E Harfi – Türkçeden Arapçaya Sözlük

45207

 

-e göre, -e gelince  اَمَّا
Ebedi kalanlar الْخَالِدُونَ
Ebedi kalanlar خَالِدِينَ
Ebedi kıldı اَخْلَدَ
Ebedi olanlar مُخَلَّدُونَ
Ebedi olması يَخْلُدْ
Ebedi olur يَخْلُدُ
Ebedi yasarsınız تَخْلُدُونَ
Ebedilik خُلْدَ
Ebedilik خُلُودِ
Ebediyen, sonsuza kadar اَبَدًا
Ebu leheb (Alevin babası) لَهَبٍ  اَبِيْ
Ecel tayin etti, süre belirledi اَجَّل
Ecel, süre اَجَلاً 4 اَجَلٌ
Edep yerini فَرْجَهَا
Edep yerlerini لِفُرُوجِهِم
Edep yerleriniz سَوْاَتِكُمْ
edilmisler
Edin, tut (ds) اتَّخِذِى
Edindi, benimsedi اِتَّخَذَ
Edindiler اِتَّخَذُوا
Edinen, edinmis مُتَّخِذَ
Edinenler (çğ) مُتَّخِذِي
Edinenler (ds, çğ) مُتَّخِذَاتِ
Edinin اِتَّخِذُوا
Edinir misin اَتَتَّخِذُ
Edinir miyim ءَاَتَّخِذُ
Edinir, benimser يَتَّخِذُ
Edinirdik ُ3 لَاتَّخَذْنَا
Edinirim اَٰتَّخِذُ
Edinirler يَتَّخِذُونَ
Edinirsin, edinir (ds) تَتَّخِذُ
Edinirsiniz تَتَّخِذُونَ
Edinme اِتِّخَاذِ
Edinmeleri يَتَّخِذُواْ
Edinmemiz نَتَّخِذَ
Edinmen تَتَّخِذَ
Edinmeniz اتِّخَاذِكُمُ
Edinmeniz تَتَّخِذُوا
Edinmesi için لِيَتَّخِذَ
Edinmesi يَتَّخِذَ
Edinmesi يَتَّخِذْ
Efendi, baskan سَيِّدًا
Efendisi سَيِّدَهَا
Eğer olmazsa لِئَلاَّ
Eğer olursa mı اَئِن
Eğer اَوَلَو
Eğer فَلَو
Eğer لَئِنْ
Eğer لَوِ 4 لَوْ
Eğer, ne … ne de..  اِمَّا
Eğip büken ثَانِيَ
Eğip bükerek لَيًّا
Eğip bükerler يَلْوُنَ
Eğip bükerler يَلْوُونَ
Eğlence لَهْوًا 4 لَهْوَ 4 لَهْوٌ
Eğlence, alay هُزُواً
Eğlenenler فَكِهِينَ
Eğlenir يَرْتَعُ
Eğlenirsiniz تَعْبَثُونَ
Eğlenmesi يَرْتَعْ
Eğriliğe sapar, sapıtır يُلْحِدُ
Eğrilik زَيْغٌ
Eğrilik عِوَجًا 4 عِوَجٍ
Ehli için, halkı için لِاَهْلِ
Ehlimiz اَهْلِنَا 4 اَهْلَنَا
Ehlimiz, ailelerimiz اَهْلُونَا
Ehliniz, aileleriniz اَهْلِيكُمْ
Ekersiniz تَحْرُثُونَ
Ekin bitirenler زَارِعُونَ
Ekin gibi كَزَرْعٍ
Ekin yaprağı gibi كَعَصْفٍ
Ekin yaprakları عَصْفِ
Ekinciler زُرَّاعَ
Ekinler زُرُوعٍ
Ekledik, uladık وَصَّلْنَا
Ekmek خُبْزًا
Eksik tutarsın, eksiltirsin تَنْقُصُ
Eksik verenler مُخْسِرِينَ
Eksik verirsiniz تَبْخَسُونَ
Eksik vermeniz تَبْخَسُوا
Eksiklik yapar يَنقُصُ
Eksilt, noksanlastır اُنقُصْ
Eksiltilir يُنقَصُ
Eksiltilirler يُبْخَسُونَ
Eksiltilmis مَنْقُوصٍ
Eksiltir تَغِيضُ
Eksiltir يَبْخَسُ
Eksiltirler يُخْسِرُونَ
Eksiltmeniz تُخْسِرُوا
Eksiltmeniz تَنْقُصُواْ
Eksiltmesi يَبْخَسْ
Eksilttik اَلَتْنَا
El çırpma تَصْدِيَةً
El يَدٍ 4 يَدُ
Elbet bir mükafat لَاَجْرًا
Elbette açıklayacak لَيُبَيِّنَنَّ
Elbette aradılar لاَبْتَغَوْا
Elbette atılırdı لَنُبِذَ
Elbette ayetler, isaretler, deliller لَاٰيَاتٍ
Elbette bağıslama dileyeceğim لَاَسْتَغْفِرَنَّ
Elbette bana gelir يَاْتِيَنِّي
Elbette bana verilecek لَاُوتَيَنَّ
Elbette bilir لَيَعْلَمُ
Elbette bilir لَيَعْلَمَنَّ
Elbette biliriz لَنَعْلَمُ
Elbette bilirler لَيَعْلَمُونَ
Elbette bir isaret لَاٰيَةً
Elbette bosa çıkar لَيَحْبَطَنَّ
Elbette diriltilenler لَمَبْعُوثُونَ
Elbette doğru yolu bulanlar, bulacaklar لَمُهْتَدُونَ
Elbette galip geleceğim لَاَغْلِبَنَّ
Elbette genisletenler, gücü yetenler لَمُوسِعُونَ
Elbette gözetleme yerindedir لَبِالْمِرْصَادِ
Elbette gücü yeten لَقَادِرٌ
Elbette gücü yetenler لَقَادِرُونَ
Elbette güzel لَحُسْنَ
Elbette hak, gerçek لَحَقُّ 4 لَحَقٌّ
Elbette haktır, gerçektir لَلْحَقُّ
Elbette içinde, var لَفِي
Elbette iman eder يُؤْمِنَنَّ
Elbette iman ederler يُؤْمِنُنَّ
Elbette intikam alırdı لَانْتَصَرَ
Elbette karsılığını vereceğiz لَنَجْزِيَنَّ
Elbette ona azap edeceğim لَاُعَذِّبَنَّهُ
Elbette ona gece baskını yapacağız لَنُبَيِّتَنَّهُ
Elbette onlara haber vereceksin لَتُنَبِّئَنَّهُم
Elbette onlara soracağız لَنَسْئَلَنَّهُم
Elbette onları azdıracağım لَاُغْوِيَنَّهُمْ
Elbette onları yerlestiririz لَنُبَوِّئَنَّهُم
Elbette onu devsirmeleri لَيَصْرِمُنَّهَا
Elbette onu kurtaracağız لَنُنَجِّيَنَّهُ
Elbette onu yakacağız لَنُحَرِّقَنَّهُ
Elbette öğüt verenler, nasihat edenler لَنَاصِحُونَ
Elbette örteceğim لَاُكَفِّرَنَّ
Elbette sabrederiz لَنَصْبِرَنَّ
Elbette sapanlar لَنَاكِبُونَ
Elbette seni onlara musallat ederiz لَنُغْرِيَنَّكَ
Elbette seni üzer لَيَحْزُنُكَ
Elbette sizi asacağım لَاُصَلِّبَنَّكُمْ
Elbette sizi yerlestireceğiz لَنُسْكِنَنَّكُمُ
Elbette sizi/size arttırırım لأَزِيدَنَّكُم
Elbette soracağız لَنَسْئَلَنَّ
Elbette sorulurlar, sorulacaklar لَيُسْئَلُنَّ
Elbette sürükleyeceğiz لَنَسْفَعًا
Elbette süsleyeceğim لَاُزَيِّنَنَّ
Elbette tattıracağız لَنُذِيقَنَّهُم
Elbette tuzak kuracağım يدَنَّ Œ لَاَك
Elbette yiyenlerdir, yiyeceklerdir لَاٰكِلُونَ
Elbise لِبَاس
Elbise, zırh لَبُوسٍ
Elbiseler ثِيَابًا 4 ثِيَابٌ
Elbiselerin ثِيَابَكَ
Elbiseleriniz ثِيَابَكُمْ
Elçilik رِسَالَةٌ
Elçim ile بِرَسُولِى
Elçisi ile بِرَسُولِهِ
Elçiye, elçi ile بِالرَّسُولِ
Elde eder, kazanır يَقْتَرِفُ
Elde ederler, kazanırlar يَقْتَرِفُونَ
Elde edilen نَيْلاً
Elde etmesi يَقْتَرِف
Elden, el ile بِيَدِ
Elem çekersiniz تَاْلَمُونَ
Elem duyarlar يَاْلَمُونَ
Eli dar, zengin olmayan مُقْتِرِ
Elim, acıklı, elemli اَلِيمًا 4 اَلِيْمٌ
Elinden aldık نَزَعْنَا
Elinden alır, giderir يَنْزِعُ
Eliyle silerek, mesh ederek مَسْحاً
Eller اَيْدٍ
Eller اَيْدِيَ 4 اَيْدِي
Ellerini çeker يَعْتَزِلُ
Elli خَمْسِينَ
Elyesa (AS) اَلْيَسَعَ
Emanet eder يُؤَدِّ
Emanet edersin تَاْمَنْهُ
Emanet اَمَانَةَ
Emanete hıyanet etmesi يَغُلَّ
Emanete hıyanet etmesi يَغْلُلْ
Emanetler اَمَانَاتِ
Emanetlerine لِاَمَانَاتِهِمْ
Emanetleriniz اَمَانَاتِكُمْ
Emin mi oldu اَفَاَمِنَ
Emin mi oldular اَفَاَمِنُوا
Emin mi oldunuz ءَاَمِنْتُمْ
Emin mi oldunuz اَفَاَمِنتُم
Emin olanlar, emniyet içinde olanlar اٰمِنُونَ
Emin olanlar, emniyet içinde olanlar اٰمِنِينَ
Emin oldu, yakin elde etti  اِسْتَيْقَنَ
Emin oldunuz اَٰمِنتُم
Emin oldunuz اَمِنتُمْ
Emin olmaları يَاْمَنُواْ
Emin olunan مَاْمُونٍ
Emin olur, emniyette olur, güvenir يَاْمَنُ
Emin, güvenilir  اَمِينٌ
Emir altına alınanlar (ds, çğ) مُسَخَّرَاتٌ
Emniyet içinde اٰمِناً
Emniyet içinde اٰمِنَةً
Emniyet اَمْنُ
Emniyet, barıs, güvenlik اَمْناً
Emniyet, güvenlik اَمَنَةً
Emniyette oldu, güvendi  اَمِنَ
Emreden اَمَّارَةٌ
Emredenler اٰمِرُونَ
Emreder misiniz اَتَاْمُرُونَ
Emreder يَاْمُرُ
Emrederler يَاْمُرُونَ
Emredersin (ds) تَاْمُرِينَ
Emredersin, emreder (ds) تَاْمُرُ
Emredersiniz تَاْمُرُونَ
Emret مُْرْ w اْ
Emretti اَمَرَ
Emrettik اَمَرْنَا
Emrettiler اَمَرُوا
Emrettim اَمَرْتُ
Emrettin اَمَرْتَ
Emrine لِاَمْرِ
Emrolunduk اُمِرْنَا
Emrolundular اُمِرُوا
Emrolundum اُمِرْتُ
Emrolundun اُمِرْتَ
Emrolunurlar يُؤْمَرُونَ
Emrolunursun تُؤْمَرُ
Emrolunursunuz تُؤْمَرونَ
Emsali gibi كَاَمْثَالِ
Emzirdi (ds) اَرْضَعَتْ
Emzirdi اَرْضَعَ
Emzirdiler (ds, çğ) اَرْضَعْنَ
Emziren مُرْضِعَةٍ
Emzirirler (ds, çğ) يُرْضِعْنَ
Emzirteceksin سَتُرْضِعُ
Emzirtmeniz تَسْتَرْضِعُوا
Emzirtti اِسْتَرْضَعَ
En acı اَمَرُّ
En akıllıları  اَمْثَلُهُمْ
En alçaklar اَذَلِّينَ
En alçaklar اَسْفَلِينَ
En azgınlar اَشْقَا
En azgınları اَشْقَاهَا
En büyükleri كُبَرِ
En cömert, en kerim, en serefli اَكْرَمُ
En çirkin اَنْكَرَ
En düskün, alçak اَذَلَّ
En düsükler اَرْذَلُونَ
En güzel حُسْنَى
En hırslı اَحْرَصَ
En hikmetli, en iyi hükmeden اَحْكَمُ
En iyi hüküm veren  بِاَحْكَمِ
En kötüsü اَسْوَاَ
En merhametli اَرْحَمُ
En rezillerimiz اَرَاذِلُنَا
En sağlam وُثْقَى
En saki, bedbaht اَشْقَى
En serefliniz اَكْرَمَكُمْ
En seri, en çabuk اَسْرَعُ
En sert اَلَدُّ
En sert لدد
En takvalı اَتْقَا
En takvalı اَتْقَى
En takvalınız اَتْقَاكُمْ
En yüce عُلْيَا
En zayıf اَوْهَنَ
Engel olur يَعْضُلُ
Engel عُرْضَةً
Engelledi, kapadı اَحْصَرَ
Engelledik صَدَدْنَا
Engellediniz صَدَدتُّمْ
Engellendi, döndürüldü صُدَّ
Engellendi, kapandı اُحْصِرُ
Engellendiler اُحصِرُواْ
Engellendiniz اُحْصِرْتُمْ
Engelleyenler حَاجِزِينَ
Er: Eril (Müzekker)
Erginlik çağı حُلُمَ
Erimis bakır قِطْرًا 4 قِطْرِ
Erimis bakır, kızıl duman نُحَاسٌ
Erimis maden gibi كَالْمُهْلِ
Erimis maden, mühlet vermek مُهْلِ
Erisir, erisirsin تَنَالُ
Erismeleri يَنَالُوا
Erismeniz تَنَالُواْ
Eristi, ulastı بَلَغَ
Eritilir يُصْهَرُ
Eriyerek, helake yüz tutarak حَرَضاً
Erkek için لِلذَّكَرِ
Erkek kardes اَخِ 4 اَخَا 4 اَخٌ
Erkek kardes اَخِي 4 اَخَا 4 4 اَخُو
Erkek kardes, kardesim اَخِي
Erkek kardesimiz اَخَانَا
Erkek kardesler اِخْوَانًا 4 اِخْوَانُ
Erkek kardesler اِخْوَةٌ
Erkek ذَكَرٌ
Erkekler ذُكْرَانًا 4 ذُكْرَانَ
Erkekler ذُكُورٌ
Erkeklerimiz ذُكُورِنَا
Erkeklerimize لِذُكُورِنَا
Erteledi اَخَّرَتْ
Erteledi, tehir etti تَاَخَّرَ
Erteledik, geciktirdik, tehir ettik اَخَّرْنَا
Erteledin اَخَّرْتَ
Erteleme نَسِىْءُ
Erteleriz نُؤَخِّرُ
Es, karı veya koca زَوْجًا 4 زَوْجٌ
Eseğin حِمَارِكَ
Esek حِمَارٌ
Esek حَمِيرِ
Esekler حُمُرٌ
Eseler, arar يَبْحَثُ
Eser, iz اَثَرِ
Eserler, izler اٰثَارًا 4 اٰثَارِ
Esi, arkadası صَاحِبَتِهِ
Esin زَوْجَكَ 4 زَوْجُكَ
Esine, esin için لِزَوْجِكَ
Esip savuranlar عَاصِفَاتِ
Esir aldı اَسَرَ
Esir alırsınız تَاْسِرُونَ
Esir اَسْرَى 4 اَسِيراً
Esirler اُسَارَى
Esirler اَسْرَى
Esit oldu, durdu, oturdu اِسْتَوٰي
Esit oldu, durdu, oturdu اسْتَوَى
Esit olur يَسْتَوِي
Esit olur, bir olur تَسْتَوِي
Esit olurlar (ikil) يَسْتَوِيَانِ
Esit olurlar يَسْتَوُونَ
Esitlenecek سَاوَى
Eski hal حَافِرَةِ
Eski hurma yaprağı gibi كَالعُرْ جُونِ
Eski عَتِيْقِ
Eski قَدِيمٌ
Eskiler اَقْدَمُونَ
Esler اَزْوَاجًا 4 اَزْوَاجٌ
Esler, arkadaslar كَوَاعِبَ
Esler, ortaklar, denkler اَنْدَاداً
Esleri için, hanımları için لِاَزْوَاجِهِمْ
Eslerine, hanımlarına لِاَزْوَاجِكَ
Eslestirildi زُوِّجَتْ
Eslestirilirsiniz تُجْزَوْنَ
Esya, mal اَثَاثاً
Esya, seyler اَشْيَاءَ
Esyalarınız, mallarınız اَمْتِعَتِكُمْ
Et لَحْمٌ
Etler لُحُوم
Etraf حَوْلَ 4 حَوْلِ
Etrafınız حَوْلَكُمْ
Ev için لَلدَّارُ
Ev, barınak مَاْوَى
Ev, barınak, sığınak مَاْوَا
Ev, mesken بَيْتًا 4 بَيْتٌ
Ev, yer, durak, konaklama yeri مَثْوَا
Ev, yer, durak, konaklama yeri مَثْوًى 4 مَثْوَى
Ev, yurt دَارٌ
Evet اِي
Evet بَلَى
Evet نَعَمْ
Eviniz دَارِكُمْ
Eviniz, sığınağınız مَاْوَاكُمْ
Evlatlarınız اَوْلاَدِكُم 4 اَوْلاَدَكُم 4 اَوْلاَدُكُمْ
Evlatlıklarınız اَدْعِيَاءَكُمْ
Evlendiler (ds, çğ) اُحْصِنَّ
Evler بُيُوتًا 4 بُيُوتٌ
Evler, yurtlar دِيَارِ
Evleri دَارِهِمْ
Evleri دِيَارَهُمْ 4 دِيَارِهِمْ
Evlerimiz بُيُوتَنَا
Evlerimiz دِيَارِنَا
Evlerine لِبُيُوتِهِم
Evleriniz (ds, çğ) بُيُوتِكُنَّ
Evleriniz بُيُوتِكُم 4 بُيُوتَكُم
Evleriniz دِيَارِكُمْ
Evli olmayan kadın اَيَامَى 4 اَيَامَا
Evli, iffetli kadınlar مُحْصَنَاتٌ
Evlilik yakınlığı صِهْرًا
Ey (ds) اَيَّتُهَا
Ey Allah’ım! اللَّهُمَّ
Ey anamın oğlu اُمِّي  اِبْنَ  يَا ‚ يَبْنَؤُمَّ
Ey kavmim قَوْمِ  يَا
Ey kavmimiz قَوْمَنَا  يَا
Ey Rabbim رَبِّ  يَا
Ey Yahya (AS) يَحْيَى  يَا
Ey اَيُّهَ
Ey اَيُّهَا
Ey يَا
Ey يَاأَيَّتُهَا
Ey يَاأَيُّهَ
Ey يَااَيُّهَا
Eyke اَيْكَةِ
Eyüp اَيُّوبَ
Eza, sıkıntı اَذًى
Ezer يَحْطِمُ
Eziyet ederler يُؤْذُونَ
Eziyet edildi اُوذِيَ
Eziyet edildiler اُوذُواْ
Eziyet edilmeleri (ds, çğ) يُؤْذَيْنَ
Eziyet ettiler اٰذَوْا
Eziyet ettiniz اٰذَيْتُمُ
Eziyet verirsiniz تُؤْذُونَ
Eziyet vermeniz تُؤْذُوا
Eziyet اَذَى
Eziyet, utanç مَعَرَّةٌ