Osmanlıca

Osmanlıca - Osmanlı Türkçesi

OSMANLICA ELİFBA

OSMANLICA ELİFBA   OSMANLICA ELİFBA OSMANLICA ELİFBA Tek başına Kelime sonunda 2  harf ortasında Kelime başında Adı Günümüz Türkçesi ﺍ آ ـا‎ - - elif a, e, i, u, ü â أ إ ئ ؤ ﺀ - - - Hemze  a, e, i, u, ü ﺏ ـب‎ ـبـ‎ بـ Be b ﭖ ﭗ ﭙ ﭘ Pe p ﺕ ـت ‎ ـتـ تـ‎ Te t ﺙ ـث ـثـ ثـ Se s ﺝ ـج‎ ـجـ‎ جـ Cim c ﭺ ﭻ ﭽ ﭼ Çim ç ﺡ ـح ـحـ حـ‎ Ha h ﺥ ـخ‎‎ ـخـ‎ خـ‎ Hı kh ﺩ ـد‎ - - Dâl d ﺫ ـذ‎ - - Zel z ﺭ ـر‎ - - Ra r ﺯ ـز - - Ze z ﮊ ﮋ - - Je j ﺱ ـس‎ ‎ ـسـ‎ سـ‎ Sin s ﺵ ـش‎ ـشـ‎ شـ‎ Şın ş ﺹ ـص‎ ـصـ‎ صـ‎ Sad s ﺽ ـض‎ ـضـ‎ ضـ‎ Dad d, dz ﻁ ـط ـطـ‎ طـ‎ Tı t ﻅ ـظ‎ ـظـ‎ ظـ‎ Zı z ﻉ ـع ـعـ عـ Ayn 'a ﻍ ـغ ـغـ غـ Ğayn g, ğ ﻑ ـف ـفـ فـ Fe f ﻕ ـق‎ ـقـ‎ قـ‎ Kaf k ﻙ ک ـك ـكـ‎ كـ‎ Kef k, g, ğ, n ﮒ ﮓ ﮕ ﮔ Gef g, ğ ﯓ ﯔ ﯖ ﯕ Nef n ﻝ ـل‎ ـلـ‎ لـ‎ Lam l ﻡ ـم‎ ـمـ‎ مـ‎ Mim m ﻥ ـن ـنـ‎ نـ‎ Nûn n ﻭ ـو - - Vav w,v, o, ö, u, ü ﻩ ـه ‎ ـهـ هـ‎ He h, e, a ﻯ ـي‎ ـيـ‎ يـ‎ ya y, ı, i

Osmanlıca Sayılar – Rakamlar

Osmanlıca Sayılar SAYILAR Müennesde Sayılar Müzekkerde Sayılar   وَاحِدَةٌ – إحْدَى وَاحِدٌ – أَحَدٌ ۱ 1 اِثْنَتَانِ – اثْنَتَيْنِ اِثْنَانِ – إثْنَيْنِ ۲ 2 ثَلاَثٌ ثَلاثَةٌ ۳ 3 أرْبَعٌ أَربَعَةٌ ٤ 4 خَمْسٌ خَمْسَةٌ ٥ 5 سِتُّ سِتَّةٌ ٦ 6 سَبْعٌ سَبْعَةٌ ۷ 7 ثَمَانٍ ثَمَانِيَةٌ ۸ 8 تِسْعٌ تِسْعَةٌ ۹ 9 عَشْرٌ عَشَرَةٌ ۱۰ 10   صِفْرٌ ۰ 0           Bir Sayısı: وَاحِدٌ ve  وَاحِدَةٌ kelimeleri sıfat tamlaması gibi daima sayılacak olan varlığın isminden sonra gelir. رَجُلٌ وَاحِدٌ bir adam بِنْتٌ وَاحِدَةٌ bir kız أَحَدٌ    (Bir) çoğul halinde bulunan ismin bir tekini ayırarak gösterir. O zaman çoğul haldeki bir isimle tamlama yapar yahut (مِنْ dendan) edatı ile gelir. أَحَدُ الرِّجَالِ adamların biri, bir adam أَحَدٌ مِنَ الِّرجَالِ adamlardan biri, bir adam إحْدَى النِّسَاءِ kadınların biri, bir kadın إحْدَى مِنَ النِّسَاءِ kadınlardan biri, bir kadın إحْدَاهُنَّ onlar...

LAFZÎ İZÂFET

LAFZÎ İZÂFET Arapça birleşik sıfatlar (lafzî izafetler), dış yapı itibariyle Arapça isim ve sıfat tamlamalarına benzerler; ancak anlam bakımından iki kelime arasında herhangi bir tamlama ilgisi kurulmaz. Onlara lafzî izafet (sözde tamlama) denilmesi bu yüzdendir. Lafzi izafetler, Farsçanın birleşik sıfatlarına karşılık gelen Arapça kelime gruplarıdır. Şu iki Arapça tamlamayı ele alalım: a) بقية السيف bakiyyetü's-seyf ‘kılıç artığı’ b) قامة القصير kāmetü'l-kasîr ‘kısa boy’ Birinci tamlama bir isim tamlamasıdır....

ARAPÇA SIFAT TAMLAMASI

ARAPÇA YAPILI SIFAT TAMLAMASI Osmanlı Türkçesinde kullanılan Arapça sıfat tamlaması yapısı da isim tamlaması yapısıyla aynıdır. İsim ve sıfat tamlamasını yalnızca tamlayan kelimenin niteliğinden ayırt ederiz; tamlayan isimse isim tamlaması, sıfatsa sıfat tamlaması olur: دول المعظمه düvelü’l-muazzama “büyük devletler” ملك المظفر melikü’l-muzaffer “muzaffer hükümdar” رمضان المبارك ramazânu’l-mübârek “mübarek Ramazan” بدايع الادبيه bedâyi’ü’l-edebiyye “edebî bedîalar” Arapça Sıfat Tamlamalarında Uyum Arapça yapılı sıfat tamlamasında tamlanan ve tamlayan unsurlar (mevsûf ve sıfat) arasında a)...

HARFİ CERLER

ARAPÇA ÖN EDATLAR (HARF-İ CERR'LER) Dil bilgisinde harf-i cerr adı verilen Arapça ön edatlar, Farsça ön edatlarda olduğu gibi, kimi Türkçe hâl eklerine ve son çekim edatlarına karşılık gelir. Bu edatlar bir tamlamanın başına geldiğinde tamlanan kelimenin sonu ötreli değil esreli okunur: عن قريب الزمان an-karîbü'z-zamân değil an-karîbi'z-zamân gibi. ب bi: Türkçede +a/+e, +da/+de, ile ek ve edatlarının anlamını karşılar. Harf-i ta’rîfli kelimelerden önce geldiğinde hemzeyle...

ARAPÇA İSİM TAMLAMALARI

ARAPÇA YAPILI İSİM TAMLAMALARI Şimdi Arapça isim ve sıfat tamlamalarının kuruluşunu görelim: Arapçada da, Farsçada olduğu gibi tamlamadaki kelime sırası Türkçedekinden farklıdır ve önce tamlanan (muzâf /mevsuf), sonra tamlayan (muzâfun ileyh / sıfat) gelir. Tamlayan kelimenin başında harf-i tarif ( ال el- ) olur. Tamlanan (muzâf) kelimenin son harfi, bazı istisnalar dışında ötreli okunur. Harf-i ta’rîfin elif’i hiçbir zaman okunmaz: بابُ الْبيت bâbü’l-beyt ‘evin kapısı’ ty tn 95 Görüldüğü...

Harfi Ta’rîf Elif Lam Takısı Marife Nekra

Harf-i Ta’rîf Türkçe ve Fasçadan farklı olarak Arapça kelimelerde ayrı bir belirlilik kategorisi vardır. Türkçede belirlilik özel eklerle teşkil edilen bir kategori teşkil etmez. Türkçede iyelik ekleri ve bazı hâl ekleri kelimeleri belirli yapar: Çocuk cam kırdı. (Hangi cam olduğu bilinmiyor.) Çocuk camı kırdı. (Hangi cam olduğu biliniyor.) Bisiklet çok güzel. (Hangi bisiklet olduğu açık değil.) Bisikletiniz çok güzel. (Hangi bisiklet olduğu belli.) İngilizcede a pencil “herhangi...

İLÂL

İ'LÂL Birinci ünitede Arapçada kelimelerin aslî harflerin niteliklerine göre sahîh ve mu’tell olarak ikiye ayrıldıklarını, ا و ى harflerinin illet harfleri olarak isimlendirildiğini görmüştük. Aslî harfleri içinde illet harfleri bulunan köklerde kelime türetimi sırasında bazı değişiklikler meydana gelebilir. İllet harfleri nedeniyle meydana gelen bu değişikliklere gramerde i’lâl adı verilir. Kelime türetimi sırasında meydana gelen bu değişiklikler ya illet harflerinin kelimeden çıkarılması (hazf) ya da illet harflerinin başka...

İSMİ TASGÎR

İSM-İ TASGÎR İsm-i tasgîr kategorisi isimlerde küçültme kategorisidir. Bu kategoriyi Türkçede +cık/+cik, +cığaz/+ciğez ekleriyle teşkil ederiz. Bunlar aynı zamanda sevgi, şefkat, küçümseme, hakaret gibi anlamlar da içerirler. İsm-i tasgîr kategorisini oluşturan vezinlerden fu'ayl فعيل vezni Osmanlı Türkçesinde daha sık kullanılmıştır. Fu'ayl فعيل vezninde ortadaki ye ( ی) harfi ekleme harftir: عبد abd “kul”  عبيد ubeyd “kulcuğaz, kölecik”; حسن hasen “güzel”  حسين hüseyn “Hasancık” vs.

İSMİ ÂLET

İSM-İ ÂLET Bu kategorideki vezinlerle, fiilden âlet, araç ve gereç isimleri türetilir. Üç vezni vardır:  Mif'al مفعل : Bu vezinde baştaki mim ( م) ekleme harftir: غفر gafr “örtme” > مغفر miğfer “başı örten başlık, tolga” ثقب sakb “delme” > مثقب miskab “burgu, matkap” قطع kat' “kesme” > مقطع mikta' “kalem ucu kesme bıçağı”  Mif'âl مفعال : Bu vezinde baştaki mim ( م) ve...

İSMİ ZAMAN

İSM-İ ZAMAN Bu kategorideki kelimeler, fiilde ifade edilen hareketle ilgili oluş zamanını bildirirler. Mef'al مفعل ve mef'il مفعل olarak iki vezni vardır. Her iki vezinde de baştaki mimler ( م) ekleme harftir: بدء bed' “başlama” مبدأ mebde' “başlangıç” ولادت vilâdet “doğum”  مولد mevlid “doğum zamanı – Hz. Muhammed'in doğum günü” İsm- i zaman: Fiilin yapıldığı zamanı bildirir. İsm-i mekân: Fiilin yapıldığı yeri...

İSMİ MEKÂN

İSM-İ MEKÂN Bu kategorideki kelimeler, fiildeki iş ve hareketin gerçekleştiği, olduğu yeri gösterirler. Dört vezinle türetilirler:  Mef'al مفعل : Bu vezindeki baştaki mim ( م) harfi ekleme harftir. كتابت kitâbet “yazma” > مكتب mekteb “yazı yazma yeri; okul” سكون sükûn “oturma” > مسكن mesken “oturma yeri” عبادت ibâdet “Allah'a kulluk etme” > معبد ma'bed “ibadet yeri” طبخ tabh “yemek pişirme” > مطبخ matbah “yemek pişirme...

İsmi Mensûb

İsm-i Mensûb Bu kategorideki kelimeler aitlik, mensupluk anlamları veren sıfatlardır. Bir şeye ait, bir şeye dair, bir şey ile ilgili vs. anlamlarındaki kelimeler bu kategoride olur. Bu kelimeler kıyâsî, yani bir kurala bağlı olarak üretilir. Bunların yapılışı Türkçedeki ekleme sistemine benzer: Kelimenin sonuna Arapçada /iyyün/ şeklinde okunan bir ye ( ی) getirilir. Yani ye harfi şeddeli ve tenvinlidir. Osmanlı Türkçesinde ise şedde ve tenvinin kaldırılmasıyla...

Mübâlağa-i Fâ’il

Masdarın ifade ettiği işin çok yapıldığını, abartıyla yapıldığını veya daima yapıldığını ifade eden kelimelere mübâlağa-i fâ'il denilmektedir. Bunlar fiilde ifade edilen iş ve hareketin çok veya sıklıkla, mübâlağa ile, devamlı olarak yapıldığını ifade etmektedirler. Osmanlı Türkçesinde sıkça kullanılan vezinleri aşağıda gösterilmiştir:  Fa''âl فعال : Bu vezinde ortadaki elif ( ا) harfi ekleme harftir. سياحت seyâhat > سياح seyyâh “çok gezen, gezgin” خلق halk “yaratma” >...

İsmi Tafdîl

İsm-i Tafdîl Bu kategorideki sıfatlar, ifade ettikleri niteliğin öznede başkalarına göre daha çok veya en çok olduğunu ifade ederler. Günümüz Türkçesinde bu kategoriyi teşkil eden bir ek yoktur. Bu kategoriyi Türkçede söz dizimi yoluyla büyük > daha büyük ~ en büyük şeklinde yapmaktayız. İsm-i tafdîl kategorisinin bir tek vezni vardır:  Ef'al افعل : Bu vezinde de baştaki elif...

Sıfatı Müşebbehe

Sıfat-ı Müşebbehe Öznedeki değişmeyen bir durum ve niteliği bildiren kelimelere sıfat-ı müşebbehe denir. Bunlar ism-i fâ'illere benzedikleri için bu adı almışlardır. Ancak ism-i fâ'illerden başlıca farkı, ism-i fâ'illerin belirttiği niteliğin geçici olması; sıfat-ı müşebbehenin belirttiği durum ve niteliğin sürekli, kalıcı olmasıdır. Türkçedeki -kan/-ken (çalışkan, girişken); -kın/-kin (azgın, pişkin, düşkün) ekleri Arapçadaki sıfat-ı müşebbehe kategorisine denk gelen kelimeler türetir. İsm-i fâ'iller kıyâsîdir, yani bir kurala göre türetilirler. Sıfat-ı...

EN ÇOK OKUNANLAR