Arapça Türkçe Dualar
Cevşeni Kebir Türkçe LATİNCE Okunuşu ve Anlamı 100 Bab Tam Metin
Cevşen-i Kebir'in 100 bab Türkçe okunuşu, Latin harfli metni ve detaylı anlamı. Kolay okunan bab bab cevşen duası ve meali için tıklayın
91-100. BABLAR
CEVŞEN-ÜL KEBÎR
| BAB | CEVŞEN LATİNCESİ | CEVŞEN ANLAMI |
|---|---|---|
| 91 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey belaları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkaran Kâşif, |
| Yâ Kâşif | Ey keder ve tasadan kurtarıp ferahlatan Fâric, | |
| Yâ Fâric | Ey her mevcuda münasip bir suret açan ve fetihler müyesser kılan Fâtih, | |
| Yâ Fâtih | Ey kullarına yardım eden Nâsir, | |
| Yâ Nâsir | Ey yaratıkların her türlü ihtiyacını üzerine alan Dâmin, | |
| Yâ Dâmin | Ey her şeye fıtratının gayesini emreden Âmir, | |
| Yâ Âmir | Ey her türlü kötülükten sakındıran Nâhi, | |
| Yâ Nâhi | Ey kullarının ümidi olan Recâ, | |
| Yâ Raca | Ey kullarının ümit beslediği Mürtecâ, | |
| Yâ Mürtecâ | Ey kendisine büyük ümitler beslenen Azîmü’r Recâ | |
| Yâ ‘Azîme’r-racâ | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 92 | “Yâ Mü’îne’d-du’afâ | Ey zayıfların yardımcısı, |
| Yâ Kenze’l-fükarâ | Ey fakirlerin hazinesi, | |
| Yâ Sâhibe’l-ğurabâ | Ey gariplerin sahibi, | |
| Yâ Nâsira’l-evliyâ | Ey dostların yardımcısı, | |
| Yâ Kâhira’l-a’dâ | Ey düşmanların kahredicisi, | |
| Yâ Râfia’s-semâ | Ey gökleri yükselten, | |
| Yâ Kâşife’l-belâ | Ey belaları kaldıran, | |
| Yâ Enîse’l-evliyâ | Ey dostların can yoldaşı, | |
| Yâ Habîbe’l-etkıyâ | Ey takva sahiplerinin sevgilisi, | |
| Yâ İlâhe’l-ağniyâ | Ey zenginlerin ma’budu, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 93 | “Yâ Evvele külli şey’in ve âhirah | Ey her şeyin evveli ve âhiri, |
| Yâ İlahe külli şey’in ve sâni’ah | Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı, | |
| Yâ Râzika külli şey’in ve hâlikah | Ey her şeyin râzıkı ve hâlıkı, | |
| Yâ Fâtira külli şey’in ve melîkeh | Ey her şeyin yaratıcısı ve sultanı, | |
| Yâ Kâbida külli şey’in ve bâsiteh | Ey her şeyi daraltan ve genişleten, | |
| Yâ Mübdie külli şey’in ve nıü’îdeh | Ey her şeyi ilk defa yaratan ve öldükten sonra tekrar iade eden, | |
| Yâ Müsebbibe külli şey’in ve mükaddirah s Yâ Mürabbiye külli şey’in ve müdebbirah | Ey her şeye gerekli sebepleri yaratan ve bir ölçü takdir eden, | |
| Yâ Mükevvira külli şey’in ve muhavvileh | Ey her şeyi terbiye ve idare eden, | |
| Yâ Muhyiye külli şey’in ve mümîteh | Ey her şeyi döndüren ve değiştiren, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Ey her şeyi dirilten ve öldüren, | |
| Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | ||
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 94 | “Yâ Hayra zâkirîn ve mezkûr | Ey yâd edenlerin ve yâd edilenlerin en hayırlısı, |
| Yâ Hayra şâkirîn ve meşkûr | Ey şükrü kabul edenlerin ve şükredilenlerin en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra hâmidin ve mahmûd | Ey övenlerin ve övülenlerin en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra şahidin ve meşhûd | Ey görenlerin ve görülenlerin en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra dâ’in ve med’uvv | Ey çağıranların ve çağrılanların en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra mücîbin ve mücâb | Ey cevap verenlerin ve cevap verilenlerin en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra munisin ve enîs | Ey ünsiyet verenlerin ve kendisiyle ünsiyet edilenlerin en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra sahibin ve celîs | Ey bütün dostların ve meclis arkadaşlarının en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra maksûdin ve matlûb | Ey bütün maksud ve matlubların en hayırlısı, | |
| Yâ Hayra habîbin ve mahbûb | Ey sevenlerin ve sevilenlerin en hayırlısı, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 95 | “Yâ Men hüve limen de’âhü mücîb | Ey kendisini çağıranlara cevap veren, |
| Yâ Men hüve limen etâ’ahû habîb | Ey kendisine itaat edenleri seven, | |
| Yâ Men hüve limen ehabbehû karîb | Ey kendisini sevenlere yakın olan, | |
| Yâ Men hüve bimen erâdehû ‘alîm | Ey kendisini arzulayanları çok iyi bilen, | |
| Yâ Men hüve limen recâhü kerîm | Ey kendisine ümit besleyenlere iyilik eden, | |
| Yâ Men hüve bimen ‘asâhü halîm | Ey kendisine isyan edenlere yumuşak davranıp hemen cezalandırmayan, | |
| Yâ Men hüve fî hilmihî hakîm | Ey yumuşaklığında hikmetli davranan, | |
| Yâ Men hüve fî hükmihî ‘azîm | Ey hükmünde büyük olan, | |
| Yâ Men hüve fî ‘azametihî rahîm | Ey azametinde merhametli olan, | |
| Yâ Men hüve fî ihsânihî kadîm | Ey ikram ve ihsanında kadim olan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 96 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey sebepleri takdir eden Müsebbib, |
| Yâ Müsebbib | Ey itaatkâr kullarını kendisine yaklaştıran Mukarrib, | |
| Yâ Mukarrib | Ey eşyayı hikmetle peş peşe getiren Muakkıb, | |
| Yâ Mü’akkib | Ey kullarının kalblerini halden hale değiştiren Mukallib, | |
| Yâ Mukallib | Ey her şeye bir miktar tespit eden Mukaddir. | |
| Yâ Mukaddir | Ey her şeyi düzene koyan Mürettib, | |
| Yâ Mürattib | Ey kullarını iyiliğe teşvik eden Murağğib. | |
| Yâ Mürağğib | Ey kullarına öğüt veren Müzekkir, | |
| Yâ Müzekkir | Ey mahlûkatı var eden Mükevvin, | |
| Yâ Mükevvîn | Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi Mütekebbir. | |
| Yâ Mütekebbir | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 97 | “Yâ Men lâ yüşğilühû sem’un an sem’ | Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan, |
| Yâ Men lâ yemne’uhû fı’lün an fi’l | Ey kendisi için bir iş diğer bir işe mani olmayan, | |
| Yâ Men lâ yülhîhi kavlün an kavi | Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden oyalamayan, | |
| Yâ Men lâ yüğüallituhû süâlün ‘an suâl | Ey kullarının bir isteği diğerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen, | |
| Yâ Men lâ yübrimühû ilhâhu’Umulihhîn | Ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı kendisini usandırmayan, | |
| Yâ Men şeraha bi’l-islâmi sudûra’l-mü’minîn | Ey müminlerin kalplerini islamla genişleten, | |
| Yâ Men etâbe bi zikrihî kulûbe’l-muhbitîn | Ey zikriyle mütevâzi ve huşu sahiplerinin kalplerini hoş eden, | |
| Yâ Men la yeğibü ‘an kulûbi’l-müştâkın | Ey kendisine iştiyak duyanların kalblerinden kaybolmayan, | |
| Yâ Men hüve gâyetü mürâdi’l-mürîdîn | Ey kendisini arzulayanların son arzusu, | |
| Yâ Men la yahfâ ‘aleyhi şey’ün fı’l-‘âlemîn | Ey âlemde hiçbir şey kendisine gizli olmayan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 98 | “Yâ Men hüve ‘ilmühû sabık | Ey her şeyi var olmadan bilen, |
| Yâ Men hüve va’dühû sâdık | Ey vaadi doğru olan, | |
| Yâ Men hüve lütfühû zahir | Ey lütfu açık olan, | |
| Yâ Men hüve emruhû ğâlib | Ey emri üstün ve galip olan, | |
| Yâ Men hüve kitâbühû muhkem | Ey kitabı ve kanunu sağlam olan, | |
| Yâ Men hüve kadâühû kâin | Ey kaza ve hükmü var olan, | |
| Yâ Men hüve kur’anühû mecîd | Ey Kur’anı yüce olan, | |
| Yâ Men hüve mülkühû kadîm | Ey saltanatı ve mülkü ebedî olan, | |
| Yâ Men hüve fadlühû mukîm | Ey fazl ü keremi dâim olan, | |
| Yâ Men hüve ‘arşühû ‘azîm | Ey Arşı büyük olan, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 99 | “Yâ Rabbe’l-erbâb | Ey rablık iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi, |
| Yâ Müfettiha’l-ebvâb | Ey bütün kapıları açan, | |
| Yâ Müsebbibe’l-esbâb | Ey sebepler tasarrufunda bulunan, | |
| Yâ Mu’tiye’s sevâb | Ey sevapları veren, | |
| Yâ Mülhime’s-savâb | Ey doğruları ilham eden, | |
| Yâ Münşie’s-sehâb | Ey bulutları yoktan yaratan, | |
| Yâ Şedîde’l-‘ikâb | Ey azab ve ikâbı şiddetli olan, | |
| Yâ Seri’a’l-hisâb | Ey hesabı sür’atli gören, | |
| Yâ Men lehü’l-iyâb | Ey dönüş kendisine olan, | |
| Yâ Gafuru yâ Tevvâb | Ey bağışlayan ve tövbeleri kabul eden, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | ||
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. | ||
| 100 | “Ve es’elüke biesmâike | Ey Rabbimiz, terbiye edenimiz, |
| Yâ Rabbena | Ey İlâhımız, | |
| Yâ İlâhenâ | Ey Seyyidimiz, efendimiz | |
| Yâ Seyyidenâ | Ey Mevlâmız, sahibimiz | |
| Yâ Mevlânâ | Ey Yardımcımız, | |
| Yâ Nâsıranâ | Ey Koruyucumuz, | |
| Yâ Hafızana | Ey Kadirimiz, güç ve kuvvet verenimiz | |
| Yâ Kâdiranâ | Ey Razıkımız, rızık verenimiz | |
| Yâ Râzikanâ | Ey Delilimiz, yol göstericimiz | |
| Yâ Delîlenâ | Ey Meded kârımız, sıkıntı ve felâketlerden kurtarıcımız | |
| Yâ Muğisenâ | Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, | |
| Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne hallisnâ mine’n-nâr.” | Senden başka İlah yok ki bize imdat etsin. | |
| Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. |