Kanaat Hakkında ARAPÇA TÜRKÇE HADİS Tirmizi

32212

Başlık: KANAAT BÖLÜMÜ

Konu: Kanaat Hakkında
Ravi: Habeşi İbnu Cünade es-Selüli
Hadisin Arapçası:

وعن حبشي بن جنادة السلولي رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]أتَى أعْرَابِىٌّ رَسُولَ اللّهِ # وَهُوَ وَاقِفٌ بِعَرَفَةَ فَأخَذَ بِطَرَفِ رِدَائِهِ، وَسَألَهُ إيّاهُ. فَأعْطَاهُ إيّاهُ. فَذَهَبَ بِهِ مَعَهُ. فَعِنْدَ ذلِكَ حُرّمَتِ الْمَسْألَةُ. فقَالَ #: إنَّ الصَّدَقَةَ َ تَحِلُّ لِغَنِيٍّ، وَلِذِي مِرَّةٍ سَوِيٍّ، وََ تَحِلُّ اَِّ لِذِي فَقْرٍ مُدْقِعٍ، أوْ غُرْمٍ مُفْظِعٍ، أوْ دَمٍ مُوجِعٍ، وَمَنْ سَألَ النَّاسَ لِيُثْرِى بِهِ مَالهُ كَانَ خُمُوشاً في وَجْهِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَرَضْفاً يَأكُلُهُ مِنْ جَهَنَّمَ. فَمَنْ شَاءَ فَلْيُقْلِلْ، وَمَنْ شَاءَ فَلْيُكْثِرْ[. أخرجه الترمذي.وزاد رزين رحمه اللّه: »وَإنّي ‘عْطِي الرَّجُلَ الْعَطِيَّةَ فَيَنْطَلِقُ بِهَا تَحْتَ إبْطِهِ أوْ جَاعِلُهَا فِي بَطْنِهِ وَمَا هِيَ إَّ نَارٌ فقَالَ لَهُ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: فَلِمَ تُعْطِي يَا رَسُولَ اللّهِ مَا هُوَ نَارٌ. فقَالَ: أبَى اللّهُ لِي الْبُخْلَ وَأبَوْا إَّ مَسْألَتِى. قَالُوا: وَمَا الْغِنَى الَّذِى َ يَنْبَغِي مَعَهُ الْمَسْألَةُ؟ قَالَ قَدْرُ مَا يُغَدّيهِ أوْ يُعَشِّيهِ«.»المِرّةُ« بكسر الميم: الشدة والقوة.و»السّوِىّ« التام الخلق السليم من اŒفات.و»الفَقْرُ الْمُدْقِعُ« هو الذي يلصق صاحبه بالدقعاء، وهى التراب لشدته، وقيل هو سوء احتمال الفقر.و»الغُرمُ« أداء ما تكفلت به.و»المُفظعُ« الشديد الشنيع.و»الدّمُ المُوجِعُ« أن يتحمل إنسان دية فيسعى فيها يؤدّيها الى أولياء المقتول، وإن لم يؤدها قتل المتحمل عنه وهو نسيبه أو حميمه فيوجعه قتله.و»الرَّضْفُ« جمع رضفة، وهى الحجارة المحماة .

Hadisin Anlamı:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Arafat’ta vakfede iken bir bedevi gelerek ridasının bir ucundan tutup, ondan bunu istedi. Aleyhissalatu vesselam da onu ona verdi. Adam ridayı beraberinde alıp gitti. Tam o sırada dilenmek haram kılındı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Sadaka zengine helal değildir, sağlığı yerinde güç kuvvet sahibine de helal değildir. O, sersefil edici, fakre düşen, haysiyeti kırıcı borca giren, eleme boğan kana bulaşan kimseler dışında hiç kimseye helal değildir. Öyleyse, kim malını artırmak için insanlara el açarsa, bu, kıyamet günü suratında cırmalama yaralarına ve cehennemde yiyeceği kızgın taşlara dönüşür. Öyleyse (buyursun) dileyen azla yetinsin, dileyen de çoğaltmaya çalışsın.” [Rezin merhum şu ziyadede bulunmuştur: “Ben, bir adama ihsanda bulunurum. Adam da onu koltuğunun altına koyarak alıp gider veya yiyip midesine indirir. Halbuki bu, (eğer layık değilse) o adam için ateşten başka bir şey değildir. Resulullah’ın bu sözü üzerine Hazreti Ömer Radıyallahu Anh: “Ey Allah’ın Resulü! Öyleyse ateş olan bir şeyi niye veriyorsunuz?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: “Allah benim cimri olmamı kabul etmedi, insanlar da benden istememeyi kabul etmedi!” cevabını verdi. Orada bulunanlar: “Dilenmeyi haram kılan zenginlik nedir?” diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: “Sabah veya akşam yetecek kadar yiyecektir!” buyurdular.”]

Kaynak: Tirmizi, Zekat 23, (653)