Nur Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Nesai Ebu Davud Tirmizi

6497

Başlık: TEFSİR BÖLÜMÜ – ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu: Nur Suresi
Ravi: Amr İbnu Şuayb
Hadisin Arapçası:

عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده قال: ]كانَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ مَرْثَدُ ابنُ أبى مَرْثَدٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. وَكانَ رَجًُ يَحْمِلُ ا‘سْرى مِنْ مَكّةَ حَتَّى يأتِى بِهِمُ الْمَدِينَةَ فَكَانَتْ امْرأةٌ بَغِىٌّ بِمَكّةَ يُقَالُ لَهَا عَنَاقٌ وَكَانَتْ صَدِيقةً لَهُ، وَكانَ وَعدَ رَجًُ مِنْ أسْرى مَكّةَ يَحْمِلُهُ. قالَ: فَجِئْتُ حَتَّى انْتَهَيْتُ إلى ظِلِّ حَائِطٍ مِنْ حَوائِطِ مَكّةَ في لَيْلَةٍ مَقْفِرَةٍ. فَجَاءَتْ عَنَاقٌ فَابْصَرَتْ سَوَادَ ظِلِّى تَحْتَ الحَائِطِ فَلمَّا انْتَهتْ إلىَّ عَرَفَتْنِى فقَالَتْ: مَرْثدٌ؟ قُلتُ: مَرْثدٌ. فقالت: مَرْحَباً وَأهً هَلُمَّ فَبِتْ عِنْدَنَا اللَّيْلَةَ. فقُلْتُ يَا عَنَاقُ: قَدْ حَرَّمَ اللّهُ تعالى الزّنَا. قَالتْ: يَا أهلَ الخِيَامِ هذَا الرَّجُلُ الَّذِى يَحْمِلُ أسْراكُمْ، قالَ: فَتَبِعَنِى ثَمَانِىَةٌ فانْتَهَيْتُ إلى غَارٍ فَجَاءُوا حَتَّى قَامُوا عَلَى رَأسِى وَبَالُوا فَظلَّ بَوْلُهُمْ عَلَى رَأسِى وَأعْمَاهُمُ اللّه تعالى عَنِّى. قَالَ: ثُمَّ رَجَعُوا ورَجَعْتُ إلى صَاحِبِى فَحَمَلْتُهُ حَتَّى قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ. فَأتَيْتُ النَّبىَّ # فقُلْتُ: يَارسُولَ اللّهِ أنْكِحُ عُنَاقاً؟ فأمْسَكَ وَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ شَيئاً حَتَّى نَزلَ: الزَّانِى َ يَنْكِحُ إَّزَانِيَةً أوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيةُ َ يَنْكِحُهَا إَّ زَانٍ أوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذلِكَ عَلَى المُؤمِنِينَ. فَقَالَ رسولُ اللّه #: يَا مَرْثَدُ َ يَنْكِحْهَا[. أخرجه أصحاب السنن .

Hadisin Anlamı:

Ravi, babası, dedesi tarikiyle rivayet ediyor: Kendisine Mersed İbnu Ebi Mersed denen bir zat Radıyallahu Anh vardı. Mekke’den Medine’ye esir taşırdı. Mekke’de Anak adında fahişe bir kadın bu adamın dostu idi. Mekkeli esirlerden birine, kendisini götürmeyi vaadetmişti. (Şimdi hikayesini kendisinden dinleyelim): Mersed der ki: Mekke’ye geldim, Mekke’nin duvarlarından birinin gölgesine mehtaplı bir gecede indim. Derken Anak geldi, duvarın dibindeki gölgemin karaltısını gördü. Yanıma gelince beni tanıdı ve: “Mersed’sin değil mi?” dedi. Ben: “Evet Mersed’im” dedim. “Merhaba, hoş geldin, gel yanımızda geceyi geçir!” dedi. Ben: “Hayır, ey Anak, Allah zinayı haram etti” dedim. Kadın: “Ey çadır ahalisi, bu adam esirlerinizi götürüyor!” diye bağırdı. Kaçtım. Beni sekiz kişi takip etti. Handeme Dağı’nın yolunu tuttum, bir mağaraya girdim. Takipçiler arkamdan gelip mağaranın ağzını tuttular. Tepemden üzerime bevlettiler. Sidikleri başıma isabet etti. Ancak Allah, onların beni görmelerine mani oldu. Sonra dönüp gittiler. Ben de arkadaşımın yanma döndüm. Onu sırtlandım. Ağır birisiydi. Mekke’nin dışındaki İzhir denen mevkiye geldim. Orada demir bukağılarını çözdüm. Onu sırtımda taşıyordum. Beni çok yormuştu. Nihayet Medine’ye geldim. Resulullah (a.s.)’ın huzuruna çıktım: “Ey Allah’ın Resulü, Anak’la evleneyim mi?” dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cevap vermedi. Sonra şu ayet indi: “Zina eden erkek, ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da, ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir…” (Nur, 3). Bu vahiy üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: “Ey Mersed, zina eden erkek ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir, onunla evlenme!” dedi.

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Nur, (3176), Ebu Davud, Nikah 5, (2051), Nesai, Nikah 12, (6, 66)

Önceki İçerikİbrahim Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari
Sonraki İçerikNur Suresi ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Ebu Davud