Kur’an’ın Tertibi Ve Cem’i ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Buhari Tirmizi

4573

Başlık: KUR’AN’IN TERTİBİ BÖLÜMÜ

Konu: Kur’an’ın Tertibi Ve Cem’i
Ravi: Enes
Hadisin Arapçası:

وعن الزهرى عن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْه.]أنَّ حُذَيْفَةَ: قَدِمَ عَلى عُثْمَانَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهما. فقَالَ: يَا أمِيرَ الْمُؤمِنِينَ؟ أدْرِك هذِهِ ا‘مَّةَ قَبْلَ أنْ يَخْتَلِفُوا في الْكِتَابِ اخْتَِفَ الْيَهُودِ وَالنَّصَارَى. فَأرْسَلَ إلى حَفْصََةَ أنْ أرْسِلِى إلَيْنَا بِالصُّحُفِ نَنْسُخُهَا وَنَرُدُّهَا إلَيْكِ. فَأرْسَلَتْ بِهَا. فَأمَرَ زَيْدَ بنَ ثَابتٍ، وَعَبْدَ اللّهِ ابنَ الزُّبَيْرِ، وَسَعِيدَ ابنَ الْعَاصِ، وَعَبْدَاللّهِ بنَ الحَارِثِ بنِ هِشَامٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهم فَنَسَخُوهَا، وَقَالَ لِلرَّهْطِ الْقُرْشِيِّينَ إذَا اخْتَلَفْتُمْ أنْتُمْ، وَزَيْدُ ابنُ ثَابِتٍ في شَئٍ مِنَ الْقَرآنِ فَاكْتُبُوهُ بِلِسَانِ قُرَيْشٍ فَإنَّمَا نَزَلَ بِلِسَانِهِمْ فَفَعَلُوا حَتَّى إذَا نَسَخُوا الصُّحُفَ في المصَاحِفِ أرْسَلَ إلى كُلِّ أُفُقٍ بِمُصْحَفٍ، وَأمَرَ بِمَا سِوَى ذلِكَ مِنَ الْقُرآنِ في كُلِّ صَحِيفَةٍ أوْ مُصْحَفٍ أنْ يُحْرَقَ. قَالَ زَيْدٌ رَضِىَ اللّهُ عَنْه: فَفَقَدْتُ آيَةً مِنْ سُورَةِ ا‘حْزَابِ قَدْ كُنْتُ اسْمَعُ رسولَ اللّهِ # يَقْرَؤُهَا فَالْتَمَسْتُهَا فَوَجَدْتُهَا مَعَ خُزَيْمَةَ بنِ ثَابتٍ ا‘نصَارِىّ رَضِىَ اللّهُ عَنْه ـ الَّذِى جَعَلَ رسولُ اللّه # شَهَادَتَهُ بِشَهَادَةِ رَجُلَيْنِ ـ وَهىَ: مِنَ الْمُؤمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّهَ عَلَيْهِ فَألْحَقنَاهَا في سُورَتِهَا مِنَ الْمُصْحَفِ[. أخرجه البخارى والترمذى .

Hadisin Anlamı:

Zühri, Hazreti Enes Radıyallahu Anh’den rivayet ediyor: “Huzeyfe Radıyallahu Anh Hazreti Osman Radıyallahu Anh’ın yanına geldi ve: “Ey Emirül-Mü’minin! Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi, kitapları hakkında ihtilafa düşmeden, bu ümmetin imdadına yetiş!” dedi, Hazreti Osman Radıyallahu Anh derhal Hazreti Hafsa Radıyallahu Anh’ya birisini yollayarak: “Sendeki Suhufu bize gönder, istinsah edip sana tekrar iade edeceğiz” diye haber saldı. Hazreti Hafsa Radıyallahu Anh da gönderdi. Hazreti Osman Radıyallahu Anh Kur’an’ın istinsahı için Zeyd İbnu Sabit, Abdullah İbnu’z-Zübeyr, Said İbnu’l-As ve Abdullah İbnu’l-Haris İbni Hişam Radıyallahu Anh’a emretti: Onlar da bunu istinsah ettiler. Hazreti Osman Kureyşli gruba: “Kur’an-ı Kerim’le ilgili olarak herhangi bir hususta siz ve Zeyd İbnu Sabit ihtilaf edecek olursanız, onu Kureyş lisanına uygun olarak yazın. Çünkü Kur’an onların lisanı üzere indi” dedi. Çalışma esnasında heybet bu minval üzere hareket ettiler. Suhufu mushaflar halinde ortaya koyma işi bitince, Hazreti Osman Radıyallahu Anh her diyara bir mushaf gönderdi. Ayrıca bunun haricinde kalan bir sahife veya mushafın yakılmasmı emretti. Zeyd Radıyallahu Anh der ki: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’dan işitmiş olduğum, Ahzab süresine ait bir ayet(e ait yazılı parça bana gelmemişti), eksikti. Onu araştırdım. Sonunda Huzeyme İbnu Sabit el-Ensari Radıyallahu Anh’de çıktı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun şahitliğini iki kişinin şahitliğine denk tutmuştu. Bu ayet şu idi: (Mealen): “Mü’minlerden Allah’a verdiği ahdi yerine getiren kimseler vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir” (Ahzab 23).

Kaynak: Buhari, Fedailu’l-Kur’an 2, 3, Menakıb 3, Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3103)