Feyzü’l-Kadir

43288

Feyzü’l-Kadir  Meşhur âlimlerden İmâm-ı Suyûti’nin Câmiu’s-Sağîr’i üzerine yazılmış  6 ciltlik mükemmel bir kitapdır.Hadîs-i Şerifler ilk harfe riâyet edilerek elif-bâ sırasına göre yazılmış olması hasebiyle Hadîs-i Şerif bulmayı talep edenler için kolaylıkla kullanılabilecekleri bir hadis kitabıdır… Hadis-i Şerifler başta Kütüb-ü Sitte olmak üzere birçok sahih hadis kitaplarından derlenmiş olup Hadîs-i Şerif bittikden sonra kimden ve hangi kitaptan rivâyet edildiğini de yazmaktadır. MUHAMMED ABDÜRRAÛF EL-MÜNAVİ Zeynüddîn Muhammed Abdürraûf b. Tâcil’ârifîn b. Nûriddîn Alî el-Münâvî el-Haddâdî (ö. 1031/1622) Hadis âlimi, fakih ve sufî. 952’de (1545) Kahire’de doğdu. Büyük dedesi Şehâbeddin Ahmed, VII. (XIII.) yüz­yılda Tunus’taki Haddâde köyünden Mısır’­daki Münyetü Benî Hasîb’e gelip yerleşti­ği için Haddâdî ve Münâvî (Münevî), ayrıca Kahiri ve Şafiî nisbeleriyle anılmıştır. Ba­bası, dedesi ve büyük dedeleri de tanın­mış âlimlerden olan Münâvî küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm’i ve hadis, fıkıh, nahiv gi­bi ilimlere dair bazı metinleri ezberledi. Başta Arap diline dair ilimleri okuduğu ba­bası ve en çok faydalandığı hocası Şem­seddin er-Remlî olmak üzere Muhammed b. Salim et-Tablâvî, Muhammed b. Ali el-Bekrî ve Nûreddin İbn Gânim gibi âlim­lerden tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf oku­du. Kendisinden oğulları Tâceddin Muham­med ve Zeynelâbidîn ile Süleyman el-Bâbilî, Ahmed b. Muhammed el-Makkarî ve Üchûrî faydalandı. Müctehid hafızların sonuncusu kabul edilen Münâvî hadiste ve “zamanın Şâfiîsi” diye anılacak kadar fıkıh­ta söz sahibi olduğundan mezhebinin ter­cihlerine aykırı da olsa daha sahih gördü­ğü hadisleri belirtmekten geri kalmadı. Ta­savvuf terbiyesini Abdülvehhâb b. Ahmed eş-Şa’rânî’den aldı ve Halvetiyye, Bayramiyye, Şâzeliyye, Nakşibendiyye tarikatla­rına intisap etti. Şafiî nâibliğiyle görevlen­dirilen Münâvî bu görevi bırakarak evine kapandı ve telifle meşgul oldu. Uzun süre kaldığı uzletten çıktıktan sonra Sâlihiyye Medresesi’nde hocalık yapmaya başladı. Münâvî 23 Safer 1031’de (7 Ocak 1622) Kahire’de vefat etti ve bugün Zâviyetü’l-Münâvî diye bilinen yere defnedildi. Ba­bası ve iki oğlu da orada medfundur. Düşmanlarından birinin Münâvî’yi zehirledi­ği, tedavi maksadıyla aldığı ilâçlar dolayı­sıyla çok zayıfladığı ve sonunda öldüğü zik­redilmektedir. (Muhibbî, 11, 413) Oğulların­dan Zeynelâbidîn fıkıh, ferâiz ve hesap ala­nında iyi yetişmiş bir âlim, Halvetiyye ta­rikatına mensup bir zâhid olup Münâvî’nin sağlığında vefat etmiştir (ö. 1026/ 1617). Babasının hayatına dair İ’lâmü’l-hâdır ve’l-bâdî bi-tercemeti Abdirraûf el-Münâvî el-Haddâdî adlı bir eser ka­leme alan di­ğer oğlu Tâceddin Muhammed de İbnü’l-Fârız’ın et-Tâ’iyyetü’l-kübrâ adlı kaside­sini şerhetmiş, babası hayatının son yılla­rında rahatsızlandığında eserlerinin teli­fine yardım etmiştir. Münavi hadis ilminde 17, Fıkıh ilminde 7, Kelam ilminde 4, Biyografi-Siyer-Şemail alanında 10, Ahlak ve Tasavvufla ilgili 4, Dil ve Ede

Listing Details

İndir 1
İndirin