 4 مَرَدَّ
    Dönüs yeri مَعَادٍ
    Dönüs yeri, dönülecek yer مَئَابًا 4 مَئَابٌ
    Dönüs yeri, gidilecek yer مَصِيرًا 4 مَصِيرُ
    Dönüs yerimiz مَرَدَّنَا
    Dönüs yeriniz مَرْجِعُكُمْ
    Dönüs رَجْعٌ
    Dönüs رُجْعَى
    Dönüs, değisim مُنقَلَبٍ
    Dönüs, dönüs yeri مَرْجِع
    Dönüsleri اِيَابَهُمْ
    Dönüstürdü, seklini değistirdi  مَسَخَ
    Dönüstürdük مَسَخْنَا
    Dönüstürme, değistirme تَبْدِيلاً 4 تَبْدِيل
    Dönüstürülür, değistirilir تُبَدَّلُ
    Dönüstürür, değistirir تَبَدَّلُ
    Dönüsünüz مَصِيرَكُمْ
    Dörder رُبَاعَ
    Dördüncüleri رَابِعُهُمْ
    Dört اَرْبَعٍ 4 اَرْبَعُ 4 اَرْبَعَ
    Dört اَرْبَعَةَ 4 اَرْبَعَةٌ
    Dörtte bir رُبُعُ
    Dösedim, imkan verdim مَهَّدتُّ
    Dösek مِهَادٌ
    Dösekler فُرُشٍ
    Döseyenler مَاهِدُونَ
    Döseyis تَمْهِيداً
    Dövülerek öldürülmüs مَوْقُوْذَةٌ
    Ds: Disil (Müennes)
    Dua edelim نَبْتَهِلْ
    Dua eder, davet eder, çağırır يَدْعُوا 4 يَدْعُو
    Dua ederler, çağırırlar يَدْعُونَ
    Dua edin فَادْعُوا
    Dua edin, çağırın, davet edin اُدْعُوا
    Dua et, çağır اُدْعُ
    Dua etmemiz نَدْعُ
    Dua etmesi, çağırması يَدْعُ
    Dua etsin, çağırsın وَلْيَدْعُ
    Dua etti, niyaz etti اِبْتَهَلَ
    Dua ettiler (ikil) دَعَوَا
    Dua ettiler دَعَوُا
    Dua ettiler, çağırdılar, isnat ettiler دَعَوْا
    Dua, çağrı دُعَاءٌ
    Duam دُعَائِي
    Duan دُعَائِكَ
    Duanız دُعَاؤُكُم 4 دُعَاءَكُمْ
    Duası gibi كَدُعَاء
    Duası, duaları دُعَاؤُا
    Dullar ثَيِّبَاتٍ
    Duman دُخَانٌ
    Dumansız ates مَارِجٍ
    Dura dura مُكْثٍ
    Duracak yer  مُقَامًا 4 مُقَامَ
    Durakalırlar (ds, çğ) يَظْلَلْنَ
    Durdu, dikildi وَقَفَ
    Durdu, oturdu (ds) اِسْتَوَتْ
    Durdukça, oldukça (çğ) دَامُوا
    Durdukça, oldukça (ds) دَامَتْ
    Durdukça, oldukça دَامَ
    Durdurulanlar مَوْقُوفُونَ
    Durduruldular وُقِفُوا
    Durdurun وَقِفُو
    Durman تَفْتَؤُا 4 تَفْتَأُ
    Duruldu, dikilindi وُقِفُ
    Durum, gidis دَأْبِ
    Durum, hal, mesele بَالُ
    Durum, suret سِيرَتَ
    Durumu gibi كَدَاْبِ
    Durun, bekleyin اُمْكُثُوا
    Dururlar, dikilirler (ikil) يقُومَانُ
    Dururum, dinlenirim اَبْرَحُ
    Duvar جِدَارًا 4 جِدَارُ
    Duvarı asar تَسَوَّرُ
    Duvarı asmaları تَسَوَّرُواْ
    Duvarlar جُدُرٍ
    Duyarak سَمْعاً
    Duydu (ds) سَمِعَتْ
    Duyduk, isittik سَمِعْنَا
    Duydular سَمِعُوا
    Duydunuz سَمِعْتُمْ
    Düğüm عُقْدَةٌ
    Düğümledi, bağladı, akdetti عَقَدَتْ
    Düğümler عُقَدٌ
    Dümdüz edildi مُدَّتْ
    Dümdüz صَفْصَفًا
    Dün اَمْسِ 4 اَمْسُ
    Dünya, alem عَالَم
    Dünya, yakın دُنْيَا
    Dünyalar, alemler عَالَمِين
    Dürer يُكَوِّرُ
    Düreriz نَطْوِي
    Dürme طَيِّ
    Dürüldü كُوِّرَتْ
    Dürülenler مَطْوِيَّاتٌ
    Dürülmesi gibi كَطَىِّ
    Düsen سَاقِطاً
    Düsenler مُوَاقِعُو
    Düser تَسْقُطُ
    Düser يَسْقُطُ
    Düser, kapanır يَخِرُّ
    Düserek ölen مُتَرَدِّيَة
    Düsman oldu حَادَّ
    Düsman oldunuz عَادَيْتُم
    Düsman عَدُوًّا 4 عَدُوٌّ
    Düsman, kin besleyen شَانِئَ
    Düsmanlar اَعْدَاءً 4 اَعْدَاءُ
    Düsmanlık ettiniz, muhalefet ettiniz تُشَاقُّونَ
    Düsmanlık تَخَاصُمُ
    Düsmanlık خِصَامِ
    Düsmanlık عَدَاوَةٌ
    Düsmanlık عُدْوَانًا 4 عُدْوَانَ
    Düsmesi تَقَعَ
    Düstü (ds) وَجَبَتْ
    Düstü سَقَطَ
    Düstü, söndü, bulanıklastı اِنْكَدَرَ
    Düstü, vaki oldu وَقَعَتْ
    Düstü, vaki oldu, vazife oldu وَقَعَ
    Düstü, yıkıldı فَانْهَارَ
    Düstüler سَقَطُوا
    Düsük, az بَخْسًا 4 بَخْسٌ
    Düsük, düskün خُشَّعاً
    Düsün, kapanın قَعُوا
    Düsündü, hesap etti, zannetti حَسِبَ
    Düsündü, kurdu, yıldı هَمَّ
    Düsündü, kurdu, yıldı هَمَّتْ
    Düsündü, tefekkür etti  تَفَكَّرَ
    Düsündü, zannetti ظَنَّ
    Düsündüler, kurdular, yıldılar هَمُّوا
    Düsündüler, zannettiler حَسِبُوا
    Düsündün, zannettin حَسِبْتَ
    Düsündünüz, zannettiniz حَسِبْتُمْ
    Düsünen مُدَّكِرٍ
    Düsünmeleri يَتَفَكَّرُواْ
    Düsünür, hesabeder يَحْسَبُ
    Düsünür, tefekkür eder يَتَفَكَّرُ
    Düsünür, zanneder, inanır يَظُنُّ
    Düsünürdü, kurardı لَهَمَّتْ
    Düsünürler يَتَفَكَّرُونَ
    Düsür اَسْقِطْ
    Düsürdü اَسْقَطَ
    Düsürmesi يُوقِعَ
    Düsürüldü سُقِطَ
    Düsürülür تُسْقِطَ
    Düsürürüz نُسْقِطْ
    Düz arazi, çöl قِيعَةٍ
    Düz arazide بِقِيعَةٍ
    Düz سَوِيِّ
    Düz, çıplak صَلْدًا
    Düz, dik, doğru حَنِيفًا 4 حَنِيْفٌ
    Düzeltilirler, yerle bir edilirler تُسَوَّى
    Düzen kurarım اَكِيدُ
    Düzen kurdu, plan yaptı مَكَرَ
    Düzen, plan  مَكْرًا 4 مَكْرٌ
    Düzenledi سَوَّا
    Düzenledi سَوَّى
    Düzenledi, düzeltti فَسَوَّى
    Düzenledim سَوَّيْتُ
    Düzgün سَوِيّاً
    Düzler, doğrular حُنَفَاءَ

     

  • Ç Harfi – Türkçeden Arapçaya Sözlük

     

     

    Çabucak حَثِيثاً
    Çabuk olan, pesin olan, acil عَاجِلَةَ
    Çabuk, hızlı سَرِيْعُ
    Çadırlar خِيَامِ
    Çağıracağız سَنَدْعُ
    Çağırdı, dua etti دَعَا
    Çağırdım دَعَوْتُ
    Çağırılacaksınız سَتُدْعَوْنَ
    Çağırıldı دُعِيَ
    Çağırıldılar دُعُوا
    Çağırıldınız دُعِيتُمْ
    Çağırılır تُدْعَى
    Çağırılır, davet edilir يُدْعَى
    Çağırılırlar, davet edilirler يُدْعَوْنَ
    Çağırılırsınız تُدْعَوْنَ
    Çağırır mısınız, dua eder misiniz اَتَدْعُونَ
    Çağırır mıyız, dua eder miyiz اَنَدْعُوا
    Çağırır, nida eder يُنَادِي
    Çağırırız, dua ederiz نَدْعُوْا 4 نَدْعُو
    Çağırırsınız  تَدْعُونَ
    Çağırısma تَنَادِ
    Çağırman, dua etmen, dua etmesi (ds) تَدْعُ
    Çağırmanız, dua etmeniz تَدْعُوا 4 تَدْعُو
    Çağırsın, dua etsin فَلْيَدْعُ
    Çağlar, devirler, çok uzun süreler اَحْقَاباً
    Çağlayan, akan مَسْكُوْب
    Çakılıp kaldınız اِثَّاقَلْتُمْ
    Çalar يَسْرِقُ
    Çalarlar (ds, çğ) يَسْرِقْنَ
    Çaldı اِسْتَرَقَ
    Çaldı, hırsızlık yaptı سَرَقَ
    Çalı çırpı gibi كَهَشِيمِ
    Çalılık yer بُقْعَةِ
    Çalısır, kosar (ds) تَسْعَى
    Çalısır, yapar يَعْمَلُ
    Çalısırlar, yaparlar يَعْمَلُونَ
    Çalısma سَعْيًا 4 سَعْيُ
    Çalısmanız سَعْيَكُم 4 سَعْيُكُم
    Çalısması için لِسَعْيِهِ
    Çalısması için لِسَعْيِهَا
    Çalısması, yapması يَعْمَلْ
    Çalıstı, yaptı, isledi عَمِلَ
    Çalıstı, yaptı, isledi عَمِلَتْ
    Çalkalanır تَمُورُ
    Çalkalanır, sallanır يَمُوْرُ
    Çalkalanıs مَوْراً
    Çalkalar, sarsar تَمِيدَ
    Çalması يَسْرِق
    Çaprazlama خِلاَفَ
    Çare öğrettik كِدْنَا
    Çare حِيلَةً
    Çaresiz, hasret çeken مَحْسُوراً
    Çaresizlik ذَرْعًا 4 ذَرْعٌ
    Çarp, vur اُرْكُضْ
    Çarpar يَتَخَبَّطُ
    Çarpıldı كُبِتَ
    Çarpıldılar كُبِتُواْ
    Çarpma دَكَّةً
    Çarptı اعْتَرٰي
    Çarptırıldı (ikil) دُكَّتَا
    Çarptırıldı دُكَّتْ
    Çarsılar اَسْوَاقِ
    Çatladı اِنفَطَرَتْ
    Çatlak صَدْعِ
    Çatlak فُطُورٍ
    Çatlamıs مُتَصَدِّعًا
    Çatlar تَمَيَّزُ
    Çatlar يَتَفَجَّرُ
    Çatlarlar (ds, çğ) يَتَفَطَّرْنَ
    Çatlayan هَارٍ
    Çekenler نَازِعَاتِ
    Çeker يَجُرُّ
    Çekerler, atarlar, def ederler يَكُفُّونَ
    Çekildi غِيضَ
    Çekildi فَانْتَبَذَتْ
    Çekildi, geri çekildi اِنْتَبَذَ
    Çekildi, uzaklastı اِنتَبَذَتْ
    Çekildiler خَلَصُوا
    Çekin كُفُّوا
    Çekindi اِسْتَنْكَفَ
    Çekindiler اِسْتَنكَفُواْ
    Çekinir يَسْتَنْكِف
    Çekinir, utanır يَسْتَحْيِ
    Çekinirsiniz تَحْذَرُونَ
    Çekinmesi يَسْتَنكِفَ
    Çekinmesi يَسْتَنكِفْ
    Çekip alanlar نَاشِطَاتِ
    Çekip alırız نَسْلَخُ
    Çekip alırsın تَنْزِعُ
    Çekip alma, serbest bırakmak نَشْطاً
    Çekip gitmesi يُصْدِرَ
    Çekirdek نَوَى 4 نَوَا
    Çekirge جَرَادٌ
    Çekisirdiniz لَتَنَازَعْتُم
    Çekisirler يَخْتَصِمُونَ
    Çekisirler يَخِصِّمُونَ
    Çekisirler يُنَازِعُنَّ
    Çekisirler, tartısırlar يَتَنَازَعُونَ
    Çekisirsiniz تَخْتَصِمُون
    Çekismeniz تَخْتَصِمُوا
    Çekismeniz تَنَازَعُوا
    Çekistiler فَتَنَازَعُواْ
    Çekistiniz تَنَازَعْتُمْ
    Çekmeleri يَكُفُّوا
    Çekmesi, def etmesi يَكُفَّ
    Çekmesi, görmezden gelmesi يَعْشُ
    Çekti كَفَّ
    Çektim, def ettim كَفَفْتُ
    Çeneler  اَذْقَانِ
    Çenelere لِلأَذْقَانِ
    Çer-çöp غُثَاءً
    Çesitli, dağınık لَشَتَّى
    Çetin, zor قَمْطَرِيرًا
    Çevirdiler قَلَّبُوا
    Çevirdiler لَوَّوْا
    Çevirir, döndürür يَصْرِفُ
    Çeviririz نُقَلِّبُ
    Çevirirsin, vazgeçirirsin, vazgeçirir (ds) تَاْفِكُ
    Çevirirsiniz, engellersiniz تَصُدُّونَ
    Çevirmeleri يَصُدُّوا
    Çevirmemiz için لِنَصْرِفَ
    Çevreleyen حَافِّينَ
    Çevrildi اُفِكَ
    Çevrilen مَصْرُوفاً
    Çevrilir يُؤْفَكُ
    Çevrilir, döner تَقَلَّبُ
    Çevrilir, saptırılır يُصْرَفُ
    Çevrilirler يُؤْفَكُونَ
    Çevrilirler, saptırılırlar يُصْرَفُونَ
    Çevrilirsiniz تُؤْفَكُونَ
    Çevrilirsiniz تُصْرَفُونَ
    Çevrilmesi تَقَلُّبَ
    Çevrilmesi, يُصْرَفْ
    Çğ: Çoğul
    Çığlık صَرَّةٍ
    Çığlık صَيْحَةٌ
    Çık اُخْرُجْ
    Çıkan خَارِجٍ
    Çıkanlar خَارِجِينَ
    Çıkar اَخْرِجْ
    Çıkar اِخْلَعْ
    Çıkar فَاخْلَعْ
    Çıkar يَخْرُجُ
    Çıkar يَصْدُرُ
    Çıkar, yetisir, yükselir تَطَّلِعُ
    Çıkar, yükselir يَطَّلِعُ
    Çıkar, yükselir يَظْهَرُ
    Çıkaran مُخْرِجٌ
    Çıkaran مُزَحْزِحَ
    Çıkardı  اِسْتَخْرَجَ
    Çıkardı اَخْرَجَ
    Çıkardı لَبَرَزَ
    Çıkardı, elinden aldı, giderdi نَزَعَ
    Çıkardı, ileri getirdi اَخْرَجَ
    Çıkardı, yerinden oynattı اسْتَفَزَّ
    Çıkardık اَخْرَجْنَا
    Çıkarılanlar مُخْرَجُونَ
    Çıkarılanlar مُخْرَجِينَ
    Çıkarıldı اُخْرِجَ
    Çıkarıldı اُخْرِجَتْ
    Çıkarıldılar اُخْرِجُواْ
    Çıkarıldınız اُخْرِجْتُمْ
    Çıkarılır يُخْرَجُ
    Çıkarılırım اُخْرَجُ
    Çıkarılırlar يُخْرَجُونَ
    Çıkarılırsınız تُخْرَجُونَ
    Çıkarılman تَخْرُج
    Çıkarın اَخْرِجُواْ
    çıkarın,
    çıkarın.
    Çıkarır يُخْرِجُ
    Çıkarır, çıkarmak ister يَسْتَخْرِجُ
    Çıkarırız نُخْرِجُ
    Çıkarırlar يُخْرِجُونَ
    Çıkarırsın تُخْرِجُ
    Çıkarırsınız تُخْرِجُونَ
    Çıkarırsınız تَسْتَخْرِجُونَ
    Çıkarlar (ds, çğ) يَخْرُجْنَ
    Çıkarlar يَخْرُجُونَ
    Çıkarma اِخْرَاجًا 4 اِخْرَاجُ 4 اِخْرَاجٍ
    Çıkarmak ister (ikil) يَسْتَخْرِجَا
    Çıkarmak ister يَسْتَفِزَّ
    Çıkarmaları için لِتُخْرِجُوا
    Çıkarmamız için لِنُخْرِجَ
    Çıkarman için لِتُخْرِجَ
    Çıkarman تُخْرِجَ
    Çıkarmanız تُخْرِجُوا
    Çıkarmanız تَسْتَخْرِجُوا
    Çıkarması için لِيُخْرِجَ
    Çıkarması يُخْرِجَ
    Çıkarması يُخْرِجْ
    Çıkarsın, çıkar (ds) تَخْرُجُ
    Çıkarsın, yükselirsin تَرْقَى
    Çıkarsınız تَخْرُجُونَ
    Çıkın اخْرُجُوا
    Çıkıs için لِلْخُرُوجِ
    Çıkıs yeri مَخْرَجاً
    Çıkıs خُرُوجٍ
    Çıkıs مُخْرَجَ
    Çıkma, ayrılma حِوَلاً
    Çıkmaları يَخْرُجُواُ
    Çıkman تَخْرُجَ
    Çıkman تَخْرُجْ
    Çıkmanız تَخْرُجُوا
    Çıkması يَخْرُجْ
    Çıkması, yok olması تَزْهَقَ
    Çıksınlar, yükselsinler فَلْيَرْتَقُوا
    Çıktı خَرَجَ
    Çıktı, aldı, serbest bıraktı اَصْدَرَ
    Çıktı, yok oldu زَهَقَ
    Çıktık خَرَجْنَا
    Çıktık لَخَرَجْنَا
    Çıktılar (ds, çğ) خَرَجْنَ
    Çıktılar خَرَجُوا
    Çıktın خَرَجْتَ
    Çıktınız خَرَجْتُمْ
    Çılgın ates سَعِيْراً 4 سَعِيرِ
    Çılgınlık سُعُرٍ
    Çıplak kalman تَعْرَى
    Çıplak يَعْرَى
    Çift yapar, eslestirir يُزَوِّجُ
    Çift شَفْعِ
    Çiğnem et مُضْغَةٍ
    Çiğnenme, mahrum edilme هَضْمًا
    Çiğnerler, zapt ederler يَطَؤُونَ
    Çirkin gösterdi 3 كَرَّ َ
    Çirkin, kötü نُكْراً
    Çirkin, tuhaf فَرِيّاً
    Çirkinlik, ahlaksızlık فَاحِشَة
    Çiviler دُسُرٍ
    Çobanlar رِعَاءٌ
    Çocuğu ve ana-babası olmayan كَلاَلَةِ 4 كَلالَةً
    Çocuk  صَبِيًّا 4 صَبِيّ
    Çocuk  وَلَدًا 4 وَلَدٌ
    Çocuk, bebek طِفْلاً 4 طِفْلٌ
    Çocukken وَلِيداً
    Çocuklar اَطْفَالُ
    Çocuklar, evlatlar اَوْلاَدًا 4 اَوْلادٌ
    Çoğaldı اَكْثَرَ
    Çoğaldı كَثُرَ
    Çoğaldı كَثُرَتْ
    Çoğaldı, çokluk istedi اِسْتَكْثَرَ
    Çoğaltırdım لَاسْتَكْثَرْتُ
    Çoğalttı كَثَّرَ
    Çoğalttılar, ileri gittiler اَكْثَرُوا
    Çoğalttın, ileri gittin اَكْثَرْتَ
    Çoğu için, çoğuna لِكَثِيرٍ
    Çoğunuz اَكْثَرُكُمْ 4 اَكْثَرَكُمْ
    Çok  كَثِيرًا 4 كَثِيرٌ
    Çok aceleci عَجُولاً
    Çok affedici عَفُوًّا 4 عَفُوٌّ
    Çok ağır davranır لَيُبَطِّئَنَّ
    Çok bağıslayan غَفَّارًا 4 غَفَّارٌ
    Çok bağıslayan غَفُورًا 4 غَفُورٌ
    Çok bağıslayan لَغَفَّارٌ
    Çok bağıslayan لَغَفُورٌ
    Çok bilen عَلاَّمُ
    Çok bulursun تَسْتَكْثِرُ
    Çok cahil جَهُولاً
    Çok cimri قَتُوراً
    Çok çetin, katı, sert اَشِدَّاءُ
    Çok ettin اِسْتَكْثَرْتُ
    Çok ettiniz, çok uğrastınız اِسْتَكْثَرْتُم
    Çok güçlü, Cebbâr جَبَّارُ
    Çok günahkâr اَثِيمًا 4 اَثِيمٌ
    Çok nankör  كُفَّارًا 4 كَفَّارٌ
    Çok nankör  كُفُورًا 4 كَفُورٌ
    Çok nankör لَكَنُودٌ
    Çok sabırlı صَبَّارٍ
    Çok sasılacak sey عَجِيبٌ
    Çok sayıda ثُلَّةٌ
    Çok seven وَدُودٌ
    Çok sevinen لَفَرِحٌ
    Çok sükreden, sükrün karsılığını veren  شَكُوراً 4 شَكُورٌ
    Çok tevbe eden مُنِيبًا 4 مُنِيْبٌ
    Çok tevbe eden, tevbeleri çok kabul eden تَوَّابًا 4 تَوَّابٌ
    Çok tevbe edenler مُنِيبِينَ
    Çok tuhaf عُجَابٌ
    Çok yalancı كَذَّابٌ
    Çok yemin eden حَلَّافٍ
    Çok yiyenler اَكَّالُونَ
    Çok yüce مُتَعَالِ
    Çok zalim  ظَلُومًا 4 ظَلُومٌ
    Çok zalim, zulümkar ظَلاَّمٍ
    Çok كَثِيرَةٌ
    Çok, daha çok, en çok اَكْثَرَ 4 اَكْثَرُ
    Çokluğunuz كَثْرَتُكُمْ
    Çokluk كَثْرَةُ
    Çokluk, çokluk kuruntusu تَكَاثُرٌ
    Çöl بَدْوِ
    Çöp حُطَاماً
    Çöz اُحْلُلْ
    Çözüldünüz, korktunuz فَشِلْتُمْ
    Çözülme, korkma تَفْشَلاَ
    Çözülmeniz تَفْشَلُواْ
    Çukur حُفْرَةٌ
    Çünkü biz بِاَنَّا
    Çünkü biz بِاَنَّنَا
    Çünkü o بِاَنَّهُ
    Çünkü onlar بِاَنَّهُمْ
    Çünkü siz بِاَنَّكُمُ
    Çürümüs نَخِرَةً
    Çürümüs, toz رَمِيْمٌ

     

  • Arapça Adım Adım Kuran Dili Programı Tüm Bölümler

     

    ADIM ADIM KURAN DİLİ NECLA YADSIMAN KİTAP+CD, Kuran Arapçası Kitabı’na Arapcakitapevic.com’dan ulaşabilirsiniz.
    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

    Aşağıdaki video derslerini takip edebileceğiniz kitabı buradan satın alabilirsiniz.

    ÖRNEK DERSİ AŞAĞIDAN SEYREDEBİLİRSİNİZ

    1. Bölüm

  • C Harfi – Türkçeden Arapçaya Sözlük

     

    Cahil جَاهِلٌ
    Cahiliye جَاهِلِيَّةِ
    Cahiller جَاهِلُونَ
    Cahiller جَاهِلِينَ
    Cahillik eder يَجْهَلُ
    Cahillik ederler يَجْهَلُونَ
    Cahillik edersiniz تَجْهَلُونَ
    Calut جَالُوتَ
    Calut’a لِجَالُوتَ
    Cam زُجَاجَةٌ
    Canları çeker يَشْتَهُونَ
    Canlı, diri olarak, diri حَيٌّ
    Canlı, diri olarak, diri حَيًّا
    Canlı, hareket eden دَابَّةٌ
    Canlılar دَوَابٌّ
    Cariye اَمَةٌ
    Cariyeleriniz اِمَائِكُمْ
    Caydırıcı tehdit مُزْدَجَرٌ
    Cebrail جِبْرِيلُ
    Cebrail’e لِجِبْرِيلَ
    Cehalet, cahillik جَهَالَةٍ
    Cehennem جَحِيمًا 4 جَحِيْمٌ
    Cehennem جَهَنَّمُ
    Cehennem سَقَرُ 4 سَقَرَ 4 سَقَرٌ
    Cehenneme, cehennem için لِجَهَنَّمَ
    Celal, yücelik جَلالِ
    Ceninler اَجِنَّةٌ
    Cennet الْجَنَّةُ
    Cennette bir pınar تَسْنِيْمٍ
    Ceset جَسَداً
    Ceset سَوْءةَ
    Cevabı gibi كَالْجَوَابِ
    Cevap verdi اَجَابَ
    Cevap verdi فَاسْتَجَابَ
    Cevap verdik, icabet ettik فَاسْتَجَبْنَا
    Cevap verdiler اِسْتَجَابُواْ
    Cevap verdiniz اَجَبْتُمُ
    Cevap verdiniz, icabet ettiniz فَاسْتَجَبْتُم
    Cevap vereyim, kabul edeyim اَسْتَجِبْ
    Cevap verildi, uyuldu اُسْتُجِيبَ
    Cevap verin, uyun اِسْتَجِيبُوا
    Cevap verir, icabet eder يُجِيْبُ
    Cevap vermeleri يَسْتَجِيبُواْ
    Cevap versinler فَلْيَسْتَجِيبُوا
    Cevap جَوَابَ
    Ceza verdi اٰخَذَ
    Ceza verdiniz عَاقَبْتُمْ
    Ceza verin عَاقِبُواْ
    Ceza, bastırma تَنكِيلاً
    Cezalandırdı, karsılık verdi اَعْقَبَ
    Cezalandırıldı عُوقِبَ
    Cezalandırıldınız عُوقِبْتُم
    Cezalandırırız نُجَازِي
    Cezalandırma عِقَابٍ
    Cihad eder, mücahede eder يُجَاهِدُ
    Cihad ederler يُجَاهِدُونَ
    Cihad edersiniz تُجَاهِدُونَ
    Cihad etmeleri يُجَاهِدُواْ
    Cihad, mücadele جِهَادٌ
    Cihat edenler مُجَاهِدُونَ
    Cihat edenler مُجَاهِدِينَ
    Cihat edin جَاهِدُوا
    Cihat etti, mücadele etti جَاهَدَ
    Cihat ettiler جَاهَدُوا
    Cilalanmıs مُمَرَّدٌ
    Cimri oldu, aç gözlü oldu شَحَّ
    Cimri, kıskanç مَنُوعاً
    Cimrilik eder يَبْخَلُ
    Cimrilik eder يَقْتُرُ
    Cimrilik ederler يَبْخَلُونَ
    Cimrilik etmeleri يَقْتُرُوا
    Cimrilik etmesi يَبْخَلْ
    Cimrilik etti  بَخِلَ
    Cimrilik ettiler بَخِلُواْ
    Cimrilik yaparsınız تَبْخَلُونَ
    Cimrilik yapmanız تَبْخَلُوا
    Cimrilik yaptı اَكْدَى
    Cimrilik بُخْلٌ
    Cin جِنُّ
    Cinlenmis, deli مَجْنُونٌ
    Cinler ve insanlar ثَقَلاَنِ
    Cinler جَانٌّ
    Cinler جِنَّةٌ
    Cinnet, delilik جِنَّةٌ
    Cins at صَافِنَاتٌ
    Cinsi temas اَفْضَاى
    Cisim جِسْمٌ
    Cisimler اَجْسَامُ
    Cizye جِزْيَةَ
    Cudi dağı جُوْدِىِّ
    Cuma جُمُعَةِ
    Cumartesi (tatil) yaparlar يَسْبِتُونَ
    Cumartesi, tatil günü سَبْتُ
    Cünüp جُنُباً
    Cüzzamlı اَبْرَصَ

     

  • İmam ve müezzinlere rotasyon bu yaz uygulanıyor

    Diyanet İşleri Başkanlığı, imam ve müezzinlere rotasyon uygulamasında düzenlemeye gitti. Yapılan yönetmelik değişikliği ile birlikte illerde il müftüsünün başkanlığında beş kişilik ‘Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu’ kurulacak. Komisyonlar bu ay içinde toplanacak. 100 bin kişiyi ilgilendiren düzenlemeye göre 2014 yılından itibaren aynı yerde 25 yıl görev yapan cami görevlileri başimam-hatip, uzman imam-hatip ve imam-hatip ile başmüezzin ve müezzin-kayyımlar rotasyona tabi tutulabilecek. Uygulamadan 2015 yılında 20 yılını, 2016’da 20 yılını dolduranlar etkilenecek. Zorunlu yer değişiklikleri 2017 yılından itibaren 8 yılını dolduranlara yapılmaya başlanacak.

    Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı ‘Diyanet İşleri Başkanlığı Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin bağlı bulunduğu müftü dâhil beş kişiden oluşan bir ‘Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu’ kurulacak. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide 25 yılını tamamlamış olanların yer değişiklikleri 2014 yılı haziran-eylül döneminde yapılacak. Görev yerinde 20 yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı haziran-eylül döneminde, 15 yılını tamamlayanların yer değişiklikleri ise 2016 yılı haziran-eylül döneminde yapılacak. Zorunlu yer değişikliklerine 2017 yılından itibaren görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan rotasyona tabi tutulacak.

    Yer değişiklikleri aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılacak. Personelin talebi halinde üst gruptaki camiden alt gruptaki camiye yer değişikliği yapılabilecek. İl içi yer değişiklikleri bu valiliklerce; il dışı yer değişiklikleri ise başkanlık tarafından yapılacak. İl içi yer değişikliklerinden önce internet ortamında Başkanlıktan görüş alınacak. Hizmet gerekleri ve cami özellikleri dikkate alınarak ilgili mevzuatında yer alan diğer hükümlere bağlı kalmaksızın Başkan onayı ile naklen Kur’an kursu öğreticisi ve cami görevlisi atanabilecek. Genel hayatı etkileyen doğal afetlere maruz kalanlar ile görev yerinde can güvenliğinin bulunmadığını belgelendirenlerin yer değiştirmeleri de herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın yapılabilecek.

    ÜNİVERSİTE CAMİLERİNE BAŞKANLIK SINAVLA ATAMA YAPACAK

    Kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu eş, anne, baba veya çocuklarından birinin sağlık durumunun bulunduğu yerde tehlikeye girdiğini veya görev yerinin değişmemesi halinde tehlikeye gireceğini, eğitim ve araştırma veya üniversite hastanelerinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler, tedavisinin yapılabileceği en yakın il veya ilçeye atanabilecek. Üniversite kampüslerindeki camilere, şartlarını taşıyanlar arasından Başkanlıkça yapılacak sınav neticesinde atama yapılacak. İl müftülükleri tarafından münhal Kur’an kursu öğreticisi kadroları her yıl Temmuz ayında İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi (İKYS) üzerinden sisteme girilecek. Nakil talebinde bulunacaklar için 01-15 Ağustos tarihleri arasında on tercih yaptırılacak. Nakiller her yıl 15-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    İl müftü yardımcısı, ilçe müftüsü, dini yüksek ihtisas merkezi müdürü, eğitim merkezi müdürü, vaiz, şube müdürü, eğitim görevlisi, uzman, murakıp, sayman ve şeflerin hizmet gereği mazeret ve karşılıklı yer değiştirme dışında istekleri üzerine görev veya yer değiştirme taleplerini Başkanlığa 1 Mart-31 Mart tarihleri arasında ulaştırmaları şartıyla 1 Haziran-31 Temmuz arasında yapılacak. Diğer görevliler için bu şart aranmayacak. Yer değişikliği müracaatları Başkanlıkça düzenlenecek forma uygun olarak elektronik ortamda yapılabilecek.

    İMAM VE MÜEZZİN TAYİNLERİNE 5 KİŞİLİK KOMİSYON KARAR VERECEK

    Türk Diyanet Vakıf Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gümüş, yönetmelikle birlikte din görevlilerine rotasyonun devreye girdiğini söyledi. Yönetmelik değişikliği ile birlikte bu yıl aynı camide 25 yılını dolduran görevlilerin rotasyona gireceğini belirten Gümüş, “2015 yılında 20 yıl, 2016’da 15 yıl ve üzeri ve 2017’de esas bu yönetmeliğin merkezini teşkil eden rotasyon aynı camide 8 yıl ve üzeri görev yapanlar rotasyona tabi olacak. Yönetmelikte yine bir adaletsizlik var. Din görevlileri ve şefler rotasyona grup ve sınıf unvanına girmiyor. Bu genel çerçeve yönetmeliğine aykırı. Çerçeve yönetmeliğinde şube müdürü, vaiz, ilçe ve il müftüleri rotasyona tabiler ama tercih yapıyorlar ve ona göre sınıflandırılıyorlar. Ama cami görevlilerinde böyle bir sınıflandırma ve tercih yok. Sadece il müftüsü ve ilçe müftülerinin olduğu komisyon kurulacak ve bu komisyona üye 5 üyenin iki dudağı arasında cami görevlilerinin kaderi tayin edilecek.” Şeklinde konuştu.

  • ARAPÇA BİLGİSAYAR TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ (ARAPÇA – TÜRKÇE) مسارد إصطلاحات الحاسوب (عربي ـ تركي

     

         د. نظام الدّين إبراهيم أوغلو

    باحث أكاديمي ـ تركماني ـ  تركيا

    1ـ الحاسوب

    Bilgisayar; Computer

    2ـ اِنترنيت

    İnternet

    3ـ إنشاء ملف جديد

    Yeni klasör oluşturma 

    4ـ المواقع المفضلة

    Sık kullanılanlar

    5ـ المحرك D

    D sürücüsü 

    6ـ نَقَرَ ، يَنْقُرُ

    Fareye tıklamak

    7ـ إضغط على المفتاح

    Enter tuşuna basmak

    8ـ بيئة

    Sürüm 

    9ـ قرص

    CD 

    10ـ الملفة

    Dosya

    11ـ تحميل

    Yüklemek

    12ـ الحاسب

    Bilgisayar

    13ـ نظام

    Sistem 

    14ـ قرص بدء تشغيل

    Açılış CD si

    15ـ نسخ الملفات

    Dosyaları kopyalamak

    16ـ افتراضي

    Varsayılan-default

    17ـ نظام التشغيل

    İşletim sistemi

    18ـ قرص صلب

    Hard disk

    19ـ محترف

    Profesyonel

    20ـ ملفات مختفية

    Gizli dosyalar

    21ـ مربع حواري

    İletişim kutusu

    22ـ محتويات

    İçindekiler

    23ـ الماوس الايمن

    Sağ Mouse

    24ـ معالجة

    İşlemci

    25ـ البرامج الكاملة

    Tam sürüm programlar

    26ـ الإصدار الجديد

    Yeni sürüm

    27ـ  تقنية

    Teknoloji

    28ـ تشفير (شِفرَة) لوحة المفاتيح

    Şifrelemek-şifre koymak

    29ـ وحدات الإدخال

    Giriş birimleri

    30ـ وحدات الإخراج 

    Çıkış birimleri

    31ـ مؤشر الفأرة

    Fare imleci

    32ـ الحاسب الشخصي

    Kişisel bilgisayar (PC)

    33ـ الشاشة

    Ekran; Monitör

    34ـ الصندوق الرئيسي

    Bilgisayar Kasası Komutlar

    35ـ اللوحة الأم

    Ana kart

    36ـ كابل-كيابل

    Kablo

    37ـ كرت – كروت

    Kart

    38ـ أدوات التخزين

    Saklama (kayıt) aygıtları

    39ـ المعالج

    İşlemci

    40ـ الذاكرة

    Hafıza

    41ـ البطارية

    Pil 

    42ـ الذاكرة المؤقتة، اللّوحَة الأُم

    Ram

    43ـ الفأرة، الكُرة الدَّوَّارة

    Fare; Dönen top (Mouse)

    44ـ العطل

    Arıza 

    45ـ محيط مغناطسي

    Mıknatıslı alan

    46ـ الطابعة

    Daktilo

    47ـ حِبرية

    Mürekkepli (yazıcı)

    48ـ لَمبة الشَّاشة

    Ekran lambası

    49ـ  وحدة المعالجة المركزية

    Ana kart (Motherboard)

    50ـ تحرير

    Word

    51ـ  الذاكرة الرئيسية

    Merkezi işletim birimi

    52ـ وحدة  التحكم

    Kontrol ünitesi

    53ـ وحدة الحساب   والمنطق

    Aritmetik ve mantıksal ünite

    54ـ  السّماعات

    Kulaklık

    55ـ الماسِحة الضّوئية

    Scanner; Tarayıcı

    56ـ بَرنَامَج ج  ـ بَرامج:

    Program

    57ـ المكبرة

    Hoparlör

    58ـ لوحة المفاتيح

    Klavye

    59ـ الموقع

    Site

    60ـ البريد الألكتروني

    E-posta (e.mail)

    61ـ ماكنة الحساب

    Hesap makinesi

    62ـ عتاد (مكونات) الحاسب

    Donanım (Hardware)

     

  • ARAPÇA ELBİSE İSİMLERİ SÖZLÜĞÜ (ARAPÇA – TÜRKÇE) مسرد أسماء الملابس (عربي ـ تركي)

     

    Not: İsimlerin yanında, çoğulları da bulunmaktadır.

    ملاحظة: بجانب الأسماء تتواجد الجمع.

    1ـ الحِذَاءُ / الأحْذِيَة :

    Ayakkabı

    2ـ القَمِيصُ / القُمْصَان :

    Gömlek, Fistan

    3ـ الحِزَام / الأحْزِمَة :

    Kemer

    4ـ السّتْرَةُ (الجَاكيت) /  ..ات :

    Ceket

    5ـ البَذْلَةُ (القَاط) / ..ات ـ القُوط :

    Takım elbise

    6ـ السِّروال (البَنطلون)/ السّراوِيل/ ..ات) :

    Pantolon

    7ـ المِعْطَف / المًعاطِف :

    Palto

    8ـ القُبَّعَةُ / ..ات:

    Şapka

    9ـ القُفَّازُ،الكَفُّ / القَفَافِيزُ، الكُفُوف  :

    Eldiven

    10ـ الجَوْرَب / الجَوَارِيبُ :

    Çorap

    11ـ التّنورة / ..ات:

    Etek

    12ـ فُسْتَانُ السَّهْرَةِ /  فَساتين:

    Gece elbisesi

    13ـ قُمَاشُ الصُّوفِ / أقْمِشَة:

    Yün kumaş

    14ـ قُمَاش الحَرِير / الحَرَائِر :

    İpek kumaş

    15ـ قُمَاش القُطن / الأقطان :

    Pamuk kumaş

    16ـ قمَاش من النّايلون / النّايلونات :

    Naylon dan kumaş

    17ـ مَلابِس من الجِلد  / الجُلود :

    Deriden elbiseler

    18ـ كَترة (كَنزة) / ..ات:

    Kazak

    19ـ الصَّدريّة/ الصّدريَات :

    Önlük

    20ـ الصُدرة / ..ات:

    Yelek

    21ـ اللِّباس (سِروال داخلي):

    Külot, don

    22ـ الفَانِلا / ..ات :

    Fanila,tişört

    23ـ الرِّباط / الأرْبِطة (الكَرَفَةَ) :

    Kravat

    24ـ النَّسْج، المَنسُوج، الحِياكة/..ات:

    Dokuma, Örgü

    25ـ الأنْسِجة / المَنسُوجَات :

    Tekstil ürünleri

    26ـ البِيجَامَة / ..ات :

    Pijama

    27ـ المَلابِس الجَاهِزة :

    Hazır elbiseler

    28ـ الغَزل / الغُزول :

    Yün v.b eğirmesi

    29ـ البُلوز(ة) / ..ات :

    Bluz

    30ـ مَعْرِضُ الأزياء :

    Defile

    31ـ عَرْضُ الأزياء :

    Moda gösterisi

    32ـ السَّحاَّب / ..ات  :

    Fermuar

    33ـ البَرقع : عند الخليج البوشية:

     peçe

    34ـ سترة جِلديّة :

    Deri mont

    35ـ مِشبَك، مِمْسَك / مِشابِك :

    Mandal

    36ـ ملابس الأطفال والنّساء والرّجال :

    Çocuk, kadın ve erkek elbiseleri

     37ـ اللّباس ـ اللَّبسُ ـ الملبَسُ / الألبسة ـ اللَّبوسُ ـ الملابِسُ :

    Elbise

    38ـ الغُترة : غطاء للرأس رجالي عربي .

    (Arap ve diğerlerin)Özellikle erkeklerin başa

     taktıkları bir çeşit yaşmak.

    39ـ  جوراب طويلة أو نوع من ملابس داخلية:

    Dizlik

    40ـ جُبّة أو جَلابية : التي يلبسها أساتذة الجامعة فوق ملابسهم.

    Cübbe (Üniversite hocaların elbise üzerinde

     giydikleri cübbe).

    41ـ ثَوب فضفاض متدل( سروال ):

    Şalvar

    42ـ جاكيت صوفي قصير بدون إزرار (سِترة):

    Hırka

    43ـ القَمِيص النِّسائي :

    Gömlek

    44ـ  الخِمَار: الحجاب التي تستر الرأس:

    Tülbent (Dul bent)

    45ـ الجُبة: معطف نسائي ملبس خارجي للنساء :

    Ferace, Manto, pardösü, cübbe

     46ـ  الحَبرة: قماش من الحريرالتي تستر الأكتف:

    Şal

    47ـ غطاء الرأس عند القرويات:

    yazma

    48ـ الغطاء التي تستر الرأس والوجه عدا العينان:

    Yaşmak

    49ـ ملابس أو غطاء من قماش أزرق مزخرف مذهب:

    Bindallı

    50ـ نوع من قميص نسائي طويل الأذرع مشقوقة بدون ياخة:

    Cepkenا

    51ـ القطفان: الفستان: ملابس طويلة مطرزة بحيوط الحرير والذّهب يشبه ملابس سورية:

    Entariler

    52ـ قبعة نسائية تلبس مع زي التركماني:

    Başlık

  • ARAPÇA MUTFAKTA KULLANILAN EŞYA VE YİYECEK İSİMLERİ SÖZLÜĞÜ (ARAPÇA – TÜRKÇE)

     

    Not: İsimlerin yanında, çoğulları da bulunmaktadır; Türkçe de çoğul yapmak için genellikle ya ler yâda lar ile ilave olur.

    ملاحظة: بجانب الأسماء تتواجد الجمع، و بالنسبة إلى الجمع في التركي إمّا يضاف(lar)  أو  (ler) حسب الحرف ما قبلها عموماً.

    1ـ خُبْزٌ / أَخْبَازٌ :

    Ekmek

    2ـ مِلْحٌ / أمْلاَحَ :

    Tuz

    3ـ أرُزٌّ، رُزّ :

    Pirinç

    4ـ سُكَّرُ / وَاحِدة منها سُكَّرَة:

    Şeker

    5ـ شَاي / شايات :

    Çay

    6ـ زُبدة / زُبَدْ :

    Tereyağı

    7ـ حَليب :

    Süt

    8ـ جُبن (ة):

    Peynir 

    9ـ دُهن/ دِهان ، دُهون :

    Katı yağ 

    10ـ زَيت / زُيوت :

    Sıvı yağ 

    11ـ فُلفُل :

    Biber 

    12ـ صَلصَة (مَعجون طَماطة) / صَلصَات :

    Salça

    13ـ شَوك (ة) / أشواك، شوكات :

    Çatal, diken

    14ـ مِلعَقة / مَلاعِق :

    Kaşık

    15ـ صَحن (طَبق) / صُحون ، أطباق :

    Tabak

    16ـ قِنّينة / قَنانٍ :

    Şişe

    17ـ كأس (قَدَح)/ كُؤُوس, كَأْسَات / أقداح :

    Bardak

    18ـ ثَلاّجَة (بَرَادة) / ثَلاّجَات ، بَرّادات :

    Buzdolabı

    19ـ فِريزَر :

    Dondurucu

    20ـ طَبّاخ / طَبّاخات/ طّباخون :

    Ocak, aşçı

    21ـ كُوب / أكواب :

    Kupa, bardak

    22ـ مِملحة / مِملَحات :

    Tuzluk

    23ـ فِنجان / فناجين:

    Fincan

    24ـ إبريق القهوة :

    Cezve

    25ـ مِكنسة كهربائيّة :

    Elektrikli süpürge

    26ـ مَغسلة :

    Lavabo, evye

    27ـ سَلّة المهملات :

    Çöp kutusu

    28ـ صَدريّة / صَدريّات:

    Önlük

    29ـ كِبريت (شَخّاط ـ ة) :

    Kibrit

    30ـ قِدر / قُدور :

    Tencere

    31ـ مِنضدة / مَناضِد، مِنضَدات :

    Masa

    32ـ كُرسي / كَراسي :

    Sandalye

    33ـ صِينيّة / صَوانِ :

    Tepsi, sini

    34ـ تابل، بِهار / توابِل (بِهارات):

    Baharatlar

    35ـ مِفتاح العُلب :

    Açacak

    36ـ صَابون / صَوابين، صَابونات:

    Sabun

    37ـ إبريق الماء / آباريق:

    Sürahi

    38ـ مِطفحة (مَقصوصة الطّاهي) :

    Kevgir

    39ـ مِغرفة / مَغارِيف :

    Delikli kepçe

    40ـ مِلعقة الشّاي :

    Çay kaşığı 

    41ـ بَيض / بُيوض :

    Yumurta

    42ـ طَحين (دَقيق) :

    Un

    43ـ عُلبة / عُلَب:

    Kavanoz

    44ـ قِدر بُخاري :

    Düdüklü tencere

    45ـ طاوة / طاوات :

    Tava

    46ـ قُوري (إبريق “غلاّية” الشّاي) :

    Demli

    47ـ كِتلي (إبريق ماء الحار):

    Çaydanlık

    48ـ هَاوَن / هاوَنات:

    Havan

    49ـ مِلقط / مَلاقِط :

    Maşa, cımbız

    50ـ غَسّالة الصُّحون (المَواعين) :

    Bulaşık makinesi

    51ـ غَسّالة الملابس / الغسّالات :

    Çamaşır makinesi

    53ـ رَندة / رَندات :

    Rende

    54ـ سِكّين / سَكاكين :

    Bıçak

    55ـ مَصفاية / مِصفايات :

    Süzgeç

    56ـ مُخلّل (طُرشي) :

    Turşu

    57ـ لَبن / ألبان :

    Yoğurt

    58ـ قِشتة، قَيمر :

    Kaymak

    59ـ مِنشفة / مِناشِف :

    Havlu

    60ـ بَيْض مَقلِي :

    Tavada yumurta

    61ـ بَيْض مَسلُوق :

    Suda haşlama (Rafadan)

    62ـ فُوطَة المَائِدة (كِلنس) / فُوطات :

    Peçete

    63ـ قائمة الطّعام / قَوائِم :

    Yemek listesi

    64ـ لَحْم خَروف بالمرَق / لُحُوم :

    Kuzu yahnisi

    65ـ لَحْم مَشوي ج. مِشواة :

    Et ızgara 

    66ـ لَحْم مَقلي ج. مِقلات :

    Et kızartma

    67ـ شُوربة عدس :

    Mercimek çorbası

    68ـ شُوربة فَرخ :

    Piliç çorbası

    69ـ شُوربة طَماطم :

    Domates çorbası

    70ـ شُوربة بالرّوب :

    Yayla çorbası

    71ـ شُوربة لحم بالبيض :

    Düğün çorbası

    72ـ تشريب دجاج :

    Tavuk çorbası

    73ـ شِيش كباب :

    Şiş kebap

    74ـ فاصوليا بالزّيت :

    Zeytinyağlı fasulye

    75ـ سَلطة خُضرة :

    Sebze salatası

    76ـ مكرونة :

    Makarna

    77ـ تُعبُلة / تَعبُلات :

    Meze

    78ـ كُبّة مقليّة بالبصل :

    Arnavut ciğeri

    79ـ دَجاج بارد بالثُوم :

    Çerkez tavuğu

    80ـ سِتيك فِيلية :

    Bonfile

    81ـ شاورمة (كَص) :

    Döner kebap

    82ـ تِمّن، عِش ، طعام الأرز:

    Pilav

    83ـ قَمع مجروش :

    Bulgur pilavı

    84ـ بَرنيَّة :

    Güveç

    85ـ عَجَّة البيض :

    Omlet

    86ـ كَبدة :

    Ciğer

    87ـ مَلفوف :

    Dolma, sarma

    88ـ بَقلاوة :

    Baklava

    89ـ قَطايف :

    Kadayıf

    90ـ مُحلبيّة بالرّز :

    Sütlaç

    91ـ حَلوى / حَلويات :

    Tatlı

    92ـ خَل : 

    Sirke

    93ـ الفَواكِة الطّاذجة :

    Taze meyveler

    94ـ الأكلات المَطبُوخة :

    Pişmiş yemekler

    95ـ رَف / رُفوف :

    Raf

    96ـ خَروف (مَقْلِي ، مَشْوِي) / خِرفان :

    Koyun kızartma- ızgara

    97ـ سَمك (مَقلِي ، مَشْوِي) :

    Tavuk kızartma- ızgara

    98ـ الساطور / السواطير :

    Satır (alet)

    99ـ الدجاجة /الدجاجات :

    Tavuk

    100ـ المَقلوبة :

    Maklube

    101ـ حَساء ـ مَرق:

    Sulu yemek.

     

  • SAAT NASIL SORULUR ? ARAPÇA DA SAAT NASIL ÖĞRENİRİZ?

     

    ملاحظة: تتكوّن السّاعة العربية من ( 12) إثنتي عشرة ساعة، لذا يجب إستعمال الأوقات مع السّاعات.

    Not: Arap dilinde saatler 12 saatten  oluşur, böylece  saatlerle birlikte vakitleri de kullanmamız gerekir.

    كيف نُعبّر عن السّاعات؟     

    Saatleri nasıl ifade ederiz?

    1ـ السّاعةُ الوَاحِدَةُ :

    Saat bir.

    2ـ السّاعةُ الثّانِيَةُ :

    Saat iki.

    3ـ السّاعةُ الثّالِثَةُ :

    Saat üç.

    4ـ السّاعةُ الرّابِعَةُ :

    Saat dört.

    5ـ السّاعةُ الخَامِسَةُ :

    Saat beş.

    6ـ السّاعةُ السّادِسَةُ :

    Saat altı.

    7ـ السّاعةُ السّابعةُ :

    Saat yedi.

    8ـ السّاعةُ الثّامِنَةُ :

    Saat sekiz.

    9ـ السّاعةُ التّاسِعَةُ :

    Saat dokuz.

    10ـ السّاعةُ العَاشِرَةُ :

    Saat on.

    11ـ السّاعةُ الحَادِيَةَ عَشْرَةَ :

    Saat on bir.

    12ـ السّاعةُ الثّانِيَةَ عَشْرَةَ :

    Saat on iki

    ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ

    كيف نُعبّرُ عَنِ الدّقَائِق؟                           

      Dakikaları nasıl ifade ederiz?

    والثّوانِي كذلك مثل الدَّقَائِقِ

    Saniyelerde aynı dakikalar gibi ifade edilir.

    Geçiyor   

     وخَمْسُ دَقَائِقَ :   Beş geçıyor  

     وعَشْرُ دَقَائِقَ :      On geçıyor 

     وخَمْسٌ وَعِشْرُونَ دَقِيقَةً:Yirmi beş geçıyor  

     وَالرُّبْعُ (وَالرُّبُعُ):Çeyrek geçıyor  

     وَالثُّلْثُ (وَالثُّلُثُ):     Yirmi geçıyor

     Vardır

    إلاَّ خَمْسَ دَقَائقَ :  Beş var

     إلاَّ عَشْرَ دَقَائِقَ :On var   

       إلاّ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَقِيقَةً: Yirmi beş var

      إلاَّ رُبْعًا (رُبُعًا) :Çeyrek var  

      إلاَّ ثُلْثاً (ثُلُثًا):Yirmi var

    ـ والنِّصفُ :Saat yarım (buçuk)     

    ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ

    ماهي السّاعات التّقريبيّة التي نّعبّر عنها الأوقات؟ سبب كونها تقريبيّة، لأنّ ساعات الصّيف والشّتاء تتغيّر.

    Not: Vakitleri ifade edebileceğimiz için tahmini

     saatler nelerdir? Tahmini ifade etmemizin sebebi

     çünkü yaz ve kış saatleri değişiyor.

    من السّاعة   3 ـــــ 12  صَباحًا.

    Üç ten – On ikiye kadar (Sabahleyin)

    ومن السّاعة 12 ـــــ3  ظُهْرًا.

    On iki den – Üç e kadar (Akşamleyin)

    ومن السّاعة 3 ــــــ 5 عَصْرًا

    Üç ten – Beş e kadar (İkindi)                  

    ومن السّاعة 5  ـــــ 9 مَسَاءً.

    Beş ten – Dokuza kadar (Akşamleyin)

    ومن  السّاعة 9ـــــ12 لَيْلاً .

    Dokuz dan – On ikiye kadar (Geceleyin)

    ومن السّاعة 12ـــــ 3 فِي (عِنْدَ) منتصف اللّيل.

    On iki den-Üç e kadar (Gece yarısı)

    ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ

    وهناك في السّاعةِ أيضاً تعبير : بَعْدَ الظُّهْرِ / قَبْلَ الظُّهْرِ.

    Saatler de birde şu ifadeler kullanılır: Öğleden sonra

    /Öğleden sora.

     كَمِ السَّاعَةُ فِي أدْنَاه؟Aşağıdakilerde saat kaçtır?                     

    — 20: 30السّاعة الثّامنةُ والنّصفُ مساءً.    Saat Yirmi otuz (Akşamleyin Sekiz buçuk)

    — 09: 15السّاعةُ التّاسِعةُ والرُّبعُ صَباحاً.   Saat Dokuz on beş (Sabahleyin dokuz Çeyrek geçiyor)

    — 15: 20السّاعةُ الثّالثةُ والثُّلث عَصْراً.  Saat On beş yirmi (İkindi  -Üçü yirmi geçiyor)

    — 24: 2 السّاعةُ الثّانيةَ عَشْرَةَ وَدَقِيقَتاَنِ فِي مُنْتصَفِّ اللّيْلِ.  Saat Sıfır İki

     Gece yarısı (Geceleyin) on ikiyi iki geçiyor.0000

    — 03: 1السّاعةُ الثّالثةُ وَدقِيقَةً (وَاحِدَةً) صَبَاحاً. On beş  bir dakika (Saat Sabahleyin Üçü bir geçiyor)

    — 10.35 (Sabahleyin) On bire yirmi beş var

    السّاعةُ الحَادِيَةَ عَشْرَةَ إلاَّ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَقِيقَةً صَبَاحاً.

    — 02.57 (Öğleyin)  On ikiye üç dakika var.

    السّاعةُ الثّانيةُ إلاّ ثلاثَ دقائقَ ظُهْراً.

    — 20.50 (Geceleyin) Bire on var.

    السّاعةُ التّاسِعةُ إلاّ عَشْرَ دَقَائِقَ لَيْلاً

    — 02.49 (Gece yarısı) .Üçe on bir var.

    السّاعةُ الثّالِثةُ إلاّ اِحْدَى عَشَرَ دَقِيقَةً فِي مُنْتَصَفِّ اللَّيْلِ

    — 12.45 (Öğleyin)Bire çeyrek var. 

    السّاعةُ الوَاحِدَةُ إلاّ الرُّبْعَ ظُهْراً.

        

     

  • ARAPÇA MESLEK VE SANAT İSİMLERİ SÖZLÜĞÜ (ARAPÇA – TÜRKÇE)

     

     

    Not: İsimlerin yanında, çoğulları da bulunmaktadır.

    ملاحظة: بجانب الأسماء تتواجد الجمع.

    1ـ المُحَامي (المُحامَاة) / المُحَامُون :

    Avukat (Avukatlık)

    2ـ الحَاكم (الحَاكميّة ) / الحُكّام :

    Hakim. Yargıç (Hakimlik, Yargıçlık)

    3ـ الصّيدَلي (الصّيدلَة) / الصَّيادِلة :

    Eczacı (Eczacılık)

    4ـ الطِّب (الطِّبابَة) / الأطِبّاء :

    Doktor (Doktorluk)

     5ـ النَّائِب (النِّيابة) / النُّواب :

    Vekil (Vekillik)

    6ـ الوَزير (الوِزَارة) / الوِزَراء :

    Vezir (Vezirlik)

    7ـ الخَيَّاط (الخِياطة) / ..ون :

    Terzi (Terzilik)

    8ـ الحَلاّق (الحِلاقَة) / ..ون :

    Berber (Berberlik)

     9ـ الخَبَّاز (الخِبازَة) / ..ون :

    Fırıncı (Fırıncılık)

    10ـ القَاضِي ( القضاء) / القُضاة :

    Kadı (Kadılık)

    11ـ المُهندس (الهندسة) / ..ون :

    Mühendis (Mühendislik)

    12ـ الجَزّار (الجِزارَة) / ..ون :

    Kasap (Kasaplık)

    12ـ الحِذاء (الحَذّاء) / الأحْذِية :

    Ayakkabı (Ayakkabıcı)

    13ـ الصَّياد   (المَصْيَدة) / ..ون :

    Avcı (Avluluk)

    14ـ البَقَّال (البِقالة) / ..ون :

    Bakkal (Bakkalcılık)

    15ـ النَّجار ( النِّجارة) / ..ون:

    Marangoz (Marangozculuk)

    16ـ الشَّاعر  (الشّعر) / الشُّعَراء :

    Şair (Şairlik)

    17ـ الزَّبَال (الزِّبالَة) / ..ون :

    Çöpçü  (Çöpçülük)

    18ـ البَوَّاب/ ..ون :

    Kapıcı

    19ـ السَّمكري (السَّمكرة) / السَّماكِرة :

    Kaportacı (Kaportacılık)

    20ـ الخَضَر (الخُضري) / الخَضرَوات :

    Sebzeci (Sebzecilik)

    21ـ الفَاكِهة (الفَاكِهي) / ..ون :

    Manav, Meyve (Meyve satan)

    22ـ بَاعَ (البَائِع، البَيَّاعْ)   / البَاعَة :

    Sattı (Satıcı)

    23ـ السّائق (السِّيَاقَة) / السُّواق :

    Şoför (Şoförlük)

    24ـ المُغنِّي (الغِناء)/ ..ون :

    Şarkıcı, solist (Şarkıcılık )

    25ـ الخَرَّاط (الخِراطة) / ..ون :

    Torna (Tornacılık)

    26ـ الخَزَّاف، الفَخَّاري (الخِزافة ـ الفِخارة)/ ..ون :

    Çömlekçi (Çömlekçilik)

    27ـ المُوظَّف   (التَّوظيف)/ ..ون :

    Memur (Memurluk)

    28ـ المُعلّم، المُدرّس (التَّعليم، التَّدريس) / ..ون :

    Öğretmen (Öğretmenlik)

    29ـ الرّئيس (الرِّئاسَة)/ الرُّؤساء :

    Başkan (Başkanlık)

    30ـ رَئيسُ الجَمهُوريّة (رِئاسَةُ الجَمهوُريّة) :

    Cumhurbaşkanı (C. Başkanlığı)

    31ـ رَئيسُ الوُزَرَاء (رِئاسَةُ الوِزَراء) :

    Başbakan (Başkanlık)

    32ـ رَئيسُ البَلديّة (رِئاسَةُ البَلديّة) :

    Belediye başkanı (B. Başkanlığı)

    33ـ المُحافِظ   (المُحَافَظة)/ ..ون :

    Vali (Valilik)

    34ـ المُدير العَام (المديرية العامة)/ المُدَراء العامون :

    Genel müdür(Genel müdürlük)

    35ـ الجَوهري (بائع المُجوهًرات) :

    Mücevherci (Mücevher satıcısı)

    36ـ الُممثّل (التّمثيليّة) / المُمثلون :

    Aktör, sanatçı (Sanatçılık, Sanat yapma)

    37ـ الحَارِس (الحِرَاسَة)/ الحُرَّاس :

    Bekçi (Bekçilik)

    38ـ المُحاسِب (المُحاسَبة) / ..ون :

    Muhasebeci, sayman (Muhasebecilik)

    39ـ الصَّائِغ (الصِّياغَة) / صَاغَة، صُيَّاغ :

    Kuyumcu (Kuyumculuk)

    40ـ المُصِّور (التّصوير)/ ..ون :

    Fotoğrafçı (Fotoğrafçılık)

    41ـ الفَلاَّح، الزَّارِعْ (الفِلاحَة، الزِّراعَة) / الفَلاّحُون، الزُّرّاعْ :

    Çiftçi (Çiftçilik)

    42ـ السِّمسَار، الدّلال، العَميل (السَّمسَرة) / السَّماسِرة :

    Komisyoncu (Komisyonculuk)

    44ـ الخَفر (الخفارة) / خُفراء:

    Nöbetçi (Nöbetçilik)

    44ـ الحارس (الحِراسة) / حُرّاس :

      Bekçi (Bekçilik