Yıl: 2014

  • EVDE NAFİLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    402- وعن ابنِ عُمَرَ رضي اللَّه عنْهُما عَنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « اجْعَلُوا مِنْ صلاتِكُمْ في بُيُوتِكُمْ ، ولا تَتَّخِذُوهِا قُبُوراً » متفقٌ عليه .

    1129-402 İbni Ömer (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ey insanlar evlerinizde namaz kılınız çünkü farzların dışında kılınan namazların en faziletlisi kişinin evinde kıldığı namazdır.” (Buhari, İ’tisam 3, Ezan 81, Müslim, Müsafirin 213)

     

  • İKİNDİ NAMAZININ SÜNNETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    401- وعَن ابن عُمَرَ رَضِيَ اللَّه عنْهُمَا ، عنِ النَّبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، قالَ : « رَحِمَ اللَّه امْرَءاً صلَّى قبْلَ العَصْرِ رَوَاه أبو داود ، والترمذي وقالَ : حديثٌ حَسَنٌ .أَرْبعاً » .

    1120-401 İbni Ömer (r.a.) rivayetine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İkindinin farzından önce dört rekat sünnet kılan kimseye Allah rahmet etsin.” (Ebu Davut, Tatavvu 8)

     

  • İLK SAFIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    397- عَن جابِرِ بْنِ سمُرةَ ، رضي اللَّه عنْهُمَا ، قَالَ : خَرجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فَقَالَ : « أَلا تَصُفُّونَ كما تُصُفُّ الملائِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا ؟ » فَقُلْنَا : يا رسُولَ اللَّهِ وَكَيْفَ تَصُفُّ الملائِكةُ عِند ربِّها ؟ قال : « يُتِمُّونَ الصُّفوفَ الأُولَ ، ويَتَراصُّونَ في الصفِّ» رواه مسلم .

    1082-397 Cabir ibni Semure (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) yanımıza gelerek şöyle buyurdu: “Meleklerin Rableri huzurunda saf tuttukları gibi saf tutsanız ya.” Bunun üzerine biz, Ya Rasûlallah melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlarlar dedik. Şöyle buyurdular. “Ön safları doldururlar ve safları sık tutarlar.” (Müslim, Salat119

    398- وعن أَبي مسعودٍ ، رضي اللَّه عنْهُ ، قال : كانَ رسولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يَمْسحُ مَناكِبَنَا في الصَّلاةِ ، ويقُولُ : « اسْتوُوا ولا تَختلِفوا فتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ ، لِيلِيني مِنْكُم أُولُوا الأَحْلامِ والنُّهَى ، ثمَّ الذينَ يلُونَهمْ ، ثُمَّ الذِين يَلُونَهمْ » رواه مسلم .

    1086-398 Ebu Mes’ud (r.a.)den rivayet edildiğine göre şöyle dedi. Rasûlullah (s.a.v) namaza başlayacağımız zaman omuzlarımız dokunarak şöyle buyurdu: “Safları düzgün tutunuz eğri, büğrü yapmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden ayrılır. Aranıza ayrılık düşer. Aklı başında ve bilgili olanlarınız benim arkamda onlardan sonra gelenler daha arkada, daha sonra gelenlerde daha arkada dursunlar.” (Müslim, Salat 122)

    399- وَعَنِ النُّعْمَانِ بنِ بشيرٍ ، رضيَ اللَّه عنهما ، قال : سمعتُ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقولُ : « لَتُسوُّنَّ صُفُوفَكُمْ ، أَوْ ليُخَالِفَنَّ اللَّه بَيْنَ وجُوهِكُمْ » متفقٌ عليه .

    1089-399 Numan ibni Beşîr (r.a.)in Rasûlullah (s.a.v)i şöyle buyururken işittiği rivayet edilmiştir. “Ya saflarınızı düzgün tutarsınız yada Allah yönlerinizi başka başka taraflara çevirir.” (Buhari, Ezan 71, Müslim, Salat 127)

    Müslim’in diğer bir rivayetinde: “Rasûlullah (s.a.v) okları düzeltir gibi saflarımızı düzeltirdi. Bizi alıştırıncaya kadar böyle devam etti. Bir gün namaza çıktı tekbir almak üzereyken içimizden birinin göğsünün dışarı çıktığını görünce şöyle buyurdu; “Ey Allah’ın kulları saflarınızı düzeltiniz yoksa Allah yüzlerinizi ve yönlerinizi ayrı ayrı yönlere çevirirde sizi birbirinize düşman eder.” (Müslim, Salat 128)

    400- وعَنْ أَنسٍ رضيَ اللَّه عَنْهُ أَنَّ رسولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « رُصُّوا صُفُوفَكُمْ ، وَقَاربُوا بَيْنَها ، وحاذُوا بالأَعْناق ، فَوَالَّذِي نَفْسِي بيَدِهِ إِنَّي لأَرَى الشَّيْطَانَ يَدْخُلُ منْ خَلَلِ الصَّفِّ ، كأنَّها الحَذَفُ » حديث صحيح رواه أبو داود بإِسناد على شرط مسلم .

    1092-400 Enes (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Saflarınızı sık ve birbirinize yakın tutunuz. Boyunlarınızı da bir hizaya getiriniz. Canımı elinde tutan Allah’a yemin olsun ki şüphesiz ben safların açık yerlerinden şeytanın siyah kuzu gibi girdiğini görüyorum. (Ebu Davut, Salat 93

     

  • BEŞ VAKİT NAMAZIN EDASI VE TERKİNDEKİ BÜYÜK TEHDİT ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    395- وعن جابرٍ رضي اللَّه عنهُ قال : سمعتُ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقولُ : « إِنَّ بَيْنَ الرَّجُلِ وَبَيْنَ الشِّرْكِ والكُفْرِ تَرْكَ الصَّلاةِ » رواه مسلم .

    1078-395 Cabir (r.a.) şöyle dedi. Rasûlullah (s.a.v)i şöyle derken işittim. “Gerçekten kişi ile küfür ve şirk arasında namazı terk etmek vardır.” (Müslim, İman 134)

    396- وعن شقِيق بنِ عبدِ اللَّهِ التابعيِّ المُتَّفَقِ على جَلالتهِ رَحِمهُ اللَّه قال : كانَ أَصْحابُ مُحَمَّدٍ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم لا يرونَ شَيْئاً مِنَ الأَعْمالِ تَرْكُهُ كُفْرٌ غَيْرَ الصَّلاةِ.رواه الترمذي في كتاب الإِيمان بإِسنادٍ صحيحٍ.

    1080-396 İman ve amelinde büyük bir şahsiyet olduğunda görüş birliği bulunan Tabiinden Şakîk ibn Abdullah şöyle dedi: Muhammed (s.a.v.)in ashabı namazdan başka amellerden hiç birinin terk edilmesini küfür saymazlardı. Ancak namazın terkedilmesini küfür olarak kabul ederlerdi. (Tirmizi İman 9)

     

  • CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    392- عن ابنِ عمَر رضي اللَّه عنهما أَنَّ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : «صَلاةُ الجَمَاعَةِ أَفضَلُ مِنْ صَلاةِ الفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ درَجَةً » متفقٌ عليه .

    1064-392 İbni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.” (Buhari, Ezan 30, Müslim, Mesacid 249)

    393- وعن أَبي هريرة رضيَ اللَّه عنهُ قال : قال رسولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : «صَلاةُ الرَّجُلِ في جَماعةٍ تُضَعَّفُ عَلى صلاتِهِ في بَيْتِهِ وفي سُوقِهِ خمساً وَعِشْرينَ ضِعفًا ، وذلكَ أَنَّهُ إِذا تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ خَرَجَ إِلى المَسْجِدِ ، لا يُخْرِجُه إِلاَّ الصَّلاةُ ، لَمْ يَخْطُ خَطْوةً إِلاَّ رُفِعَتْ لَه بهَا دَرَجَةٌ ، وَحُطَّتْ عَنْه بهَا خَطِيئَةٌ ، فَإِذا صَلى لَمْ تَزَلِ المَلائِكَة تُصَلِّي عَلَيْهِ مَا دَامَ في مُصَلاَّه ، مَا لَمْ يُحْدِثْ ، تَقُولُ : اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ ، اللَّهُمَّ ارحَمْهُ . وَلا يَزَالُ في صَلاةٍ مَا انْتَظَرَ الصَّلاةَ » متفقٌ عليه . وهذا لفظ البخاري .

    1065-393 Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşıda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Bunun böyle olmasının sebebi şudur. Adam güzelce abdest aldıktan sonra başka hiçbir amacı olmaksızın evden çıkıp camiye giderse attığı her adım kendisini Allah katında bir derece yükseltirken günahlarından birini de eksiltir. Namazını kılınca abdestini bozmaksızın ve boş sözlere dalmaksızın namaz kıldığı yerde kaldığı sürece melekler ona: -Allah’ım ona rahmetinle muamele et ona acı diyerek dua ederler o kimse bir başka namaz vaktini beklediği sürece namazda immiş gibi sayılır.” (Buhari, Ezan 30, Müslim, Mesacid 272)

    394- وعن أَبي الدرداءِ رضي اللَّه عنه قال : سمعت رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقول : « ما مِن ثَلاثَةٍ في قَرْيَةٍ ولا بَدْوٍ لا تُقَامُ فِيهمُ الصَّلاةُ إِلاَّ قدِ اسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ . فَعَلَيكُمْ بِالجَمَاعَةِ ، فَإِنَّمَا يأْكُلُ الذِّئْبُ مِنَ الغَنمِ القَاصِيَةَ » رواه أبو داود بإِسناد حسن .

    1070-394 Ebu’d Derda (r.a.) şöyle dedi. Rasûlullah (s.a.v)i şöyle buyurur-ken işittim. “Bir köy veya ıssız bir yerde üç kişi bulunurda namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa şeytan onlar üzerinde hakimiyeti ele alır. O halde cemaatle namaz kılmaya devam edin çünkü kurt, sürüden ayrılan koyunu yer. (Ebu Davut, Salat 46)

     

  • MESCİDE GİTMENİN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    389- عن أَبي هريرةَ رضيَ اللَّه عنهُ أَنَّ النبيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « مَنْ غَدا إِلى المسْجِدِ أَوْ رَاحَ ، أَعَدَّ اللَّه لهُ في الجَنَّةِ نُزُلاً كُلَّمَا غَدَا أَوْ رَاحَ » متفق عليه .

    1053-389 Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim günün beş vaktinde camiye gider gelirse her gidip gelişinde Allah o kimseye cennette bir ziyafet hazırlar.” (Buhari, Ezan 37, Müslim, Mesacid 285) 123 de geçmişti.

    390- وعن جابرٍ رضيَ اللَّه عنهُ قال : خَلَتِ البِقَاعُ حَوْلَ المسْجِد ، فَأَرادَ بَنُو سَلِمَةً أَنْ يْنتقلُوا قُرْبَ المَسْجِد ، فَبَلَغَ ذلكَ النبيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فقالَ لهم : « بَلَغَني أَنَّكُمْ تُريدُونَ أَن تَنْتَقِلُوا قُرْبَ المَسْجِد ؟ قالوا : نعم يَا رَسولَ اللَّهِ قَدْ أَرَدنَا ذَلكَ ، فقالَ : « بَنِي سَلمَةَ ديارَكُمْ تُكْتَبْ آثارُكُمْ ، ديارَكُمْ تُكْتَبْ آثارُكُمْ » فقالوا : ما يَسُرُّنَا أَنَّا كُنَّا تَحَولْنَا : رواه مسلم ، وروى البخاري معناه من رواية أنَس .

    1056-390 Cabir (r.a.) şöyle dedi. Mescidin çevresindeki arsalar boş kalmıştı. Beni Selime mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istediler. Bu arzu peygamber (s.a.v.)’e ulaşınca onlara:

    “Bana gelen bilgiye göre mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istiyormuşsunuz öyle mi?” buyurdular onlar da:

    Evet ey Allah’ın Rasulü, böyle arzu etmiştik dediler. Rasûlullah (s.a.v) bunun üzerine iki defa “ey Selime oğulları yurtlarınızdan ayrılmayınız ki adımlarınıza sevap yazılsın.” buyurdular onlar da:

    -Artık yerlerimizden göçmek bizi sevindirmeyecektir dediler. (Müslim, Mesacid 280)

    391- وعن أبي هريرةَ رضيَ اللَّهُ عنهُ أَنَّ رسول اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قالَ : « أَلا أَدُلُّكُمْ عَلى مَا يمْحُو اللَّهُ بِهِ الخَطَايَا ، وَيَرْفَعُ بِهِ الدَّرَجَاتِ ؟ قَالُوا : بَلى يا رسولَ اللَّهِ . قَالَ: « إِسْباغُ الْوُضُوءِ عَلى المَكَارِهِ ، وَكَثْرَةُ الخُطَا إِلى المَسَاجِدِ ، وَانْتِظَارُ الصَّلاةِ بعْد الصَّلاةِ ، فَذلِكُمُ الرِّباطُ ، فَذلكُمُ الرِّباطُ » رواه مسلم .

    1059-391 Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) “Size, Allah’ın kendisiyle günahlarınızı sileceği ve derecelerinizi yükselteceği hayırları haber vereyim mi?” buyurdular.

    Ashab da Evet Ya Rasûlullah dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) “Bütün güçlüklere rağmen abdesti güzelce almak, mescidlere doğru çok adım atmak ve bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek işte bağlanmanız gereken, rağbet etmeniz gereken şeyler bunlardır.” buyurdular. (Müslim, Tahara 41)

     

  • SABAH VE İKİNDİ NAMAZININ FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    387- وعن زهيْرٍ بن عِمارَةً بن رُويْبةَ رضيَ اللَّه عنْهُ قالَ : سمِعْتُ رسول اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقولُ :  « لَنْ يلجَ النَّار أَحدٌ صلَّى قبْلَ طُلوعِ الشَّمْس وَقَبْل غُرُوبَها » يعْني الفجْرَ ، والعصْرَ . رواه مسلم .

    1048-387 Ebu Züheyr Umare ibni Ruveybe (r.a.) Rasûlullah (s.a.v)in şöyle buyururken işittiğini söyledi. “Güneş doğmazdan ve batmazdan önce namaz kılan bir kimse cehenneme girmeyecektir.” Yani sabah ve ikindi namazlarını. (Müslim, Mesacid 213-214)

    388- وعن أَبي هُريرةَ رضي اللَّه عنهُ قالَ : قال رسولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : «يَتَعَاقَبُونَ فِيكم مَلائِكَةٌ بِاللَّيْلِ ، وملائِكَةٌ بِالنَّهَارِ ، وَيجْتَمِعُونَ في صَلاةِ الصُّبْحِ وصلاةِ العصْرِ ، ثُمَّ يعْرُجُ الَّذِينَ باتُوا فِيكم ، فيسْأَلُهُمُ اللَّه ­ وهُو أَعْلمُ بهِمْ ­ : كَيفَ تَرَكتمْ عِبادِي ؟ فَيقُولُونَ : تَركنَاهُمْ وهُمْ يُصَلُّونَ ، وأَتيناهُمْ وهُمْ يُصلُّون » . متفقٌ عليه .

    1050-388 Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.

    “Bir kısım melekler geceleyin bir kısmı da gündüz vakti birbirlerine nöbeti devrederek sizin aranızda bulunurlar. Bu melekler sabah ve ikindi namazlarında buluşurlar. Sonra geceyi sizin yanınızda geçiren melekler Allah’ın huzuruna yükselirler. Allah kullarının durumunu o meleklerden çok iyi bildiği halde yinede meleklere:

    -Kullarımı ne halde bıraktınız?diye sorar. Melekler de;

    -Onları namaz kılarken bıraktık yanlarına vardığımız zaman da namaz kılıyorlardı derler.” (Buhari, Mevakit 16, Müslim, Mesacid 210)

     

  • BEŞ VAKİT NAMAZIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    386- وَعنْ أَبي هُرَيْرةٍ رضي اللَّه عنْهُ قَال : سمِعْتُ رسُول اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يَقُولُ : « أَرأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ نَهْراً بِباب أَحَدِكم يغْتَسِلُ مِنْه كُلَّ يَوْمٍ خَمْس مرَّاتٍ ، هلْ يبْقى مِنْ دَرَنِهِ شَيءٌ؟» قالُوا :

    لا يبْقَى مِنْ درنِهِ شَيْء ، قَال : « فذلكَ مَثَلُ الصَّلَواتِ الخَمْسِ ، يمْحُو اللَّه بهِنَّ الخطَايا » متفقٌ عليه

    1042-386 Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyururken işittiğini söyledi: “Birinizin kapısı önünde bir nehir olsa da o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa kirinden bir şey kalır mı? Ne dersiniz.” Sahabiler kirinden hiçbir şey kalmaz dediler. Bunun üzerine peygamber (s.a.v.) “Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla kişinin günahlarını silip yok eder.” (Buhari, Mevakit 6, Müslim, Mesacid 283)

     

  • EZAN OKUMANIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    384- عَنْ أَبي هُريْرةَ رَضِيَ اللَّه عنْهُ أَنَّ رسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَال : « لَوْ يعْلمُ النَّاسُ ما في النِّداءِ والصَّفِّ الأَولِ. ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلاَّ أَنْ يسْتَهِموا علَيهِ لاسْتهموا علَيْهِ، ولوْ يعْلَمُونَ ما في التَّهْجِير لاسْتبَقوا إَليْهِ ، ولَوْ يعْلَمُون ما في العَتَمَةِ والصُّبْحِ لأتوهمُا ولَوْ حبواً » متفقٌ عليه.

    1033-384 Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır. “İnsanlar ezan okumanın ve birinci safta bulunmanın ne kadar sevap olduğunu bilselerdi, bu iş için sıra ve yer bulamaz kur’a çekmek zorunda kalarak kur’a çekerlerdi. Namaza erken gitmekteki sevabı bilselerdi birbirleriyle yarış ederlerdi. Eğer yatsı ve sabah namazını cemaate gitme sevabını bilselerdi emekleyerek de ve sürünerek de olsa bu iki namaza giderlerdi. (Buhari, Ezan 9,32, Müslim Salat 129)

    385- وَعنْ جابرٍ رضَي اللَّه عنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : « من قَال حِين يسْمعُ النِّداءَ : اللَّهُمَّ رَبَّ هذِهِ الدَّعوةِ التَّامَّةِ ، والصَّلاةِ الْقَائِمةِ، آت مُحَمَّداً الْوسِيلَةَ ، والْفَضَيِلَة، وابْعثْهُ مقَامًا محْمُوداً الَّذي وعَدْتَه ، حلَّتْ لَهُ شَفَاعتي يوْم الْقِيامِة » رواه البخاري .

    1039-385 Cabir (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu. “Kim ezanı işittiği zaman, Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi olan Allah’ım Muhammed (s.a.v.)e vesileyi ve fazileti ver onu kendisine vadettiğin makamı mahmuda ulaştır diye dua ederse kıyamet gününde o kimseye şefaatim vacip olur.” (Buhari, Ezan 8)

     

  • ABDEST ALMANIN FAZİLETİ ARAPÇA TÜRKÇE HADİSİ ŞERİFLER RİYAZUS SALİHİN

     

    380- وعَنْ أَبي هُريْرَةَ رضيَ اللَّه عَنْه قال : سمِعْت رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقُول : « إِنَّ أُمَّتي يُدْعَوْنَ يَوْمَ القِيامَةِ غُرّاً محَجَّلِينَ مِنْ آثَارِ الوضوءِ فَمنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمْ أَنْ يُطِيل غُرَّتَه ، فَليفعلْ » متفقٌ عليه .

    1024-380 Ebu Hureyre (r.a.)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.)in şöyle buyurduğunu işittim. “Şüphesiz ki benim ümmetim kıyamet gününde abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu elleri ve ayakları pırıl pırıl olmalarıyla çağrılacaklar. Sizden kim nurunun ve parlaklığının arttırılma-sına gücü yetiyorsa mutlaka gerekeni yapsın.” (Buhari Vudu 3, Müslim Taharat 35)

    381- وعن أبي هريرةَ رضي اللَّه عنه أَنَّ رسولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « إِذا تَوَضَّأَ العبدُ المُسلِم ­ أَوِ المؤْمِنُ ­ فَغَسل وجهَهُ خَرجَ مِنْ وَجهِهِ كلُّ خطِيئَة نَظَر إِلَيْهَا بِعيْنيْهِ مع الماءِ أَوْ معَ آخرِ قَطْرِ الماءِ ، فَإِذا غَسل يديهِ ، خَرج مِنْ يديهِ كُلُّ خَطيئَةٍ كانَ بطَشَتْهَا يداهُ مَعَ المَاءِ أَوْ مع آخِر قَطْرِ الماءِ ، فَإِذا غَسلَ رِجَليْهِ ، خَرَجَتْ كُلُّ خَطِيئَةٍ مَشَتها رِجلاه مع الماءِ أَوْ مَع آخرِ قَطرِ الماءِ ، حتى يخرُجَ نَقِيًّا مِن الذُّنُوبِ »رواه مسلم .

    1028-381 Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlar; “Müslüman veya mümin bir kul abdest aldığı ve yüzünü yıkadığı zaman gözleriyle işlediği günahlar abdest suyu veya suyun son damlalarıyla beraber dökülür gider. Ellerini yıkadığı zaman elleriyle işlediği her günah abdest suyu veya suyun son damlalarıyla beraber dökülür gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu veya suyun son damlalarıyla ayaklarından dökülür gider. Böylece o kimse günahlarından temizlenmiş olur. (Müslim Tahara 32)

    382- وعن أبي هريرةَ رضي اللَّه عنه أَنَّ رسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « أَلا أَدُلُّكُمْ على ما يَمْحُو اللَّه بِهِ الخَطَايا ، ويرْفَعُ بِهِ الدَّرجاتِ ؟ قَالُوا : بلى يا رَسُول اللَّهِ ، قَالَ : إِسْباغُ الوُضُوءِ على المكَارِهِ وكَثْرَةُ الخُطَا إلى المساجِدِ ، وانْتِظَارُ الصَّلاةِ بعْد الصَّلاةِ ، فَذلِكُمُ الرِّبَاطُ ، فذلِكُمُ الرِّباطُ » رواه مسلم .

    1030-382 Yine Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.): “Size Allah’ın onunla günahları silip dereceleri yükseltecek hayırlı işleri size haber vereyim mi?” buyurdular. Ashab da evet Ya Rasûlullah dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.); “Zor şartlarda bile olsa abdesti güzelce almak, mescidlere giderken adımları çoğaltmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı büyük bir arzu ile beklemek, işte bağlan-manız gereken, rağbet etmeniz gereken şeyler bunlardır.” (Müslim Tahara 41)

    383- وعنْ عُمَر بْنِ الخَطَّابِ رضي اللَّه عَنْهُ عنِ النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : « ما مِنْكُمْ مِنْ أَحدٍ يتوضَّأُ فَيُبْلِغُ ­ أَو فَيُسْبِغُ الوُضُوءَ ­ ثُمَّ قَالَ : أَشْهدُ أَنْ لا إِله إِلاَّ اللَّه وحْدَه لا شَريكَ لهُ، وأَشْهدُ أَنَّ مُحمَّدًا عبْدُهُ وَرسُولُه ، إِلاَّ فُتِحَت لَهُ أَبْوابُ الجنَّةِ الثَّمَانِيَةُ يَدْخُلُ مِنْ أَيِّها شاءَ » رواه مسلم .

    1032-383 Ömer ibn-i Hattab (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah “Sizden biriniz abdestini güzelce alır ve tamamladıktan sonra da: Tek olan ortağı olmayan Allah’tan başka ilah olmadığına Muhammed’in Allah’ın kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim derse o kimseye Cennetin sekiz kapısı açılır o da dilediği kapıdan Cennete girer.” (Müslim Tahara 17)

    Tirmizi rivayetinde şu fazlalık vardır; “Allah’ım beni tevbe edenlerden ve çok temizlenenlerden eyle.”