Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ve Geride bıraktıklarının Mirası ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Müslim Nesai Ebu Davud

29833

Başlık: MİRAS BÖLÜMÜ

Konu: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ve Geride bıraktıklarının Mirası
Ravi: Aişe
Hadisin Arapçası:

عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]سَألَتْ فَاطِمَةُ أبَا بَكْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما أنْ يَقْسِمَ لَهَا مِيرَاثَهَا مِمَّا تَرَك رَسُولُ اللّهِ #. فقَالَ: إنَّ رَسُولَ اللّهِ # قَالَ: َ نُورَثُ مَا تَرَكْنَا صَدَقَةٌ. فَغَضِبَتْ فَهَجَرَتْهُ. فَلَمْ تَزَلْ كذلِكَ حَتّى تُوُفِّيَتْ، وَعَاشَتْ بَعْدَ رَسُولِ اللّهِ # سِتَّةَ أشْهُرٍ إَّ لَيَالِىَ. ثُمَّ فَعَلَ ذلِكَ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنْه. فأمَّا صَدَقَتُهُ بِالْمَدِينَةِ فَدَفَعَهَا عُمَرُ الى عَلِيٍّ وَعَبَّاسٍ، وَأمْسَكَ خَيْبَرَ وَفَدَكَ، وقال: هُمَا صَدَقَةُ رَسُولِ اللّهِ # كَانَتَا لِحُقوقِهِ الَّتِى تَعْرُوهُ وَنَوائِبِهِ، وَأمْرُهُمَا الى مَنْ وُلِيَ ا‘مْرُ بَعْدَهُ. قَالَ: وَهُمَا عَلى ذلِكَ الى الْيَوْمِ[. أخرجه الخمسة إ الترمذي، ولفظ البخاري مختصر .

Hadisin Anlamı:

Hazreti Fatıma Radıyallahu Anh, Hazreti Ebu Bekr Radıyallahu Anh’den, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın bıraktığı maldaki hissesini taksim edivermesini talep etti. Hazreti Ebu Bekr, ona şu cevabı verdi: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Bize varis olunmaz, bıraktığımız sadakadır” buyurmuştu.” Hazreti Fatıma bu cevaba öfkelendi ve Hazreti Ebu Bekr’e küstü, ölünceye kadar da konuşmadı. Zaten Aleyhissalatu vesselam’dan sonra altı ay kadar hayatta kalmış (ve rahmet-i Rahman’a kavuşmuştu.) Sonra Hazreti Ömer Radıyallahu Anh bunu yaptı: Medine’deki sadakasını Hazreti Ali ve Abbas Radıyallahu Anh’a verdi. Hayber ve Fedek’teki (sadakasını) kendi elinde tuttu ve: “Bu iki arazi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın karşısına çıkan hakları ve hadiseleri içindi. (Şimdi) bu iki arazinin işi, Resulullah’tan sonra devlet işini eline alan halifenin tasarrufuna kalmıştır” dedi. Ravi devam eder: “Bu iki yer, bugüne kadar aynı minval üzere devam etmiştir.”

Kaynak: Müslim, Cihad 52, (1759), Ebu Davud, Haraç 18, (2968, 2969), Nesai, Kasmu’l-Fey 1, (7, 132), Buhari, Feraiz 4, (Buhari muhtasar olarak almıştır)