Hasta Ziyareti ve Cenazede Bulunmak Bölümü Arapça Türkçe Hadisi Şerifler Riyazus Salihin
333- وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: إنَّ الله عزَّ وجل يَقُولُ يَوْمَ القيَامَة : « يَا ابْنَ آدَمَ مَرضْتُ فَلَم تَعُدْني ، قال : ياربِّ كَيْفَ أعُودُكَ وأنْتَ رَبُّ العَالَمين ؟ قال : أمَا عَلْمتَ أنَّ عَبْدي فُلاَناًَ مَرِضَ فَلَمْ تَعُدْهُ ، أمَا عَلمتَ أنَّك لو عُدْته لوجدتني عنده ؟ يا ابن آدم اطعمتك فلم تطعمني ، قال : يا رب كيف أطعمك وأنت رب العالمين ، قال : أما علمت أنه استطعمك عبدي فلان فلم تطعمه أما علمت أنك لو أطعمته لوجدت ذلك عندي ؟ يا ابن آدم استسقيتك فلم تسقني ، قال : يارب كيف اسقيك وأنت رب العالمين ؟ قال : استسقاك عبدي فلان فلم تسقه ، أما علمت أنك لو سقيته لو جدت ذلك عندي ؟ » رواه مسلم .
896-333 Yine Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah kıyamet gününde şöyle buyurur: – Ey Ademoğlu hastalandım, beni ziyaret etmedin. Ademoğlu diyecek ki: Sen alemlerin rabbi iken ben seni nasıl ziyaret edebilirdim? Allah’ta:
Falan kulum hastalandı, ziyaretine gitmedin. Onu ziyaret etseydin beni onun yanında bulurdun, bunu bilmiyor musun? Ey Ademoğlu beni doyurmanı istedim, doyurmadın, buyurur. Ademoğlu: Sen alemlerin rabbi iken ben seni nasıl doyurabilirdim? der. Allah’ta:
Falan kulum senden yiyecek istedi vermedin. Eğer ona yiyecek verseydin, verdiğini benim katımda mutlak bulacağını bilmez misin? Ey Ademoğlu senden su istedim vermedin, buyurur. Ademoğlu: Ya Rabbi sana nasıl su vereyim, sen alemlerin rabbisin. Allah buyuracaktır:
Falan kulum senden su istedi de vermedin, eğer ona istediğini verseydin verdiğinin sevabını katımda bulurdun, bunu bilmez misin? buyurur. (Müslim, Birr 43)
334- وعن أَنسٍ رضي اللَّه عنه أَنه قال لِثابِتٍ رحمه اللَّه : أَلا أَرْقِيكَ بِرُقْيَةِ رسولِ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ؟ قال : بَلى . قال : اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ ، مُذْهِبَ البَأسِ ، اشْفِ أَنتَ الشَّافي ، لا شافي إِلاَّ أَنْتَ ، شِفاءً لا يُغادِر سَقَماً . رواه البخاري .
903-334 Enes (r.a.)’den: Tabiinden olan Sabit’e şöyle dedim. Peygamber (s.a.v.)’in hastaya okuduğunu sana da okuyayım mı? – Oku diye cevap verdi. Bunun üzerine ben: “Ey insanların Rabbi ve bütün ızdırapları gideren Allah’ım! Senden başka şifa verecek yoktur. Bu hastaya hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde şifa ver.” (Buhari, Tıb 38)
335- وعن أَبي عبد اللَّهِ عثمانَ بنِ العَاصِ ، رضي اللَّه عنه أَنه شَكا إِلى رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وَجعاً يجِدُهُ في جَسدِهِ ، فقال له رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : «ضَعْ يَدَكَ عَلى الذي يَأْلَمُ مِن جَسَدِكَ وَقلْ : بِسمِ اللَّهِ ثَلاثاً وَقُلْ سَبْعَ مَرَّاتٍ : أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللَّهِ وَقُدْرَتِهِ مِن شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحاذِرُ » رواه مسلم .
905-335 Ebu Abdullah Osman ibni Ebul As (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre vücudunda hissettiği bir ağrıdan dolayı Rasûlullah (s.a.v)’e şikayette bulundu. Rasûlullah (s.a.v)’de ona: “Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç kere “bismillah” de. Yedi kere de “Allah adıyla uğradığım ve uğrama korkusu çektiğim her dertten Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım” de.” buyurdu. (Müslim, Selam 67)
336- وعن ابن عباسٍ ، رضي اللَّه عنهما ، عن النبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « مَنْ عَادَ مَرِيضاً لَمْ يَحْضُرْهُ أَجَلُهُ ، فقالَ عِنْدَهُ سَبْعَ مَرَّات : أَسْأَلُ اللَّه الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشفِيَك : إِلاَّ عَافَاهُ اللَّه مِنْ ذلكَ المَرَضِ » رواه أبو داود والترمذي وقال : حديث حسن
906-336 İbni Abbas Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de, onun başucunda yedi kere: Büyük arşın Rabbi olan yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim, derse. Allah onu o hastalıktan kurtarır.” (Ebu Davud, Cenaiz 8, Tirmizi, Tıb 32)
337- وعن ابن عباسٍ ، رضي اللَّه عنهما أَنَّ النبيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم دَخَل على أَعَرابيٍّ يَعُودُهُ ، وَكانَ إذا دَخَلَ عَلى مَن يَعُودُهُ قال : « لا بَأْس ، طَهُورٌ إِن شَاء اللَّه » رواه البخاري .
907-337 İbni Abbas (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) hasta bir bedeviyi ziyaret etmişti. Herhangi bir hastayı ziyaretinde olduğu gibi ona da: “Geçmiş olsun, zararı yok. Hastalığınız inşaallah günahlardan temizlenmektir, yani günahlarınıza keffaret olur” buyurdu. (Buhari, Tevhid 31)
338- وعن أَبي سعيد الخُدْرِيِّ رضي اللَّه عنه أَن جِبْرِيلَ أَتَى النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فقال : يَا مُحَمدُ اشْتَكَيْتَ ؟ قال : « نَعَمْ » قال : بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عيْنِ حَاسِدٍ ، اللَّهُ يشْفِيك ، بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ » رواه مسلم .
908-338 Peygamber (s.a.v.)’e gelerek: Hastalıktan şikayetin mi var? diye sordu. Peygamber (s.a.v.)’de evet dedi. Cebrail (a.s.): “Allah’ın ismiyle seni rahatsız edecek her şeyden, her bir canlının zararından hasetçinin gözünün şerrinden, seni okuyup sana dua ederim. Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla sana dua edip nefes ederim.” (Müslim, Selam 40)
339- عن عائشة رضيَ اللَّهُ عنها قالت : سَمِعْتُ النبيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وهُوَ مُسْتَنِدٌ إِليَّ يَقُولُ : «اللَّهُمَّ اغفِرْ لي وَارْحمْني ، وَأَلحِقني بالرَّفِيقِ الأَعْلَى » متفق عليه .
911-339 Aişe (r.anha)şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v.) bana yaslanarak: “Allah’ım beni bağışla, bana merhamet et ve beni Refiki A’la’ya = Yani yüce dostun makamı olan kendi katına kavuştur” diye dua ettiğini duydum. (Buhari, Merza 19)
340- عن أُمِّ سَلمةَ رضيَ اللَّهُ عنها قالت : دَخَلَ رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم على أَبي سلَمة وَقَدْ شَقَّ بصَرُهُ ، فأَغْمضَهُ ، ثُمَّ قَال : « إِنَّ الرُّوح إِذا قُبِضَ ، تبِعَه الْبصَرُ » فَضَجَّ نَاسٌ مِنْ أَهْلِهِ فقال : « لا تَدْعُوا عَلى أَنْفُسِكُم إِلاَّ بِخَيْرٍ ، فإِنَّ المَلائِكَةَ يُؤمِّنُون عَلى ما تَقُولونَ » ثمَّ قالَ : « اللَّهُمَّ اغْفِر لأبي سَلَمَة ، وَارْفَعْ درَجَتهُ في المَهْدِيِّينَ ، وَاخْلُفْهُ في عَقِبِهِ في الْغَابِرِين، واغْفِرْ لَنَا ولَه يَاربَّ الْعَالمِينَ ، وَافْسحْ لَهُ في قَبْرِهِ ، وَنَوِّرْ لَهُ فيه » رواه مسلم .
919-340 Ümmü Seleme (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) vefat etmiş olan Ebu Seleme’nin yanına girdi. Gözleri açık kalmıştı. Onları kapatıp şöyle buyurdu: “Ruh çıkınca gözler onu izler.” Tam bu sırada Ebu Seleme’nin ailesinden bir grup çığlık koparıp ağlamaya başladılar. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.):
“Kendisine hayırla dua ediniz. Çünkü melekler duanıza amin derler” buyurdu ve şöyle devam etti: “Allah’ım Ebu Seleme’yi bağışla derecesini hidayete ermişler seviyesine yükselt. Geri kalanlar arasından hayırlı kimseler bırak. Ey alemlerin Rabbi, bizi de onu da bağışla, kabrini genişlet ve aydınlat.” (Müslim, Cenaiz 7)
341- وعن أَبي موسى رضي اللَّه عنه أَنَّ رسولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « إِذا ماتَ وَلدُ العبْدِ قال اللَّهُ تعالى لملائِكَتِهِ : قَبضْتُم وَلدَ عَبْدِي ؟ فيقولُونَ : نعَم ، فيقولُ : قَبَضتُم ثمَرَةَ فُؤَادِهِ؟ فيقولونَ : نَعم . فَيَقُولُ : فَمَاذَا قال عبْدِي ؟ فيقُولُونَ : حمِدكَ واسْتَرْجعَ ، فيقولُ اللَّهُ تعالى: ابْنُوا لعبدِي بَيتاً في الجَنَّة، وَسَمُّوهُ بيتَ الحمدِ» رواه الترمذي وقال: حديث حسن.
922-341 Ebu Musa (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Bir kulun çocuğu ölünce Allah meleklerine şöyle der: