|
إِياَّكُنَّ سَاَلَ الرَّجُلُ.
|
Adam yalnız sizi sordu. |
|
|
أَخَذْتُ الْفُلوُسَ مِنْ واَلِديِ.
|
Paraları babamdan aldım. |
|
|
هُنَّ عَرَفْنَ الْبَيْتَ.
|
Onlar evi tanıdı. |
|
|
نَحْنُ عَرَفْناَ الْمُديِرَ.
|
Bizler müdürü tanıdık. |
|
|
أَنْتُماَ حَمَلْتُماَ الْبُرْتُقاَلَ.
|
İkiniz portakalı taşıdınız. |
|
|
هُمْ أَكَلوُا الْحَلْوَى.
|
Onlar tatlıyı yediler. |
|
|
هُمْ فَهِموُا الْقِصَّةَ.
|
Onlar hikayeyi anladılar. |
|
|
ذَهَبَتْ عاَئِشَةُ إِلَى غُرْفَتِهاَ.
|
Aişe odasına gitti. |
|
|
نَحْنُ لَعِبْناَ مَعَهُمْ كُرَةَ السَّلَّةِ[.
|
Biz onlarla basketbol oynadık. |
|
|
أَنْتَ شَرِبْتَ الشاَّيَ مَعَ صَديِقيِ.
|
Sen arkadaşımla çay içtin. |
|
|
أَنْتِ كَتَبْتِ رِساَلَةً إِلَى عَمَّتِكِ.
|
Sen halana bir mektup yazdın. |
|
| |
نَحْنُ كَتَبْناَ رِساَلَةً إِلَى مُدَرِّسَتِناَ.
|
Biz öğretmenimize bir mektup yazdık. |
|
رَجَعَ أَحْمَدُ مَعَ أُخْتِهِ إِلَى الْبَيْتِ.
|
Ahmet eve kız kardeşiyle döndü. |
|
| |
هِيَ ذَهَبَتْ إِلَى السوُّقِ مَعَ صَدِيقَتِهاَ.
|
O çarşıya kız arkadaşıyla gitti. |
|
|
أَنْتَ حَمَلْتَ دَفْتَراً.
|
Sen bir defter taşıdın. |
|
|
نَزَلَ أَحْمَدُ مِنَ الطاَّئِرَةِ وَحَمَلَ حَقيِبَتَهُ.
Ahmet uçaktan indi ve çantasını yüklendi (taşıdı).
|
|
|
أَيْنَ حَقيِبَتُهاَ ؟حَقيِبَتُهاَ فيِ الْغُرْفَةِ.
Onun çantası nerede ? Onun çantası odadadır.
|
|
|
أَناَ كَتَبْتُ لِأَخي. لِمَنْ كَتَبْتَ أَنْتَ ؟
Ben kardeşim için (kardeşime) yazdım. Sen kime yazdın?
|
|
|
هَلْ كَتَبَ الدَّرْسَ بالْقَلَمِ ؟ نَعَمْ ، كَتَبَ بِهِ.
Dersi kalemle mi yazdı? Evet onunla yazdı.
|
|
|
|
|
|
هُوَ كَتَبَ لَهُمُ الرَّساَئِلَ وَ هُمْ كَتَبوُا لَهُ أَيْضاً
O, onlara mektuplar yazdı, onlar da ona yazdılar.
|
|
| |
إِياَّىَ أَمَرَ واَلِدِي.
|
Babam yalnız bana emretti. |
|
| |
إِياَّهُ مَدَحَ الرَّئِيسُ.
|
Başkan yalnız onu methetti. |
|
| |
ماَ اسْمُكَ ؟ اِسْميِ عاَدِلٌ.
|
İsmin nedir? İsmim Adil’dir. |
|
| |
ماَ اسْمُكِ ؟ اِسْميِ زَيْنَبُ.
|
İsmin nedir? İsmim Zeynep’tir. |
|
| |
مِنْ أيْنَ أَنْتَ ؟
|
Sen neredensin? (Nerelisin) |
|
| |
أَناَ مِنْ إِزْميِر وَ أَنْتِ؟
|
Ben İzmir’denim (İzmir’liyim. Ya) sen? |
|
| |
أَناَ مِنْ إِسْتَانْبُول.
|
Ben İstanbul’danım. |
|
| |
ماَ جِنْسِيَّتُكَ ؟
|
Milliyetin nedir? |
|
| |
جِنْسِيَّتيِ تُرْكِيَّة.
|
Milliyetim Türk’tür. |
|
| |
لِماَذاَ أَخَذَ أَحْمَدُ كِتاَبيِ ؟
|
Niçin Ahmet kitabımı aldı ? |
|
| |
رَأَيْتُكَ أَنْتَ.
|
Seni seni gördüm. |
|
| |
ذَهَبْتُ أَناَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
|
Okula ben gittim (ben). |
|
|
كَيْفَ حاَلُكَ ؟
|
Nasılsın? |
|
|
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ أَناَ بِخَيْرٍ. وَ أَنْتَ ؟
|
Elhamdülillah iyiyim. (Ya) sen? |
|
|
شُكْراً جَزِيلاً. كَيْفَ أَوْلاَدُكَ ؟
|
Çok teşekkür ederim. Çocukların nasıl? |
|
|
هُمْ ذَهَبُوا إِلَى السُّوقِ مَعَ أُمِّهِمْ.
|
Onlar anneleriyle çarşıya gittiler. |
|
|
أَناَ شَرِبْتُ الشاَّىَ مَعَ صَديِقيِ.
|
Ben arkadaşımla çay içtim. |
|
|
كَيْفَ أَنْتِ الْآنَ ياَ أُمِّي؟
|
Şimdi nasılsın ey anneciğim? |
|
|
بِخَيْرٍ ياَ بِنْتيِ.
|
İyiyim ey kızım. |
|
|
أَناَ وَ أَنْتَ ذَهَبْناَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
|
Ben ve sen okula gittik. |
|
|
|
|
|
|
هُمْ وَ جِيراَنُهُمْ جَلَسُوا فِي الْحَدِيقَةِ.
|
Onlar ve komşuları bahçede oturdular. |
|
|
هُمْ حَفِظُوا الْقُرْآنَ.
|
Onlar Kur’ân’ı ezberlediler. |
|
|
أَناَ وَ صَدِيقَتِي رَجَعْناَ مِنَ الْمَدْرَسَةِ.
|
Ben ve arkadaşım okuldan döndük. |
|
|
أَنْتُنَّ كَتَبْتُنَّ الدَّرْسَ.
|
Siz dersi yazdınız. |
|
|
هُمْ شاَهَدوُا الْمُباَراَةَ.
|
Onlar maç seyrettiler. |
|
|
هُنَّ أَكَلْنَ الْحَلْوَى.
|
Onlar tatlıyı yediler. |
|
|
أَنْتُمْ شَرِبْتُمُ الْعَصيِرَ.
|
Sizler meyve suyu içtiniz. |
|
|
أَنْتُماَ نَجَحْتُماَ فِي الْإمْتِحاَنِ.
|
İkiniz imtihanda başardınız. |
|
|
كَتَبَ خاَلِدٌ هَذِهِ الرِّساَلَةَ إِلَى صَديِقِهِ.
|
Halit bu mektubu arkadaşına yazdı. |
|
|
ذَهَبَ صاَدِقٌ مَعَ واَلِدِهِ إِلَى الْمَطْعَمِ.
|
Sadık babasıyla lokantaya gitti. |
|
|
أَكَلَ واَلِدُهُ طَعاَماً مِنَ الْمَطْعَمِ.
|
Babası lokantadan yemek yedi. |
|
|
أَكَلَ خاَلِدٌ الْفَطوُرَ مَعَ واَلِدِهِ وَ أَكَلَ الْغَداَءَ مَعَ واَلِدَتِهِ.
|
|
|
Halit kahvaltıyı babasıyla yedi ve öğle yemeğini annesiyle yedi.
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|