A’raf Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Müslim Nesai

2304

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: A’raf Suresi
Ravi: İbnu Abbas
Hadisin Arapçası:

عن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كانَتِ الْمَرْأةُ تَطُوفُ بِالْبَيْتِ عُرْيَانَةً فَتَقُولُ مَنْ يُعِيرُنِى تَطْوَافاً فَتَجْعَلُهُ عَلَى فَرْجِهَا وَتَقُولُ: ألْيَوْمَ يَبْدُو بَعْضُهُ أوْ كُلُّهُ فَمَا بَدَا مِنْهُ فََ أحِلُّهُفنزَلتْ هذِهِ اŒيةُ: خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ[. أخرجه مسلم والنسائى .

Hadisin Anlamı:

(Cahiliye devrinde) kadın, Kabe-i Muazzama’yı çıplak olarak tavaf eder ve şöyle derdi: “Bana kim ödünç bir tavaf elbisesi verecek?” Elbiseyi fercinin üzerine kor: “Bugün bir kısmı veya tamamı görülür ama, ondan açılanı helal etmem” derdi. Bu tatbikatla ilgili olarak şu ayet indi: “Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyerek gidin, yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez” (A’raf, 31).

Kaynak: Müslim, Tefsir 25, (3028), Nesai, Hacc 131, (5,233, 234)