Kıyametin Muhtelif Alametleri ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Ebu Davud

Başlık: KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ

Konu: Kıyametin Muhtelif Alametleri
Ravi: Muaz İbnu Cebel
Hadisin Arapçası:

وعن معاذ بن جبل رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: عُمْرَانُ بَيْتُ المَقْدِسِ خَرَابُ يَثْرِبَ، وَخَرَابُ يَثْرِبَ خَرُوجُ الْمَلْحَمَةِ، وَالْمَلْحَمَةُ فَتْحُ الْقُسْطَنْطِينِيّةِ: وَفَتْحُ الْقُسْطَنْطِينِيّةُ خُرُوجُ الدَّجَّالِ. ثُمَّ ضَرَبَ بِيَدِهِ عَلى فَخِذِ الّذِى حَدَّثَهُ؛ ثُمّ قَالَ: إنّ هذَا الْحَقُّ كَمَا أنّكَ قَاعِدٌ ههُنَا، يَعْنِى مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه[. أخرجه أبو داود والترمذي .

Hadisin Anlamı:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün): “Beytu’l Makdis’in imarı Yesrib’in harabıdır. Yesrib’in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul’un fethidir, İstanbul’un fethi Deccal’in çıkmasıdır!” buyurdular. Sonra elini (Resulullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hazreti Muaz’ın) dizine vurdular ve: “Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman hak olduğu gibi” buyurdular.” Hazreti Muaz burada kendisini kasdetmektedir. [Yani Aleyhissalatu vesselam’ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu Cebel Radıyallahu Anh’dir.]”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim 3, (4294)