Yıl: 2014

  • Türkiye’nin en büyük ilahiyat fakültesi bitme aşamasına geldi haberi

    Çanakkale’nin Şekerpınar mevkisinde bulunan, İÇDAŞ ve Kolin Otel ortaklığıyla yapılan Türkiye’nin en büyük ilahiyat fakültesinde sona yaklaşıldı. Açılışına kısa bir süre kalan ve büyük bir hızla çalışmaları devam eden inşaatı, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner inceledi.

    Başkan Gökhan, Rektör Laçiner’i yaptığı işlerden ve cesaretinden dolayı tebrik ederek, ÇOMÜ’nün hedef yükselttiğini söyledi. Gökhan, “Öğrenci sayısının 50 bini bulması bekleniyor. Çanakkale’nin bir üniversite kenti olması hedefleniyor. Bu bağlamda yapısal işlerin tamamlanması çok önemli ve muhtemelen üç dört yıl içerisinde üniversitenin yapısal anlamda sorunu kalmayacak.” dedi. ÇOMÜ’de yoğun bir çalışma olduğunu belirten Gökhan, “Tıp fakültesi inşaatı sürüyor. Yine aşağıda Anafartalar Kampüsü’nde hem planlama hem inşaatlar başlıyor. Çanakkale’de ikinci üniversitenin açılması isteniyor. Bunların olması için ebette ki bu tür yatırımların tamamlanmış olması gerekiyor ki ÇOMÜ’yü ve kenti ilgi alanı olarak sunabilelim, daha yüksek puan alan öğrencilerin tercih ettiği bir üniversite olabilelim. ÇOMÜ, çok önemli bir avantaja sahip; hem kentsel yaşam hem büyük şehirlere yakınlık hem de ulaşım itibariyle. Bu bakımdan ben bu adımları çok önemsiyorum ve biz de destek olmaya devam ediyoruz. Belediyeyle ilgili herhangi bir sorun olması söz konusu değil. Ruhsatlarıdır, planlamalarıdır ve diğer altyapı çalışmalarıdır, bütün bunları incelemeye geldik.” şeklinde konuştu.

    Rektör Laçiner ise Çanakkale’nin ilk ve tek kongre merkezi olacak olan ÇOMÜ-İÇDAŞ Kongre Salonu’nun bin 285 kişi kapasiteli olduğunu belirterek, üniversiteye ve şehre büyük avantajlar sağlayacağını söyledi. Anafartalar Kampüsü’nde de bu kongre merkezinin bir benzerini yapmak istediklerini ifade etti: “Bugün Belediye Başkanımız Sayın Ülgür Gökhan’la inşaatlarımızı gezdik. Tabii bu işin belediyeye bakan yüzü de var. Çevre düzenlemelerinde ciddi bir katkı bekliyoruz. Yolların yapılması, kanalizasyon bağlantıları konusunda yerinde tetkikler gerçekleştirdik. Biz burana bin 285 kişilik bir salon, kongre merkezi oluşturduğumuz zaman tabii ki otopark problemi ortaya çıkıyor. Kampüsün içinde otopark alanı rahatlıkla bin araca kadar olacak. Otopark kapasitemiz mevcut ama bir trafik problemi olmaması için yol bağlantılarının sağlanması, yol genişliklerinin ona göre belirlenmesi gerekiyor. Bu bağlamda belediyeyle üniversite arasındaki işbirliğinin çok hayati olduğu kanaatindeyiz. Sayın Başkan da sağolsun, buradaki sorunları takip etti. Onları açılışa kadar yetiştirmeye çalışacaklar.”

    CİHAN

  • Diyanet-Sen’den ‘sağduyu’ çağrısı

    ‘’Birbirimize kenetlenmemiz gerekirken, kırmaya kırdırmaya fırsat vermeyelim’’

     Bayraktutar, ‘‘ Acılarını beraber yaşadığımız  ülkemizde olayların içeriğine dönük resmi araştırmalara itibar etmeden, toplumun huzurunu kaçırmaya yönelik yapılan saldırılar, ekmek mücadelesi için hayatını kaybeden insanımıza büyük saygısızlıktır’’ dedi.

     

    SOMA’DA SİYASET İÇİN DEĞİL KARDEŞLİK İÇİN BULUNUYORUZ

     

    Kaza sonrası Türkiye’de yedisinden yetmişine herkesin Soma’ya akın ettiğine dikkat çeken Bayraktutar, kardeşlerimizin acısını paylaşmak için gidilen yerde çıkar arayışında kimsenin olmadığını, orada bulunma sebebinin acıları paylaşmak olduğunu, bunun haricinde yapılan provokasyonların ise art niyet taşıdığını bu sebeple herkesi aklı selime ve sağ duyuya davet ediyorum şeklinde konuştu.

     

     

  • Samsun İl Müftüsünden Taziye Mesajı!

    Müftüsü Yrd. Doç. Hayrettin ÖZTÜRK taziye mesajında:

    “Bir imtihan dünyasındayız. Ağır sınavlardan geçiyoruz. Soma’da meydana gelen facia, millet olarak hepimizi derinden sarstı. Rabbinin emanetini Rabbine teslim ederek yüce dosta kavuşan, bu dünya hayatından başka bir âleme hicret eden kardeşlerimize rahim olan Rabbimizden rahmet, geride kalanlara, yakınlarına sabır ve metanet diliyor, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.

     

    Salâların okunduğu, bayrakların yarıya indiği camilerimizde hatim ve duaların yapıldığı, yaşanan facianın kor gibi yüreklerimizi dağladığı bu günlerde Samsun halkı olarak Soma’daki kardeşlerimize ve onların yakınlarına taziyelerimizi bildiriyor, acılarını acımız kabul ediyor ve alnının teriyle rızkını kazanırken, binlerce metre yerin altında hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânları cennet olsun.

     

    Aziz milletimizin başı sağ olsun” dedi.

     

  • ARAPÇA ÖZÜR DİLEME – ARAPÇA NASIL ÖZÜR DİLENİR

    Cümlenin geçtiği videoyu seyredin:
    أَنَا  أَعْتَذِرُ  لَكَ
    Ene ağteziru leke
    Senden özür dilerim. (erkeğe söylerken)
    أَنَا  أَعْتَذِرُ  لَكِ
    Ene ağteziru leki
    Senden özür dilerim. (kadına söylerken)
  • ARAPÇA BUÇUKLU SAATLERİN SÖYLENİŞİ

     
    Saat: 1
    Es-sâatu’l-vâhide
    اَلسَّاعَةُ الْوَاحِدَةُ
    Saat 1:30
    Es-sâatu’l-vâhide ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الْوَاحِدَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 2
    Es-sâatu’s-sâniye
    اَلسَّاعَةُ الثَّانِيَةُ
    Saat: 2:30
    Es-sâatu’s-sâniye ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الثَّانِيَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 3
    Es-sâatu’s-sâlise
    اَلسَّاعَةُ الثَّالِثَةُ
    Saat: 3:30
    Es-sâatu’s-sâlise ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الثَّالِثَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 4
    Es-sâatu’r-râbia
    اَلسَّاعَةُ الرَّابِعَةُ
    Saat: 4:30
    Es-sâatu’r-râbia ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الرَّابِعَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 5
    Es-sâatu’l-hâmise
    اَلسَّاعَةُ الخَامِسَةُ
    Saat: 5:30
    Es-sâatu’l-hâmise ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الخَامِسَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 6
    Es-sâatu’s-sâdise
    اَلسَّاعَةُ السَّادِسَةُ
    Saat: 6:30
    Es-sâatu’s-sâdise ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ السَّادِسَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 7
    Es-sâatu’s-sâbia
    اَلسَّاعَةُ السَّابِعَةُ
    Saat: 7:30
    Es-sâatu’s-sâbia ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ السَّابِعَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 8
    Es-sâatu’s-sâmine
    اَلسَّاعَةُ الثَّامِنَةُ
    Saat: 8:30
    Es-sâatu’s-sâmine ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الثَّامِنَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 9
    Es-sâatu’t-tâsia
    اَلسَّاعَةُ التَّاسِعَةُ
    Saat: 9:30
    Es-sâatu’t-tâsia ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ التَّاسِعَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 10
    Es-sâatu’l-âşira
    اَلسَّاعَةُ الْعَاشِرَةُ
    Saat: 10:30
    Es-sâatu’l-âşira ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الْعَاشِرَةُ وَ النِّصْفُ
    Saat: 11
    Es-sâatu’l-hâdiyete aşrate
    اَلسَّاعَةُ الْحَادِيَة عَشْرَةَ
    Saat: 11:30
    Es-sâatu’l-hâdiyete aşrate ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الْحَادِيَة عَشْرَةَ وَ النِّصْفُ
    Saat: 12
    Es-sâatu’s-sâniyete aşrate
    اَلسَّاعَةُ الثَّانِيَة عَشْرَةَ
    Saat: 12:30
    Es-sâatu’s-sâniyete aşrate ve’n-nisf
    اَلسَّاعَةُ الثَّانِيَة عَشْرَةَ وَ النِّصْفُ

     

    Arapça Saatlerde  Buçuklu ve Çeyrekli Saatler

    Arapça Saatlerde Geçiyor 

     

    1ـ  وخَمْسُ دَقَائِقَ :           ‍ Beş geçiyor  
    2ـ  وعَشْرُ دَقَائِقَ :            On geçiyor
    3ـ  وخَمْسٌ وَعِشْرُونَ دَقِيقَةً : Yirmi beş geçiyor  
    4ـ  وَالرُّبْعُ (وَالرُّبُعُ) :       Çeyrek geçiyor
    5ـ  وَالثُّلْثُ (وَالثُّلُثُ) :              Yirmi geçiyor

    Arapça Saatlerde  Var İfadesi 

    1ـ  إلاَّ خَمْسَ دَقَائقَ :            Beş var
    2ـ  إلاَّ عَشْرَ دَقَائِقَ :         On var
    3ـ  إلاّ خَمْسًا وَعِشْرِينَ دَقِيقَةً :     Yirmi beş var
    4ـ  إلاَّ رُبْعًا (رُبُعًا) : Çeyrek var         
    5ـ  إلاَّ ثُلْثاً (ثُلُثًا):               Yirmi var
    ـ والنِّصفُ :                  Saat yarım
     
     
  • ARAPÇA: BİRİSİNİ EVE DAVET ETME VE DAVETİ KABUL ETME:

    Aşağıdaki cümlelerin geçtiği video:
    أَوَدُّ  أَنْ  أَدْعُوَكِ  إِلَى مَنْزِلِي
    Eveddu en ed’uveki ilâ menzilî
    Seni evime davet etmek istiyorum. (kadına hitaben)
    تَعَالَيْ  إِلَى  مَنْزِلِي  بِأَسْرَعِ  وَقْتٍ  مُمْكِنٍ
    Teâley ilâ menzilî bi esrai vaktin mumkin
    Mümkün olan en kısa zamanda evime gel ! (kadına hitaben)
    سَوْفَ آتِي فِي الْحَالِ
    Sevfe âtî fi’l-hâl
    Hemen geleceğim.
  • BAĞIRMAK – HAYKIRMAK -صرخ saraha fiilinin istikbal (gelecek zaman) olumsuz çekimi:

    هُمْ  لَنْ  يَـصْرُخُوا  3
    (Hum len yasruhû)
    Onlar bağırmayacaklar
    Onlar haykırmayacaklar
    (erkek)
    هُمَا  لَنْ  يَـصْرُخَا2
    (Humâ len yasruhâ)
    O ikisi bağırmayacak
    O ikisi haykırmayacak
    (erkek)
    هُوَ  لَنْ  يَـصْرُخَ  1
    (Huve len yasruha)
    O bağırmayacak
    O haykırmayacak
    (erkek)
    هُنَّ  لَنْ  يَـصْرُخْنَ  6
    (Hunne len yasruhne)
    Onlar bağırmayacaklar
    Onlar haykırmayacaklar
    (bayan)
    هُمَا  لَنْ  تَـصْرُخَا  5
    (Humâ len tasruhâ)
    O ikisi bağırmayacak
    O ikisi haykırmayacak
    (bayan)
    هِيَ  لَنْ  تَـصْرُخَ  4
    (Hiye len tasruha)
    O bağırmayacak
    O haykırmayacak
    (bayan)
    أَنْتُمْ  لَنْ  تَـصْرُخُوا  9
    (Entum len tasruhû)
    Siz bağırmayacaksınız
    Siz haykırmayacaksınız
    (erkek)
    أَنْتُمَا  لَنْ  تَـصْرُخَا  8
    (Entumâ len tasruhâ)
    İkiniz bağırmayacaksınız
    İkiniz haykırmayacaksınız
    (erkek)
    أَنْتَ  لَنْ  تَـصْرُخَ  7
    (Ente len tasruha)
    Sen bağırmayacaksın
    Sen haykırmayacaksın
    (erkek)
    أَنْتُنَّ  لَنْ  تَـصْرُخْنَ  12
    (Entunne len tasruhne)
    Siz bağırmayacaksınız
    Siz haykırmayacaksınız
    (bayan)
    أَنْتُمَا  لَنْ  تَـصْرُخَا  11
    (Entumâ len tasruhâ)
    İkiniz bağırmayacaksınız
    İkiniz haykırmayacaksınız
    (bayan)
    أَنْتِ  لَنْ  تَـصْرُخِي  10
    (Enti len tasruhî)
    Sen bağırmayacaksın
    Sen haykırmayacaksın
    (bayan)
    نَحْنُ  لَنْ  نَـصْرُخَ15
    (Nahnu len nasruha)
    Biz bağırmayacağız
    Biz haykırmayacağız
    نَحْنُ  لَنْ  نَـصْرُخَ  14
    (Nahnu len nasruha)
    İkimiz bağırmayacağız
    İkimiz haykırmayacağız
    أَنَا  لَنْ أَصْرُخَ  13
    (Ene len asruha)
    Ben bağırmayacağım
    Ben haykırmayacağım
     
  • BAĞIRMAK – HAYKIRMAK صرخ saraha fiilinin istikbal/gelecek olumlu çekimi

    هُمْ  سَيَـصْرُخُونَ  3
    (Hum seyasruhûne)
    Onlar bağıracaklar
    Onlar haykıracaklar
    (erkek)
    هُمَا  سَيَـصْرُخَانِ  2
    (Humâ seyasruhâni)
    O ikisi bağıracak
    O ikisi haykıracak
    (erkek)
    هُوَ  سَيَـصْرُخُ  1
    (Huve seyasruhu)
    O bağıracak
    O haykıracak
    (erkek)
    هُنَّ  سَيَـصْرُخْنَ  6
    (Hunne seyasruhne)
    Onlar bağıracaklar
    Onlar haykıracaklar
    (bayan)
    هُمَا  سَتَـصْرُخَانِ  5
    (Humâ setasruhâni)
    O ikisi bağıracak
    O ikisi haykıracak
    (bayan)
    هِيَ  سَتَـصْرُخُ  4
    (Hiye setasruhu)
    O bağıracak
    O haykıracak
    (bayan)
    أَنْتُمْ  سَتَـصْرُخُونَ  9
    (Entum setasruhûne)
    Siz bağıracaksınız
    Siz haykıracaksınız
    (erkek)
    أَنْتُمَا  سَتَـصْرُخَانِ  8
    (Entumâ setasruhâni)
    İkiniz bağıracaksınız
    İkiniz haykıracaksınız
    (erkek)
    أَنْتَ  سَتَـصْرُخُ  7
    (Ente setasruhu)
    Sen bağıracaksın
    Sen haykıracaksın
    (erkek)
    أَنْتُنَّ  سَتَـصْرُخْنَ  12
    (Entunne setasruhne)
    Siz bağıracaksınız
    Siz haykıracaksınız
    (bayan)
    أَنْتُمَا  سَتَـصْرُخَانِ  11
    (Entumâ setasruhâni)
    İkiniz bağıracaksınız
    İkiniz haykıracaksınız
    (bayan)
    أَنْتِ  سَتَـصْرُخِينَ  10
    (Enti setasruhîne)
    Sen bağıracaksın
    Sen haykıracaksın
    (bayan)
    نَحْنُ  سَنَـصْرُخُ15
    (Nahnu senasruhu)
    Biz bağıracağız
    Biz haykıracağız
    نَحْنُ  سَنَـصْرُخُ  14
    (Nahnu senasruhu)
    İkimiz bağıracağız
    İkimiz haykıracağız
    أَنَا  سَأَصْرُخُ  13
    (Ene seasruhu)
    Ben bağıracağım
    Ben haykıracağım
     
  • BAĞIRMAK – HAYKIRMAK – صرخ saraha fiilinin emri hazır çekimi

    أَنْتُمْ اُصْرُخُوا  3
    (Entum usruhû)
    Siz bağırın !
    Siz haykırın !
    (erkek)
    أَنْتُمَا اُصْرُخَا  2
    (Entumâ usruhâ)
    İkiniz bağırın !
    İkiniz haykırın !
    (erkek)
    أَنْتَ اُصْرُخْ  1
    (Ente usruh)
    Sen bağır !
    Sen haykır !
    (erkek)
    Muhatab
    (erkek)
    أَنْتُنَّ اُصْرُخْنَ  6
    (Entunne usruhne)
    Siz bağırın !
    Siz haykırın !
    (bayan)
    أَنْتُمَا اُصْرُخَا  5
    (Entumâ usruhâ)
    İkiniz bağırın !
    İkiniz haykırın !
    (bayan)
    أَنْتِ اُصْرُخِي  4
    (Enti usruhî)
    Sen bağır !
    Sen haykır !
    (bayan)
    Muhataba (bayan)
     
  • BAĞIRMAK – HAYKIRMAK – صرخ saraha fiilinin nehyi hazır çekimi:

    أَنْتُمْ لَا  تَـصْرُخُوا  3
    (Entum lâ tasruhû)
    Siz bağırmayın !
    Siz haykırmayın !
    (erkek)
    أَنْتُمَا لَا  تَـصْرُخَا  2
    (Entumâ lâ tasruhâ)
    İkiniz bağırmayın !
    İkiniz haykırmayın !
    (erkek)
    أَنْتَ لَا  تَـصْرُخْ  1
    (Ente lâ tasruh)
    Sen bağırma !
    Sen haykırma !
    (erkek)
    Muhatab
    (erkek)
    أَنْتُنَّ لَا  تَـصْرُخْنَ  6
    (Entunne lâ tasruhne)
    Siz bağırmayın !
    Siz haykırmayın !
    (bayan)
    أَنْتُمَا لَا  تَـصْرُخَا  5
    (Entumâ lâ tasruhâ)
    İkiniz bağırmayın !
    İkiniz haykırmayın !
    (bayan)
    أَنْتِ لَا  تَـصْرُخِي  4
    (Enti lâ tasruhî)
    Sen bağırma !
    Sen haykırma !
    (bayan)
    Muhataba (bayan)