Beraet (Tevbe) Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari

29200

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Beraet (Tevbe) Suresi
Ravi: Zeyd İbnu Vehb
Hadisin Arapçası:

وعن زيد بن وهب قال: ]مَرَرْتُ بِالرَّبَذَةِ فَإذَا بِأبِى ذَرٍّ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ فَقُلْتُ: مَا أنْزَلَكَ مَنْزِلَكَ هذَا؟ قَالَ: كُنْتُ بِالشَّامِ فَاخْتَلَفْتُ أنَا وَمُعَاويَةُ في هذِهِ اŒية وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ والْفِضَّةَ وََ يُنْفِقُونَهَا في سَبِيلِ اللّهِ. فقَالَ مُعَاويَةُ نَزَلتْ في أهْلِ الْكِتَابِ؛ فقُلتُ: نَزَلتْ فِينا وَفِيهِمْ. فَكَانَ بَيْنِى وَبَيْنَهُ كََمٌ في ذلِكَ. فَكَتَبَ إلى عُثْمَانَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ يَشْكُونِى؛ فَكَتَبَ إلىَّ عُثْمَانُ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ أنْ أقْدَمَ الْمَدِينَةَ فَقَدِمْتُهَا فَكَثُرَ النَّاسُ عَلَىَّ حَتَّى كَأنَّهُمْ لَمْ يَرَوْنِى قَبْلَ ذلِكَ. فَذَكَرْتُ ذلِكَ لِعُثْمَانَ فَقَالَ: إنْ شِئْتَ تَنَحَّيْتَ فَكُنْتَ قَرِيباً فَذَاكَ الَّذِى أنْزَلَنِى هذَا المَنْزِلَ، وَلَوْ أمَّرُوا عَلَىَّ عَبْداً حَبَشِيّاً لَسَمِعْتُ وَأطَعْتُ[. أخرجه البخارى .

Hadisin Anlamı:

Rebeze’ye uğramıştım. Orada Ebu Zerr Radıyallahu Anh’i gördüm. Kendisine: “Seni buraya getiren sebep nedir?” diye sordum. Şöyle açıkladı: “Şam’daydım. Bir ayet hakkında Muaviye Radıyallahu Anh ile ihtilafa düştük. Ayet şu: “Ey iman edenler! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarfetmeyenlere can yakıcı bir azabı mujdele. Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak. “Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirdiğinizi tadın” denecek” (Tevbe, 34-35). Muaviye Radıyallahu Anh: “Bu ayet ehli kitap hakkına inmiştir” dedi. Ben ise: “Hem bizim, hem de onlar hakkında indi” dedim. Bu mesele üzerinde aramızda ihtilaf çıktı. Halife Hazreti Osman Radıyallahu Anh’a yazarak beni şikayet etti. Hazreti Osman bana yazarak Medine’ye gelmemi emretti. Bunun üzerine Medine’ye geldim. Halk, sanki daha önce beni hiç görmemiş gibi, çoklukla etrafımı sardı. Durumu Osman Radıyallahu Anh’a açtım. Bana: “İstersen buraya yakın bir yere git” dedi. İşte beni buraya getiren gerçek sebep budur. Benim üzerime Habeşli siyahi bir köleyi amir tayin etseler mutlaka dinler, itaat ederim.”

Kaynak: Buhari, Zekat 4, Tefsir, Berae 6