Tilavet Adabı ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Müslim Ebu Davud Tirmizi

2446

Başlık: KUR’AN’IN TİLAVETİ VE KIRAATI BÖLÜMÜ

Konu: Tilavet Adabı
Ravi: İbnu Mes’ud
Hadisin Arapçası:

وعن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال لى رسول اللّه #: اقْرَأ علَىّ الْقُرآنَ فقُلْتُ: أقْرَأُ عَلَيْكَ وَعَلَيْكَ أُنْزِلَ؟ فقَالَ: إنِّى أُحِبُّ أنْ أسْمَعَهُ مِنْ غَيْرِى فَقَرَأتُ عَلَيْهِ سُورَةَ النِّسَاءِ حَتَّى بَلَغْتُ هذِهِ اŒيةَ: فَكَيْفَ إذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلى هؤَءِ شَهِيداً. فقَالَ: حَسْبُكَ. فَالْتَفَتُّ فَإذَا عَيْنَاهُ تَذْرِفَانِ[. أخرجه الخمسة إ النسائى .

Hadisin Anlamı:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: “Kur’an’ı bana oku!” dedi. Ben (hayretle): “Sana indirilmiş bulunan Kur’an’ı mı sana okuyayım?” diye sordum. Bana, “Evet, ben onu kendimden başkasından dinlemeyi seviyorum!” dedi. Ben de ona Nisa süresini okumaya başladım. Ne zaman ki, “Her ümmete her şahid getirdiğimiz ve ey Muhammed, seni de bunlara şahid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak?” mealindeki ayete (41. ayet) geldim. “Dur!” dedi. Durdum ve dönüp Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e baktım. Bir de ne göreyim, iki gözünden de yaşlar akıyordu.”

Kaynak: Buhari, Fedailu’l-Kur’an 32, 33, 35, Müslim, Müsafirin 247, (700), Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3027, 3028), Ebu Davud, İlm 13, (3668)