Sebe Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud

36442

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Sebe Suresi
Ravi: İbnu Mes’ud
Hadisin Arapçası:

وعن ابن مسعود رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]إذَا تَكَلَّمَ اللّهُ تعالى بِالْوَحْى سَمِعَ أهلُ السَّمَاءِ صَلْصَلَةً كَجَرِّ السِّلْسِلَةِ عَلَى الصَّفَا فَيَصْعَقُونَ فََ يزَالُونَ كَذَلِكَ حَتَّى يَأتِىَهُمْ جِبرِيلُ علَيْهِ السَّمُ؛ فإذَا جَاءَ فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ فَيَقُولُونَ يَاجِبْرِيلُ مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ؟ فَيَقُولُ: الحقُّ فَيَقُولونَ الحقَّ الحقَّ[، أخرجه أبو داود .

Hadisin Anlamı:

Allahu Zülcelal hazretleri vahiy suretiyle konuştuğu zaman sema ehli bir ses işitir ki bu, demir bir zincirin düz bir kaya üzerinde hareket etmesiyle çıkan çıngırak sesine benzer. Sema ehli bu sesi duyunca korku ve haşyetten bayılırlar. Cibril (a.s.) kendilerine gelinceye kadar bu halde devam ederler. O gelince korku, kalplerinden açılır. Hemen: “Ey Cibril, Rabbiniz ne buyurdu?” diye sorarlar. O: “Hakkı söyledi” der. Sema ehli hep bir ağızdan: “el-Hak, el-Hak” diye söyleşirler.

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 22, (4738)