Teşekkür Hakkında ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud Tirmizi

2034

Başlık: TEŞEKKÜR BÖLÜMÜ

Konu: Teşekkür Hakkında
Ravi: Enes
Hadisin Arapçası:

وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]لَمَّا قَدِمَ الْمُهَاجِرُونَ الْمَدِينَةَ قَالُوا يَا رسُولَ اللّهِ مَا رَأيْنَا قَوْماً أبْذَلَ مِنْ كَثِير وََ أحْسَنَ مُوَاسَاةً مِنْ قَلِيلٍ مِن قَوْمٍ نَزَلْنَا بَيْنَ أظْهُرِهِمْ لَقَدْ كَفَوْنَا الْمُؤنَةَ وَأشْرَكُونَا في الْمَهْنَاءِ، لَقَدْ خِفْنَا أنْ يَذْهَبُوا بِا‘جْرِ كُلِّهِ. قال: َ، مَا دَعَوْتُمْ لَهُمْ وَأثْنَيْتُمْ عَلَيْهِمْ[. أخرجه أبو داود. والترمذى. وصححه .

Hadisin Anlamı:

Muhacirler hicretle Medine ye gelip (Ensarın yardımlarını gördükleri) vakit şöyle dediler: “Ey Allah’ın Rasülü! Biz, çok maldan böylesine cömertçe veren, az maldan da yardımı böylesine güzel yapan aralarına inmiş bulunduğumuz şu Medinelilerden başka bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel işlerimizi yaptılar, hayatımızı düzene koymada yardımcı oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandığımız) sevapların hepsini onlar alacak diye korkuyoruz.” Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara şu cevabı verdi: “Hayır! Onlar sizin dua ve teşekkürlerinizden hasıl olan sevabı alacaklar.”

Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 46, (2489), Ebu Davud, Edeb 12, (4812)

Önceki İçerikTabir Edilmiş Rüyalar ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud Tirmizi
Sonraki İçerikŞehadet Ve Şehidin Fazileti ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Müslim Nesai Ebu Davud Tirmizi İbni Mace