Muhtelif Nev’de Hadisler ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Nesai Ebu Davud

35542

Başlık: İLAVELER BÖLÜMÜ

Konu: Muhtelif Nev’de Hadisler
Ravi: Halid İbnu Ma’dan
Hadisin Arapçası:

وعن خالد بن معدان قال: ]وَفَدَ الْمِقْدَامُ بْنُ مَعْدِى كَرَبَ، وَعَمْرُو ابْنُ ا‘سُودِ، وَرَجُلٌ منْ بَنِي أسَدٍ مِنْ أهْلِ تِنَّسْرِينَ إلَى مُعَاوِيَةَ بْنِ أبِي سُفْيَانَ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُمَا، فَقَالَ مُعَاوِيَةُ لِلْمِقْدَامِ: أعَلِمْتَ أنَّ الْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُمَا تُوُفِّيَ، فَرَجَّعَ الْمِقْدَامُ. فَقَالَ لَهُ فَُنٌ)ـ1(: أتَعُدُّهَا مُصِيبَةً؟ فَقَالَ الْمِقْدَامُ: وَلِمَ َ أرَاهَا مُصِيبَةً، وَقَدْ وَضَعَهُ رَسُولُ اللّهِ # في حِجْرِهِ، فقَالَ: هذَا مِنِّي وَحُسَيْنٌ مِنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللّهُ عََنْهُمَا؟ فَقَالَ ا‘سَدِيُّ: جَمْرَةٌ أطْفَأهَا اللّهُ تَعَالَى، فقَالَ الْمِقْدَامُ: أمَّا أنَا فََ أبْرَحُ الْيَوْمَ حَتّى أُغَيِّظَكَ وَأُسْمِعَكَ مَا تَكْرَهُ، ثُمَّ قَالَ: يَا مَعَاوِيَةُ إنْ أنَا صَدَقْتُ فَصَدِّقْنِي، وَإنْ أنَا كَذَبْتُ فَكَذّبْنِي، قَالَ أفْعَلُ: قَالَ: فَأنْشُدُكَ بِاللّهِ، هَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللّهِ # يَنْهَى عَنْ لُبْس الذَّهَبِ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ: فَأنْشُدُكَ بِاللّهِ هَلْ تَعْلَمْ أنَّ رَسُولَ اللّهِ # نَهَى عَنْ لُبْس الْحَرِيرِ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَال: فأنْشُدُكَ بِاللّهِ، هَلْ تَعْلَمْ أنَّ رَسُولُ اللّهِ # نَهَى عَنْ لُبْسِ جُلُودِ السِّبَاعِ وَالرُّكُوبِ عَلَيْهَا؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ الْمِقْدَامُ: فَوَاللّهِ لَقَدْ رَأيْتُ هذَا كُلَّهُ في بَيْتِكَ يَامُعَاوِيَةُ، فقَالَ مُعَاوِيَةُ: قَدْ عَلِمْتُ أنِّي لَنْ أنْجُوَ مِنْكَ يَا مِقْدَامُ قَالَ خَالِدٌ: فَأمَرَ مُعَاوِيَةُ لِلْمِقْدَامِ رَضِيَ اللّهُ عَنه بِمَا لَمْ يَأمُرْ لِصَاحِبَيْهِ، وَفَرَضَ ‘بْنِهِ فِي الْمَئينَ، فَفَرَّقَهَا الْمِقْدَامُ عَلَى أصْحَابِهِ وَلَمْ يُعْطِ ا‘سَدِيّ أحَداً شَيْئاً مِمَّا أخَذَ، فَبَلَغَ ذلِكَ مُعَاوِيَةَ، فقَالَ: أمَّا الْمِقْدَامُ فَرَجُلٌ كَرِيمٌ بَسَطَ يَدَهُ وَأمَّا ا‘سَدِيّ فَرَجُلٌ حَسَنُ ا“مْسَاكِ لِشَيْئِهِ[. أخرجه أبو داود والنسائي .

Hadisin Anlamı:

Muaviye İbnu Ebi Süfyan Radıyallahu Anh’a (hilafeti esnasında) Mikdam İbnu Ma’dikerb, Amr İbnu’l-Esved ve Kınnesrin ahalisinden Beni Esedli bir adam bir heyet halinde geldiler. Hazreti Muaviye, Mikdam’a: “Hasan İbnu Ali Radıyallahu Anh’nin vefat ettiğini biliyor musun?”dedi. Haberi işiten Mikdam “İnna lillah ve inna ileyhi raciun!” diyerek (üzüntüsünü ifade etti.) Ona falan (Muaviye): “Bunu bir musibet mi addediyorsun?” dedi. Mikdam: “Niye musibet addetmiyeyim? Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu kucağına almış “Bu bendendir. Hüseyin ise Ali Radıyallahu Anh’dendir!” buyurmuştu dedi. Beni Esed’den olan adam da (Hazreti Muaviye’ye yaranmak için, Hazreti Hasan’ın ölümünü bir fitnenin sönmesine teşbihen): “Allah bir ateşi söndürdü!” diye söze karıştı. Mikdam: “Bugün ben, seni kızdırmaya ve hoşlanmadığın şeyleri sana duyurmaya devam edeceğim!” dedi. Sonra şöyle seslendi: “Ey Muaviye! Eğer doğru söylersem beni tasdik et, yalan söylersem beni tekzib et!” Hazreti Muaviye Radıyallahu Anh: “Pekala öyle yapacağım” dedi. Mikdam: “Allah aşkına söyle! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın altın takınmayı yasakladığını işittin mi?” dedi. Hazreti Muaviye: “Evet!” dedi. Mikdam: “Allah aşkına söyle! Resulullah’ın ipek giymeyi yasakladığını biliyor musun?” diye sordu. Hazreti Muaviye: “Evet biliyorum!” dedi. Mikdam tekrar sordu: “Allah aşkına söyle! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ın vahşi hayvan derisini giymeyi, üzerlerine binmeyi yasakladığını biliyor musun?” Muaviye yine: “Evet biliyorum!” diye cevapladı. Hazreti Muaviye’nin bu sözü üzerine Mikdam dedi ki: “Allah’a kasem olsun ey Muaviye, bütün bunları ben senin evinde gördüm.” Hazreti Muaviye şu cevabı verdi: “Ey Mikdam, anladım ki senin elinden bana kurtuluş yok (söylediklerinin hepsi doğru)!” Halid (İbnu Velid) der ki: “Hazreti Muaviye, Mikdam Radıyallahu Anh’a diğer iki arkadaşına (Amr İbnu’l-Esved ve Esedli adam) nazaran daha çok ihsan ve atada bulunulmasını emretti. Ayrıca (Mikdam’ın) oğluna (beytü’l-malden) iki yüz (dirhem) tahsisatta bulundu. Mikdam ise (Hazreti Muaviye’nin verdiği) ihsanları arkadaşlarına dağıttı. Esedli ise aldıklarından kimseye birşey vermedi. Bu durum Hazreti Muaviye’ye ulaşınca: “Mikdam kerem sahibi cömert birisidir. Elini açmıştır. Esedli adam ise malik olduğu şeyi iyi tutan birisidir” dedi.

Kaynak: Ebu Davud, Libas 43, (4131), Nesai, Fere’ ve’l-Atire 12, (7,176)