Dualar

Hatim Duası Arapça Türkçe

3.924 kez okundu

HATİM DUASI 3

Ey Rabbimiz!

Kuran’ý Kerim’i bizlere lütfun ve kereminle dünyada arkada, kabirde yolda, kıyamet gününde şefaatçi, sırat üzerinde nur, cennete götüren bir refik, ateten koruyan bir perde ve bütün iyiliklere ulatıran bir delil ve imam kıl.

Ey Rabbimiz!

Bizleri Kur’an’ın hidayetiyle hidayet eyle. Bizleri kuranın kerametiyle ateten koru. Kuranın lütfuyla derecelerimiz; yükselt. Ey büyük lütuf ve ihsan sahibi! Kur’an’ın tilavetiyle günahlarımızı baðıla.

Ey Rabbimiz!

Kalplerimizi temizle. Ayıplarımızı ört. Hastalarımıza ifa ver. Yüzlerimizi ak et. Derecelerimizi yükselt. Borçlarımıza ödeme kolaylıðı nasib et. Babalarımıza merhamet eyle. Annelerimizi bağışla. Dinimiz; ve dünyamızı ıslah eyle.

Ey Rabbimiz!

Bütün İslam coðrafyasını her türlü belalardan ve musibetlerden muhafaza eyle. islam dümanlarını kahru perian eyle. İslam’ın nurunu söndürmek isteyen kafir ve münafıklara fırsat verme. Kafir, münafık ve zalimleri Müslümanların baına musallat etme. Gerek fert ve gerekse toplum olarak senin rızana uygun olarak yaamayı nasip eyle. Çocuklarımızı hayırlı eyle. Onların birer Kur’an nesli olarak yetimelerini nasip ve müyesser eyle.

Ey rabbimiz!

Okumu olduğumuz Kur’an-ı Kerim’in sevabı ve nurunu önce Efendimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) in mübarek ruhuna hediye eyledik sen ulatır. Diğer peygamberlerin (salat ve selam onların üzerine olsun) ruhlarına, Hz. Peygamber (s.a.v) in aile ve ashabının bütün Müslümanların ruhlarına hediye eyledik sen ulatır Ya Rabbi! Ayrıca okunan hatmi eriften hasıl olan sevabı bütün geçmilerimizin, babalarımızın, kardelerimizin, çocuklarımızın, akraba ve sevdiklerimizin, dostlarımızın, hocalarımızın, meayıhımızın üzerimizde hakkı olan herkesin: ve özellikle bu hatmi erifin niyetine okunduğu kimselerin ve burada bulunan. cemaatin geçmilerinin ruhuna hediye, ediyoruz sen ulatır Ya Rabbi!

Kur’an’ı Kerim hürmetine” onların günahlarını bağıla. Kabirlerini nurlandır.

Ey duaları kabul eden merhametlilerin en merhametlisi Rabbimiz! Dualarımızı kabul eyle.

Alemlerin Rabbi Yüce Allah’a hamd, peygamberimiz Hz. Muhammed {s.a.v.)’e aline, ashabına ve tüm inananlara salat ve selam olsun.

Ey Rabbimiz!

Okuduğumuz Kur’an-ı Kerim’i bizden kabul buyur. Þüphesiz ki sen her eyi iitensin, bilensin. Günahlarımızı bağıla. Çünkü sen tevbeleri, çok kabul edensin, merhametlisin. Yüce Kuran’ın ve alemlere rahmet olarak, gönderdiğin peygamberin hürmetine bizleri hakikate ve doğru yola ulatır. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Bizleri affeyle, lütfün ve kereminle günahlarımızı mağfiret eyle.

Ey Rabbimiz!

Bizi Kur’an’ın ziynetiyle ziynetlendir. Kur’an’ın keremiyle bize ikram et. Kur’an’ın erefiyle ereflendir. Kur’an’ın efaatiyle cennete ulatır. Kur’an’ın hürmetine bizi bütün dünya belalarından ve ahiretin azabından koru. Ey Rahman ve Rahim bütün ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle.

Hatim duasının başka bir metni

Yüce Allah’ın son kelamı olan Kur’ân-ı Kerim’i okumak, ecir ve sevabı en yüksek olan bir ibadettir. Hatta selef âlimlerinin ifadelerine göre ibadetler içerisinde hiç birisi Kur’ân okumaya denk değildir. Nitekim âyette de, Kur’ân okumanın asla zarar etmeyecek bir kazanç olduğu belirtilmiştir:

Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.”

(Fâtır, 35/29)

Bir başka âyette ise müminler, gece hayatlarını Kur’ân ile meşgul olarak geçirdikleri için övülürler:

“Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.”

(Al-i İmrân, 3/113)

Kur’ân okumanın, Müslümanların asla vaz geçemeyeceği bir görev olması gerektiğini beyan eden Peygamberimiz (a.s), şu güzel benzetmeyle bizleri Kur’an okumaya teşvik etmiştir:

Kur’ân okuyan mü’min, kokusu ve tadı güzel olan turunç gibidir. Kur’ân okumayan mü’min, tadı güzel ve fakat kokusu olmayan hurma gibidir. Kur’ân okuyan münafık, kokusu güzel fakat tadı acı olan fesleğen otu gibidir. Kur’ân okumayan münafık ise, kokusu olmayan acı yaban keleği gibidir.”

(Buhârî, Fedâilu’l-Kur’ân, 36, Tevhid, 57)

Kur’ân-ı Kerim’in hatmedilmesi ve sonrasında yapılacak uygulamayı belirten bir hadiste, İbn Abbas (r.a)’dan rivâyete göre, bir adam Peygamberimiz (a.s)’e, Allah’ın en çok sevdiği amel hangisidir, diye sordu. O da:

Konup göçendir

dedi. O kişi: Konup göçen kimdir, diye sorunca, Peygamberimiz (a.s):

“Kur’ân’ı başından sonuna kadar okuyan, bitirince hemen tekrar başlayandır” dedi”

(Tirmizî, Kıraat, 4)

Bu hadisin müjdesine nail olmak ümidiyle Müslümanlar son sureyi (Nâs Suresi) okuduktan sonra Fatiha ile Bakara Suresinin başından ilk beş âyeti okumaktadırlar ki, halk arasında bu uygulama oldukça yaygın bir hale gelmiştir.
Bu uygulamanın dayanağını teşkil eden yukarıdaki hadis ile sahabe ve tabiinden nakledilen birçok rivâyete göre, Kur’ân’ın hatminden sonra dua etmek

sünnettir

. Kuvvetli derecede

müstehab

olduğu da söylenmiştir. (bk. Nevevî,

el-Ezkâr

, s.136)

Hatim bittikten sonra, duanın kabul olma şartlarına da riâyet ederek, hatim duasına şu cümlelerle başlamak uygun görülmüştür:

Okunuşu:

Sadekallâhü’l-‘azîm ve belleğa Rasûlühü’l-Kerîm.
Ve nahnü ‘alâ

âlike mineş-şâhidîn.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vet-teba’ner-Rasûle fektübnâ meaş-şâhidîn.

Anlamı

Yüce olan Allah şüphesiz doğru söylemiştir. Onu Peygamberimiz (a.s) bize ulaştırmıştır.

Biz de bu duruma şahit olanlardanız.

Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.

(Al-i İmrân, 3/53)

Ya da kısaca:

Okunuşu:

Sübhâne Rabbiyel-‘aliyyil-â’lel-vehhâb.

Anlamı:

“Yüce, ulu ve lütufkâr olan Rabbimi tesbih ederim”

dedikten sonra duaya başlanır.

Yukarıdaki kısa hatim duasından başka, bir örnek olarak aşağıda yer alan Arapça hatim duası veya Türkçesi de okunabilir:

Okunuşu:

“El-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.

Vel-‘âkibetü lil-müttekîn. Velâ ‘udvâne illâ ‘alezzalimîn.

Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve ‘âlihî ve sahbihî ecme’în.

Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.

Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbür-Rahîm.

Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm. Bi beraketil-Kur’ânil-‘azîm.

Ve bi hürmeti men erseltehû rameten lil-‘âlemîn.

Va’fü ‘annâ yâ Kerîm. Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.

Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ ekramel-ekramîn.

Allâhümme zeyyinnâ bi zînetil-Kur’ân.

Ve ekrimnâ bi kerâmetil-Kur’ân.

Ve şerrifnâ bi şerâfetil-Kur’ân.

Ve elbisnâ bi hil’atil-Kur’ân.

Ve edhilnel-cennete bi şefâatil-Kur’ân.

Ve ‘âfinâ min külli belâid-dünyâ ve ‘a

âbil-âhirati bi hurmetil-Kur’ân.

Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ Rahmân.

Allâhümec’alil-Kur’âne lenâ fid-dünyâ karînâ.

Ve fil-kabri mûnisâ.

Ve fil-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ales-sırâti nûrâ.

Ve ilel-cenneti rafîkâ.

Ve minennâri sitran ve hicâbâ.

Ve ilel-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ. Bi fadlike ve cûdike ve keramike yâ Kerîm.

Allâhümmeh-dinâ bi hidâyetil-Kur’ân.

Ve neccinâ minen-nîrâni bi kerâmetil-Kur’ân.

Verfa’ deracâtina bi fadîletil-Kur’ân.

Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâvetil-Kur’ân. Yâ

el-fadli vel-ihsân.

Allâhümme tahhir kulûbenâ.

Vestur ‘uyûbenâ.

Veşfi merdânâ.

Vekdi duyûnenâ.

Ve beyyid vücûhenâ.

Verfa’ deracâtina.

Verham âbâenâ.

Veğfir ümmehâtinâ.

Ve eslih dînenâ ve dünyânâ.

Ve şeddid şemle a’dâina.

Vehfaz ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’l-âfâti ve’l-emrâdi ve’l-belâyâ.

Ve sebbit akdâmenâ, ven-surnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn. Bi hurmetil-Kur’ânil-‘azîm.

Allâhümme belliğ

evâbe mâ kara’nâhü.

Ve nevvir mâ televnâhü ilâ rûhi seyyidinâ Muhammedin sallâllahü te’âlâ ‘aleyhi ve selem.

Ve ilâ ervâhi cemî’ı ihvânihî minel-enbiyâi vel-murselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû ‘aleyhim ecma’în.

Ve ilâ ervâhi âlihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve ashâbihî ve etbâ’ıhî ve cemîı’ zürriyyâtihî rıdvânullâhi te’âlâ ‘aleyhim ecma’în.

Ve ilâ ervâhi âbâinâ ve ümmehâtinâ ve ihvâninâ ve ehavâtinâ ve evlâdina ve akribâinâ ve ehibbâinâ ve asdikâinâ ve esâtîzinâ ve limen kâne lehû hakkun ‘aleynâ ve li cemî’ıl-mü’minîne vel-mü’minâti vel-müslimîne vel-müslimâti, el-ahyâi minhüm vel-emvâti.
Yâ kâdiyel-hâcâti! Yâ mücîbed-d’avâti! İstecib du’âenâ bi rahmetike yâ erhamer-râhimîn.
Sübhâne Rabbike Rabbil-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve selâmün ‘alel-mürselîn. Vel-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn. el-Fatiha

Anlamı:

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. İyi sonuç müttakilerindir. Düşmanlık ancak zalimler içindir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s)’e, onun bütün ehl-i beytine ve ashâbına salât ve selâm olsun.

Ey Rabbimiz! Bizden ibadetlerimizi kabul buyur! Şüphesiz ki sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin.

Ey Mevlamız! Bizim tövbelerimizi kabul eyle!. Şüphesiz ki sen tövbeleri çok çok kabul eden ve merhametli olansın. Bize hidâyet ver! Hak yola ve sırat-ı müstakime ulaşmayı bizi muvaffak eyle!. Yüce Kur’ân’ın hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Peygamber hürmetine.

Ey Kerim olan Allah! Bizi bağışla. Ey Rahim olan Allah! Bizi bağışla. Ey ikram edenlerin en keremlisi olan Allah! Lütfunla ve ihsanınla bizim günahlarımızı bağışla.

Allah’ım! Bizi Kur’ân süsü ile süsle. Kur’ân ile bize lütfet! Kur’ân ile bizi şereflendir. Kur’ân elbisesini bize giydir. Kur’ân hürmetine bizi cennetine koy. Kur’ân hürmetine dünyadaki belalardan ve âhiret azabından bizi koru. Ey Rahim, Ey Rahman! Ümmet-i Muhammed’in tamamına merhamet et.

Allah’ım! Kur’ân’ı bize dünyada yoldaş eyle. O’nu bize kabirde dost eyle. Kıyamet günü onu bize şefaatçi kıl, sırat köprüsü üzerinde onu bize nur eyle. Cennette onu bize yoldaş eyle. Cehennem ateşine karşı onu bize perde ve engel kıl. İhsanın, cömertliğin ve keremin ile tüm hayırlı yollar için onu bize önder kıl.

Kur’ân hidâyeti ile bizi hidâyete eriştir. Kur’ân’ın hürmetine bizi ateşten koru. Kur’ân hürmetine bizim derecemizi yükselt. Okunan Kur’ân hürmetine günahlarımızı bağışla. Ey Lütuf ve ihsan sahibi!.

Allah’ım! Kalplerimizi temizle. Kusurlarımızı ört. Hastalarımıza şifa ver. Borçlarımızı ödemeye yardım et. Yüzümüzü aydınlat. Derecemizi yükselt. Babalarımıza merhamet et. Annelerimizi bağışla. Din ve dünya işlerimizi islâh et. Düşmanlarımızın bize saldırısını bertaraf eyle. Ailemizi, mallarımızı, memleketimizi her türlü afetlerden, hastalıklardan ve belalardan koru. Ayaklarımızı sabit eyle, kâfir toplumlara karşı bize yardım et. Yüce Kur’ân hürmetine.

Allah’ım! Okuduğumuz ve tilavet ettiğimiz Kur’ân’ın sevabını ve nurunu Efendimiz Hz. Muhammed (a.s)’in ruhuna ulaştır. Ve onun kardeşleri olan tüm peygamberlerin (a.s) ruhlarına ulaştır. Ve Peygamberimiz (a.s)’in ehlinin, çocuklarının, hanımlarının, ashabının, tabiinin ve bütün zürriyetinin ruhlarına ulaştır.

Hayatta olan veya vefat etmiş olan babalarımızın, annelerimizin, kardeşlerimizin, evladımızın, akrabalarımızın, sevdiklerimizin, dostlarımızın, hocalarımızın, üzerimizde hakkı olan herkesin ve Müslüman olan bütün kadın ve erkeğin ruhlarına ulaştır.

Ey ihtiyaçları gideren Allah! Ey dualara icabet eden Allah! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Dualarımızı kabul et. Tüm peygamberlere salât ve selam olsun.

Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. Peygamberlere selam olsun. alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun

.

Fatiha denir ve Kur’an’ın birinci suresi (Fatiha) okunur.

Hatim duasının üçüncü metni

HATİM DUASI

Kur’ân’ın hatminden sonra dua etmek sünnettir. Kuvvetli
derecede müstahab olduğu da söylenmiştir. (bk. Nevevî, el-Ezkâr,
s.136)
Hatim bittikten sonra, duanın kabul olma şartlarına da
riayet ederek, hatim duasına şu cümlelerle başlamak uygun
görülmüştür:

صَدَقَ الٰهّلُ الْعَظيٖمُ وَبَلَّغَ رَسُولُهُ الْكَريٖمُ وَنَحْنُ عَلَى ذٰالِكَ مِنَ
الشَّاهِديٖنَ رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ
الشَّاهِديٖنَ
Okunuşu: “Sadeka’llâhü’l-‘azîmü ve belleğa Rasûlühü’l-
kerîm. Ve nahnü ‘alâ zâlike mine’ş-şâhidîn.
Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte ve’t-teba’ne’r-Rasûle
fektübnâ me’a’ş-şâhidîn.”
Anlamı: “Yüce olan Allah şüphesiz doğru söylemiştir. Onu
Peygamberimiz (s.a.s.) bize ulaştırmıştır.
Biz de bu duruma şahit olanlardanız.
Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e
uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.” (Âl-i İmrân, 3/53)
Ya da kısaca:

سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِيِّ الْاَعْلَى الْوَهَّابِ
Okunuşu: “Sübhâne Rabbiye’l-‘aliyyi’l-â’le’l-vehhâb.”
Anlamı: “Yüce, ulu ve lütufkâr olan Rabbimi tesbih ederim”
dedikten sonra duaya başlanır.
Yukarıdaki kısa hatim duasından başka, bir örnek olarak
aşağıda yer alan Arapça hatim duası veya Türkçesi de
okunabilir:

اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَم وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقٖينَ وَلَاعُدْوَانَ اِلَّا عَلَي
الظَّالِم وَالصَّ ةَالُ وَالسَّ مَالُ عَلٰي رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَاٰلِهِ وَصَحْبِهِ
اجَمْعٖنيََ

رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا اِنَّكَ اَنْتَ السَّميٖعُ الْعَليٖمُ
وَتُبْ عَلْيْنَا يَا مَوْلاَنَا اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحيٖمُ
وَاهْدِنَا وَوَفِّقْنَا اِليَ الْحَقِّ وَاِلَي طَريٖقٍ مُسْتَقيٖمٍ بِبَرَكَةِ الْقُرْآنِ
الْعَظيٖمِ وَبِحُرْمَةِ مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمٖنيَ
وَاعْفُ عَنَّا يَا كَريٖمُ وَاعْفُ عَنَّا يَا رَحيٖمُ
وَاغْفِرْلَنَا ذُنُوبَنَا بِفَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ الْاَكْرَمٖنيَ
اَللّٰهُمَّ زَيِّنَّا بِزيٖنَةِ الْقُرْآنِ وَاَكْرِمْنَا بِكَرَامَةِ الْقُرْآنِ وَشَرِّفْنَا بِشَرَافَةِ
الْقُرْآنِ وَاَلْبِسْنَا بِخِلْعَةِ الْقُرْآنِ وَاَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ بِشَفَاعَةِ الْقُرْآنِ
وَعَافِنَا مِنْ كُلِّ بَ ءَالِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْاَخِرَةِ بِحُرْمَةِ الْقُرْآنِ وَارْحَمْ
جَمِيعَ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ يَارَحيٖمُ يَارَحْمَانُ
اَللّٰهُمَّ اجْعَلِ الْقُرْآنَ لَنَا فِي الدُّنْيَا قَريٖنًا وَفِي الْقَبْرِ مُونِسًا وَفِي
الْقِيَامَةِ شَفيٖعًا وَعَلَي الصِّرَاطِ نُورًا وَاِليَ الْجَنَّةِ رَفيٖقًا وَمِنَ النَّارِ
سِتْرًا وَحِجَابًا وَاِلَي الْخَيْرَاتِ كُلِّهَا دَليٖلًا وَاِمَامًا بِفَضْلِكَ
وَجُودِكَ وَكَرَمِكَ يَاكَريٖمُ
اَللّٰهُمَّ اهْدِنَا بِهِدَايَةِ الْقُرْآنِ وَنَجِّنَا مِنَ النّٖيرَانِ بِكَرَامَةِ الْقُرْآنِ
وَارْفَعْ دَرَجَاتِنَا بِفَضِيلَةِ الْقُرْآنِ وَكَفِّرْعَنَّا سَيِّاٰتِنَا بِتِ وَالَةِ الْقُرْآنِ
يَاذَا الْفَضْلِ وَالْاِحْسَانِ
اَللّٰهُمَّ طَهِّرْ قُلُوبَنَا وَاسْتُرْ عُيُوبَنَا وَاشْفِ مَرْضَانَا وَاقْضِ دُيُونَنَا
وَبَيِّضْ وُجُوهَنَا وَارْفَعْ دَرَجَاتِنَا وَارْحَمْ اٰبَائَنَا وَاغْفِرْ اُمُّهَاتِنَا
وَاَصْلِحْ ديٖنَنَا وَدُنْيَانَا وَشَتِّتْ شَمْلَ اَعْدَائِنَا وَاحْفَظْ اَهْلَنَا
وَاَمْوَالَنَا وَبِلاَدَنَا مِنْ جَميٖعِ الْاٰفَاتِ وَالْاَمْرَاضِ وَالْبَلاَيَا وَثَبِّتْ

اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَي الْقَوْمِ الْكَافِريٖنَ بِحُرْمَةِ الْقُرْآنِ الْعَظيٖمِ
اَللّٰهُمَّ بَلِّغْ ثَوَابَ مَا قَرَئْنَاهُ وَنُورَ مَاتَلَوْنَاهُ اِلَي رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
صَلَّي الٰهّلُ تَعَالَي عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
وَاِلَي اَرْوَاحِ جَمٖيعِ اِخْوَانِهِ مِنَ الْاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلٖينَ صَلَوَاتُ الٰهّلِ
وَسَ مَالُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعٖينَ
وَاِلَي اَرْوَاحِ اٰلِهِ وَاَوْلَادِهِ وَاَزْوَاجِهِ وَاَصْحَابِهِ وَاَتْبَاعِهِ وَجَمٖيعِ ذُرِّيَّاتِهِ
رِضْوَانُ الٰهّلِ تَعَالَي عَلَيْهِمْ اَجْمَعٖينَ
وَاِلَي اَرْوَاحِ اٰبَائِنَا وَاُمَّهَاتِنَا وَاِخْوَانِنَا وَاَخَوَاتِنَا وَاَوْلَادِنَا وَاَقْرِبَائِنَا
وَاَحِبَّائِنَا وَاَصْدِقَائِنَا وَاَسَاتيٖذِنَا وَلِمَنْ كَانَ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا وَلِجَميٖعِ
الْمُؤْمِن وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِم وَالْمُسْلِمَاتِ
اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالْاَمْوَاتِ
يَاقَاضِيَ الْحَاجَاتِ وَيَا مُجيٖبَ الدَّعَوَاتِ
اِسْتَجِبْ دُعَائَنَا بِرَحْمَتِكَ يَااَرْحَمَ الرَّاحِمٖنيَ
سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ وَسَ مَالٌ عَلَى الْمُرْسَلٖينَۚ
وَالْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

Okunuşu: “Elhamdü lillâhi Rabbi’l-‘âlemîn.
Ve’l-‘âkibetü lil-müttekîn.
Velâ ‘udvâne illâ ‘ale’z-zalimîn.
Ve’s-salâtü ve’s-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve
‘âlihî ve sahbihî ecme’în.

Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’u’l-‘alîm.
Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbü’r-
Rahîm.
Vehdinâ ve veffiknâ ile’l-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm.
Bi beraketi’l-Kur’âni’l-‘azîm. Ve bi hürmeti men erseltehû
rahmeten lil-‘âlemîn.
Va’fü ‘annâ yâ Kerîm.
Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.
Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ
ekrame’l-ekramîn.
Allâhümme zeyyinnâ bi zîneti’l-Kur’ân.
Ve ekrimnâ bi kerâmeti’l-Kur’ân.
Ve şerrifnâ bi şerâfeti’l-Kur’ân.
Ve elbisnâ bi hil’ati’l-Kur’ân.
Ve edhilne’l-cennete bi şefâati’l-Kur’ân.
Ve ‘âfinâ min külli belâi’d-dünyâ ve ‘azâbi’l-âhirati bi
hurmeti’l-Kur’ân.
Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ
Rahmân.
Allâhümme’c’ali’l-Kur’âne lenâ fi’d-dünyâ karînâ.
Ve fi’l-kabri mûnisâ.
Ve fi’l-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ale’s-sırâti nûrâ.

Ve ile’l-cenneti rafîkâ.
Ve mine’n-nâri sitran ve hicâbâ.
Ve ile’l-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ. Bi fadlike ve
cûdike ve keramike yâ Kerîm.
Allâhümme’hdinâ bi hidayeti’l-Kur’ân.
Ve neccinâ mine’n-nîrâni bi kerâmeti’l-Kur’ân.
Verfa’ deracâtinâ bi fadîleti’l-Kur’ân.
Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâveti’l-Kur’âni yâ ze’lfadli
ve’l-ihsân.
Allâhümme tahhir kulûbenâ vestur ‘uyûbenâ.
Veşfi merdânâ vekdi duyûnenâ ve beyyid vücûhenâ
verfa’ deracâtinâ.
Verham âbâenâ veğfir ümmehâtinâ.
Ve eslih dînenâ ve dünyânâ ve şettit şemle a’dâinâ. Vehfaz
ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’ı’l-âfâti ve’lemrâdi
ve’l-belâyâ.
Ve sebbit akdâmenâ, vensurnâ ‘ale’l-kavmi’l-kâfirîn. Bi
hurmeti’l-Kur’âni’l-‘azîm.
Allâhümme belliğ sevâbe mâ kara’nâhü.
Ve nûra mâ televnâhü ilâ rûhi seyyidinâ Muhammedin
sallallâhü te’âlâ ‘aleyhi ve sellem.
Ve ilâ ervâhi cemî’ı ihvânihî mine’l-enbiyâi ve’l-murselîn.
Salevâtullâhi ve selâmühû ‘aleyhim ecma’în.

Ve ilâ ervâhi âlihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve ashâbihî ve
etbâ’ıhî ve cemî’ı zürriyyâtihî rıdvânullâhi te’âlâ ‘aleyhim
ecma’în.
Ve ilâ ervâhi âbâinâ ve ümmehâtinâ ve ihvâninâ
ve ehavâtinâ ve evlâdinâ ve akribâinâ ve ehibbâinâ ve
asdikâinâ ve esâtîzinâ ve limen kâne lehû hakkun ‘aleynâ
ve li cemî’ı’l-mü’minîne ve’l-mü’minâti ve’l-müslimîne
ve’l-müslimâti, el-ahyâi minhüm ve’l-emvâti.
Yâ kâdiye’l-hâcâti! Ve yâ mücîbe’d-de’avâti! İstecib
du’âenâ bi rahmetike yâ erhame’r-râhimîn.
Sübhâne Rabbike Rabbi’l-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve
selâmün ‘ale’l-mürselîn. Ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-‘âlemîn.
el-Fatiha

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.