Arapça Türkçe Dualar
Cevşeni Kebir Türkçe LATİNCE Okunuşu ve Anlamı 100 Bab Tam Metin
Cevşen-i Kebir'in 100 bab Türkçe okunuşu, Latin harfli metni ve detaylı anlamı. Kolay okunan bab bab cevşen duası ve meali için tıklayın
41-50. BABLAR
CEVŞEN-ÜL KEBÎR
| BAB | CEVŞEN LATİNCESİ | CEVŞEN ANLAMI |
|---|---|---|
| 41 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Ğâfir, |
| Yâ Ğâfır | Ey ayıp ve kusurları örten Sâtir, | |
| Yâ Sâtir | Ey düşmanlarını mağlup eden Kâhir, | |
| Yâ Kahir | Ey her şeye gücü yeten Kâdir, | |
| Yâ Kadir | Ey bütün mahlûkatının hallerini gören Nâzır, | |
| Yâ Nazır | Ey bütün mahlûkatı yoktan var eden Fâtır, | |
| Yâ Fâtır | Ey kendisine yapılan ibadet ve şükürlere bol mükafat veren Şâkir, | |
| Yâ Şâkir | Ey kendisini zikredenleri yâd eden Zâkir, | |
| Yâ Zâkir | Ey dostlarına yardım eden Nâsır, | |
| Yâ Nâsır | Ey dilediğini zorla yaptıran Câbir, | |
| Yâ Câbir | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne`l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 42 | “Yâ Men hüve fi’l-berri ve’l-bahri sebîlüh | Ey karada ve denizde yolu olan, |
| Yâ Men hüve fi’l-âfaki âyâtüh | Ey dış âlemde âyetleri bulunan, | |
| Yâ Men hüve fi’l-âyâti bürhânüh | Ey âyetlerinde delili olan, | |
| Yâ Men hüve fı’l-memâti kudratüh | Ey ölümlerde kudreti tecelli eden, | |
| Yâ Men hüve fı’l-kubûri ‘izzetüh | Ey kabirlerde izzeti olan, | |
| Yâ Men hüve fı’l-kıyâmeti milketüh | Ey kıyamette saltanatı olan, | |
| Yâ Men hüve fı’l-hisâbi heybetüh | Ey hesapta heybeti olan, | |
| Yâ Men hüve fı’l-mîzâni kadâüh | Ey mizanda hükmü olan, | |
| Yâ Men hüve fi’l-cenneti rahmetüh | Ey Cennette rahmeti olan, | |
| Yâ Men hüve fı’n-nâri ‘azâbüh | Ey ateşte azabı olan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 43 | “Yâ Men hüve ileyhi yehrabü’l-hâifûn | Ey korkanların kendisine kaçtığı, |
| Yâ Men hüve ileyhi yefze’u’l-müznibûn | Ey günahkârların kendisine sığındığı, | |
| Yâ Men hüve ileyhi yaksıdü’l-münîbûn | Ey tövbe edenlerin kendisine yöneldiği, | |
| Yâ Men hüve ileyhi yelceü’l-‘âsûn | Ey asilerin kendisine iltica ettiği, | |
| Yâ Men hüve ileyhi yerğabü’z-zâhidûn | Ey zâhidlerin kendisine rağbet ettiği, | |
| Yâ Men hüve fîhi yatme’u’l-hâtıûn | Ey hatalıların kendisinden ümit beslediği, | |
| Yâ Men hüve yeste’nisü bihi’l-mürîdûn | Ey kendisini arzulayanların onunla ünsiyet bulduğu, | |
| Yâ Men hüve yeftehiru bihi’l-muhsinûn | Ey iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği, | |
| Yâ men hüve ‘aleyhi yetevekkelü’l-mütevekkilun | Ey tevekkül edenlerin kendisine güvendiği, | |
| Yâ men hüve yeskünü bihi’l-mûkınûn | Ey kuvvetli iman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 44 | “Yâ Ekrabe min külli karîb | Ey bütün yakınlardan daha yakın, |
| Yâ Ehabbe miri külli habîb | Ey bütün sevilenlerden daha sevgili, | |
| Yâ A’zame min külli ‘azîm | Ey bütün büyüklerden daha büyük, | |
| Yâ E’azze min külli ‘azîz | Ey bütün izzet sahiplerinden daha aziz, | |
| Yâ Ekvâ min külli kaviyy | Ey bütün kuvvetlilerden daha kuvvetli, | |
| Yâ Ağnâ min külli ğaniyy | Ey bütün zenginlerden daha zengin, | |
| Yâ Ecvede min külli cevâd | Ey bütün cömertlerden daha cömert, | |
| Yâ Er’efe min külli raûf | Ey bütün şefkatlilerden daha şefkatli, | |
| Yâ Erhame min külli rahîm | Ey bütün merhametlilerden daha merhametli, | |
| Yâ Ecelle min külli celîl | Ey bütün yücelerden daha yüce, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 45 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey herşeye herşeyden daha yakın olan Karîb, |
| Karîb | Ey bütün mahlûkatını gözetleyen Rakîb, | |
| Yâ Rakîb | Ey müminlerin sevgilisi olan Habîb, | |
| Yâ Habîb | Ey kullarının dualarına cevap veren Mücîb, | |
| Yâ Mücîb | Ey kullarının bütün fiillerinin hesabını gören Hasîb, | |
| Yâ Hasîb | Ey bütün dertlere deva veren Tabîb, | |
| Yâ Tabîb | Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basîr, | |
| Yâ Basîr | Ey her şeyden haberdar olan Habîr, | |
| Yâ Habîr | Ey her şeyi nuruyla aydınlatan Münîr, | |
| Yâ Münîr | Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübîn, | |
| Yâ Mübîn | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 46 | “Yâ Ğâliben gayra mağlûb | Ey mağlup olmayan galib, |
| Yâ Sâni’an gayra masnu’ | Ey yaratılmış olmayan sanatkâr, | |
| Yâ Hâlikan gayra mahlûk | Ey mahlûk olmayan yaratıcı, | |
| Yâ Mâliken gayra memlûk | Ey sahip olunamayan mülk sahibi, | |
| Yâ Kâhiran gayra makhûr | Ey kendisine üstün gelinemeyen Kâhir, | |
| Yâ Râfı’an gayra merfu’ | Ey yükseltilmekten münezzeh yükseltici, | |
| Yâ Hafızan gayra mahfuz | Ey korunmaya muhtaç olmayan koruyucu, | |
| Yâ Nâsiran gayra mensur | Ey yardıma ihtiyacı olmayan Yardım Edici, | |
| Yâ Sahiden gayra gâib | Ey kaybolmayan hazır ve Şâhid, | |
| Yâ Karîben gayra ba’îd | Ey uzak olmayan yakın, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 47 | “Yâ Nûra’n-nûr | Ey nurların nuru, |
| Yâ Münevvira’n-nûr | Ey nurları nurlandıran, | |
| Yâ Müsavvira’n-nûr | Ey nurlara suret ve şekil veren, | |
| Yâ Hâlika’n-nûr | Ey nurları yaratan, | |
| Yâ Mükaddira’n-nûr | Ey nurları takdir eden, | |
| Yâ Müdebbira’n-nûr | Ey nurları idare eden, | |
| Yâ Nûran kable külli nûr | Ey bütün nurlardan evvel olan nur, | |
| Yâ Nûran ba’de külli nûr | Ey bütün nurlardan sonra da var olan nur, | |
| Yâ Nûran fevka külli nûr | Ey bütün nurların üstünde olan nur, | |
| Yâ Nûran leyse mişlehû nûr | Ey hiçbir nurun kendisine benzemediği nur, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 48 | “Yâ Men ‘atâuhû şerîf | Ey bağış ve ihsanı şerefli olan, |
| Yâ Men fı’lühû latîf | Ey fiili latif ve ince olan, | |
| Yâ Men lütfühû mükim | Ey lütfu daimî olan, | |
| Yâ Men ihsânühû kadîm | Ey ihsanı ezelî olan, | |
| Yâ Men kavlühü hakk | Ey sözü hak olan, | |
| Yâ Men va’dühû sıdk | Ey vaadi doğru olan, | |
| Yâ Men ‘afVühû fadl | Ey affı fazla olan, | |
| Yâ Men ‘azabühû ‘adl | Ey azabı adalet olan, | |
| Yâ Men zikrühû hulv | Ey zikri tatlı olan, | |
| Yâ men ünsühû leziz | Ey dostluğu lezzetli olan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 49 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey kullarına nimet ihsan eden Münevvil, |
| Yâ Münevvil | Ey bütün müşkilleri halleden ve hak ile batılın arasını ayıran Mufassil, | |
| Yâ Müfassü | Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil, | |
| YâMübeddil | Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil, | |
| Yâ Müsehhil | Ey istediğini zelil kılan ve mahlûkatına boyun eğdiren Müzellil, | |
| Yâ Müzellil | Ey kitaplar ve bereketler indiren dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil, | |
| Yâ Münezzil | Ey kâinatta bütün işleri döndüren ve kullarını halden hale sevkeden Mühavvil, | |
| Yâ Muhavvil | Ey her şeyi münasip şekilde güzelleştiren Mücemmil, | |
| Yâ Mücemmil | Ey her şeyi kemale erdiren Mükemmil, | |
| Yâ Mükemmil | Ey istediğini istediğine üstün kılan Müfaddil, | |
| Yâ Müfaddil | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 50 | “Yâ Men yerâ velâ yürâ | Ey her şeyi gören fakat kendisi görülmeyen, |
| Yâ Men yahlüku velâ yühlâk | Ey her şeyi yaratan fakat kendisi yaratılmayan, | |
| Yâ Men yehdî velâ yühda | Ey her şeye yol gösteren fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan, | |
| Yâ Men yühyî velâ yühyâ | Ey hayat veren fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan, | |
| Yâ Men yüt’imü velâ yüt’am | Ey her şeyi doyuran fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan, | |
| Yâ Men yücîru velâ yücâr | Ey her şeyi koruyan fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan, | |
| Yâ Men yakdî velâ yükdâ ‘aleyh | Ey her şey hakkında karar veren fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen, | |
| Yâ Men yahkümü velâ yuhkemü ‘aleyh | Ey hüküm veren fakat kendisi aleyhinde hüküm verilmeyen, | |
| Yâ Men lem yelid velem yûled | Ey doğurmayan ve doğmayan, | |
| Ve lem yekûn lehû küfüven ehad | Ey hiçbir şey kendisine denk olmayan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. |
