Beraet (Tevbe) Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Tirmizi

34630

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Beraet (Tevbe) Suresi
Ravi: Adiyy İbnu Hatim
Hadisin Arapçası:

وعن عدى بن حاتم رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]أتَيْتُ النبىَّ # وَفي عُنُقِى صَلِيبٌ مِنْ ذَهَبٍ. فقَالَ يَاعَدِىُّ: اطْرَحْ عَنْكَ هذَا الْوثنَ، وَسَمِعْتُهُ يَقْرَأ: اتخذُوا أحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّهِ. قالَ إنَّهُمْ لَمْ يَكُونُوا يَعْبُدُونَهُمْ وَلكِنَّهُمْ كانُوا إذَا أحَلُّوا لَهُمْ شَيْئاً اسْتَحَلُّوهُ، وَإذَا حَرَّمُوا عَلَيْهِمْ شَيْئاً حَرَّمُوهُ[. أخرجه الترمذى .

Hadisin Anlamı:

Boynumda altundan yapılmış bir haç olduğu halde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim. Bana: “Ey Adiy boynundan şu putu çıkar, at!” dedi ve arkadan şu ayeti okuduğunu hissettim: “Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek ilahtan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.” (Tevbe, 31). Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devamla: “Aslında onlar, bunlara (ruhbanlarına) tapınmadılar, ancak bunlar (Allah’ın haram ettiği bir şeyi) kendileri için helal kılınca hemen helal addediverdiler, (Allah’ın helal kıldığı bir şeyi de) kendilerine haram edince hemen haram addediverdiler.”

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Berae, (3094)